Herşey tam olarak şöyle gelişti. - Otuz bin milyon bardak almamın, kaldı ki ihtiyaç bile değilken, nedenini şimdi sıvamadan açıklamaya çalışacağım. - Ben bir arkadaşıma hediye alacaktım. Bu sıralar da her yerler tatilde malum. Seramikçiler de sırra kadem bastı, çoğunda sadece bir iki ürün var.
İçime sinen birşeyler bulmak için geziniyordum ki bir süredir takipte olduğum bir hesaba denk geldim ve oradan iki bardak aldım. Hangisini daha çok beğenirsem onu hediye ederim diye düşündüm, ilk kez almak her daim risktir.
Tam o işi halletmiştim ki daimi müşterisi olduğum Griseramik tasarım pazarı duyurusu yaptı. Aslında tasarım pazarı nisan ayında olacaktı ama firmanın iş yoğunluğu nedeniyle yapılamamıştı. Bende herhalde bu sene olmayacak diye aklımdan silmişim. Tam da silememişim demek ki çünkü duyuru cuma geldi. Cumartesi sabah dükkandaydım. :)
Tasarım pazarında üzerinde ufak defosu olan ürünler satışa çıkıyor. Normal fiyatının hemde yarısına ya da yarısından daha az bir fiyata; gerçi burada defo dedikleri de şöyle birşey mesela boya yapılırken fırça kaymış boya yayılmış; bakınız love yazan fincanın içindeki kalp. Kedili olan tek bir tane kaldığı için, Girl Power ve Tea olanlar uzun süredir satışta olmalarına rağmen rağbet görmedikleri için, Home Sweet Home da üzerindeki gri rengi fırın sıcaklığı nedeniyle tam istenilen tona ulaşamadığı için tasarım pazarına konulmuşlar ve tabii ki hepsi benim oldu.
Beş tane ile günü kapattım sandıysanız beni hiç tanımamışsınız demektir. :) Yukarıdaki Home Sweet Home'dan fotoğrafta yok ama iki adet almıştım, birisini arkadaşıma hediye edeceğim.
Buradaki iki adet olan turunculardan bende zaten vardı, birini kuzenime, diğerini de sevgili eltime hediye aldım. Benim gibi eltiniz olsa dediniz dimi, hey gidi, mükemmel miyim ne? Ay valla bugün ciddi kalamıyorum. Birde kendimi abartarak övmekten hoşlanırım aralarda.
Yoncalı fincan deneme ürünü olarak yapılmış, o nedenle hiç satışa çıkmamış. Mavi uzun olan fincan normalde altın dekorlu satılıyor ama bu fincanda seramik ufak pürüzülenmiş bir noktada o yüzden hiç süslenip satışa sunulmamış. Bu hali bile çok tatlı değil mi ama? Turkish Coffee'nin bende başka rengi vardı, bu rengine de karşı koyacak iradem yoktu açıkçası.
Öyle işte aldıkça aldım arkadaşlar. Baktım kılık - kıyafet, kozmetik, ayakkabı vs. herşey o kadar pahalı ki, bu ay ihtiyaçları bile bir kenara koydum ve kendime ayırdığım bütçeyi kitap ve bardak için kullandım. Bakayım hiç de üzgün değilim, benden kıymetli ne var şu hayatta? Arada bir kendimize bir güzellik yapalım diyorum ben? Siz ne dersiniz?
Çaya kahveye gelmek isteyen olursa beklerim, bedava çocuk sevme hizmetimiz de var. :)
Sevgiler.
Not: İlk hediye olarak başka bir yerden aldığım fincanlar burada yok, onları çekmeyi unutmuşum. Hay Allah.








