24 Aralık 2013

Yazamıyorummmm...

   
   Bugünlerde hiçbir şey yazamıyorum. Aslında önceden yazdıklarımda yazıdan sayılıyor mu bilmiyorum? Sahi ne diyorsunuz bu konuda? Herkesin anlayabileceği bir şeyler yazayım istiyorum ama olmuyor. .s Yazılar hep özele kaçıyor nedense, beceremiyorumdur belkide.. Yazma işi bana göre bi iş mi onuda bilmiyorum. Sadece bir şeyleri kağıda akıtmayı seviyorum. Sanki yazdıkça içimdekileri boşaltıyormuşum gibi geliyor. Yazmanın da bi çeşit terapi olduğu ortada canlarım ama aslında spa falan da deneyebilirim dimi? :))
   Konu bulamıyorum yazmak için. .s Politika yavan ve boş bence üzerinde konuşulacak bir demokrasi olmadıktan sonra kaset skandallarını yazacak halim yok ya şekerim!! :) Kurgu yazmak hoş ama bu blog için boş bence, zaten bir şeyler kurgulayacak halim de yok şu günlerde. Gündemde olan şeyleri yazayım desem gazeteler yazıyor zaten bana ne hacet.. Söyleyin ben ne yazayım ya?? Yine seçme saçmalar yayınlamak kalıyor bana üzgünüm ama konu bulamadık yani. Aklına bir şeyler gelen olursa yorum atsın canlarım.. 


                                                                                                                               -seçme saçmalar iyi günler diler-


P.S: Bitanecik aşçım nice mutlu yıllara... .)

En delikanlı mevsimdir kış. Yüzüne yüzüne vurur yalnızlığını.



Not: Bu sözü ben nette dolaşırken görmüştüm. Altına "Orhan Veli Kanık" yazmışlardı ama nette yaptığım araştırmalar sonucunda emin olamadım yazarı kimdir.

Yakınlaş biraz, gidince kış oluyor biliyorsun.

demiş "Nurullah EREN"..


İçimdeki sıkıntılar aldı yürüdü tek başlarına iktidar oldular...


  • Sonra sen gittin uzaklara. Aramıza mesafeler girdi. Mesafeler girince suskunluklar girdi. Sen üzülme diye anlatamadıklarım ve senin anlatamadıkların girdi aramıza. Sonra sen gittin işte uzaklara birbirimizin bilmediğimiz, görmediğimiz diğer yanlarını gördük ve de özlemler girdi aramıza.. Özledikçe hırçınlaşmalar, hırçınlaştıkça suskunluklar...  İşte sen gittiğinde yalnızlık vardı sadece benim yanımda... Can acısı, hasret ve de gün geçtikçe büyüyen sevda... Gittin ama geleceksin de.. Gelene kadar bizi yiyip bitirmese bu kara sevda.. Sevgiliye mektuplar..
  • İş yerinde ayrı sıkılıyorum. Eve gidiyorum ayrı sıkılıyorum. İnsanlar zaten can sıkmak için yaratılmışlar mübarek... İçim bir fena oluyor artık.
  • Haftaiçi çok şükür bitti diye sevinmişken, cumadan başlayan pasta çalışmalarını hiç mola vermeden ancak cumartesi sabah yedi buçukta sonlandırabildik. Buna müteakip de sabah on buçukta geri kalktık. Bu uykusuzlukta bu bünye en nihayetinde kafayı yedi tabii ki de.. Ancak yeni açıldım gençler.
  • Pazartesileri hiç sevmem. Salı'dan da geçtim. Gelsin artık şu hafta sonu diye dualar üstüne dualar ettim.
  • 2 gün sonra blogumun doğum günü...
  • Bugün de hiç yazacak havam yok gerçekten. İçinizi daralttım biliyorum ama neyse depresyonuma verin.
  • Sevgiler. 
20 Aralık 2013

Cumalar Candır. :)


  • Hele de günün sonuna gelinmişken.. :)
  • Sabahtan beri bu resim yazı ekranında, yazı ekranı da önümde ama saçma sapan işlerle uğraşmaktan iki lafın belini bükemedim. :(
  • Gamze bensiz pasta malzemesi alışverişine gitti bugün gözüm yaşlı oturdum çalışıyorum. Ah o an orada olsaydım.. :(
  • Akşama çifte pasta çalışması var. Dükkan'dan canlı yayında olacağız hepsinizi beklerim. :)
  • Pastaya müteakip kesinlikle muffin de yapılacak. Cupcake konusunda henüz karara varamadık. :)
  • Kartvizitlerimiz geldi gözüm gönlüm şenlendi. Lakin az biraz da kızgınım o kartvizitin arkasını hangi akla hizmet siyah basmışlar ben bilemedim. :(
  • Şimdi işten çıkmadan patronum olacak Deli Kadın Müzeyyen'i  akşam içtiması için bir arayayım. Genel fırçamı yiyeyim sonrası o rahat ben rahat... 
  • Uzun uzak yollar gideceğim. Beylikdüzü istikametine gidecek olan varsa Zincirlikuyu'da görüşürüz. :)
  • Herkese selam eder, hızlıca giderim.
  • Applesodaa. :)

Ah hayalim...


Hayallerim arasında sevdiceğimle aynı eve sahip olup da her şeyiyle ilgilenmek başı çektiğinden resim tam benlik canlar.

Sevdiceğimin vereceği tepki de aynen resimdeki gibi olacaktır yüzde yüz eminim..
Bendeki bu fırın kullanma oranıyla hatta daha fazlası da olabilir. :) 

Not: Resmin kaynağı neresidir bilmiyorum. Bir google'a sormaya da üşendim açıkçası..

Sevdiceğime Mektuplar #2

Bugün 80. gün ve tam olarak hissiyatım budur. :(

Özledim sevdiğim...

Oyuna geldim!

 
   Son birkaç yılın problemi olarak kimseye güvenmeme huyu edindik toplum olarak. Aslında insanlara güvenme en azından bir şans verme taraftarıydım ta ki bu sabaha kadar. Bazen saflığıma şaşırıyorum. Aslında o kadar kolaymış ki beni yönlendirmek. Neden kolay biliyor musunuz? Çünkü güveniyordum. Hani arkadaşız ya aslında... Aslında işin aslı herşeyin kocaman bir yalandan ibaret olması...

   Sabah sabah güne böyle bir gerçekle ayılmama mı yanayım? Yoksa başka bir konu arasında bunu ağzından kaçıran kişiye bakarken hissettiğim düş kırıklığına mı? Bir anda kafamda herşeyin tak tak tak diye yerine oturmasına müteakip içimde açılan fay hattına mı?

   Filmlerde yapıyorlar ya hani tam karmaşık filmin en sonuna gelindiğinde kişinin kafasında görüntüler beliriyor eskiye dair ve birden her şey anlam kazanıyor... İşte o gerçekmiş.. Bu sabah bizzat yaşadım...

   Peki neden? Acaba neden yaptılar diye düşünmeden edemiyorum. Bu işin içinde 5 kişi var ve hepsinin kendince nedenleri vardı biri hariç ve ben hepsine aslında kızgın olsam da neden yaptıklarını biliyordum. Ama o sonuncu yok mu o... Asıl beni o oyuna getirdi. Ama işte neden? Onun görünürde bir çıkarı da yok ki? Neden yani?

   Gerçi neden aramamak lazım. İnsanlar 5 tl için birbirini öldürüyor da burada bir oyuna gelmişim onu mu sorguluyorum değil mi? Artık nedeni her neyse ne bu insanların bize yaptığını affetmiyorum. Dolayısıyla da buradan ayrılacağım. Kafamda yavaşça her şey yerine oturuyor ama şaşkınlığımı hala atabilmiş değilim. Ve o yüzümdeki inanamamazlık ifadesi de henüz taze..

   Kendi işlerime odaklanmalıyım ve sonra da alıp başımı gitmeliyim...
   Ama herkese kırgınım..
   İçimde kocaman bir boşluk...
   Yine aldandım...

Sevdiceğime Mektuplar #1


Sevdiceğim sen yokken kış mevsiminin de hiçbir anlamı yok.
Oysa ki en çok kışı severdim ve seninle tanıştığımızda sonbahardı. İlişkimiz başladığında kıştı.
Geçirdiğimiz kış mevsimlerinden en çok ellerimi senin ceplerinde ısıtttığım anları anımsamayı seviyorum. :)

Geldiğinde yine kış olacak. Ellerimin özlemini gidermeye kesin kararlıyım. 
Geldiğinde ellerim hep senin ceplerinde olacak. :)
18 Aralık 2013

Delireceğim...


  • Bu içimdeki sıkıntılar aldı yürüdü. Şu yalnızlığım gittikçe büyüdü. Sevdiceğimin hasretinden içim şişti. Gördüğünüz üzere hiç iyi değilim. Yakındır delireceğim..
  • Kendim için yeni bir dünya kurmaya çalışıyorum. Dükkan'ın işleriyle koşturup duruyoruz Gamzemle. İnsanın bir işe kendisinin kalkışması da çok garip... Herşeyiyle ilgileniyorsun ve yorulmuyorsun. Gece üçlere kadar mutfaktayız ama hiç sesimiz çıkmıyor. Bazen keki tutturamıyoruz ama umudumuz kırılmıyor. Yeniden başlıyoruz. Yeni bir yol açıyorum kendime. O yolda ilerlemek ve herşeyi unutmak istiyorum.
  • Hasretlik çekmek de çok zormuş bu arada ve insan herşeyi sevdiğine sırf sevdiğinden yapıyor. Özlüyoruz birbirimizi, birbirimizden çıkarıyoruz acısını. Aşkta mantık olmuyor lafları çok doğruymuş meğerse..
  • Bu haftasonu iki pasta siparişi var. Geçtiğimiz hafta siparişimiz yoktu ama boş da durmadık hani. İki önceki postta görebileceğiniz üzere dükkanın sitesi artık hazır. :) Hiç bilmediğim işlere kalkıştım ama site işini de biraz bildiğim yollara sokarak hallettim velhasıl. :) Kartvizitler de bugün yarın geliyor, ay değmeyin keyfime şekerim.
  • Değmeyin diyorum ama değiyorlar. Keyif falan bırakmadılar ki... İşyerinden bana artık fenalık geldi. Ciddiyim gerçekten geldi. Bu kadar mı sorunlu bir yer olur ya hiç bilmiyorum ben... Başkalarının arkasını toplamaktan bıktım. Depresyona soktular beni..
  • Zaten Güneşi Beklerken'in de yeni fragmanı yaynlanmadı. Fenalardayım.
  • Dükkan'da bir tur atmayı unutmayın. Sevgilerle Applesodaa...

Onun aklı bende...


Şimdi sözümü yuttum ve son bölümlerinde nihayet Kerem Zeynep'e açılacak gibi olduğundan diziyi izledim. 
Tabii sonraki bölümü de izledim. :)

Bu şarkı da son bölümde çalıyordu dilime dolandı, kaldı.
Şimdi siz biliyorsunuz tabii şarkıdan gına gelene kadar sadece bunu dinleyeceğim.

Gözlerinizden öperim.
Applesodaa

Nerelerdeydim??

Dükkandaydım casperlarım. 
Şimdi size dükkandan bir kaç fotoğraf göstereceğim ve sonrasında sizleri de dükkana beklemekteyim. :)


Burada Ceren Hanım'ın 1. yaş günü pastasını görüyorsunuz.
Bizim yaptığımız ikinci, bir müşteriye yapılmış ilk pasta kendileri. :)


Muffin'ler. :) Bizim evde artık normal kek pişmiyor. Bir misafir mi geliyor hemen evdeki malzemelere göre bir tepsi muffin yapılıyor. Lezzeti tartışılmaz. :)


Truffeler da pazar günümüzü şenlendirdiler. :)

Şimdi nerede bu dükkan diyenleri buraya alayım.
Sipariş vermeyen her bir Casper'a sevgiler saygılar sunarım..
13 Aralık 2013

Cumalar candır!


  • Evet bir cumalar candır yazısıyla daha yeniden karşınızdayız sevgili casperlarım. :) Lakin günün bitimine çok az kala bende de enerji kalmadı. Bende enerji kalmadığından da buraya günün anlam ve önemini yansıtan bir resim yerine, sevdiceğime selam olsun diye çok sevdiği bu şarkıyı koydum. :)
  • Mabel Matiz'e biz sevdiceğimle aramızda "Çirkin Sesli Adam" diyoruz. :) Çirkin sesli  falan ama yani adamın totalde üç şarkısını ikimiz birlikte dinlemekten de keyif alıyoruz. :)
  • Atkıda üçüncü leveldeyim canlarım. Yani sizin anlayacağınız üçüncü ipe hayırlısıyla geçmiş bulunmaktayız. :) Atkının bitmesi için ben son çeyrekte şiş tıkırdatmaya devam ederken siz de boş durmayın da kaybettiğim "sarhoş adamın yürüyüşü" adlı örgünün videosunu bir bulup atıverin gari. :) Hamile bir arkadaşım boyunluk aşerdi napalım yani şimdi örmeyelim mi bacım?
  • Bu arada yaptığımız keklerin, pastaların resmini koymadık diye mi sipariş vermiyorsunuz? Çok hainsiniz.. Tamam bende tembelim evet ama yine de insan meraktan olsun bir kurabiye sipariş eder. Hiç toplumsal kalkınmaya yardım etmeyelim değil mi? Siz sipariş vermezseniz, başkaları vermezse nasıl çıkacak bu karanlıklar aydınlığa.... :(
  • Bugün yine kafam nerelere gitti belli olmadığından saçmalama sınırımı da  geçmiş bulunmaktayım. Aman siz bana çok da aldırış etmeyiniz lütfen...
  • Doğum günüme bile sipariş alan sevgili corporate'imin ortağı Gamze'ye selam eder. Kendisini sevgiyle anarım...
  • Bu arada akşama şeker hamurundan gül, çan çiçeği ve kedi denemeleri yapacağım. Bu üçü arasındaki ilişkiyi lütfen sormayınız biliyorsam ne olayım. :) Yarın tatlı mı tatlı Zeynep Hanım'a gideceğim için elim boş olmasın diye kendisine de bir ufak pasta yapacağım :)
  • Şimdi bir sonraki haftanın siparişleri için malzeme listelerini çıkarmaya ve model düşünmeye gidiyorum.. 
  • Sevgilerle pastacı olma yolunun başındaki zorlu engelin üstünde oturan Applesodaa..
12 Aralık 2013

Çıkışa az kala..

   Yeni kurbanlarımı buldum. Teyitleştik, görüşme saatlerini ayarladık. Üzülüyorum ama bu benimkisi de bir yerde iş işte yapıyoruz mecbur...
   Dün Sevdaluk dizisini izledim. Böyle bir huzur bir dinginlikti ki üzerimdeki... Ah görmeniz lazımdı.. :) Bir yandan örgümü örüyorum. Bir yandan dizimi izliyorum, dinliyorum. Arada da şişimle başımı kaşıyorum. :) Allah değmeyin keyfime..
   Bu akşam da kısmetse aynı seremoniyi tekrarlayacağım ama izleyecek dizi yok. Artık ne çıkarsa bahtıma kısmet şekerim. :)
   Demet Akbağ demiştim bak unutturdunuz. Hükümet Kadın'ı geçen sene ilk izlediğimden beri Demet Akbağ hayranlığıdır ki bu bendeki aldı başını yürüdü. :) Lakin pek de güzel oynuyor şimdi demeden geçmeyeyim.
    Bugünü de kısmetse böyle bitirdik yavaştan ah yarım saat bir erken çıkış verseler de yine neşemi bulsam.. 
   Neyse Albeni eşliğinde iş yerindeki son dakikalarımı en azından ağzımın tadı bozulmadan geçireyim. Bu arada Albeni ile bir reklam anlaşmam yoktur. Lakin illa ki Applesodaa'cığım biz sana bi koli yollayalım derlerse de "Ay şekerim alamam." diyemeyeceğim. :)
   Applesodaa kasvetli ofisten içindeki son neş'e kırıntılarıyla bildirdi. :) Kıymet de bilmiyorsunuz lakin....

Karlı sabah...


  • Bu sabahta yine karlarla uyandık. Bizim ev inanın ki dışarıdan daha da soğuktu. Küçük bir kuzey kutbu olan evimizi bilenler bilirler. Uyanır uyanmaz kanım damarımda dondu sanki...  (Doğalgaz sobalı evlerin temel problemi sadece tek bir odanın ısıtılabiliyor olması. Kombi şart...)
  • Dışarısı eve göre nispeten daha sıcak olduğundan biraz keyfim yerindeydi yollardayken açıkçası. Ayrıca Büyükşehir de deli gibi çalışmış haklarını yemeyelim. Bütün yollar açıktı. Otobüsler tıkır tıkır işliyordu. Hatta insanlar arabalarını bırakıp toplu taşıma kullandıklarından yollar da bomboştu. :) 
  • Şimdi günün ilerleyen saatlerinde vakit sanki durdu da hiç geçmiyormuş gibi geliyor bana. Hatta bugün lanet bir pazartesi havası veriyor. Tatile bir gün kaldı diyen perşembeye hiç benzemiyor.
  • Bu arada sevdiceğimin selamı var sizlere. :) Sevdiceğim demişken dün birinci ip bitti de ikinciye bile başladım. Atkı örmek bizim işimiz 1991'den beri. :)
  • Bugün kırk kişilik bir doğum günü pastası her an sipariş edilebilir ve bunun tüm stresini hissediyorum üzerimde ben. :( Bu hafta sonuna  plan yapmıştım ama iş plan falan dinlemiyor. Yine de planımı da uygularım pastamı yaparım. Ama pasta iki katlı olacak. Hayat çok zor doğrusu. :(
  • Ayrıca bir de kartvizit peşinde koşturma olayım var ki sormayın evlere şenlik. Kendi kartvizitimizi kendimiz online olarak tasarladık. Sonra da sipariş ettik. Tasarıma laf yok, güzel oldu da... Kalitesi nasıl olur onu hiç bilemiyorum... Ucuz etin yahnisi gibi olmasın da sonra...
  • Neyse şu son beş dakikada ne oldu bilmiyorum ama içimdeki bütün enerji bir anda kaydoldu gitti. Gideyim iş yerine yeni kurbanlar bulayım. Buranın nasıl lanet bir yer olduğunu bilmiyor ki zavallılar mühendis aranıyor ilanını görünce koşarak geliyorlar. :(
  • Applesodaa ofisten içinde bir ton sıkıntıyla bildirdi. Selamlar, saygılar.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.