26 Kasım 2021

#Durum Raporu

  • Günlerin nasıl geçtiğini anlamadım fakat neticede geçmiş ki bugünlere geldik.. Biraz böyle konudan konuya atlamalı bir yazı olacak, idare ederiz bence.
  • Doldum taşma noktasındaydım ki artık çenemin bağını tutamadığım için birilerine ağzıma geleni söyledim zaten. O sebepten ofisle şu aralar limoniyim.
  • Çınar'a ne oldu bilmiyorum ama bir kaç gündür asla gece 12'lerden önce yatıramıyoruz. Ne kadar yorgun da uykusuz da olsa yatmıyor. Bunlar hep 2 yaş sendromu mu? Geçecek mi bunlar birşey deyiverin bana lütfen...
  • Bu sıralar bir dışarılara çıkma isteği geldi vurdu beni, ama hep evdeyim ya bir fırsatını bulup da bir yere çıkamıyorum.
  • Bir de hayatım bir düzene rutine otursun istiyorum artık ama o da Çınar kreşe başlamadan mümkün olamayacak gibi duruyor. Direnmeye devam o zaman ne yapalım.
  • Fırsat bulursam kitap okuyorum, kitap okusam yeter zaten öyle iyi geliyor ki bana. Bir anda toplanıveriyor ruhum. Ama işte bu sıralar Çınar uyumuyor pek fırsat kalmıyor.
  • Söz verdiğim gibi her gün yazamadım ama işte 1 aylık bir zaman zarfında da 10 tane yazı bence iyi güzel, açılış için fena değil ne dersiniz?
  • Bu indirim bataklarına düşmeyeceğim hiç birşey almayacağım dedim dedim ama BKM beni can evimden vurdu. Dur şunu da alayım, dur bunu da derken baktım sepet 500 TL olmuş. Allah affetsin diyeceğim ama cüzdanım ne diyecek bu duruma hiç bilmem. Onlar gelince de kitap alma bağımlığım hakkında bir yazı yazarım. :)
  • Dune yayına girmeden kitabını okumaya meyletmiştim. İlk kitabı sevdim ama ikinci kitabı pek sevmedim. Diğerlerini de şimdilik bekletiyorum daha da çok sıkılmamak için peşpeşe okumamaya karar verdim. 
  • Zaman Çarkı yayına girmeden de bir yazı hazırlamak istemiştim ona da fırsat bulamadım. Belki ilk sezon bitene kadar bunu başarabilirim.
  • İç dökme işlemi tamamlandı. sonraki yazıda görüşürüz. Sevgiler. :)

24 yorum:

  1. Her şeye rağmen yazman güzel. :) Çınar çok yoruyor olmalı, bebekler konusunda deneyimim yok, en kısa zamanda aradığın düzene kavuşursun İnşallah, bayağı kitap almışsın. Tanıtım yaparsın okudukça. Dune bilimkurguydu galiba, ben fantastiğe olan yatkınlığımdan Drizzt Efsaneleri ilk 3 kitabını sipariş ettim. Aslında elimde 8e kadar vardı, ilk 3ü arkadaşıma vermiştim, yıllar oldu getirmedi, yarım kalınca hoşlanmadım tekrar baştan okuyum diye bir de biter falan diye sipariş ettim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Yazmasak ne yapardık. Bu arada romanının başını kaçırdığım için en başa gitti okumaya harika bir başlangıçtı. Devam edeceğim. Kitaplar için de ara ara yazarım sanırım. Çok beğenirsem çok övmek istiyorum da, beğenmezsem yazasım gelmiyor. :D Drizzt hiç duymamştım ben ya, ona bakayım. O kitap alıp da getirmeyen arkadaşlar var ya düşman onlar düşman. Artık çok sevip değer verdiğim bir kitabımsa kusura bakma ama veremem, çok istersen sana yenisini alayım diyorum. :D :D

      Sil
    2. Ben de araya bir yorum sıkıştırayım ki her ikinize birden cevap olsun. :)

      Kütüphanesi çok zengin bir adam varmış. Bir gün evine ilk kez gelenlerden biri hayran hayran kütüphaneyi seyretmiş. Sonra da ev sahibine dönüp kitaplıktan seçtiği bir kitabı göstererek "Okumam için bunu bana ödünç verir misiniz?" demiş. Ev sahibinin cevabı çok kısa olmuş: "Hayır!"
      Adam bu kez "Neden?" diye sormuş. Cevap yine kısa ve öz olmuş: "Veremem, çünkü ben bu kütüphaneyi ödünç aldığım kitaplarla kurdum."
      🙂
      Benim de geri gelmeyen kitaplarım vardır ve onlara çok üzülürüm. Evladına sahip çıkamamış bir baba gibi hissederim kendimi. Bu yüzden hiç kimseden ödünç kitap almam. Kütüphanelerden bile alıp okuduğum kitap sayısı çok azdır. Bundan dolayı yıllar boyu kitaba çok para verdim. Ama pişmanlığım yoktur.

      Sil
    3. Ben çok verirdim, gelmiyor da geri. Pek takmam ama sevdiğim kitap olunca tekrar okuma ihtiyacı hissediyorum. Sevdiğim kitapları bir daha vermem ben de. :) Ödünç de çok almışımdır ama okuyup arayı çok uzatmadan veririm ben.

      Sil
    4. Ödünç kitaplarla bir kütüphane kurmak mı?? Tüylerim diken diken oldu. Kimseden kitap ödünç almıyorum yıllardır, ama öğrencilik zamanlarımda ödünç alırdım geri de verirdim tabi. Kitaplarım çok kıymetli ve o ödünç alıp getirmeyenler aslında zaten okumayan insanlar. Ben genel olarak ara ara toplayıp bağışlıyorum. Okuyan insanlar faydalansın isterim. :)

      Sil
  2. 2 yaş sendromu geçecek merak etmeyin. Takip ki 3 yaş sendromu başlayana kadar rahatsınız. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafamızı ne tarafa vuruyorduk. Hemen bir iki vurup geliyorum.

      Sil
  3. Çocuklar konusunda benim de deneyimim yok ama yakın çevremden biliyorum. Bir süre sonra geçer, kitap okumak hep iyi gelir..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu tarz kitapları okuyamamamla ünlüyüm maalesef. Kişisel anlamda gelişim vaadeden hiçbir kitaba tahammül edemiyorum, affola. Ama umuyorum geçecek.

      Sil
  4. İnsan, mütemadiyen felaha erme arzusuyla karanlık günleri göğüsler. Yalnızca açığa çıkacağı günler hatrına katlanır bunca iç daralmasına. Her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğunu biliyoruz. Yine de şunu da unutmamalı, her karanlıkta gören için vardır bir aydınlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aydınlık güzel günlere varabilmek dileğiyle diyelim o zaman. :)

      Sil
  5. Kolaylıklar diliyorum :) Bir kitabın filmi çıktıysa nedense artık benim için kitabın hükmü kalmıyor. Filmi izlediğimde kitabını okumaya kalkışmam imkansız bir hal alıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumu yazar cevaplamadan ben araya gireyim.
      Adamkarga hocam, üzüm güzel bir meyvedir. Pekmez de çok güzeldir. Pekmez yiyen biri üzüm yedim derse inandırıcı olmaz. Üzümden aldığım tadı pekmezden aldım derse o da pek inandırıcı olmaz. Ya da tam tersi. Pekmez yiyen biri 'ya bunun aslı üzümdür, üzüm yemiş kadar oldum' dese bu ne kadar doğru bir bilgi olur. Lezzeti geçtim alınan bedensel gıda bile aynı değildir.
      Kitap-sinema (film veya dizi) bağlamı böyle bir şey bence. İkisi de çok kıymetli iki alan. Biri diğerinin yerini tutar mı? Biraz zor.

      Sil
    2. Adamkarga arkadaşım;

      Şahsen ben önce okuyup mümkünse sonra izlemeyi tercih ediyorum. Okumak bana yettiyse ve dizi veya filmi çok ilgi çekici değilse izleme kısmını pas geçebilirim. Es kaza birşey izleyip de onun kitaptan uyarlama olduğunu öğrenirsem de mutlaka okurum. Çünkü benim nezdimde okumanın yeri bambaşka. :)

      Sevgili Bir Edip;
      Öyle güzel bir örnekti ki ben bunu bol bol arkadaşlarım üzerinde kullanırım artık. Çok teşekkürler. :)

      Sil
  6. Hıımm, günün çok uzun saatlerini geçirdiğimiz işyerlerinde (tabii şimdilerde evden çalışma söz konusu ama) ilişkiler önemli. Umarım hep birlikte ortayı bulursunuz.

    İnsan evladı zor büyüyor, hepsinin ayrı karakteristik özellikleri var. Az kaldı diyelim biz yine de :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşyeri kısmında illa ki ortayı buluruz diye umuyorum. Çünkü konular bireysel değil, iş veya işin yapılış şekli ile alakalı oluyor genelde.

      Az mı kaldı? Hımm peki tamam inanmış gibi yapıcam güzel hatrınız için. :)

      Sil
  7. Samimi, güzel bir yazı olmuş. Okurken sahiden gülümsedim :) Ayaküstü sohbet etmiş etkisini verdi çünkü. Çocuklar ve alışkanlıkları hakkında gram bilgim yok malesef, kolaylıkla diliyorum :) Kitap fiyatları zaten almış başını gitmiş durumda. Kitap severler için zor günler. Hatta artık zor yıllar oldu. Bayadır yüksek fiyatlar. Daha da yükseliyor günbegün. Anca indirim bulunca alıyoruz. Onda da elimizin, gözümüzün ve kalbimizin ayarını kaçırıp abartıyoruz sanırım :) Şimdiden iyi okumalar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim İlkay. :) Evet çocuk kısmında bende yaşayarak öğreniyorum. Benim bildiğim tanıdığım çocukların böyle minik ergenlik halleri yoktu sanki zamanında. Kitaplar için gelecek zamlarla ilgili dün bir ileti gördüm de gerçekten korkunç olacak. İkinci el piyasasını bence bir düzene sokmak lazım çünkü artık alıp verip ekonomiye can vermek de daha mantıklı olacak. Ama asla Nadir Kitap gibi "güya ikinci el" satan yerler değil kastım. Son olarak seversem abartıyorum işte napalım. :D

      Sil
  8. gerçekten deneyim konuşacak şimdi lütfen iyi dinleyin, 20 yaşında benim büyümesine katkıda bulunduğum birey, 2 yaşında sendroma , 3 yaşında atraksiyona , 4 yaşında regresyona, 5 yaşında obsesyona.... ve 20 yaş depresyona giriyor bu tipler, ya da ben çok yüz göz olduğumdan her girdiği şeyi birlikte aşmak zorunda kalıyoruz, dün kendisine bir 'yeter' çekince bugün tavrisyona maruzum ama zor yani, eğer ben seni yaptım sana daha ne yapayım modelinde bir anne-baba değilseniz size yaşam bu saatten sonra zor... Büyüyünce rahat edeceğim hayali bazı başlıklar için okey ama yeni başlıklar için her zaman yer var limitlerinizde, sevgiler efenim, kolaylıklar, bol şükürlü iç çekmelerinize ferahlıklar dilerim...

    YanıtlaSil
  9. Aaaaahh nerelere gidem ben şimdi... Tecrübelerinizle karanlık tünellerin ileride çok da aydınlığa çıkmayacağını bana şimdiden belirtip, büyük hayal kırıklıklarına uğramama engel olduğunuz için önünüzde eğiliyorum sensei. :D Ne diyelim bilmiyorum ama bu nedir yani her sene bir yeni olay çıkıyor, eskiden var mıydı bunlar? :D

    YanıtlaSil
  10. insanlık halleri işte, vallahi güldüm iç dökmelerine :) sen de insansın tabiii olur hepsi hihihi :) o son kusura bakacaktık, çok komikmiş yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Efenim yaşarken hiç komik değildi tabi bir gün sonra bile olsa okurken iyi geliyor. "O son kusura bakacaktık" benim aşkım bayılıyorum ona. :D

      Sil
  11. ayrıcaa formdasın blogundaa, yazarak da okuyarak daa :)

    YanıtlaSil

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.