etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Kasım 2021

#7 Kutla!

Selamlar olsun,

Bir kaç gündür gelememiştim ama oğlumun doğum günü, misafirler derken yoğun geçti. Sosyal yoğunluğun yanı sıra iş de hiç peşimi bırakmıyor diye bahsetmiştim.

İşin peşimi bırakmaması ile ilgili de bir gelişme oldu. Öyle birdenbire, durduk yerde terfi aldım. :)

Hak etmedim anlamında demiyorum. Allah sizi inandırsın akşamları çocuğu uyutup uyutup iş yetiştirmenin peşinde koştum.

Peki nasıl durduk yerde? İşte ne bileyim hiç anlamadım, sezmedim. Yoğunluktan böyle haberlerin peşinde koşamadım galiba. Sonra bir gün ekip liderim "Henüz söylemeye yetkin yok ama herşey çok güzel olacak." dedi.

Böyle gizemleri de hiç sevmem. Varsa bana bir süpriziniz direkt yapın efendim. Neden böyle merak içinde bırakırsınız ki insanı.

Zaten ben yoğunluktan çok da merak edemedim. Aynı akşam çalışırken bir yandan da Deniz'le (iş arkadaşım) online sohbet ediyorduk. Ona anlattım.

Kendisi iflah olmaz bir stalker olarak bu işin peşine düşmüş. Organizasyon şemalarından, şirketin kariyer sitesindeki profilime kadar karıştırmış ve terfi aldığımı belgelemiş. Sabaha güzel haberlere açtım gözümü.

Tabi kendi çevremde kimle paylaşsam "ooo zam da almışsındır sen şimdi" yorumları yapıldı. Yahu alırım almam sana nesi? Senin cebine girecek değil ya benim param!

Ben orada ne kadar çok çalışmışım da emeğim görülüp, karşılıksız bırakılmamış diye seviniyorum. İnsanlar da işte böyle...

Sonra düşündüm. Neden kimsenin mutluluğuna ortak olamıyoruz? Birisi güzel bir şey yaşayınca onunla neden kutlayamıyoruz? Sevinme hissinden önce kıskançlık hissi neden geliyor?

İşte baktım adabıyla sevincime ortak olacak kimse yok. Bende kalktım size geldim. Beraber kutlayalım istedim.

Sevgiler, Applesoda'dan.

Güzel bir gün dilerim.

28 Ekim 2021

#6 Zaman Zaman

 

Aşırı bir yoğunluk oldu işlerde şu sıra, akşama kadar çalışıyorum.
Akşam çocuğu uyutup gene çalışıyorum.
Çalışmakla mı varoluyorum, yoksa işim bensiz mi kalamıyor?
Hiç bilmiyorum.

Size bir şarkı bırakıp kaçıyorum.

"Bir gün olsun unutunca dışımda kalıyorsun

Oysa seni düşününce içime sığmıyorsun"

Şu dizeleri de sevgili bloguma armağan ettim.

Sağlıcakla.

Not: Şarkıyı biliyor muydunuz? Yoksa bilmiyor muydunuz? Meraktayım. :)

2 Aralık 2017

44. Gün: Herkesin herkese ismi ile hitap ettiği bir iş yerinde çalışıyorum.

Hanımlar-beyler falan hep zarar ziyan, hep kelime israfı... Ne gerek var öyle şeylere deyip toptan atmışlar onları bu cağnım plaza insanları.

Daha önce çalıştığım iş yerlerinde hiç böyle bir laubaliliğe denk gelmemiştim. Sadece bizim iş yerine mi özel bir durum yoksa başka yerlerde de var mı bilmiyorum.

Ama 50 yaşındaki adama "Ahmet" demeye de bir türlü alışamıyorum. Ailemden aldığım terbiyeye ters bir kere benim.

Her gün bir dikkat hali, aman abi abla falan derim bir de yanlışlıkla
plazasal linçe kurban giderim sonra...

Neyse en büyük derdimiz bu olsun. Ne yapalım.

Applesodaa.

Yazarın Notu: Resim bizim ofisten, leoparlı şalın olduğu sandalye benim. :)
27 Ekim 2017

8. Gün: "Ne iş yapıyorsun?" sorusunun yanıtını veremiyorum.

Ne iş yapıyorsun sorusunu " Özel sektör çalışanıyım." diye geçiştirme çalışmalarım her seferinde
başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Aslen bilgisayar programcısıyım. Lakin okuduğum mesleği hiç yapmadım.
Şu anda "Estimator" olarak çalışıyorum. İşimi tam olarak yansıtan
kelime bu olsa da Türkçe'de tam karşılığı yok.

Türkçe unvanım "Satış Destek Uzmanı", bunu belirtirsem de insanlar pazarlama
işi yaptığımı düşünüyorlar.

Aslında işim şudur: Güvenlik sektöründe proje bazlı olarak, zayıf akım sistemleri için tekliflendirme
yapıyorum. Yani; kamera sistemleri, kartlı geçiş sistemleri, yangın algılama sistemleri,
acil anons sistemleri için proje bazlı olarak sistem teklifi
hazırlıyorum.

Ama her soran şahsa da böyle açıklama yapmak eşittir göbeğim çatladı durumu.

Sevgiler mesleği belli belirsiz Applesodaa'dan.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.