Durum Raporu: Sosyal kelebek mi oldum nedir?
Durum Raporu: Ay resmen ünlü oldum!
30 Mutlu Gün 30/21...30
30 Mutlu Gün 30/12...20
12. Gün: Niyetli olmadığım için ofisten arkadaşlarla öğle yemeğine gittim. Uzun ama uzun bir aradan sonra sohbet ederek yemek yemek çok hoştu gerçekten. İnsan bazen sürekli yaptığı şeylerin kıymetini ancak yapamadığında anlayabiliyor.
13. Gün: Hem Çınar'ın kontrolünü hem de benim sürekli ertelediğim Cildiye randevumu halledebildiğimiz mükemmel ötesi bir gün oldu. Gerçi şimdi de plastik cerrahiye gitmem gerekiyor. Allahım bana dirayet ver.
14. Gün: Kayınvalidemler memleketten İstanbul'da kalan eşyaları götürmek için geldiler. Her ne kadar sonunda ayrılık olan bir kavuşma olsa da oğlumun sevinci görülmeye değerdi. Bir de aile iftarı hazırladım ki sormayın, tam Ramazan ayına yakışır bir gün oldu; sevinciyle, coşkusuyla...
15. Gün: Genelde eşimle ben sahur yapmıyoruz. oniki bir arası birşeyler yiyip yatıyoruz, tekrar kalkmıyoruz. Ama evde misafir olduğu için yılın ilk sahurunu yaptık. :)
16. Gün: Çınar mahalledeki bütün ablaları ile beraber futbol (kendisi pitbol olarak telaffuz ediyor) antrenmanına gitti. Soranlara da "Ben Şinem'i pitbola götüğdüm." diyordu. Onun o eğlencesi, keyfi, geldiğinde sürekli sıkılmadan aynı şeyleri anlatması gerçekten beni de o kadar mutlu etti ki. Kendim gitsem öyle mutlu olmazdım heralde.
17. Gün: İftara kızlar gelecekti, İpek kızçem bizi son anda ekse de Ayşe kızçemle keyifli bir iftar yaptık. Gerçi iftarın keyfini en çok Çınar çıkardı ama neyse. :)
18. Gün: Ramazan dolayısıyla yemeğe gitmediğim için öğle arasını kitap okuyarak değerlendirdiğim bir gündü. Dışarısı, kasvetli ve yağmurluyken pencere kenarında oturup kitap okumanın keyfi başka hiç bir şeyde yok.
19. Gün: Sabah toplantım olmamasının verdiği güvenle kendime güzel bir sabah uykusu armağan edip bir sonraki otobüse bindim. :) Bizim otobüs seferlerinin arası yok 7:50'ye binersem ofise çok erken geliyorum ama trafikte kalmıyorum. 8:40'a binersem de ofise yarım saat geç kalıyorum. Arada geç kalmanın da bir keyfi yok değil tabi. (Bu ikisinin arasında başka otobüs seferi olmaması sadece bana garip gelmiyordur umarım.)
20. Gün: Uyandığımda güneşi görmek. :) Günlerdir kasvet kasvet üstüne, soğuk soğuk üstüneydi. Çamlıca eteklerinde oturunca da hava hiç yardımcı olmuyor tabi. Sabah gözümü bir açtım güneş parlıyor allahım nasıl bir mutluluktu anlatamam.
Eee nasıl gidiyor, küçük mutluluk durumları?
Sevgiler.
30 Mutlu Gün 30/5...11
Etkinliği saldığımı düşünmeniz beni üzer. Biraz yoğundum ancak gelebildim. Öyleyse hızlıca küçük mutluluklarımı bir sıralayayım bakalım.
5. Gün: Çınar'ın ateşini düşürememize müteakip hastanede aldık soluğu ama neyse ki önemli birşey çıkmadı. Bugünün güzel hadisesi buydu.
6. Gün: Akşam işten dönerken güneşin batışı esnasında mahallenin çam ağaçlarına denk geldim. Gökyüzü arkada kıpkızıl, çamlar güneşin önünde gözüme siyah görünüyor. Göğü hafif hafif kesiyorlar aralarda, öyle durdum ve biraz izledim. Bazen manzaranın fotoğrafını beynime kazımayı çok seviyorum. Şimdi gözlerimi kapatsam canlanıyor aklımda yine, çok güzel bir duygu...
7. Gün: Ofisti, hastaneydi derken yorulan bünyeme yeniden homofis olmak çok iyi geldi. Perşembe yatıp kalkıp işe gitmediğime şükrettim.
8. Gün: Siparişi geçilen teklifte yaptığım minnoş bir hata yirmi bin dolar zarar ettirdi bize (rakamla yazmaya gönlüm elvermiyor)... Ama son dakika gelişmeleri ile beraber bunu da hale yola koyar gibi olduk da haftasonuna gönlüm ferah girebildim.
9. Gün: Oruçtan zamanı nasıl geçireceğini bilemeyen kardeşim ve yamağımız Çınar'la beraber bizim yatak odasının değişimine başladık. İstemediğim tüm kısımları söktük ve mobilyaların ayaklarını değiştirdik. Darısı diğer işlemlerin başına... :) Günün kalan kısmında da Çınar'la beraber ailecek alışverişe çıktık. Otobüse biner binmez "Anne Ümraniye'de ne yicez?" diyen Çınar evlere şenlikti. O yedi biz seyrettik ama olsun analık neticede. :)
10. Gün: Onikiden akşam altıya kadar Çınar'ı babasına devrettim, sonra ikisini de evden dışarı attım ve evde temizliğe verdim coşkuyu! Valla ayıptır söylemesi ama ağız tadıyla temizlik yapmayı da özlemişim. :) Temizlik yaparak da mutlu olabiliyormuş insan esasen.
11. Gün: Bugünün mutlu hadisesi, yağmurlu sabah yürüyüşüydü... Eskiden yağmuru hiç sevmezdim lakin ergenlik işte; çıkardım hazırlıksız dışarı sonra eve gelene kadar sıçan gibi olurdum. Şimdi akşamdan hava durumunu kontrol edip, kılık-kıyafet ve bilimum koruyucu ekipmanımı (şemsiye) de yüklendim mi yağmurun bile keyfine varabiliyorum. İnsan bazen kendine de böyle hayret edebiliyor işte...
Ne diyorsunuz sizce nasıl gidiyor etkinlik?
Bir sonraki mutluluk yağmurunda görüşmek üzere...
Sevgiler.
30 Mutlu Gün 30/1
Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği (2022)
Search
About
Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.
Copyright © 2008 dövüsürken hanımefendi degilim.... All Rights Reserved.
Design by Padd IT Solutions - Blogger Notes Template by Blogger Templates







