2 Temmuz 2013

Bundan sonra;


    Resimli blog olabilirim. Bu postlar da onu gösteriyor bu gidişle...
Rezene çayı ile ölümüne kankayım bu aralar. Zaten soğuk çayların oldukça zararlı olduğunu öğrenen babam sürekli söyleniyor içerken görünce. Hayır onu da anlamıyorum ki?? Soda zararlı, soğuk çay zararlı, kola da bana yasak ne içelim biz he??

Sinirlerim oldukça tavan yaptı bu aralar benim. Yine ve yeniden kendi kendime söylüyorum "Tatlım sen iyi değilsin.."..

Ben bayağı bir kilo aldım canlarım. Anlatsam inanmazsınız ama sıkıntı, stres derken huzuru yemek yemekte bulan ben aldım başımı gidiyorum.. Neyse ki önümüz ramazan yoksa göbeğimden önümü göremeyecek hale gelecektim.

Sahi önümüz ramazan ya.. Bu hafta da yedik, yedik. Haftaya istesek de yok yani.. Allahım hikmetinden sual olunmaz ama sıcaklarda pek bir zor oluyor demeden geçemeyeceğim.

Öyle bir alıp başını gitmek hissi ki bu içimdeki, dillendirsem içim alıp başını gidecek benden diye tedirginim..

Birtakım insanlara da tahammül edemiyorum artık.. Fenalıklar getirdiler içime...

Şu üstteki resim de yeni hayat felsefem olsun bundan sonra...

Not: Resim der ki; "Daha az uyku. Daha fazla kahve. Daha fazla kitap. Daha fazla yürüyüş. Daha fazla yaratıcılık. Daha fazla eğlence. Daha az insan. Daha az saçmalık."Yine de doğru tercüme için bir doktora gösterin siz. Öperims.

Tee şuralara....


Tee şuralarda kaldı aklım, kalbim.... 
Gidelim yüreğim ille de gidelim...
1 Temmuz 2013

Vuruldum..


Şu sokakta evim olsun olsun.....

Kaynak: noisesechoes.tumblr.com

Sana geldim..


  • Konuşacak kimseyi bile bulamazsın bazen etrafta ya. İşte öyle bir durumdu baktım hiç kimsem yok sana geldim.
  • İnsanları gerçek anlamda tanıyor olmak da pek iyi bir şey değil kanımca. Konuşmak istiyorum; kafamda düşünüyorum, herkesin ne cevap vereceğini biliyorum. Cevapları bildiğimden de kimseyle konuşmuyorum. Sonra da işte hep bir yalnızlık, hep bir uzaklık diyorlar. Ne yapalım kısmet..
  • İki nokta diye bir şey yok diyenlere inat da hep iki nokta koyasım var her cümlenin sonuna. Nokta durumu belirtir. Üç nokta bu işin bir geleceği olduğunu belirtir. Benim belirsiz bir şeye ihtiyacım vardı kalktım iki noktaları sevdim bu yüzden..
  • Bugün babetim ruhunu teslim etti. Ama ben daha işteyim. Üstüne üstlük akşama eve gitme durumu da var bunun daha. Bir babet ısmarladım hemen eve akşamüstü gelecek inşaallah.
  • Böyle içimde bir sıkıntı, bir kasvet, bir keder takvimde günler 1 temmuzu gösteriyor. Benim bağrımda ekim sonu yaprakları dökülüyor, ruhumda soğuk kasım rüzgarları esiyor.
  • Bu ay öyle çok kitap okudum ki istatistiklerim tavan yaptı. Yattım okudum, kalktım okudum. Boş bir saniye geçirmedim. Japonlar gibi okudum Allah okudum.. Okuduklarımla ilgili sonra size bir post yaparım üşengeçliğim tutmazsa..
  • Bu arada benim bir dikiş makinem var artık. :) Pek sevgili kayınpederimin hediyesi bana. :) Öyle tatlı, öyle şirin, öyle uslu bir şey ki ablaları görmeniz lazım. :) Adını "Feriha" koyduğumu da belirtmeden geçemiciim..
  • Kendisiyle 2 kırlent, 2 yastık kılıfı, 1 kloş etek, 2 bluz denemem oldu. Şimdiye kadar çok şükür hepsi başarılı geçti. Önümüzde maçlara bakacağız artık. 
  • Sevdiceğim de hasta olmuş akşama gideyim de bakayım ömrüme.. :(
  • Hepinizin gözlerinden öperim. Bunu günün şarkısı ilan ettim... Selametle caperlarım...
Not: Bu Applesodaa postundaki resim der ki: "Yedi kez düşersen, sekiz kez ayağa kalk." tam çeviri için lütfen bir bilene danışınız...

Mutsuz.

Yazar burada ruh halinden bahsetmiş.

Ben değil de ruhum çok mutsuz, huzursuz..
7 Nisan 2013

Sevmekse... Seni Seviyorum...


        Seni seviyorum...

        Sana çok ama çok sarılınca üzerimde kokun kalıyor, kokunu seviyorum... Ellerinin saçlarımı okşayışını seviyorum. Bir annenin bebeğini öpüşü gibi şefkatle şakağımdan beni koklayarak öpüşünü seviyorum...

        Dişçide, markette, terzide, alışverişte, piknikte, düğünde her zamanda yanımda oluşunu, yanında olmamı istemeni seviyorum...

       Elimi uzattığımda benim için orada olduğunu bilmeyi seviyorum.. Sana sonsuz güvenebilmeyi seviyorum.. Ne yapmak istersem arkamda durup beni destekleyişini seviyorum..

       Kocaman bir aile oluşumuzu seviyorum. Sen bize geldiğinde kaçamak bakışlarla seni izlemeyi seviyorum.. Sizin evde kendi evimdeymişim gibi beni rahat hissettirişini seviyorum..

       Kilo alamayışıma kızmanı, bana zorla yemek yedirmelerini seviyorum. Hasta olunca kalkıp geliyorum deyişini, o tatlı paniklerini seviyorum.. Şemsiyesiz yağmurlu günlerde dışarı çıkınca söylenen huysuz hallerini seviyorum.. Hasta olunca nazlı bir bebek olan koca adam, seni seviyorum... Acıkınca huysuzlaşmanı, uykusuzken asılan suratını seviyorum...

       Beni her zaman şaşırtan o içindeki kalbi seviyorum.. Beklemediğim zamanlarda çiçekler alan ve asıl böyle günlerde güzeldir çiçek almak diyen romantik yanını seviyorum.. Arada bir içinde milyon tane "Seni Seviyorum!" yazan mesajlar atan teknolojik yanını seviyorum.. Beni üzünce pamuk şekerlerle gelen şirin yanını seviyorum... Beni sürekli oradan oraya taşıyan özel şoförlüğümü yapan düşünceli yanını seviyorum. Günde yirmi kez benim için etrafta tuvalet arayıp asla söylenmeyen sabırlı yanını seviyorum...

      Ben seninle soğan yiyebilmeyi seviyorum.. :) Sabahları bir simit, bir çayla kahvaltı edebilmeyi.. Seninle oturup aynı manzaraya bakmayı seviyorum.. Seninle aynı gökyüzünün altında olmayı seviyorum..

      Her seni görüşümde sana yeniden aşık oluyorum.. Bazen o en sevdiğim gülümsemen yetiyor, yüreğimin yerinden çıkacakmış gibi çarpmasına...

      Ah sevdiğim.. Bir insanın gözlerine bakınca içinde bir mutluluk hissetmekse sevmek seviyorum seni.. Sırf gülümsedi diye gülümseyebilmek sevmekse, çok seviyorum seni... Gülüşünü, bakışını, kokunu, duruşunu, sesini seviyorum... Hiçbir sebep, neden yokken de seni seviyorum. Küs olsak, birbirimize kızgın olsak da seni seviyorum..

     Bir insanın evi, bir yer değil de bir insan olabilir mi acaba? Çünkü benim için ev sensin, ben seninleyken evimdeyim... Varlığını, varlığıma anlam katmanı seviyorum...

     İyi ki varsın sevdiğim... Mucizemiz daim olsun inşaallah....
25 Mart 2013

Buraya bakıyoruz şimdi.


Öncelikle bu gördüğünüz yatak odası benim olacak. Olmalı. Olmazsa ben ben olamam..
Bu yatak odası öncelikle sevdiceğime ve Gamze'ye sonrasında da Elifçiklere duyurulur.
Şu örtüyü biriniz buluyorsunuz hemen bana.

Sevdiceğime Not: Hayatım bak bu yatak odası olmazsa ben evlenemem...


İşte bu da benim tosunum. Bundan bir düzine yapacağım. 
Burada dursun da bu resim gelip, gidip bakacağım. Maksat ilham olsun. :) 
Hani bir de baktıkça benzer derler ya. ;)

Sensin, iyi anlarsın beni..



Yorulduğun zaman söyle,
Susalım, hiç konuşmayalım istersen.
Sussak da, hiç konuşmasak da, sözlerin senin
Açık denizler gibidir zaten elimde,
Her zaman ama her zaman bir kıyıyı sezdiren.
Hatırlıyorum da kelimelerini bir bir:
Şairlerin flaşları kalpleridir,
Dışarıya da parlamalı biraz.
Kaldı ki ben içimde gezinmekten yoruldum.

Sensin, iyi anlarsın beni,
Gözlerine başka türlü bakıyorum.

Edip Cansever


Not: "Sonra bir insanla tanışırsın ve hayatın değişir. Sonsuza dek." diyor resim. Resmi de şiiri de canımın canına, diğer yarıma armağan ediyorum. Seni seviyorum..

Dünya hali işte..


  • İyi akşamlar sayın seyirciler. Sizlere pilim bitmiş bir şekilde evimden koltuğumdan sesleniyorum..
  • Bugüne sevdiceğimin sesiyle enerji dolu bir şekilde başlamama rağmen, günün ilerleyen saatlerinde enerjim Akşehir Gölü'nün suları misali çekildi, çekildi, bitti.
  • İşten eve gelmek bir eziyet ki sormayın gitsin. Sormasanız da anlatacağım en iyisi sorun siz. :)
  • Metrobüs denen çile bülbülünü Büyükşehir Belediyesi güya trafiği azaltmak için getirmişti önümüze. "Yok on yüz bin milyon aracın trafikten çekilerek araç sahiplerinin toplu taşıma kullanmasını hedefliyoruz da bik bik bik.." Ee tamam diyelim ki araç sahipleri trafikten çekildi -ki külliyen yalan- peki bu yaya trafiğini ne yapacağız bir baltayı bile daha doğru düzgün tutamayan Büyükşehirimin Belediyesi?? 
  • Metrobüsler artık sadece iş saatlerinde de değil günün büyük bir kısmında tıklım tıklım. Otobüsler desen hepten perişan.. Hele bir 58N var ki benim her gün beklediğim, bekledim de gelmedin... Ah ah toplu taşıma perişan, biz perişan kimse yok belediyenin işine karışan..
  • Ayrıca yurdum insanı da bir enteresan.. Akşamın yedisinde iş çıkışı trafiğinin dibine vurmuşken ortalık sen Capon karın ve kucağında minnak bebenle gel metrobüse bin. Metrobüsü komple felç ettin be adam! Çocuğunun yüzü suyu hürmetine kimse ağzını açmadı ama yediğin küfürler yedi ceddi sülalene yetecek cinstendi hani ben söylemem de sen anla..
  • Artık bu kadın yüzünden Caponlara da gıcığım. Ne o öyle zaten hepsi karbon kağıdıyla kopyası çıkarılmış gibi birbirinin tıpatıp aynısı... Cıks olmadı..
  • Ayrıca demezler mi hiç: "Türkiye'nin suyu mu çıktı? Bizde kadın cinsinin kökü mü kurudu da sen gittin Capon avrat aldın??" diye. Hayır demediyse kimse sana ben diyeyim. Silkelen ve kendine gel Allasen..
  • Bu arada Allah'ım hikmetin sual olunmaz ama yaratıyorsun bari kapıp koyverme gözümü seveyim.. Bazı insanlar hakikaten insan olamamış daha yani..
  • Akşam akşam trafik çok asabımı bozmuş benim. Ama kaç ayın birikimi yani canım bu da. Bir başladım mı lafa sonunu getiremiyorum bende..
  • Neyse çok trafikli bir yazı olsa da siz idare edin. Ee ne de olsa trafik meselesi memleket meselesi...
  • Hepinizi öperim.. :) 
  • Applesoda kalan son enerjisiyle trafik haberlerini sundu sayın seyirciler. İyi geceler. Her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa...
Not: Son maddedeki "Her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa." sözü çocukluğumun haber spikeri Reha Muhtar'a aittir. Selam eder, ellerinden öperim.. 
Notun Notu: Bu bir üstteki açıklamayı yaşı yetmeyen yeni nesil bebelerimiz için yazdım. Bilenler lütfen geçecekleri dalgalarını da alıp başka yana kaysınlar.
Notun Notunun Notu: Resimde "Burası dünya. Güzel ve korkunç şeyler olacak. Korkma." diyor.
Notun Notunun Notunun Notu: Böyle çok notlu yazılar yazmayı seviyorum. Beni beğenmeyen ölsün. :) (Burada yazarın egosu Everest'e değdi beyler..)

En Son Not: Sonuç olarak bu olayın da suyunu çıkarmış bulunmaktayım.. 
21 Mart 2013

Dokun ruhuma. :)

Bu resmin şarkısı olarak bu şarkıyı seçtim.
O zaman ne yapıyoruz olayın şeyini çıkarana kadar bunu dinliyoruz. :)

Resim ne diyor? 
Diyor ki: "Müziğe dokunamazsın ama müzik sana dokunur."

Güzel birşey :)


10 yaşındaymışsın gibi gül :)
20 yaşındaymışsın gibi parti yap..
30 yaşındaymışsın gibi seyahat et..
40 yaşındaymışsın gibi düşün.
50 yaşındaymışsın gibi tavsiye ver..
60 yaşındaymışsın gibi dikkat et..
70 yaşındaymışsın gibi sev.. :)

Sırf bazı insanlar beni sevdiği için bazı insanlar beni sevmiyor...

Peki ya ben bu çelişkinin neresindeyim??

Nowadays...

  • Hep bir koşturmaca telaş içinde yuvarlanıp, gidiyoruz canlarım. Çok yuvarlanıyorum sanırım bu aralar hep bir baş dönmesi var bende.. :)
  • Dişlerimi yaptırdığım malumunuz artık. 9 kök dişimin çekilmesiyle birlikte tabiri caizse ninelere döndüm. Yemek yiyememem ve çektiğim ağrı, sancı, sızı, kanama dertleri bir yana, ödediğim paralar başka bir yana...
  • Dün hayatta en büyük korkularımdan biri gerçek oldu, dişçi matkapla dilimi deldi azıcık. :( Gerçi çok büyütülecek kadar acımıyormuş ama sonra çok can yakıyor. Demedi demezsiniz... :)
  • Giden gidene yine bu aralar hayatımda. Zaten hep diyorum yol geçen hanı gibiyim. Gelen de fazla oyalanmıyor, tez vakitte başka limanlara yanaşıyor. Ah ama ben senden beklemezdim.. Ben hep sana dönmemiş miydim? "Sen kimde unuttun ki bana geri dönmeyi?"
  • Mutfakta yeni tatlar deniyorum bu aralar. Muffin kalıbıyla cupcake yaptım. :) Yaptım da oldu. :) Oldu da yedik bile. :)
  • Sevdiceğimde bir Ankara'ya kadar gidip geleyim dedi. Gelmesine saatler kaldı.. Heyecanla bekliyorum.. Çünkü bana birşey alacaktı gelirken.. Acaba ne aldı?? :)
  • Havalar hani böyle yağacak gibi ama yağmıyor ya. Benimde böyle birşeyler yapmaya niyetim var, yapacak gibiyim ama yapmıyorum.. :)
  • Yapacağım, olacak! Olunca da ne olduğunu söylerim. :)
  • Çikolata kuzucum evlenmeye karar verdi. Gidersen bana da bir resmini yolla diyemedim. Gitme de diyemedim. Sonunda bir yakın arkadaşım evleniyor. Çok heyecan yaptım ne diyeceğimi bilemedim işin aslı..
  • Önümüzde bir nişan var ve ben ne giyeceğimi bilemiyorum. Bir el atın konuya casper kızlarım ya bir akıl fikir verin rica ediyorum..
  • Ben ne kadar toplu taşıma araçları kapısından geçen bir yerde çalışsam da Kadir Topbaş peşimi bırakmamaya kararlı. Sevgili Büyükşehir Belediye'sinin yol çalışmaları sebebiyle trafik benim güzergaha verildiğinden her akşam Akmerkez ile Zincirlikuyu arasını yürüyoruz. Ah benim çileli ayaklarım. Sigorta yaptıracağım onlara... :)
  • Bunu da günün şarkısı ilan ettim... :)
  • Çok çok öperim..
Applesodaa

Not: Başlık bugünlerde diyor.
Notun Notu: Resimde "Yağmur damlaları mükemmel bir ninnidir." gibi birşey diyor. Her an yağacağım havası veren yağmur yüklü bulutlara ithaf ettim. :) 
Notun Notunun Notu: Yazmayı çok özlemişim.. :)
19 Mart 2013

Herkes gider mi?

Gider.

Bunca yılın hatırı var demez kimse. 12 sene nedir ki zaten önemli mi, bir su içimlik zaman?

Ama demedi deme; olur ya arkana bakarsan bir gün bir destek almak umuduyla ben olmayacağım orada.

Cumartesi günleri kendi kahvaltını kendin hazırlayacaksın. Dolabından benim eşyalarım çıkmayacak. Üzülme artık küpelerini alıp giden biri olmayacak.

Kekleri tek başına pişireceksin. O ilk yaptığımız kekin kokusunu hatırlayarak. Hasta olduğumda bana çorba yapman gerekmeyecek çünkü seni arayamayacağımı biliyor olacağım.

Gittiğin yer her neresi olursa olsun "Gel, dayanamıyorum." diyemeyeceksin. Çünkü bileceksin ki gelmeyeceğim..

Bir sıkıntın olduğunda bir telefon kadar uzak olmayacağım eskisi gibi. Dağlar, duvarlar, ayrılıklar, acılar, kaybedilmiş bir dostluğun sancıları, yankıları olacak çünkü aramızda...

Kollarımda ağlayamayacaksın bir daha. Bir daha kumanda için kavga etmeyeceğiz. "Beni Unutma"yı izlerken etrafta söylenen biri olmayacak. Beraber kızları kesmeyeceğiz.

Beraber film izlemeyeceğiz bir daha. Ama izlediğimiz o bir milyon filmi unutamayacaksın.. Hayatının aşkını kaybettiğinde başucunda benim seni beklediğimi unutamayacaksın.

Gel deyince arada kaç şehir olursa olsun aşıp yine sana geldiğimi unutamayacaksın. Günde belki bir saat telefonda konuşabilecek kadar çok ortak konumuz olduğunu unutamayacaksın..

Aynı ilkokulu, aynı liseyi bitirdiğimizi, aynı mahallenin sokaklarında koşturduğumuzu.. Seni gökkuşağına benzettiğimi. Kimse sevmezken de benim seni sevdiğimi..

Buralara yazamayacak kadar çok şey var ve her ne varsa hepsini hatırlayacaksın.. Belki üzülerek, belki gülerek.. Ben de seni hatırlayacağım..

Anneannem hala seni soruyor. Gelmez artık o diyemiyorum.. Şimdi kim seni bana sorsa; bana onu sormayın mı diyeceğim?? Peki ya sen? Sen ne diyeceksin? Her zaman yanımda olmasına, elimden tutmasına, ben kendimi bıraktığımda bile beni bırakmamasına rağmen ben onu bıraktım mı diyeceksin?? En iyisi sen beni soranlara sadece "İyi" de başka birşey deme.

Unutma sen düşündüğünden de güçlüsün. Ve biliyorsun "İyi değilim gel.." desen yine gelirim ama demezsin. Yine de "İyi ol, sağ ol, uzak ol, ama bir daha görme beni..." istediğinde bu değil miydi zaten??

Kısa Kısa


  • Günaydın güzel yurdumun güzel insanlarına.. :)
  • Bu sabah otobüsü yine ve yine kaçırmama rağmen işe erken gelebildim şaşkınım. :)
  • Bugünlerde dişçide yatıp kalkıyorum.. O yüzdendir biraz da gelemiyorum, yazamıyorum. Dişçi ile dost, arkadaş ve hatta kanka olma yolunda hızla ilerliyorum. :)
  • Tabii ki dişçi benimle dost olmak isteyecek. Çünkü ona ödeyeceğim 6900 TL'den olmak istemez.
  • Vallaha doğru duydunuz tam yazdığım kadar, bir daha yazamayacağım çünkü yüreğim el vermiyor.
  • Bu arada diş işi zor iş imiş. Aman diyeyim ihmal etmeyin. Sonra benim gibi 7/24 sıvılar ile beslenir. Wc'ye yetişmekte sıkıntı çekersiniz.
  • Bazı insanlara tahammül etmek zorunda olmama bile tahammül edemiyorum. Çok tahammülsüz bir madde oldu ama neyse..
  • Bu sabah pek yazma isteği yok içimde. Gözlerinizden öperim. Sağlıcakla kalın.
Applesoda

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.