30 Kasım 2011

Şiir...


Gelme çocuk!
Benim denizimde yüzemezsin sen
Kolların kısa kalır dalgalarıma
Ölürsün çocuk!
Bulaşma yalnızlığıma...

K. Tazeoğlu..

27 Kasım 2011

Düşünüyorum..


  • Bu hafta tam memur vardiyasında çalıştım. Sabah sekiz akşam dört. Eve her geldiğimde "o" da bizdeydi. "O" dediğim komşugillerden bir zat. Düşünüyorum da be adam demezler mi hiç "Bu kız karga şey etmeden kalkıyor. Haliyle erkenden uykusu geliyordur. Her akşam oraya gidip de rahatsız etmeyelim." . Demezler mi? He, demezler mi? Derler!!! 
  • Delirttiler beni yemin ediyorum bütün hafta boyunca. Bir de babam bana misafirleri savunuyor. İstemiyorsan sen gelme eve dedi. Oldu paşam ya oldu! Elalemin herifleri benden daha değerli yeminle. Allah bu futbolun da belasını versin. Bu digiturku icat edenin de. Bu saatten sonra da takım makım tutmuyorum. Tutarsam şerefsizim!! Futbola hayır diyoruz dimi kızlar?? HAAAAAAAAYIR!!!
  • Bütün bu futbola hayır holiganlığıyla yorulduktan sonra gelelim diğer mevzulara. Cümle aleme dert olmuş siyaset, herkes en iyiyi biliyor, herkes en doğruyu söylüyor zaten. Yeter lan, susun artık. Hangi söylediğiniz devleti kurtardı?? Hangi söylediğiniz dikkate alındı?? Sabrıma yettiniz artık hepiniz. Bi defolup gidiniz!! 
  • Tayyip'i de Allah bin türlü davul etsin. Parayla askerlik mi olur Tayyip?? Sorarım sana sen vaktiyle para  verip de mi gitmiştin askere?? Bu ne saçmalıktır benim aklım dimağım almıyor. Parayı bastıran gitmesin askere tamam da. Fakirin fukaranın suçu ne?? Bundan sonra gelen şehit haberleri hep parası pulu olmayan ailelerden gelecek. Bundan sonra milletin canı ciğeri 30 bin lirası olmadığı için yanacak. Bunun hesabını sorarlar Tayyip. Nasıl verirsin orasını ben bilemem. Ama bundan sonra gelecek her şehidin hesabını misli misli sorarlar, demedi deme sonra.
  • Ben iyiyim, güzelim. Aramayın, sormayın, merak etmeyin. Böylesi iyi. Böylesi rahat, ferah. Huzura kavuştum yokluğunuzda. Yakında Konya seyahati yapmayı düşünüyorum. Diplomayı bahane ettim, Mevlâna'yı bir kez daha ziyaret etmek istiyorum. Bundan sonra gidip gelmek şansa kalmış nasılsa..
  • Fincana kahve koydum gel diye diye getirttim birilerini uzaklardan. :) Çok uzak mesafelerden... Aslında çok da yakından. :) 
  • Hadi bu kadar çemkirdiğim yeter artık benim. Gidip kişisel bakım yapayım. Ojedir, manikürdür falan. :) 

                                                                                                                        Charlie xoxoxoxoxox ;)
22 Kasım 2011

Ne yapsam olmuyor!


  • Ne yapsam olmuyorsa; olmadığı yerde mı bırakayım? Yoksa oldurana kadar mı uğraşayım??
  • Ne yapsam olmuyorsa; olmayacaksa.. Sonuna kadar mı savaşayım?? Olmazsa; uğraştım, savaştım peşinde koştum bu işin mi derim??
  • Ne yapsam olmuyorsa; bundan sonra ne yapsam da olmaz mı acaba bilir misin??
  • Ne yapsam olmuyorsa; hiçbirşey mi yapmayayım?? Yoksa elimden gelenden de fazlasını mı ortaya koyayım??
  • Ne yapsam olmuyorsa; olmadığı yerde mi bırakayım?? Yenileyim mi?? Yoksa zaten baştan yenik mi başladım??
  • Ne yapsam olmayacaksa; neden uğraşayım?? Olacaksa olsun artık daha ne yapmalıyım?? 
  • Ne yapsam olmuyor. Bazen değil hiç olmuyor. 
  • Ne yapsam da olduramıyorsam, boşa kürek çekiyorsam.. Bana ümit verip de yola çıkaranın ağzının orta yerine çakayım! Çakayım değil mi yapayım??

P.S: Ne yapsanız da olmaz ya işte bazen, olsun diye ölseniz de olmaz. Hayat sizi umursamaz ya bazen, gelin bana o zaman sizin yerinize de okkalı bir küfür basayım.. 

P.S: Amaçsız bir posttur. Her devede kulak, her gülde diken, her postumda da bir mana aramayın.

Canımı sıkıyorsunuz!


  • Öyle bir buhran halindeyim ki nedeni ne, bende bilmiyorum. Kimseyi istemiyorum. Tek bir ses, tek bir nefes hiç birşey istemiyorum. Kimsem olmasın. Amaan, akşamlar olmasın. Gün bitmesin, güneş batmasın. İçime bir sıkıntı yayılıyor ki sormayın..
  • Canımı sıkanın, canına kast edesim var. Öyle de şiddete meyyilli bir kız oldum çıktım işte. Sebep ne? Bilmiyorum. 
  • Feysbuku oyun oynamak dışında açmaz oldum. Bütün herkesi sildim, çıkardım hayatımdan. Yalnızları oynuyorum her gün en baştan. Büyük oyun, tek perde. 
  • Şu bloga işe yarar bir yazı yazmayalı çok oldu. Bu bıkkın halimden de bıktım. 
  • Koyverdim herşeyi. Koyveremediğime yol verdim. Yol veremediğime boş verdim. Verip veriştirdim gene de rahat edemedim. 
  • O bu değil de ben kendime, bu hallerime bir anlam veremedim?? Erken menopoza girdim desem değil yani. Depresyon desen o da değil. 
  • Allah sonumu hayır etsin de hiç iyi değil bu halim..
  • İyiyim merak etmeyin.
  • Değilim ama yine de etmeyin işte!
  • Neyse..
  • Hadi dağılın, siz de canımı sıkıyorsunuz. Gelip okuyorsunuz. Güya öyle diyor bu istatistikler ama bir yorum bile yazmıyorsunuz. Issız blog burası sanki. Hayır paralı yorum yazmak sanki niye bu cebimde akrep var havaları he niye??
  • Aman be neyse işte neyse.
  • Herneyse ne..

                                                                                                                   ve sonunda delirdi işte...
21 Kasım 2011

Günlerden bugün...


  • Bugün kargalardan önce kalktım kahvaltı yaptım. Sokak köpekleri uyanmadan yoldaydım. Bu nasıl bir iş ben anlamadım. Cümle alemin uykuda olduğu saatte biz kime hizmet vermek için işe gittik bilmiyorum. He o saatte daha yüzler yıkanmadan, gözlerdeki uyku akmadan hizmet almak için arayanlara bir anlam verebildim mi? Veremedim. Veremiyorum.
  • Gökmen'im canavarım dün beni aradı. Sesini yediğimi oyuncak müzesine götürmeye karar verdim. Biliyorum kendini kaybedecek. Biliyorum sinir harbi geçirip, bin pişman olacağım. Ancak bütün riskleri göze aldım. Sıpamla beraber gezmeye gideceğim ben. Zaten o pişmanlıkla on yüzyıl evden çıkmam ya o da ayrı tabi canım.
  • Hayat güzeldir. Hayat devam ediyor.. Bilimum içinde hayat geçen güzelim cümleleri şuraya yazasım var. Bazen tam da herşey yolunda gitmeye başlar. Aman nazar değmesin de tam da o bazen noktasındayım işte. :)
  • Alerjik olaylarla başbaşa vakit geçiriyorum şu aralar. Alerjim yeni bir boyuta ulaştı desek daha doğru olur aslında. Bilmiyorum ki bende nedir bunun sebebi, su içsem alerjim azıyo galiba artık. .s
  • Pek yazasım mı yok nedir. Bir saattir bir yazıyı bitiremedim. Gideyim en iyisi ben iş güç beklemez malum kargalardan erkenciyiz bu hafta zaten.
  • Bizim Yenge'den bir sözle bitiriyorum bu postu. "Katranı kaynatsam olur mu şeker? Cinsine yandığım, cinsine çeker." Bu sözün neresi beni cezbetti bilemiyorum ama oldu bir yakınlaşma aramızda ve zaten söz de blogumun sağ tarafında ebedi yerini aldı. :)
12 Kasım 2011

...Ayrılığa Dair


Canınızı yaka yaka, hiç tarak görmemiş yetim renkli saçlarınızı okşayarak tekrarlarlar:

‘‘Kendine iyi bak! Belki bir gün karşılaşırız bir yerde;
Bunun için ve en çokta benim için, kendine iyi bak!’’

Kan, dışa değil içe akarak zehirler tüm bedeninizi ve ömrünüzü.
Aynalara hasım olduğunuz ilk andır o.

‘‘Kendine iyi bak!’’ sözünü duyduktan sonra aramaya başlarsınız kendinizi.
Uzun yıllar sonra bir yerde, parmağınızı bile kesseniz,
Bilirsiniz:
Bir zamanlar içe akan siyah kanın devri daimidir bu yere damlayan kırmızı su.

Emre GÖKÇE~Ayrılığa Dair
10 Kasım 2011

Düşündüm de;

sonsuza kadar affetmeyeceğim insanlar var benim.

Bir şiir...


Ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Balıkçılar ağ atmamış
Şairler henüz yatmamıştı

Neler yaşadık önce
Ben seni ne çok sevdim
Bir İstanbul ekspresinden
Halliceydi kalbim

Ve bir yemini körelttim şimdi
Yerine bir umudu biledim
Ve bir İstanbul ekspresinden
Halliceydi kalbim

Üstelik bilmiyordum Beşiktaş’tan
Beyoğlu’na kaç saatte inilir
Aşk nerdedir bu şehirde
Hangi sokakta gezinir

Dedim ya ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Gün doğmadan neler doğar
Bunu gönlüm de ummamıştı

Uçakları hiç sevmem
Trenden de vazgeçtim
İzmir’den istanbul’a
Tam bir saatte geçtim


Yiğit Güralp

Şişşşşttttt!!


  • Ölüyorum hastalıktan, sesim kısıldı gitti. Evde yatmaktan içime fenalıklar geldi. İçim sıkım sıkım sıkıldı. Salep, ballı süt vs. içmekten içim dışıma çıktı. Ah, ne iğrenç birşeysin sen hastalık...
  • Gökmencim ve bilimum tatlı bebekler bayram sırasınca ziyaretimize geldi ancak ben hiçbirini sevemedim. :( Çünkü ben hastaydım...
  • İşyerinde bile doğru düzgün çalışamadım. Öylece oturdum boş boş. Hepsini geçtim de sesim geri gelsin ne olur ya. Aaa delireceğim ama artık he! Yeter hastalık, git başımdan ben sana göre değilim!
  • Şişşşşştttt çok hastayım diyorum yahu. Bir duyan yok mu??
4 Kasım 2011

Bazen hayat...


~tosunum~

  • Bazen hayat cuma günü izinli olmak. O kadar sıkıcı yani. Herkes çalışırken dışarı çıkmak istesen yanına birini bulamazsın. Evde ağrı ve sancılarınla oturmak zorunda kalırsın. Ahh, iğrenç!!
  • Bazen hayat Atiye'nin reklam şarkısı 'Bu mudur?' u sevmek ama şarkının aslını hiç sevememek... Yorumsuzum. :)
  • Bazen hayat ıssızlık. Kahve fincanım, bilgisayarım ve ben 140 metrekarelik evde tek başımızayız. Evden bir ses gelse 3,5 atacak durumdayım yani o kadar.
  • Bazen hayat digiturk kadar boş. O kadar para veriyoruz şu merete bir tane de düzgün film yok izleyecek. Ben böyle işe...
  • Bazen hayat halsizlikten Gökmen'i sevmeye gidememek kadar tatsız.. 
  • Bazen hayat aşksız. 
  • Bazen hayat Starbucks'ın cappucino'su kadar şekersiz.
  • Bazen hayat kahve fincanı kadar karanlık.
  • Bazen hayat bir çocuk filminde Taylor Lautner'i görmek kadar hayal kırıklığı..
  • Bazen hayat annenin bütün işleri sana bırakması. 
  • Bazen hayat bayramda çalışmak kadar can sıkıcı.
  • Bazen hayat içinde patlayan şekerler gibi vızıldayan bir umut baloncuğu.
  • Bazen hayat beklenmeyen bir anda gelen tatlı bir davetsiz misafir. :)
  • Bazen hayat kararsızlık, güvensizlik.
  • Bazen hayat çok karmaşık. Allah'ım sen yardım et.

P.S: Bazen hayat böyle de saçma bir post işte. Resimdeki tatlı canavar da Gökmen'im! :)
2 Kasım 2011

Çok zor günler bu günler.


  • İşin gücün dibine vurmuş durumdayım. Ama sosyal hayattan da geri kalmıyorum maşallahım var he. İşten fırsat bulduğum her vakitte orada burada günümü gün ediyorum. :) Bu kadar sosyal olmak çok pahalı bir iş yalnız aman sakın siz denemeyin. Bütçeye zarar mazallah.
  • İnsanlardan öyle böyle değil bunalmış durumdayım. Bıktım, usandım. Bazı insanların utanması falan da yok arsızlar aşmış gitmiş. Tiksindim öyle böyle değil!!
  • Bu ara bir hal geldi bana. Bir anda bir öğürme geliyor. Kustuğum falan yok ama öğürmekten içim dışıma çıkar oldu. Konuşurken, yemek yerken bir anda içim dışım bir oluyor. Fenalardayım dostlar.
  • Feyste sims'i hızlandırma çalışmalarına başlamışlar. Oyunumu oynayamıyorum yahu! Öyle böyle değil çok canım sıkıldı bu konuya çoook!
  • Dostlar x-men başlıyormuş. Başka lafa gerek yok ben gidiyorum tv izlemeye. :) 

                                                                                                             Öpüldünüz xoxoxoxoxox
                                                                                                                        Charlie 
27 Ekim 2011

Kendini Oyalama Yöntemleri Vol. 3


  • Çalışın, çalışın, çalışın! İnanın hiç birşey yapmaya vaktiniz kalmıyor ve kimseyi düşünecek halde olmuyorsunuz. Bütün gün çalışıp, gece uyuyorum ya da tam tersi. Düşünmeye vaktim bile yok, ohh relax yani. 
  • Umursamayın. Şu çok kroca söze geliyor işin sonu ama kafana tokadan başka birşey takmayacaksın abi. :D Allah'ım iğrencim ama asıl mevzuyu anladınız sanıyorum. 
  • Boş kalan her vaktinizi sosyal aktivitelerle değerlendirin. Ama ağlamaklı filmlere gitmek ya da sahilde öyle tek başına takılmak yok. Nerede kalabalık orada siz olun. Aman sabahlar olmasın! :D 
  • Herşeye yeniden başlayın. Herşeyinizi yenileyin. Sevdiklerinizi bile. 
  • Çok gereksiz canınızı sıkan insanları hayatınızdan komple çıkarın. Bir de onlara canınız sıkılmasın. :)
  • Baktınız hiç olmuyor yeni birini bulun. Çivi çiviyi söker, budur bunun ilacı.. :)
26 Ekim 2011

Utanıyorum...

Annemle babam birbirlerini telefonla aşkitom diye kaydetmişler. Allah'ım ebeveynlerimden utanıyorum :S

Zamanı yitirirken...

   Zamanımı çok boş şeylerle harcadığımı farkettim birden. İşe gidip gelmek dışında ne bir insanla görüşür oldum, ne de başka bir şey yaptığım var. Zamanı yitirirken ben hala dönüp dönüp arkama bakıyorum, yeni farkettim. Kaybettiklerim çok, hemde öyle çok ki... Düşünüyorum hayatımın dönüm noktalarını, zamanı o noktalara geri alasım geliyor. En başa dönebilseydim eğer;
  • 18 yaşıma giderdim. İlk erkek arkadaş edindiğim o noktaya ve hemen vazgeçerdim o kararımdan. Övünmek olsun diye demiyorum ama işe yaramaz erkek seçmekte üstüme tanımam. Çıktığım üç adet adamın her biri de birbirinden boş ve gereksizdi. 
  • O en sadık kardeş, dost dediğim adamla arada mesafeler bile olsa da saatlerce konuştuğumuz o noktaya dönerdim. Bazı insanlarla onu hiç tanıştırmazdım o zaman ve bir yanımın ömür boyu geri gelmemecesine beni bırakıp gitmesine izin vermezdim.
  • O en eski noktalardan birine dönebilseydim eğer çook eskiye lisenin başlarına.. O zaman hayatımın yarısına eşlik eden o insana o kadar değer vermezdim. Bir gün gelecek ve elimi uzattığımda o değilde bir başkasını bulacağımı bildiğimden acıtmasına müsaade etmezdim.
  • Üniversite başlarına geri dönebilseydim eğer insanlara hiç güvenmezdim. Güvenmezdim ki sonrasında yaptıkları canımı yakmasın.
  • Çocukluğuma dönebilseydim eğer bugün burada olmazdım. Bu yazıyı yazmazdım. Bu kadar çok canım yanmamış olurdu. Ben başka bir yol, başka bir hayat seçmiş ve hiçbirinizi tanımamış olurdum. Tek pişmanlığım Gamze ve Elifleri tanımamış olmak olurdu o zaman. Onlar olmadan olmazdı yine de itiraf etmek gerekirse. Belki yan yana ve aynı yolda yürümüyoruz. Belki eskisi gibi görüşemiyoruz. Ama ne zaman ki bir derdin olsa üçünü de elini uzattığında bulabilirsin. Bakarsan belki et ve tırnak değiliz. Canımın canı dediğin insanlar kadar yakın bile görünmüyorlardır belki de. Ama asıl can onlardır. Ne zaman neye ihtiyacın olduğunu onlar bilir. Ne zaman ki ihtiyacım var desen onlar gelir. Onlar herşeydir. 
  • Yelit çikolatası için birşey demeye gerek duymuyorum. Kendisi tam bir baş belası olduğundan gelip o hayatta da beni bulurdu eminim.
  • Kübra'cım. Canımın canı. Gözümün bebeği! En başa dönsem kardeş olalım isterdim. Kan bağımız olmadan da kardeşiz biz onunla. Her zaman yanımda. Yanındayım. Senle olmaktan yana nasıl pişman olurum ki. Başka bir hayatta da olsam yine seni bulmak isterdim. 
  • İsmi geçen değerli şahıslar dışında hiçbirinizi tanımamış olmaktan pişmanlık duymazdım. Yoluma bakar pişman olacağım yeni yanlışlar yapardım. Belki umursamaz biri olurdum da canım bu kadar yanmazdı.. O zaman siz olmazdınız ve ben başkası olurdum. O zamanlara geri dönebilseydik güzel olurdu. O zamanlara geri dönebilmek gibi bir ihtimal bile olsa olurdu..
22 Ekim 2011

Bizim evin mutfağında :)


  1. Annem "Kapuska mı koyayım, pırasa mı?" diye sorar. Pırasa dersin ama o tabağına kapuska koyar. :)
  2. Babam evde yalnız kaldığında taze fasulye yapar. Ama yemeğe tuz yerine şeker koyar. :) 
  3. Kız kardeşim temiz kepçe bulamadığında yemeği cezve ile koyar. :) 
  4. Kuzenim Türk kahvesinin içine şeker yerine tuz koyar. :)
Özetle; bizim evin mutfağı sizin bildiğiniz evlerin mutfaklarına benzemez. Hiçbirşey normal değildir. Sanırım hiçbir zaman da olmayacak. Bizim evin mutfağında yemek pişirirken Çikolatamla göbek atarız biz. :) Güleriz, eğleniriz. Yemeklerin tadı süper diyemiyorum. Yani şekerli taze fasulye ya da tuzlu kahve tahmin edersiniz ki hiç güzel değil. Ama bizim evin mutfağı şenlikli, neşelidir. :)

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.