alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Haziran 2022

Koleksiyoncu muyum, neyim?

 
Birşeyi sevince b*kunu çıkaran birilerini tanıyor musunuz hiç? Eğer tanımıyorsanız beni tanıdıklarınız arasında o kategoriye koyabilirsiniz. Abartmakta üzerime insan tanımam çünkü...

Herşey tam olarak şöyle gelişti. - Otuz bin milyon bardak almamın, kaldı ki ihtiyaç bile değilken, nedenini şimdi sıvamadan açıklamaya çalışacağım. - Ben bir arkadaşıma hediye alacaktım. Bu sıralar da her yerler tatilde malum. Seramikçiler de sırra kadem bastı, çoğunda sadece bir iki ürün var. 

İçime sinen birşeyler bulmak için geziniyordum ki bir süredir takipte olduğum bir hesaba denk geldim ve oradan iki bardak aldım. Hangisini daha çok beğenirsem onu hediye ederim diye düşündüm, ilk kez almak her daim risktir.

Tam o işi halletmiştim ki daimi müşterisi olduğum Griseramik tasarım pazarı duyurusu yaptı. Aslında tasarım pazarı nisan ayında olacaktı ama firmanın iş yoğunluğu nedeniyle yapılamamıştı. Bende herhalde bu sene olmayacak diye aklımdan silmişim. Tam da silememişim demek ki çünkü duyuru cuma geldi. Cumartesi sabah dükkandaydım. :)

Tasarım pazarında üzerinde ufak defosu olan ürünler satışa çıkıyor. Normal fiyatının hemde yarısına ya da yarısından daha az bir fiyata; gerçi burada defo dedikleri de şöyle birşey mesela boya yapılırken fırça kaymış boya yayılmış; bakınız love yazan fincanın içindeki kalp. Kedili olan tek bir tane kaldığı için, Girl Power ve Tea olanlar uzun süredir satışta olmalarına rağmen rağbet görmedikleri için, Home Sweet Home da üzerindeki gri rengi fırın sıcaklığı nedeniyle tam istenilen tona ulaşamadığı için tasarım pazarına konulmuşlar ve tabii ki hepsi benim oldu.

Beş tane ile günü kapattım sandıysanız beni hiç tanımamışsınız demektir. :) Yukarıdaki Home Sweet Home'dan fotoğrafta yok ama iki adet almıştım, birisini arkadaşıma hediye edeceğim.

Buradaki iki adet olan turunculardan bende zaten vardı, birini kuzenime, diğerini de sevgili eltime hediye aldım. Benim gibi eltiniz olsa dediniz dimi, hey gidi, mükemmel miyim ne? Ay valla bugün ciddi kalamıyorum. Birde kendimi abartarak övmekten hoşlanırım aralarda.

Yoncalı fincan deneme ürünü olarak yapılmış, o nedenle hiç satışa çıkmamış. Mavi uzun olan fincan normalde altın dekorlu satılıyor ama bu fincanda seramik ufak pürüzülenmiş bir noktada o yüzden hiç süslenip satışa sunulmamış. Bu hali bile çok tatlı değil mi ama? Turkish Coffee'nin bende başka rengi vardı, bu rengine de karşı koyacak iradem yoktu açıkçası.

Öyle işte aldıkça aldım arkadaşlar. Baktım kılık - kıyafet, kozmetik, ayakkabı vs. herşey o kadar pahalı ki, bu ay ihtiyaçları bile bir kenara koydum ve kendime ayırdığım bütçeyi kitap ve bardak için kullandım. Bakayım hiç de üzgün değilim, benden kıymetli ne var şu hayatta? Arada bir kendimize bir güzellik yapalım diyorum ben? Siz ne dersiniz?

Çaya kahveye gelmek isteyen olursa beklerim, bedava çocuk sevme hizmetimiz de var. :)

Sevgiler.

Not: İlk hediye olarak başka bir yerden aldığım fincanlar burada yok, onları çekmeyi unutmuşum. Hay Allah.

16 Şubat 2022

Asla iflah olmam ben...

 

Ayın başında itibaren evdeki eksik gediği bir türlü tamamlayamadım. Eskiden bir giderdik markete toplu alışveriş yapıp gelirdik. Şimdi herşey öyle zamlanmış ki oradan şuradan buradan bir sürü sipariş verdim. Yine de bir bulaşık makinesi tableti bulamadım istediğim fiyat aralığında...

Sonra işe mola vermiş internette bulaşık tableti ararken Amazon'da tahmin ettiğimden bile daha uygun bir fiyata buldum. Tam ona sevindirik olmuşken (ne hallere düştük yarebbim) dur bakayım başka neler indirimdeymiş dedim.

İşte bir baktım bu üç adet kitap da girmiş sepetime hayret bişey. :)

Amazon'da sağolsun kocaman kocaman kolilere koyup gönderiyor. Kocamın yüreğine indi ertesi gün paketler gelince, sitede ne varsa sipariş ettim diye. Neyse baktı ki bir kutu bulaşık tableti, bir paket bitki çayı, üç adet de kitap almışım. Demiştim ona oysa ki fuzuli bişey yok hepsi de ihtiyaç diye. :)

Fiyatlar öyle mertebelerdeki ucuza nerde kitap bulsam alıyorum, kitap konusunda asla iflah olmaz bir yapım var. Zamlardan önce kendimi sınırlandırıp elimde son kitap kalana kadar yenisini almazdım ama şimdi bugün var yarın yok bu fiyatlar...

Ne yapayım ben? 

Ne zamandır Murathan Mungan'ın "Yaz Geçer" kitabını alacağım unutuyordum. Diğer kitapların da benim olacağı varmış.

Siz bu aralar neler alıyorsunuz, yahut neleri alasınız var da elleriniz varmıyor?

Sevgilerle.

13 Aralık 2017

55. Gün: Pazara gitmeyi seviyorum.

İnsanın pazarda nasıl bir ganimetle karşılaşacağı hiç belli olmuyor. :)

Nerede güzel bir pazar var deseler üşenmem giderim. Mağaza veya avm gezmekten çok daha
güzel bir şey pazar gezmek fikrimce.

Lakin pazara gitmenin de kuralları var tabii ki; mesela öğlene kadar yatıp da
sonra kalkıp "Bir pazara gideyim." demeyeceksin.
Pazara erken kalkılıp gidilir. :)

Bugünlerde sıkça Beşiktaş pazarına gidiyorum. Tabii her gidişimde envai çeşit
ganimetle dönmüyorum ama her gidişim bir başka fırsat.

Resimde gördüğünüz ceketi Beşiktaş pazarından yazıyla üç buçuk, rakamla 3,5 TL'ye almış
bulunmaktayım. İnanamadınız değil mi? Pazarcı amca fiyatı söylediğinde bende bir 
şoka girmiştim. Hatta inanmayıp tekrar sorduğumda yandaki teyzeden 
bir dirsek yedim. "Kızım bu tezgahta hep böyle
fiyatlar, karıştırmasana ortalığı!" dedi bana.

Karıştırmadım bende, usulca aldım. Ödemeyi yaptım ve ceketi gelip de geri ister
falan diye hızla uzaklaştım. :D

Ne diyorsunuz bence toplanıp toplanıp Beşiktaş pazarına gitmeliyiz.

Sevgiler, fırsatçı Applesodaa'dan. :)
12 Kasım 2017

24. Gün: Kredi kartı kullanamıyorum!


İlk işime başlar başlamaz banka adıma bir kredi kartı çıkartmıştı.
Ah ne sevindim, ne sevindim. :)
Ne de güzel kullanacaktım, neler alacaktım neler...

Hayaller elitliğimden ölmeyeyim duruşu, hayatlar borç batağında kıvranmak.
Umduğum gibi olmadı, benim hesaplar çarşıya hiç uymadı.
Bitmek bilmeyen bir kredi kartı borcu ile karşı karşıya kaldım. Bu arada kartın limiti
bin lira. Öyle aşırı aşırı yüksek bir rakam da değil.

Ama ben bin lirayla bile borç batağına saplanıp kaldım.
Sonra baktım ki kullanmayı beceremiyorum. Borcu ödedim karttan kurtuldum.

Her iş değişikliği yaptığımda adıma çıkarılan kartları da; "Bunu çıkarırken kime sordunuz?!"
diye bağıra çağıra iade ettim.

Mutluyum.
Beceremiyorum ne yapalım.

Kredi kartını olması gerektiği gibi kullanabilen üstün varlıklara saygım sonsuz.
Önümüzde eğiliyorum senseiler.

Saygılar, Applesodaa.
25 Ekim 2017

6. Gün: Eskiden alışveriş manyağıydım. Şimdi "Nasıl Tutumlu Olunur" diye kitap yazabilirim.

Evlenmeden önce tüm evin tüm ihtiyaçları ailem tarafından karşılandığından kendi maaşımı
gerekli gereksiz her şeyi almak için kullanırdım.

O zamanlar alıp da kolumu-bacağımı sokmadığım bir çok kıyafeti ya dağıttım yahut seneler sonra
giymek kısmet oldu.

Evlenirken düğünü kocam ve ben, kendi başımıza finanse ettiğimizden tutumluluk yolunda ilk
adımları attım. Ancak tutumluluk yolunun henüz başındaydım.

Ev kredisi batağına saplanınca, nasıl tutumlu olunur öğrendim. :)
Hatta bu konuda yüksek ihtisas bile yaptım.

Kendimi tebrik ediyor, bugünkü yazıma son veriyorum.

Applesodaa.
24 Ekim 2017

5. Gün: İnsanların "Ay hayır!" dediği kıyafetleri almaktan hoşlanıyorum.

Kıyafet alışverişi yaparken bayanlar olarak birbirimize danıştığımız dünyanın malumu.

Bu danışma işlerinde eğer kızlar "Ay hayır!", "Yok, hiç güzel değil.",
"Olmaz ya iyi durmuyor." diyorsa içimdeki almak isteği
azalacağına daha da artıyor.

Genel olarak insanların beğenmediği, genel geçer kurallara uymayan renk ve formlarda
kıyafetleri almayı ve giymeyi seviyorum.

Hatta insanlar ne giymiş ki böyle diye ilginç ilginç bakarsa;
yüzümde hınzır bir sırıtma peydah oluyor ve
için için mutlu oluyorum.

Applesodaa.
31 Ocak 2017

Evmanya ile başım belada...

Online alışveriş çıktı mertlik bozuldu yiğidim...

İnternetten alışveriş yapmanın benim gibi çalışan bayanlar için hayatın en büyük kolaylıklarından
biri olduğunu söylesem yalan söylemiş olmam.
Hele ki ben; çorabımdan kazağıma, hediyelere, ev eşyalarına varana kadar her şeyi
internetten alıyorum.

Online alışverişin alıp yürüdüğü bu dünyada memnun olamadığım tek firma Evim.net idi.
Ki zaten kendileri nitelikli dolandırıcı bir firmaydı.

Şimdi de Evmanya'dan muzdaribim çiçeğim...
Yıllar önce siteden ilk alışverişimi bir çerçeve alarak yapmıştım.

Çerçeveyi aldım yirmi gün geçti ne gelen var ne giden...
Şikayetimi belirttiğimde Sevgililer Günü nedeniyle yoğunluk olduğunu bilgisine ulaşabilmiştim.

Evlenirken 2 adet halı sipariş etmiştim.
(Gafletimden olsa gerek...) Ürünlerin gelmesinin günler sürmesi yetmediği gibi,
üstelik bir de ürünler yanlış çıkmıştı. :(

Aradan bir buçuk yıl daha geçmişken ve almak istediğim banyo dolabı indirim
üzerine indirime girmişken bir kez daha şansımı deneyeyim dedim.

Demez olsaymışım...
Ürün geldi lakin üzerinde yapılan tüm işaretlemeler yanlış.
İşaretli yere takamıyorum bile dolap kapağını çünkü gelişigüzel işaretleme yapıldığından
işaretler çok ama çok içeride kalıyor.

Bu da böyle bir derdimdi işte... Allah başka dert keder vermesin.

Kendime Not: Bildiğin siteden şaşma..

Bilmeyenlere Not: İnternetten alınan dolap vs. ürünler üzerinde tüm vidaların takılacağı delikler,
menteşe delikleri, dübel delikleri işaretli olarak geliyor.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.