15 Kasım 2013

Her şeyden biraz kalır..


demiş Turgut Uyar. 
Bazen öyle güzel söylüyor ki birileri, üzerine ne söylesen eğreti kalır.
O yüzden hiç birşey söylemeye gerek yok bence.
Ne söylesem zaten eksik kalır.

Bahçada yeşil çınar...


Çalıkuşu'nu pek takip edemiyorum ama kızkardeşceğizimin severek izlediği tek Türk dizisi olması dolayısı ile kendisi konudan haberdar olmuş ve de sabah sabah beni de haberdar etmiştir. :) 
Fahriye Evcen de gayet dinlenebilir yorumlamış. :)

Bu türkünün de bende yeri bir ayrıdır.
İlk kez sevdiceğimle beraber dinlemiştim bu türküyü hemde canlı performanstı.  :)

"Bahçada yeşil çınar, boyun boyuma uyar. Ben seni gizli sevdim, bilmedim alem duyar."
Bu dörtlükte en sevdiğim kısmıdır. :)

Toplu taşıma heryerde sevgilim!!


Bu resmi çok beğeniyorum, ne zaman görsem hafif bir tebessüm oluşuyor yüzümde.
Devir şimdi modern Ferhatların devri. 
Kimse kimseden dağları delmesini, imkansızı yapmasını beklemiyor da, "Gel" dediğimizde sorgusuz sualsiz gelecek bir sevgili cümlemizin hayali. :)

E bu durumda teşvik etmek lazım karşı tarafı kızlar. 
Haydi şimdi hep beraber tekrar ediyoruz.
  " Sevgilim Ferhat olmana gerek yok. Bin dolmuşa gel.."

:)

Sevgiler, saygılar.
14 Kasım 2013

Sevdiceğim...

Hayatımsın. Bunu bilmeni isterim.
En önce bunu bilmeni.



   Canım, sevdiğim, yüreğim...

   455 km. 6 saat 40 dakika. 
   İşte o kadar uzak olacağız birbirimize. Her nerede olursan ol benim kalbim gelir seni bulur..

   İçimde bir acı var şimdi, gideceksin diye. Ah gitmen gerekmese keşke.. Ama olsun. Ben beklerim. Çünkü sen beklemeye değersin...

   Seni çok seviyorum!
7 Kasım 2013

Bu yağmurlu sabahta...

  • Bu sabah aklıma hepsi birbirinden alakasız olmakla beraber içinde yağmur geçen dünya kadar şarkı geliyor. Sanırım bu yağmurlar beni kötü etkiliyor. Şarkıları örneklendirirsek.
  • Ruh halimin karmakarışık olduğunu yukarıdaki şarkılardan anladınız sanıyorum. Velev ki bunda gün aşırı istifa etmeme rağmen istifamı kabul ettiremeyişimin etkisi oldukça büyüktür. Bunun yanı sıra (dert de hiç bitmiyor anasını satayım) sevdiceğimin izne gelişi yılan hikayesine döndü. Ha bugün, ha yarın diye diye iki haftayı devirdik. O yollar bizi birleştirmedi halen..
  • Evden pasta, kek işine girdik hatunlar hepisinize duyurulur. Bilimum kek, kurabiye, pasta yanı sıra hediye paketleri, nikah şekerleri yani demem o ki Allah ne verdiyse biz size yaparız Gamze'mle. Ticari bir hamle olarak şimdilik fiyatlarımızı düşük tutuyoruz. Feys, tvikır ve instegramda bizi "Küçük Süprizler Dükkanı" adı altında bulabilirsiniz. Yakında internet sitemizi de hizmete sokmamıza müteakiben her yerden rahatsızlık vereceğimiz duyurulur. "Şekerim aklımda şöyle bişey var ama nasıl yapılır bilmiyorum?" ile başlayan tüm cümlelerinize derman olunur. :) Daha sonra bizim minnak tükkanla ilgili detaylı bir post ile dünya aleme yayında bulunacağımı da belirteyim. Bu madde çok uzadı geçelim lütfen.
  • Ne zaman yağmurlu bir sabaha uyansam güne bir - sıfır yenik başlıyorum. Islanmaktan zerre hoşlanmayışımı, kendimi yağmurda eriyecek şeker zannettiğimi bilen bilir, bilmeyenlere selam ederim. Velhasıl ki ben yağmurun 'y'sini görse dize kadar çizmeleri çeken, işe giderken ıslanmaktan öleceğimi zanneden ve ıslandıkça şirretlik oranı yükselen bir insanım. Hal böyleyken otobüste, vapurda neler çekiyorum varın siz bir düşünedurun. 
  • Tabi bence sadece benle alakalı değil bu durum. Misalen bu sabah bakıyorum, yağmur herkesi birazcık gergin yapmış. Aman birinin şemsiyesinin suyu ötekinin papucuna düşmesin hemen karşıdaki kişiyi öldürüp, parça pinçik edip, o parçaları kedilere yem edeceğini ifade eden bir bakış yollanıyor.
  • Buradan çıkarmamız gereken sonucu da yazarak konuyu bağlayayım iyice sırılsıklam olma yolunda ilerliyoruz yoksa.. Heh işte anafikre gelirsek; yağmurlu günler herkeste bir gerginlik bir mendeburluğa neden oluyor görüldüğü üzere, ben görmedim diyenlerin hemen bir toplu taşıma aracına binmesi salık verilir. Ayrıca yağmur ve romantik kelimelerini aynı cümlede kullanmaya kalkan adamın dilinden dolma yaparım. Kesinlikle yağmurlu günlerde hele ki yağmur altında el ele diz dize yürümeyle romantiklik falan olmaz. İnsan sırılsıklam olmuş, su bilmem bi yerinden çıkmış romantiklik de hangi gavurun oyunuymuş? Niye sinirlendim bilmiyorum lakin neyse herkese benden çay, selamlar, saygılar..
  • Bu yazının asıl şarkısı Vega'dan "Bu sabahların bir anlamı olmalı." olsun. Çünkü bence bu sabah güzel bazı birtakım haberler alabilirim. Amin inşaallah. :)
  • Applesoda, Etiler-İstanbul.

4 Kasım 2013

Bazı vedalarda hoşçakal denilmez...



Evet hoşçakal denilmez. Bazen istifa ediyorum denilebilir. Şahsımın az sonra yapacağı gibi; şu anda çay ve hoşbeş eşliğinde size sesleniyorum, sonra da istifa dilekçemi yazacağım. Peki ne mi oldu?

Ah ne çok şey... Şimdi her şeyi geride bırakmış ve kafamı toplamış olmamla beraber bana uzun süredir sıkıntı veren bu işten uzaklaşmaya yönelik aldığım kararın dinginliği var üzerimde. Bundan sonra ne mi olacak? Bilmiyorum ki bende, bekleyip göreceğiz hep birlikte.. Hayat bakalım bu sefer nereye savuracak. Şu sıralar hiçbir şeye üzülmemeye karar verdim artık. Çünkü sevdiceğim gelecek. 
Ve herşeye rağmen işin ucunda ölüm de yoksa hayat güzeldir. 
Bunun filmi de vardı izleyeyim bari bir ara.
 Herkes bana yeniden iş baksın. Bu sefer bu dediğimi de ciddiye alın ama artık.
Gözlerinizden öperim..

Applesoda
Ulusa Seslendi.

Not: Başlık bir şiirden alıntı ama şimdi hatırlayamadım. Blogda arşivde var arayan bulur. ;)
31 Ekim 2013

Acısından.

   İçi acır insanın, kelimeler yetmez anlatmaya. Belki de kelimelere kızmıştır anlatamaz. Bazen konuşmaya, bazen susmaya düşmandır. Can acısından bir orta yol tutturamaz. Mutluluğu yakalayamayışındandır aslında hep bunlar. Kovalayıp tutamayışından. Sonra bir gün gülmek gelir içinden, bakar unutmuş gülmeyi, o da acısındandır.

   İnsanı en çok sevdiği öldürür ya aslında hepsi bundandır.

   Resmin çevirisi: Çünkü kimse beni senin kadar mutlu ve üzgün yapamaz. (Tam çevirisi için bir bilene okutup, üfletiniz.)

Sadece mutsuzsam...




Ve gözlerin gelir geçer içimden,
Su içerken,
Sen sokulurken akşam kızıllığına,
Ekmeği bölerken,
Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,
An gibi aklımdasın...
An gibi aklımdasın...
Aklımdasın....

İbrahim Sadri
28 Ekim 2013

I love you and I miss you what else is there to say?

"Gerçek şu ki: seni özledim."

(Her zamanki gibi tam teçhizatlı bir çeviri için işin ehline bir danışınız.)

Özlemek de güzel şey diyenler var sahi ama ya içimdeki kimsesizlik hissini ne yapacağız?

Ya her sabah yatakta t-shirtlerine sarılmış uyandığım halde hissettiğim kaybolmuşluk hissi?

O yokken elmalı soda içemeyişim? Onun arabasına benzeyen bir tane gördüğümde içinde sanki ikimiz yanyana oturuyormuşuz gibi geçip gidişini seyredişim?

O yokken hayattan hiç keyif alamayışımı ne yapacağız??

Sen gittiğinden beri sevdiceğim bir kez olsun sabah yürürken gökyüzüne günaydın demedim. Sokak kedilerine selam vermedim.

Sen giderken bence bu şehri de yanına alıp gittin... Yoksa böyle yabancı davranır mıydı bana; seninle yürüdüğümüz yollar, o köşebaşı sokaklar, lahmacuncumuz, dürümcümüz..

Sen gittiğinde güzel olan herşeyde seninle birlikte gitti. Sanırım herşeyi güzel kılan sendin sevgilim. Yoksa doğup büyüdüğüm bu yere böyle bir gecede yabancılaşmış olmamı aklım almacayak.

Hatırla sevdiğim sana hep ne demiştim: "Bu şehir güzelse senin yüzünden.." Haklıymışım. Şimdi böylesine haklı olmanın getirdiği hüzün var içimde.. Yokluğunda tanıyamadığım bir şehir. Yokluğunda eksik hissettiğim bir benliğim var.. Sen yokken ne varsa içinde bir eksiklik var. Gelde tamamlanayım. Tamamlanalım artık...

Gel... 


Yazının şarkısı: Honorory Title - Far More
Başlıkta geçen söz şarkıdan alıntıdır.
Türkçe meali ise: Seni seviyorum ve seni özledim. Söylenecek başka ne var?
24 Ekim 2013

Günaydın Türkiye :)

   *Bu sabah gayet enerjik hissediyorum kendimi. Tabii aslında işe neredeyse yerlerde sürünerek gelmemi göz ardı etmeliyiz. Sevdiceğimin sesini duyduğumdan beri bahara gözlerimi açmış gibiyim. :) Ey aşk sen nelere kâdirsin...
   *Biraz kitap okumaya verdim kendimi o sebeplen pek sık gelip gitmiyorum buralara. Bazen de puzzle yapıyorum. İnsanının sinirini stresini almaya yaramıyor bence ama gayet güzel sinir edebiliyor. :) En azından beni oyalıyor ben ondan tercih ediyorum.. Bu arada A101'lerde puzzlarda indirim var ilgili olan varsa duyurulur. Şahsen ben almadım kalitesi nasıl bilmiyorum ama bi gidip bakın derim..
   *Sabahları rezene çayı içiyorum çoğunlukla ve gerçekten iyi geliyor. Poşet meyve çaylarının hepsinin tadı bana aynı geliyor. Ama rezene başka canım. :)
   *Bu arada şeker kullanmayı bıraktım. Çayı kahveyi şekersiz içiyorum. Eskiden büyük bir kupaya neredeyse 6 şeker attığımı bilenler şaşıracaktır. Ancak bir süre sonra şekersiz içmeye öyle alışıyorsunuz ki şekerli içilmiyor. Hem de sağlık açısından faydalı şekerim. Gerçi ben dişlerimi korumak için bırakmıştım ne yalan söyleyeyim. Ee milyon dolarlar veriyoruz ne de olsa dimi ama.. :(
   *Sıradaki görevim sevdiceğime sigarayı bıraktırmak. :)
   *Ayrıca İncirli'de kurulan pazara gitmenizi salık vereceğim sizlere. Şahsen ben bayram öncesi tanesi 5 TL'den 5 bluz alıp bayramı 25 TL'ye getirmiş adamım. :) Ayrıca metrobüsle İncirli durağında indikten sonra pazar yürüme 5 dakika bile sürmüyor, yani gidilebilir. :)
   *Şimdi işi çok savsakladım, gidip azıcık çalışayım bari. Hepinizi sevgiyle kucakladım. İyi bir iş günü olması dileğiyle Applesodaa ofisten bildirdi. :)


Not: Bugünün şarkısı da bu olsun.. :)


22 Ekim 2013

Bu gidişin dönüşü yokta ondan canım.. :)

  • Bu şarkıyı günü şarkısı olarak seçtim. Hepinize armağan ettim casperlarım.. :)
  • Yakınlarda sevdiceğim gelecek kavuşacağız diye mutlu mutlu musmutluyum.. :) Musmutlu diye bir kelime olmadığını elbet biliyorum şekerim ama mutluluktan patlamak üzereyimi betimlemek için kullandım gitti. Ay niye açıklama yapıyorsam aaa burası benim yerim, ben ne dersem o olur! 
  • Maddeli yazdığımdan konu biraz daldan dala şeklinde seyredecek idare ediverin gari. :)
  • Öncelikle "Güneşi Beklerken" izlediğim tek Türk dizisi. İdi. Artık izlemeyi düşünmüyorum. Türklüğün şanındandır illaki işleri iyice sarpa sardıralım. İzleyiciyi çıldırtalım da sonra sevenleri kavuşturalım olayına girdiler. Bende sıkıldım. Oysa ki şeytanın bacağını kıracaktım bende Türk dizisi izleyecektim ama olmadı olmadı olmadı... Benim sadık yarim Olivia Dunham'dır. :)
  • Sonra şu aşağıdaki reklama bir bakalım şekerlerim. Allah'ım bu Gülse Birsel'i nasıl Türk usulü pataklayarak sevmek istiyorum bir bilseniz. :) Bu ne kadar güzel bir reklamdır canım. :)


  • Bugün bir sevgi kelebeği halindeyim. Her cümlenin sonunda bir gülücük var fark ettiğiniz üzere. Bununda sebebi sanıyorum sabah sabah muhasebe departman sorumlusuna verip veriştirmemdir. Doldum artık ama napalım kısmet onaymış..

  • Bu yukarıdaki resim de benden tüm aşıklara gelsin..
  • Selamlar, saygılar. Herkese benden çay.. :)

7 Ekim 2013

Evim.net siparişi teslim etmeme konusunda çok net!!


   Evim.net sitesinden yaptığım nevresim alışverişimin sipariş tarihi 18.09.2013. Eylül bitti ekimin 7'si oldu hala bir yanıt yok siteden. Ama siteye çarşaf çarşaf üç gün içinde kargo yazmasını biliyorlar.

   Siparişim ne zaman teslim edilecek dediğimde aldığım yanıt:

  • Değerli Üyemiz,
    Konunun aciliyeti ilgili birime iletilmiştir

    Ürünleriniz önümüzdeki hafta içerisinde tarafınıza ulaştırılacaktır


    İlginize teşekkür ederiz.
    Saygılarımızla.
    Evim.net Müşteri Hizmetleri.
  • 27.09.2013 10:18:25

  O önümüzdeki hafta geldi geçti. Ne bir ses ne de haber gelmiyor senden durumundayız hala. Demem o ki paranızla rezil olmak istemiyorsanız asla ve asla bu siteden bir çöp dahi almayın.

   Hayır bende vazgeçeceğim istemiyorum alın nevresiminizi diyeceğim ama 226 TL'lik bir alışveriş benimki. Ki ben o parayı da sokakta bulmadım. 

   İade alayım bari diyorum onu da alamıyorum çünkü adamlar öyle komik ki teslim etmedikleri ürünün iadesini yapmıyorlar. Zaten teslim de etmiyorlar. Hoş teslim etseler bende iade etsem velev ki paramı iade edecekleri de meçhul. Yani çok organize bir dolandırıcılık örgütü ile karşı karşıyayız. Sakın ha benimle aynı hataya düşmeyin.

   Evim.net müşteriye eziyet etme konusunda çok net. Müşteriyi rezil etme konusunda da çok net. Ama siparişi teslim etmek çok şaibeli...  Ben artık olmayan bir ürünü satın aldığıma ikna olmuş durumdayım.. 

Güncel Not: Evim.net iade yapmaya karar verdi peşlerini bırakmayışımdan ötürü olsa gerek. Henüz iade gelmedi ama beklemekteyim.

Bir Patron Faciası.

   Bende bir patron var evlerden ırak dostlar.. Kadın beni bıktırdı, bezdirdi. Ben kimsenin arkasından kötü konuşmazdım artık ağzıma geleni sayıyorum ve kulaklar duysa kaldıramayacak cinsten. Hoş arkadan konuşmak da sayılmaz benimki. Zira tüm ofis kamelarla 7/24 gözetleniyor ve kanunda yasak olduğu belirtilen şekilde sesli kayıt alıyor kameralar. Açsın baksın izlesin hiç umurumda değil artık.

   Bugünkü olayımızda yine evlere şenlik. Sabah kendisi lütfedip gelmediğinden bir müşteri ile ben görüştüm. Kendisi henüz gelmedi dedim. Sonra da aradım sizi aradılar ben görüştüm diye. "Ne dedin?" müşteriye diye sorunca "Henüz gelmedi." dediğimi ilettim. Öyle mi denilirmiş. Toplantıda, ofis dışında, şurada, burada diyecekmişim. Gelmediği söylenmezmiş, millete neymiş gelip gelmemesinden.. E madem bunları bu kadar düşünecektin kalkıp geleydin. Madem öyle denmez geleydin de açıp sen konuşaydın müşteriyle.. Ben senin kişisel yalancın değilim! 

   Benden bu kadar anacım! Kaprisinden maprisinden ve hatta varlığından dahi bıktım. 
   BIKTIM! 
   Tez zamanda Allah seni bildiği gibi yapa.... Hadi gittim. 

   Dengesiz lanet melanet karı... Iyyh! 

Huzur dediğimiz şey illa ki tek bir yerde midir?

Şarkıyı çok sevdim çok beğendim.. 
Fakat sormadan geçemiciim canlarım. "Neden gitsem huzuru bulsam Ege'de."
Huzur bir orada mıdır? Şiddetle itiraz ediyorum. 
Ayrıca esefle kınıyorum Gripin'i ve zira şarkılarında Ege kullanan tüm sanatçıları da. 

Huzur içimde benim. Sevdiceğimde. Bazen gökyüzünde, denizde... Değil Ege'de.

Evet belki de Ege'yi sevmiyorumdur. Belki de takığımdır. Bilemeyiz.

Bunları sevdim...

Uyandım artık şimdi güne başlayalım. Arada beğendiğim hoşuma giden resimleri biriktirmiştim.
Şimdi onları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Resim diyor ki: "Risk al: Eğer kazanırsan mutlu olacaksın, eğer kaybedersen ders alacaksın." 
Her zamanki gibi tam çeviri için işin doktoruna kadar bi gidip geliniz lütfen. :)

Bu resim ne anlatmaya çalışıyor bir fikrim yok ama ben buna bakınca aynen böyle boşlukta bir başıma hissediyorum kendimi. Yapayalnız ve sinirli.. Sinirliliğimin nedenini sonraki postlarda ifşa ederim..

Cemal Süreya candır. Bende nedensiz bu resmi sevdim..

La paz... Buraya gitmek istiyorum, öyle huzurlu görünüyor ki.. Sanki elimi uzatsam herşey birden bozulacakmış gibi bir havası var. 

demiş Turgut Uyar. İyi demiş.

Chocolata lasagna imiş. Ağzımı sulandırıyor bakmak bile. Bunu nerede bulabilirim biri konuya bir el atar mı please? yoksa oturup evde yapacağım. Çaresizim..

Söz zaten öyle anlamlı ki ne desem boş kalıyor. Sevdiceğim.. <3

Şahsen ben hiçte öyle düşünmüyorum, Lakin resim hoşuma gitti yine de. Şahsen ben yağmur gördüm mü fırtınaya yakalanmışım gibi kaçacak delik arıyorum..

Cevabı öğrenmek için alttaki resme geçelim lütfen..

Cevap bu şirin, tatlı mı tatlı şey tabii ki... O değilde bunun alnına bu şimşeği kim çizmiş küçük Potter bırakın beni yiyeceğim ben bunu... Allahımmm... :)

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.