- Bu sabahta yine karlarla uyandık. Bizim ev inanın ki dışarıdan daha da soğuktu. Küçük bir kuzey kutbu olan evimizi bilenler bilirler. Uyanır uyanmaz kanım damarımda dondu sanki... (Doğalgaz sobalı evlerin temel problemi sadece tek bir odanın ısıtılabiliyor olması. Kombi şart...)
- Dışarısı eve göre nispeten daha sıcak olduğundan biraz keyfim yerindeydi yollardayken açıkçası. Ayrıca Büyükşehir de deli gibi çalışmış haklarını yemeyelim. Bütün yollar açıktı. Otobüsler tıkır tıkır işliyordu. Hatta insanlar arabalarını bırakıp toplu taşıma kullandıklarından yollar da bomboştu. :)
- Şimdi günün ilerleyen saatlerinde vakit sanki durdu da hiç geçmiyormuş gibi geliyor bana. Hatta bugün lanet bir pazartesi havası veriyor. Tatile bir gün kaldı diyen perşembeye hiç benzemiyor.
- Bu arada sevdiceğimin selamı var sizlere. :) Sevdiceğim demişken dün birinci ip bitti de ikinciye bile başladım. Atkı örmek bizim işimiz 1991'den beri. :)
- Bugün kırk kişilik bir doğum günü pastası her an sipariş edilebilir ve bunun tüm stresini hissediyorum üzerimde ben. :( Bu hafta sonuna plan yapmıştım ama iş plan falan dinlemiyor. Yine de planımı da uygularım pastamı yaparım. Ama pasta iki katlı olacak. Hayat çok zor doğrusu. :(
- Ayrıca bir de kartvizit peşinde koşturma olayım var ki sormayın evlere şenlik. Kendi kartvizitimizi kendimiz online olarak tasarladık. Sonra da sipariş ettik. Tasarıma laf yok, güzel oldu da... Kalitesi nasıl olur onu hiç bilemiyorum... Ucuz etin yahnisi gibi olmasın da sonra...
- Neyse şu son beş dakikada ne oldu bilmiyorum ama içimdeki bütün enerji bir anda kaydoldu gitti. Gideyim iş yerine yeni kurbanlar bulayım. Buranın nasıl lanet bir yer olduğunu bilmiyor ki zavallılar mühendis aranıyor ilanını görünce koşarak geliyorlar. :(
- Applesodaa ofisten içinde bir ton sıkıntıyla bildirdi. Selamlar, saygılar.
12 Aralık 2013
Karlı sabah...
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
11 Aralık 2013
Ah yağmur dönerken kara...
- Günün anlam ve önemine ithafen bu şarkıyı seçtim canlar. Her ne kadar Ankara şehrini pek sevemesem de Vega'nın sesi hürmetine. :)
- Henüz işten çıkabilmiş değiliz. Yirmi dakika sonra çıkacağız. Kar nedeniyle bize sadece ve sadece yarım saatçik erken çıkış verildi anlayacağınız. Dertliyim, kederliyim...
- Eve nasıl gideceğimizi ciddi ciddi düşünüyorum. Yani aşırı bir trafik olacağı malumumuz. Acaba otursam bir yerlerde vakit mi öldürsem?? Düşünmeye devam edeyim.
- Dün elbetteki gittim o ipleri aldım. :) Hatta atkıya da başladım. Sevdiceğimin üşümemesi için önümüzdeki hafta sonuna kadar yetiştirmem lazım. Durmak yok örmeye devam. :)
- Haftasonu minik bir pasta yapıp şirin mi şirin bir hanımefendiye ziyarete gideceğim. :) Ona da bir atkı örmeyi planlıyorum ama yetişecek mi bilemedim. :)
- Son onbeş dakika kalmış gideyim de aheste aheste toparlanayım. :)
- Bol karlı seyahatler. Applesodaa..
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
10 Aralık 2013
Bugün...
Ben anladım bugün Peter Pan'ın neden hiç büyümediğini.. Düşünsenize bir; şimdi kar yağacak ve çocuklar gülüp, eğlenip, poşetlerle kayarken biz büyükler ise işyerinde camdan dışarıyı sıkıntıyla seyredeceğiz.
Onlar kar yağıyor diye mutlu olurken; biz akşam oluşacak trafiği düşünüp hüzünleneceğiz. Onlar ıslanırken kahkahalar atarken, biz yollarda hiç tanımadığımız insanlara sırf sinirimizden bağırıp, kalplerini kıracağız.. Onlar eve girince biraz daha dışarıda kalıp kar keyfi yapamamanın burukluğunu yaşarken; bizler eve vardık diye derin bir oh çekeceğiz.
Kar yerden kalkana kadar her gün söyleneceğiz. Her gün biraz daha suratsızlaşacağız. Sürekli kardan şikayet edip, sevimsiz çekilmez mahluklar olacağız..
Oysa ki çocukluğumuz hiç gelmeyecek aklımıza, hatta aklımızın ucundan bile geçmeyecek. Kara bakıp da bir tebessüm bile etmeyeceğiz.
Bizde genç olmuştuk sizi anlıyoruz laflarının külliyen yalan olduğunu şimdi anladınız değil mi? Bu yıl kar yağdığında bir kere olsun kar topu oynamaya çıkacağım. İçimde hep bir yanım çocuk kalmalı. Çocukluğumu, çocuk yanımı unutmayacağım. Büyümek dünyanın güzelliklerine kör olmak demekse biraz büyüyüp, biraz çocuklaşacağım. :)
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
Yağarsa yağmur yağar...
- Bugün kar yağacak dediler. Gözlerim camlarda kaldı ilk düşen karı ille de görmek istediğimden.. Ancak bize yine hasret, bize yine hüsran... Oysa ki bembeyaz bir sabaha uyanacağım düşüncesiyle uykuya dalmıştım. :(
- Resmin faziletine gelirsek; sabah aynen bu resimdeki gibiydi yollar. Şemsiyelerin savaşı bölüm bir. Aman benim şemsiyem bir başkasınınkine değmeye görsün hemen şöyle gözlerini belertip bakıyorlar. Allah'tan ufak tefek minnacık birşeyim de küçük kız çocuğu sanıp gülümseyip gidiyorlar. Minyon olmanın ekmeğini çok pis yiyorum ne yalan söyleyeyim. Hem otuzumda bile 20 göstereceğim şekerim bundan iyi daha ne olsun. :)
- Dün akşam İstanbul trafiği felç falan değil doğrudan kangren olmuştu. Annemin arayıp uyarmasıyla beraber Beşiktaş'tan ip alma işini erteleyip doğrudan metrobüsle eve geçtim. Ama o ipler alınacak. Alınmalı. Bu akşam kısmetse kar yağarsa erken çıkarım da geçerim inşaallah. :) Gerçi hala yağmadı...
- Bu arada İstanbul'un trafik sorununun asla ve kat'a çözülemeyeceğine dün akşam kesin karar verdiğimden bu sabah kendimi yormadım ve trafikte bir güzel otobüste uyuyup dinlendim. Kesin çözüm olarak ise sevdiceğimi de ikna edip izdivacımızı yaparken başka bir şehre taşınmayı çok fena planlıyorum.. :) İstanbul ben bir ihtimal hani, olur ya gidebilirim. Hazırla kendini...
- Akşam saatlerine doğru bu kar kesin gelecek diyorlar lakin o kadar geç vakit gelirse işten erken çıkamayız ki.. :( Erken çıkasım var... Çıkmam lazım...
- Kafam bugün çok karışık.. Şiddetli karın ağrısıyla beraber, mide bulantısı ve halsizlik de diğer belirtilerim.. Sanırım tükenmişlik sendromum var.. Bu iş, bu deli patron beni bitirdi canlarım..
- Neyse artık neyi anıp da ne hazırlamak gerekiyorsa, patron geldi. Ben kaçtım.
- Sevgiler, saygılar..
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
9 Aralık 2013
Öğreniyorum..
Derler ki: "Kişi kendinden bilir işi."
İlk bakışta size bir anlam ifade etmediyse de bu laf yabana atmayın derim.
Sizi gerçekten tanımayan, bilmeyen insanlar her zaman sizi kendisi gibi zannetme hatasına düşecektir.
Kendisi çıkarcı, kurnaz, saman altından su yürüten bir kişilik sahibi kişiliksizse, sizi de öyle görecek, size de öyleymişsiniz gibi davranacaktır.
Alınmayın, hatta kızmayın bile sadece gülümseyin. Çünkü aslında bir kişi size nasıl davranıyorsa bu onun kendi kişiliğinin bir yansımasıdır.
Eğer size güvenilmez biriymişsiniz gibi davranıyorsa, kendisi asla güvenilmeyecek biridir.
Yani demem o ki: Bir insan hakkında hiç bir fikir sahibi değilseniz. İnsanlara davranışını inceleyin.
Peki ben bu kanıya nereden mi vardım?
Bizzat yaşladım.
Öğreniyoruz yavaş yavaş değil mi?
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
Bekledim bekledim de meyve de veremedim...
- Bu resim hepimizin doğasını anlatıyor kanımca. Kimse de "Ay şekerim ben hiç böyle biri değilim." demesin. Demesin gelir itina ile döverim bizzat çünkü. Türk milleti olarak hepimiz tembellikte yüksek ihtisas yaptığımızdan. Öylesine boş boş beklemek de tabii ki bizden sorulur. :) Özellikle ben cumaları öyle böyle değil nasıl bekliyorum bilseniz. Neyse geçelim bu maddeyi uzadıkça uzadı fazla çiğnenmiş sakız misali...
- Kış geldi mi adettendir illa ki bir adet örgü örülür. Bende bugün gidip ip alacağım. Geçen sene takmadığım halde milyon tane boyunluk ördüm kış boyu, e tabi ki bu durum kız arkadaşlarıma yaradı. Sıcacık geçirdiler kışı. :) Bu sene dedim koy kızları bir kenara, sevdiceğime atkı örmeye karar verdim. Yılbaşına kadar durmak yok yola devam o örgü yeni yıla girmeden bitecek arkadaşlar. :)
- Hafta sonu yine bir adet pasta üzerinde gözlerimiz uykusuzluktan pörtleyene kadar çalıştık. Gamze Hanım'ın yoğun çemkirmelerine boyun eğerek ilk üç boyutlu pastamızı da yaptık. İkra bebeğe yolladık. :) İnsanları böyle şeylerle mutlu etmek çok güzel bir duygu. :)
- Evet evet inan olsun ki bir ara o pastaları buraya koyacağım. :) (Kimse bu dediğime inanmadı fakat neyse.)
- Herkese Hükümet Kadın'a gitmeyi tavsiye ediyorum bu arada. Şu soğuk, suratsız kış günlerinde insanın içini sıcacık ısıtıyor filmin neşesi. :) Bir araya buraya Hükümet Kadın'la ilgili bir yazı da gelecek. (Amin inşaallah...) Kısmetse yıl bitmeden şu yazıları aradan çıkarırım gibime geliyor.
- Neyse ben öyle bir can sıkıntısıyla gelmiştim. İşten çıkmama 45 dakika kalmış olmasının hazzıyla gidiyorum. İp lazımsa Beşiktaştaki pasajda bulunan kurdelacıda bu akşam görüşelim. Gözlerinizden öperim. Yarın kar yağacakmış sıkı giyinmeyi unutmayın derim. :)
- Applesodaa, Etiler ofis.
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
29 Kasım 2013
Cumalar Candır, Canandır...
- Bugün sizce de çok güzel bir gün değil mi? :) Bence öyle şekerlerim.
- Yağmurun en nihayetinde dinmeye karar vermesine müteakiben trafiksiz bir güne uyanmak, kendi işimi kurmuş da patron olmuşum gibi sevindirdi beni. :)
- Her ne kadar yataktan sürünerek kalksam da ve kendi kendime "Ah noluuur 2 dakika daha.." diye ağlasam da otobüse bindikten hemen sonra yolun açık olduğunu gördüğüm an gecenin bir yarısı güneşi görmüşüm gibi oldum. :) Sonrası bir huzur, bir güzellik. :)
- Tüm yol boyunca kitabımı açtım ve yavaş yavaş okudum. Rabbimin hikmetinden sual olunmaz işte günlerdir bitse de kurtulsam dediğim sıkıcı kitabın bile bir anda güzelleşesi geldi günün şahaneliği karşısında.. :)
- Şimdilik herşey olağanüstü bir sessizlik, sükut ve huzur halinde seyretse de günün güzelliği her an bozulabilir. Zira henüz sevdiceğim aramadı ve bazı günler gerçekten hiç keyfi olmuyor. E onun keyfi olmayınca benim hiç ama hiç olmuyor. :( Ve tabii ki patron faktörü de var kendisi henüz teşrif etmediğinden bugünümüze nasıl bir olay getireceğini de bilmiyoruz.
- Doğum günüme son bir ay kızlar heyecanlanıyorum. Acaba bu sene neler istesem... Sanırım ilerleyen günlerde bu konu üzerine çalışacağım.. :)
- Eğer günü böyle güzellikle sonlandırabilirsek yarın bu keyifle dikiş nakış işlerine el atacağımdır sanırım. :) Bu hafta dikişleri hallettim, hallettim yoksa önümüzdeki üç hafta boyunca siparişlerimiz olduğundan pastalardan nefes almaya bile sıra gelmeyecek. :)
- Bir ara ciddiyetle ve hakikatle buraya o pastaların resimlerini koyacağım. Biliyorum inanmıyorsunuz ama koyacağım canlarım.. İnanın lütfen..
- Bana okuyacak kitaplar, filmler lazım. Siz casperların da artık bir işe yaramanız lazım ama lütfen yani bir yorum bırakın da blog şenlensin... :( Üzülüyorum farkında değilsiniz...
- Neyse artık gidip biraz çalışıvereyim bari ben.
- Resmi Niyans'ın blogundan çalıntıladım. Bilginize.
- Sevgiler, saygılar.
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
Label:
cumalar candır
27 Kasım 2013
Yüreğinde isyan varsa gel yanıma, yanı başıma...
-Şarkının devamını hiç getirmiyorum, çünkü konu dışı kalabilir kendisi. O sebeple dinlemek isteyenleri şöyle alayım.
-Resim kesinlikle benim iş dünyamı yansıtıyor. Çalışmak istemiyorum ve bu içimde bir kara delik misali büyüyor, büyüyor, büyüyor. Neden bende işini seven insanlardan olamıyorum hiç bilmiyorum. Sanırım bu iş bana göre olmadığından ruh halim bekleye bekleye lapaya dönmüş mercimek çorbası misali şişti de şişti.
-Neyse ruh halimi geçelim. Geçmezsek ben bu baskıya dayanamayıp patlayacağım..
-Dünü kendime tatil ilan ettim ve de işe hastalık sebebiyle gitmedim, ki bu hastalık beni perişan etti, sürüm sürüm süründürüyor. Burnum tabiri caizse bir musluk misali kendini koyverdi. :(
-Bu aralar biraz film izlemeye verdim kendimi. Dün "Now You See Me"yi izledik sisterla ve de yaratıcı olmasına rağmen çok da açmadı ikimizi de. Daha öncesinde ise ben sırf Alexis Bledel uğruna "Violet&Daisy" filmini izledim ama kesinlikle berbat ötesiydi. Onun öncesinde ise "Suç Çetesi" ni izledim. Fragmanına bayılmıştım ve film de kesinlikle yanıltmadı. Biraz "Django"yu andırıyordu sonu ama mükemmeldi. :) Tabii Ryan Gosling de öyle. :) Bu aralar izlediğim hatırda kalacak güzel filmlerden biri de "Remember Sunday"di. :)
-Kendime okuyacak yeni bir kitap arıyorum. Önerilere açığım.
-Bir de Kore dizisi izlemiş bitirmiş bulunmaktayım. Benim izlediğim ilk Kore dizisiydi "The Master Sun" ve kesinlikle güzeldi. Hikaye sıkmadan 20 bölümde final yapmaları ise beni cezbeden başka bir unsur oldu. Tavsiye ederim. :)
-Biraz oradan, biraz şuradan, biraz buradan toplama bir yazı oldu ama hastalığıma verin üzerime gelmeyin.
-Applesodaa. Ofis. (Mesai saatinden çaldım sizin için...)
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
22 Kasım 2013
Zor değil..
Deniyordum seni, sen seversin bunu..
Sevmediysen peki, sen tamamla sonunu...
Aslında zor da değilmiş gibi yapıyoruz.
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
21 Kasım 2013
Bu aralar, şu sıralar...
- Aşure mevsiminin gelmesiyle beraber annem de ömründe ilk kez aşure yapmaya meyletti. Bakalım sonucunu bu akşam göreceğiz. Zehirlenmezsek eğer canlarım bu yakınlarda yine gelirim.
- Babam evdeki cevizler bitmesin diye akşam çaylarını kayınpederimde içmeye karar verdi. Eee onlarda ceviz çokmuş ama öyle diyor.
- Bu aralar canım bir kabak tatlısı çekiyor ki anlatamam size. Lakin anneme ben şimdi kabak tatlısı yap desem. Yine bana hasret, yine bana hüsran olacak. Çünkü annecim son iki senedir tüm kabak tatlılarını istisnasız yaktı. Şimdi bir kabak daha mundar olmasın, gönlüm elvermeyecek.
- Bu sırada çok mükemmel bir doğum günü pastası yapıp, sattık. unutmazsam eğer onun da resmini eklerim bidenelerim. :)
- Havaların tamamen kararsız olmasından dolayı, bende kararsız bir hastalık geçiriyorum. Turp gibi olmama rağmen sesim nereye gitti belli değil. Günler geçti, sen gelmedin be güzelim. Neredesin ey insafsız... :(
- Gideyim bir kış çayı daha içeyim ben. Selamlar saygılar...
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
Evrene mektubum var..
Şu evrene mesaj yolladım, pozitif enerjimi yolladım vesairelerine hiç inanmasam da denedim yavrularım. Sırf sizler için kendimi ne hallere soktum görün, duyun...
Neyse işte konuya gelirsek, ne zaman evrene mesaj yollasam.
Evren cevaben bana kocaman bir sessizlik yolluyor.
Ama artık çok sıkıldım bu evrenin beni takmamasından şimdi de evrene iadeli taahhütlü mektupla şu resmi yolluyorum..
"Hep istedim, hiç olmadı." Eee artık "Daha da Davos'a gelmem!" yani. Senden bir şey istersem bir daha bu daha iki olsun canım.
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
Susmadım, susamadım..
Sylvia Plath kimdir bir fikrim yok canlarım.
Google amcama sormaya da üşendim..
Ama şu resimde yazan söz yeminle bak beni anlatıyor.
İç sesim benden ayrı yaşıyor gerçekten, sus desen susmaz.
Kendi kafasına göre takılıyor işte.
Burada yazdığım bütün yazılar da bu iç sesimi susturma çabalarımdan.. :)
Susmuyor ne yapayım?
Yakında roman falan da denemeliyim bence işte o denli geveze bu iç ses...
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
51. Gün
51. günün öğleden sonrası şimdi. Gittin gideli kendi kendime yetmeye çalışıyorum. Yetemiyorum tabii ki..
Sen gittin gideli sabahın köründe beni kaldırıp, hadi diye götürdüğün kahvaltılara hasretim..
Akşamları, gece, sabah vakit ne olursa olsun seni arayıp da boş boş konuşmalarımla seni taciz etmeye hasretim.
Senle yola çıkıp da "Tuvaletim geldi, benzinlik yok mu?" demeye, Ankara tabelalarını saymaya hasretim...
Akşam yemeklerinde ara sıra göz göze geldiğimizde birbirimize yolladığımız minik gülümsemelere hasretim..
Sen gittin gideli, her şeyi koy bir kenara sana hasretim.. Özledim sevdiceğim çok ama çok özledim..
Bir de işte bu resim var ne zaman baksam kendimi görüyorum bu resimde.. Çünkü elimi uzatıyorum sen tutamıyorsun.. Gel de sımsıkı tutalım birbirimizin elinden...
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
15 Kasım 2013
Herkes bazen kaçmak ister.
- Herkesi bir kenara koyalım da en çok da benim kaçıp uzaklaşasım var her şeyden. Sanki üzerime bir fil oturmuş gibi hissediyorum. Ya da kamyon çarpmış gibi, silkinip de atamadığım bir ağırlık var üzerimde...
- Havalar da hiç yardımcı olmuyorlar sağolsunlar. (Bu havalar kaç kişiyseler artık? Ayrıca resmiyetime bakılırsa önemli iş adamı gibi görünüyorlar.) Sanki kar yükleniyor bulutlar. Bu sene kış erken gelecek derim hiç de engin olmayan hava tahmin tecrübelerime dayanarak.
- Hani hep deriz ya alıp başımı gitsem uzaklara. Sahi o nasıl oluyor? Nasıl olduğunu bilen varsa, ben bir kez yapmıştım diyen varsa bir el atsın konuya, bir fikir versin.
- Artık geceleri kabus görmüyorum çok şükür ki. Rüya alemim oldukça karışık olmakla beraber, rüyalarımı anlamaya çalışmak ise sanatsal filmleri anlamaktan daha zor inanın ki. Bir süre önce her gece kabus görmeye başladım. Aylar sonra normal rüyalara geçtik ama onlar da normal olmaktan biraz uzaktı. Uyandığımda gece boyu spor yapıp, uykusuz kalmış gibi bitkin oluyordum. Şimdilerde ise bebek gibi uyamama rağmen, sabah kalktığımda dayak yemiş gibi hissediyorum. Ya Rab hikmetinden sual olunmaz ama gör halimi artık...
- Sevdiceğimde bildiğiniz üzere (nasıl bilmeyeceksiniz ki her konuyu oraya bağlıyorum) uzaklara gitti yine. Hasretlik çok zormuş ben bunu öğrendim, artık bunu bilir bunu söylerim. Bir de o gittiğinden beri şu resim gibi siyah beyaz sanki her şey. Mazhar Alanson'un reklam müziğine geliyor konu "Hayattan rengi alın, geriye neyi kalır ki?" İşte sevdiceğim gidince hayatın tüm rengi, neşesi, eğlencesi, mutluluğu da gidiyor onunla beraber. Bana bir burukluk, surat asmak ve böyle her yere yaza yaza okuyan varsa eğer işkence etmek kalıyor.
- Dayanın canlarım son 11 ay.. :(
- Applesodaa. Sevgiler. Saygılar.
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
Bir yağmur bekliyorum, bizi bize anlatsın.
Ne zaman ki sevdiceğimi uzaklara yolcu edecek olsak, gün yağmura duruyor.
Zaman zaman inceden çiseliyor. Zaman zaman ıpıslak ediyor.
Ne zaman ki senden uzak kalacak olsam, sana güçlü görüneceğim diye ağlayamıyorum ya sevdiğim.
Gökyüzü yerime ağlıyor. Gökyüzü yağmur ağlıyor.
Anneme kalırsa bereketten, rahmet nihayetinde ama bana kalırsa işin hikmetinden.
Şimdi ne zaman yağmur yağsa orada bil ki, ben seni düşünüyorum. O yüzden tam da şimdi bir yağmur bekliyorum, bizi bize anlatsın.
Not: "Bir yağmur bekliyorum, bizi bize anlatsın." Abdurrahim Karakoç'un bir dizesidir.
Author:
dövüşürken hanımefendi değilim
Label:
iyi demiş
Search
About
Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.
Copyright © 2008 dövüsürken hanımefendi degilim.... All Rights Reserved.
Design by Padd IT Solutions - Blogger Notes Template by Blogger Templates













