Hola canlarım,
Yine birgün durdum durdum, duramadım derken içime deli deli rüzgarlar esmeye başladı. İngiliz Merve'ye de verdim gazı, verdim coşkuyu ve Tüyap kitap fuarına gitmeye karar verdik.
Daha doğrusu ben karar verdim ve Merve'yi de yanımda sürükledim demek daha doğru olur. :) Gitmeden önce de "Yok ya zaten kitap falan almayız, internette fiyatlar daha ucuz şöyle bir gider dört bir yanımız kitap kokusuyla sarılı bir gün geçiririz." diye de birbirimizi kitap almamaya ikna ettik güya...
Anadolu yakasının güzide semti Çengelköy'den yola çıktık, Merve'nin sabahın körü şiddete maruz kalmadığı sürece uyanması mümkün olmadığından onu da geceden evde alıkoydum. Sabah işe gider gibi Çınar'ı anneme teslim etmemize müteakip yollara düştük ve resmen dünyanın sonuna gittiğimize beni inandıran bir süre boyunca kesintisiz metrobüste oturduktan sonra son durakta inmek suretiyle kendimizi fuarın giriş alanında bulduk.
Kapıdaki sırayı görünce "Ya bu ülkede bu kadar kitap okuyan insan yok, Allah aşkına kimin ne kadar okuduğuna göre sıraya dizsinler insanları." diye çemkiren Merveyi susturup giriş ücretlerimizi de ödeyip (20 TL) kendimizi içeri saldık. Fakat yanlış kapıdan salınmışız kendimizi test kitaplarının arasında bulduk ki biraz ürkmedim değil açıkçası...
Neyse buraları geç kitaplara gel diyorsanız eğer geleyim hemen.
Tüm kitapların fiyatlarını internette kontrol ettik ve gerçekten indirimde olmayan hiçbirşeyi de almadık. Eee kolay değil bunları bir de dünyanın sonundan eve taşımak var neticede. :)
BKK'da okuduğumuz Algernon'a Çiçekler kitabının yazarının yeni kitabını görünce almadan edemedim. Koşmak İstiyorum ise bir başarı hikayesi olarak lanse ediliyordu, sonu mutluluğa bağlanan drama kim hayır diyebilir ki? Şahsen bir Türk kızı olarak ben asla diyemem.
Koridor Yayınları'ndan sadece bu ikisini alarak yeni yeni sulara yelken açtık.
Metis'in standını gezerken çok keyif aldım, bir nevi kitapçı gibi içinde dolaşabiliyordunuz. Yatay pazar sergisi stili yerine kitapçı stili dikey raflar tercih etmişler pek hoştu.
Her kızın bir Didem Madak'ı olmalı diyerek şiir kitaplarını Merve'ye hediye aldım. Dünyaya Orman Denir de Ursula bebeğime olan özlemimden işte...
Fuar'dan almaya niyet ederek gittiğim tek kitap Nevernight serisinin son ktiabı Zifirşafak'tı. Gitmeden bir gün önce Pegasus'un kitabın ilk satışına fuarda başladığını öğrenince "ya allah bismillah" demiştim fakat en çok para bırakacağım standın burası olacağını düşünmemiştim. Gerçi hepsini de indirimli aldık ama "bestseller" şeyler okumak çok para arkadaşlar...
Diğer kitapların hepsini duymuştum fakan İki Kalp Bi Oda'yı rastgele seçtim.
Destek Yayınları'ndan bu kadar kitap alacağımızı asla tahmin etmezdim ama bir süre sonra aldıkça alasınız geliyor ve Destek en son ziyaret ettiğimiz standlardan birisiydi, eh haliyle aldıkça aldık arkadaşlar...
Masalların hepsi Merve'nin bu ara da bir masal aşkına düştü ben sorgulamıyorum. Sevgi Masalı, Küçük Karabalık, Bir Şeftali Bin Şeftali'nin basımları o kadar güzeldi ki küçük danama yatırım olarak aldım. Oscar Wilde Öyküleri de aynı seri kapsamında olduğundan boynu bükük kalmasın dedim.
Aradakileri de anlık seçtim, tanesi 20-30 TL arasındaki rakamlara satıştaydı. -Size indirim var demiştim, yalan söylemiyorum yani.- :)
Fuardaki en güzel çocuk kitap standı Sincap Kitabındı. İki kitap aldık ama torbamıza bir dolu hediye koymuşlardı, vallahi benim kalbimi kazandılar. Bundan sonra özellikle takip ederim ne basmışlar diye.
Bu kitapların da içi zarf zarf minik mektuplarla dolu, en arka sayfadaki mektuptan da balon çıkıyor. Çok tatlıydı biz çok beğendik.
Ren Kitap doğru salonu bulduğumuzda denk geldiğimiz ilk standdı ve Merve daha o anda isminden ötürü bu kitabı almayı kafasına koydu. Koskoca iki salon gezdikten sonra geri dönüp aldık. Eve getirince de Melike'yi kurban seçip ona verdik, ilk okumasını o yapıyor şu anda.
İçinden garip bir hikaye çıkacak kesin, hislerim karışık. :)
Demiştim size Merve masala sardı diye, Maya Kitap -ki adını fuardan önce hiç duymamıştım- standında bulduklarının hepsini aldı. Sonra gitti kalanları da Destek'in standından tamamladı ama inceledim derleyenler ve içerikler farklı gene de genel fikri aynıdır sanırım.
Bu arada bu kitapların ayraçlarını çekmemişim ama çok mükemmeller, yaratıcı bir dizayn yapıp masal karakterlerinden ayraç yapımışlar. Benim gibi masalı ne yapcam ya diye düşünüyorsanız, yine benim gibi ayraçları ayrıca alabilirsiniz. :)
Sayılarla Dünya Tarihi de Merve'yi standın başından alamayınca sıkıntıdan bütün kitapları incelemem esnasında bulduğum bir kitap oldu, çok uygun bir fiyata aldım.
Notos ve Hep Kitap'tan almayı planladığım hiçbir kitap standlarda yoktu, bu standlardan eli boş döndüğüme bir miktar üzülmedim değil.
İthaki Yayın Grubu'na ait olan standlarda indirim falan yoktu. İthaki ile olan ilişkimi komple bir gözden geçireceğim bu gidişle...
YKY'ye Merve'yi yaklaştırmadım bile internette sürekli indirime girdiğinden vallahi kendimize yük etmemize değmezdi.
Standların yükselen kiralarından mütevellit Ayrıntı Yayınları bu sene protesto olarak fuara katılmamış, valla pek üzüldüm de diyemem çok da tercih ettiğim bir yayınevi değil.
Sel Yayınları'na şüpheli gözlerle yaklaştığımdan -nerde abuk bir şey olsa bu yayınevinden aldığım kitaplardan çıkıyor- Merve'yi de pek yaklaştırmadım.
Sonuç olarak aldıkça aldık, aldıkça aldık... Eve dönerken de kollarımız, omuzlarımız koptukça koptu. Maddi olarak ne kadar açıldığımızı dönüp hesap etmesek de -ne gerek var şimdi durduk yerde dertlere gark olmaya değil mi- kaç kitap almışız onu hesap ettik.
Hazırsanız gün sonu veriyorum:
- Ben - 40 kitap
- Merve - 24 Kitap
- Çınar - 3 Kitap















