Eski bir dizinin aklımda yer etmiş repliğinde der ki:
Esas Oğlan: - Gelmeseydin gelecektim.
Esas Kız: - Gelmeseydim ölecektim.
İşte neden yazıyorsun sorusunun cevabı benim için de budur tam olarak; "Yazmasaydım ölecektim."
Öyle fiziken küt diye öteki aleme gitmek değil elbet, lakin yavaş yavaş solmak. Solarak silinmek, silinerek yok olmak... Kim olduğumu unutmak gibi.
Sıkıştığım, çıkar yol bulamadığım tekdüzelikten çıkış biletimdi bloga geri dönmek. Kapısı kapanmış, penceresi olmayan dünyama balyozla pencere açmaktı.
Kendin için yaptığın en iyi şey ne deseler, yazmaya geri dönmek derdim.
Neden bilmem ama yazmanın benim için böyle rahatlatıcı bir yönü var. İçimden akıtmak gibi, dolup dolup taşmadan boşalmak gibi, bir nevi terapi sanırım.
Karşıda birisi olsa da olmasa da, birileri yorum yapıp tepki verse de vermese de, yazmanın insana iyi gelen bir tarafı var. İlaç gibi... Yazarak yavaş yavaş iyileşiyorum sanki, oysa ki bir yerimden yaralı değildim. Ya da ben öyle biliyormuşum, belki de ruhummuş yaralı olan...
O yüzden çok teşekkür ederim size, bilmeden terapime ortak yoluma yoldaş olduğunuz için... İyi ki varsınız.
Çünkü siz bilmiyordunuz fakat ben yazmasaydım ölecektim.
Sevgiler...



