Bu şarkıyı ilk dinlediğimde bu dizeyi çok sevmiştim. Çok "ben" gibi hissettirmişti.
Burası benim için bir günlük, hayatımın bir kaydı, hatta en zor anlarımda hep kendimi yazarak ifade ettiğim için hayatımın en zor anlarının belki de en önemli tanığı.
Şimdi bu şarkıyı başa sarıp sarıp dinlerken hayatımın en önemli kararlarından birini burada anlatmaya geldim.
Boşanmaya karar verdim. Boşanıyorum.
Kolay bir karar değildi. 4 yıl süren sevgililik dönemi, üzerine neredeyse 10 yıllık bir evlilik ve 5 yaşında bir çocukla bu kararı kolayca vermek mümkün olmaz, olamaz.
Boşanmayı ben talep ettiğim için, çok güle oynaya boşanmaya gidiyormuşum bir bir algı var bazı insanlarda. Oysa ki hayatınızın onbeş yılını kenara koymaya karar vermek, güle oynaya verilecek bir karar değil.
Hayatınızın bazı anlarında çevrenizdeki insanları yeni baştan tanıyorsunuz. Mesela ailelerimiz beklemediğimiz kadar destekleyici bir şekilde kararımıza saygı duymayı seçerken, bazı yakın arkadaşlarımızsa bu kararı onlarla neden paylaşmadığımızı, onlara neden danışmadığımızı soruyorlar.
Bence aslında soruyu kendilerine sormaları gerek, özellikle eşim çevresinde bu kararını paylaşıp, destek alabileceği kimsesi olmadığını gördü. Haliyle boşanmaya giderken de yan yana yürüyoruz bu yolu.
Zaten kavga, gürültü eşliğinde, birbirimizi kırarak-inciterek alınan bir karar değildi. Çocuğumuzu olabildiğince az hasarla bu işten nasıl çıkarırız diye düşünerek geçirdik günleri. Ama eşimin duygusal olarak destek alacak kimseyi bulamaması da bu yükü benle paylaşmaya yönelmesine sebep oldu.
Evlilik çok garip bir şey arkadaşlar, on yılın sonunda çok iyi arkadaş olmuşuz, gerçekten kendisine minnettarım. Ama yolda bir yerde birbirimizi önemsemeyi, birbirimizi eş olarak görmeyi, sevgimizi göstermeyi bırakmışız.
Bazı şeyler; mesela sevgi gibi, pek ortalıkta görünmediğinde ise zamanla yok olabiliyor sanırım. Çünkü insan bir yerde karşısındaki kişi için önemini, ne ifade ettiğini, gerçekten sevildiğini bilmek istiyor. Ya da bana öyle oldu diyelim. Tabii ki her evliliğin dinamiği farklı, herkesin arayışı da elbet farklıdır.
Bugün aldığım karar bizi çok zorlasa da ileride herkes için en hayırlısının bu olduğunu düşündüğüm için bu yolu seçtim.
Bir arkadaşım "On yıllık evliliğiniz, bir çocuğunuz var." dedi. Evet var, bende kesinlikle farkındayım. Ama ben çocuklar için sürdürülen bir evlilikteki "o çocuktum", o hayat da tahmin edemeyeceğiniz kadar derin izler bırakıyor insanın ruhunda.
Bir başkası ise "İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeyler yüzünden yapmayın böyle." dedi. İncir çekirdeğini bile doldurmayacak kadar küçük şeylerin de insanları çok incitebildiğini farketsek mi artık?
Bir başka arkadaşımın ilk etapta sorduğu sorular beni çok sinirlendirse de sonradan anladım ki, duygularınız tavan yapmışken göremediğiniz bazı şeyleri birinin size göstermesi, sorması lazım. Acı ama bu da gerekli. Tabii bunu görmem için bir miktar zaman geçmesi gerekti.
Ben istedim ki karşılıklı saygımızı yitirmemişken, birbirimizi hala arkadaş olarak görürken ve değer verirken tam bu noktada yola nokta koyalım. Bu bir yoldu, hemde uzun bir yol, yürüdük ve bir yol ayrımına geldik, bu noktada hepimiz için en iyisini dilemekten ve bunun için çabalamaktan başka bir şey gelmiyor elimden.
Resmi başvurumuzu yaptık ve mahkemenin bize bir gün vermesini bekliyoruz. Yol uzun, biraz çetrefilli, duygusal olaraksa yükü inanılmaz ağır.
Sadece güzel güneşli günlere çıksın yolumuz diye umut ediyorum.
Sevgiler.
Applesoda



