tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Şubat 2022

Ölü Ozanlar Derneği

 

Lise zamanlarımda Ölü Ozanlar Derneği'ni televizyonda izlemiştim. Yaşıtlarımla alakalı bir konu anlatıldığı için sanırım çok etkilenmiştim.

Bir iki sene sonra lise kütüphanesinde çalışırken kitabına denk geldim. O güne kadar kitaptan uyarlama olduğunu bilmiyordum. Kitabı okudum, çok etkileyiciydi ve izlediğim en iyi uyarlama olduğunu düşündüm. 

Aradan yıllar geçmişken geçenlerde tiyatroya uyarlandığını öğrendim ve gidip izlemeyi kafama koymuştum ki Üsküdar Belediyesi hizmeti ayağımıza getirdi.

Ayın etkinliği kapsamında Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde kızlarla gidip izledik.

Aynı akşam bir başka blogger arkadaşımız da oradaydı. "Birpembesever" de blogunda tiyatro hakkında bir yazı yazdı. Şuradan  okuyabilirsiniz.

Ölü Ozanlar Derneği'nin bende yeri çok ayrı, çok ama çok sevdiğim bir kitap ve de film benim için... Ama belki de hem kitaba hem filme bu kadar aşık olduğum için tiyatrosunu sevemedim.

Genç oyuncuların performansı bence Todd Anderson karakteri hariç çok yerindeydi. Todd Anderson çok ama çok sessiz bir karakter tiyatroda canlandıran arkadaş zaman zaman diğerlerinin temposuna takılıp sürüklendiği için ben başka bir Todd'a bakıyor gibi hissettim.

Okul müdürü Mr. Nolan'ı oynayan oyuncu Tayfun Yılmaz sanki okul müdürü olmak için yaratılmış gibiydi. En bayıldığım izleme performansı kendisinindi diyebilirim.

Ama John Keating'i canlandıran Hakan Altıner'de kesinlikle aradığımı bulamadım. TV'de de sıkça gördüğümüz bir yüz olduğundan sanırım kendisine fazla umut bağlamışım. 

Edebiyat öğretmenini canladırdığı halde okuduğu şiirlerin hiçbirini seyirciye geçirebildiğini çok düşünmüyorum. Çok hızlı okuyordu, kelimeleri yutuyor veya birbirine bağlıyordu. Şiir performansı kötüydü, ayrıca kendisi tam olarak John Keating rolüne girememiş gibiydi. Tabii benim dışardan bu kadar eleştirmem ne derece doğru bilemem. Ama kişisel olarak performansını beğenmediğimi söyleyebilirim.

En kilit rol olarak performansı bence çok yetersizdi.

Birde orjinal metinde yer alan "Captain, my captain." repliğinin sürekli olarak "Kaptan, kaptanım benim" olarak çevrilmesi beni rahatsız etti açıkçası. "Kaptan, kaptanım" olarak kullanılması naçizane kişisel görüşüme göre yerinde olabilirdi.

Kapanışta her oyucunun sürekli "Kaptan, kaptanım benim" diye peş peşe repliklerini sunduğu kısımda en azında "Kaptan, kaptanım" denilmesi daha etkileyici bir kapanış sağlardı diye düşünüyorum.

Gelgelelim güzel yanlarına derseniz müzikler çok ama çok iyiydi. Gençlerin performansları bana biraz umut ışığı oldu, hala güzel şeyler yapılabildiğine dair. Birde anısı kalmış oldu kızlarla bu güzel gecenin.

Eee ne diyorsunuz okudunuz mu? İzlediniz mi? Tiyatroda gidip görmeyi düşünür müydünüz?

Sevgiler.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.