23 Nisan 2026

Durum Raporu: Yıkılmadım ama bi bayılmam gerekti...

Selam canlarım,

Bir giderim aylarca gelmem, bir gelirim günlerce gitmem. Bende böyle işte...

Son zamanlarda o kadar çok şey oldu ki... Ekimde şirket bana araç verdi, araç geldiğinin ertesi günü kapının önünde park halindeyken yolcu tarafını boylu boyunca birisi çizdi. 

Kaç kere lastiğim patladı, lastiğimin altından çivi mi çıkmadı, sileceğimi mi koparmadılar, üstüne çiziği tamir ettirince boydan boya bir daha mı çizmediler.... Gerçekten kimin bana garezi var bilmiyorum ama bitmek bilmeyen bu işlerden gına geldi.

Sonra bir akşam kuzenime gitmiştik oradan da çok geç döndük Çınar'la salona hiç uğramadan yattık. Sabah kalktım ki salonda duvarda duran ayna düşmüş, heryer paramparça cam kesiği....

Bir akşam yine kuzenime gittik, bu sefer kuzenimle döndük eve, gece yattık sabah kalktık ki yatak odasının prizi yanmış. Prizin bir tarafında süpürge, diğer tarafında ahşap konsol... Çok şükür bütün ev yanmadı diye mi sevinelim, bu iş inşallah biz uyurken olmamıştır, geldiğimizde fark etmemişizdir diye mi umalım....

Bütün bunların yanında Kasım ayında bir de kurdeşen oldum. Çok acayipti... El büyüklüğünde kocaman kırmızı kabarık lekeler çıkıyor, hatta çalışırken gün içinde gittikçe çoğalıyordu. Sonra acile gidiyorum ilacı damardan veriyorlar geçiyor. Bir profesöre de göründüm, bana stresten uzak dur dedi. "Hayatım olmuş stres, ben stressiz bir yaşam nasıldı biliyor muyum ki?" dedim bende. 

Bu arada kız neşesi gerçek bir antidepresan, kurdeşenle uğraşırken iki gün izin almıştım. Kızlarla dışarıda kahvaltı için buluştuk. Yolda giderken direksiyonda duran kıpkırmızı ellerimi gören Elif; "Allahım nasıl geçecek bunlar...." diye şaşkınlıklar içerisindeydi. Kızlarla geçen dört saatin sonunda Elifle yine okuldan çocuklarımızı almaya dönüyorduk ki ellerimde hiçbirşey yoktu. Stresinizi alan çiçek gibi arkadaşlarınız olsun inşallah!

Eh uzun zaman tabii iş için Amerika'ya Ürdün'e ve tekrar Riyad'a gittim. Çınarla ilk yurtdışı seyahatimizi gerçekleştirdik ve ara tatil için İngiliz Merve'ye gittik. Seyahati bir sene önceden ara tatile göre ayarladığımdan o tatilin aynı zamanda Ramazan ayına denk geldiğine hiç dikkat etmemişim, Ramazan'da seyahat ilginç bir deneyimdi, bunu bilahare anlatacağım.

İşte böyle yatıp yuvarlanır, durmaksızın çalışır ve birinci sınıfa giden bir çocuk anası olduğum için sabrım sürekli sınanırken iş arkadaşım Nazlı aradı, "Çok bunaldım, akşam yemeğe falan gidelim." dedi.

Bende Çınar'ı babası aldığı için "Güzel denk geldi gidelim." dedim, gittik, yedik-içtik sonra da eve döndüm. Çınar uyudu, bende dizi izleyerek uzanıyordum ki.... GÜP!!! Bir garip ses, tövbe estağrullah ne oldu diye bir kalktım, baktım Çınar yorgan ve yastığıyla beraber yere düşmüş, fakat o kadar konforlu düşmüş ki uyanmamış bile... Güleyim mi ağlayım mı... Çınar'ı kaldırıp yatırdım, bir kaç bölüm daha dizi izledim gece 2:45 gibi de duş alıp yatayım bari dedim. 

Duşta çok kısa kalırım, her zamanki aktivitelerime ek olarak sadece bir saç maskesi yaptım onu da uzun uzadıya bekletmeye bile üşendim, üç dakika sonra yıkadım. Tam duştan çıkacağım sırada karnıma bir sancı girdi, gözüm karardı. Arkadaşlar ben daha önce bayılmış bir insan olarak artık bayılacağımı anlayabiliyorum. Baktım ben gidiciyim, bari kafayı gözü yarmayayım diye bir elimle musluğu, diğer elimle de duşun kapısını tutup çömelmeye başladım....

Sonrasını hatırlamıyorum. Belki beş saniye belki beş dakika sonra gözümü açtım. Hala çok kötüydüm kendimi çok zor yatağa kadar götürebildim. Bir onbeş dakika kıpırtısız yattığıma eminim, sonra daha iyi hissedince kalktım Çınar'ı kontrol ettim. Banyoyu bir kontrol edeyim dedim ki duşun camını kırdığımı fark ettim. Allahtan plastik olduğu için herhangi bir yerim yaralanmadı.

Bu da böyle bir anımdı koleksiyonumda yerini aldı. O sıralar annemin gelinin evinde mevlid telaşı olduğu için ona söylememiştim, mevlidden sonra söyledim. Bana diyor ki seni kim kaldırdı peki. Evde benden başkası mı var, ayılınca kendim kalktım diyorum, "Allah Allah" diyerek konuyu kapattı sonra da unuttu gitti. Valla telaşe memuru olan annem bile bayılmamı çok doğal karşıladı.

Şu yukarıdakileri okuyunca başlığa bir hak verdiniz mi? Ben şahsen çok doğal karşılıyorum, bence bunca şeye bir bayılma az bile...

Eh şimdi benim duşu tamir etmek için bir usta, kendime baktırmak için bir doktor bulmam lazım. Kendime nereden baktırmaya başlamalı acaba onu da bilmiyorum, bayılma için hangi bölüme gitmeli?

Bayılmazsam gene gelirim.

Öperim gözlerinizden,

Applesoda...

1 yorum:

  1. Hepsi için ayrı ayrı çok geçmiş olsun. Esprili bir dille anlattığın için hafifletilmiş gibi gelebilir, fakat bayılma için en kısa zamanda bir doktora görünmen çok iyi olur bence. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.