evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Mayıs 2025

Alırım başımı, başım bir deli nehir...

Bu şarkıyı ilk dinlediğimde bu dizeyi çok sevmiştim. Çok "ben" gibi hissettirmişti.

Burası benim için bir günlük, hayatımın bir kaydı, hatta en zor anlarımda hep kendimi yazarak ifade ettiğim için hayatımın en zor anlarının belki de en önemli tanığı.

Şimdi bu şarkıyı başa sarıp sarıp dinlerken hayatımın en önemli kararlarından birini burada anlatmaya geldim.

Boşanmaya karar verdim. Boşanıyorum.

Kolay bir karar değildi. 4 yıl süren sevgililik dönemi, üzerine neredeyse 10 yıllık bir evlilik ve 5 yaşında bir çocukla bu kararı kolayca vermek mümkün olmaz, olamaz.

Boşanmayı ben talep ettiğim için, çok güle oynaya boşanmaya gidiyormuşum bir bir algı var bazı insanlarda. Oysa ki hayatınızın onbeş yılını kenara koymaya karar vermek, güle oynaya verilecek bir karar değil.

Hayatınızın bazı anlarında çevrenizdeki insanları yeni baştan tanıyorsunuz. Mesela ailelerimiz beklemediğimiz kadar destekleyici bir şekilde kararımıza saygı duymayı seçerken, bazı yakın arkadaşlarımızsa bu kararı onlarla neden paylaşmadığımızı, onlara neden danışmadığımızı soruyorlar.

Bence aslında soruyu kendilerine sormaları gerek, özellikle eşim çevresinde bu kararını paylaşıp, destek alabileceği kimsesi olmadığını gördü. Haliyle boşanmaya giderken de yan yana yürüyoruz bu yolu.

Zaten kavga, gürültü eşliğinde, birbirimizi kırarak-inciterek alınan bir karar değildi. Çocuğumuzu olabildiğince az hasarla bu işten nasıl çıkarırız diye düşünerek geçirdik günleri. Ama eşimin duygusal olarak destek alacak kimseyi bulamaması da bu yükü benle paylaşmaya yönelmesine sebep oldu.

Evlilik çok garip bir şey arkadaşlar, on yılın sonunda çok iyi arkadaş olmuşuz, gerçekten kendisine minnettarım. Ama yolda bir yerde birbirimizi önemsemeyi, birbirimizi eş olarak görmeyi, sevgimizi göstermeyi bırakmışız.

Bazı şeyler; mesela sevgi gibi, pek ortalıkta görünmediğinde ise zamanla yok olabiliyor sanırım. Çünkü insan bir yerde karşısındaki kişi için önemini, ne ifade ettiğini, gerçekten sevildiğini bilmek istiyor. Ya da bana öyle oldu diyelim. Tabii ki her evliliğin dinamiği farklı, herkesin arayışı da elbet farklıdır.

Bugün aldığım karar bizi çok zorlasa da ileride herkes için en hayırlısının bu olduğunu düşündüğüm için bu yolu seçtim. 

Bir arkadaşım "On yıllık evliliğiniz, bir çocuğunuz var."  dedi. Evet var, bende kesinlikle farkındayım. Ama ben çocuklar için sürdürülen bir evlilikteki "o çocuktum", o hayat da tahmin edemeyeceğiniz kadar derin izler bırakıyor insanın ruhunda.

Bir başkası ise "İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeyler yüzünden yapmayın böyle." dedi. İncir çekirdeğini bile doldurmayacak kadar küçük şeylerin de insanları çok incitebildiğini farketsek mi artık?

Bir başka arkadaşımın ilk etapta sorduğu sorular beni çok sinirlendirse de sonradan anladım ki, duygularınız tavan yapmışken göremediğiniz bazı şeyleri birinin size göstermesi, sorması lazım. Acı ama bu da gerekli. Tabii bunu görmem için bir miktar zaman geçmesi gerekti.

Ben istedim ki karşılıklı saygımızı yitirmemişken, birbirimizi hala arkadaş olarak görürken ve değer verirken tam bu noktada yola nokta koyalım. Bu bir yoldu, hemde uzun bir yol, yürüdük ve bir yol ayrımına geldik, bu noktada hepimiz için en iyisini dilemekten ve bunun için çabalamaktan başka bir şey gelmiyor elimden.

Resmi başvurumuzu yaptık ve mahkemenin bize bir gün vermesini bekliyoruz. Yol uzun, biraz çetrefilli, duygusal olaraksa yükü inanılmaz ağır. 

Sadece güzel güneşli günlere çıksın yolumuz diye umut ediyorum.

Sevgiler.

Applesoda

21 Ekim 2017

2. Gün: Evlenmeden önce daha çok görüşüyorduk.

Sevgili kocamla güzide evliliğimizde iki yılı geride bıraktık geçtiğimiz günlerde...

Yalnız başıma evde oturduğum akşamlardan birinde derin düşüncelere dalmışken sevgili
olduğumuz vakitlerde daha çok görüştüğümüzü fark ettim.

Niye görüşemiyoruz diye sorarsanız, kendisi hastahanede çalıştığı için nöbet sistemleri var.
Haftada en az bir kere gece nöbetine gidiyor.

Evlenmeden önce yaşadığımız sosyal çevreden çok uzakta ikamet ettiğimiz için de
arkadaşları ile görüşmek istediğinde eve gelmesi gece yarısından sonrasını
buluyor.

Hastane nöbetleri, arkadaşları ile halı saha maçları, şehirler arası katılmamız gereken
düğünler, benim kızlarla buluşmalarım derken haftada üç akşamı beraber geçirebilirsek
kâr sayıyoruz.

Bu kadar çok yazdığıma bakıp da konudan şikayetçiyim sanmayın.
Hem özlemek çok güzel, hem de istediğimde kendimle
baş başa kalabilmek çok güzel.

Evliliğin en sevdiğim yanlarından biri oldu bu alan özgürlüğü.

Velâkin ben ne kadar şikayetçi olmasam da; hem ailemiz hem de çevremizdeki arkadaşlarımız
ya mutsuz, yahut da benim evde hep yalnız başına bırakılan kadın olduğumu
düşünüyor.

Oysa ki ben; kendimi seviyorum, kendimi dinlemeyi, kendimle kalabilmeyi.
Kocamı da seviyorum tabii, görüştüğümüz zamanlarda. :D 

Sevgiler Applesodaa.
15 Nisan 2016

Cumalar candır, hafta sonu canan!!


  • Resimde, hafta sonu için planımı gördünüz. Evde koltuğumla aşk yaşamayı, yata yata mabâdımı ağrıtmayı planlıyorum. Hatta öyle ki yatıp dinlenmekten sıkılmak derecesine kadar vardırmak istiyorum bu işi.. :)
  • Bu hafta her sabah, azıcık daha uyuyabilseydim keşke düşünceleri ile cebelleşmekten banyoya giden yol üzerinde türlü tehlikeli durum içerisinde buldum kendimi. (banyo kapısına kaş çarpmak, dengeyi kaybedip lavaboya çarpmak, gözü açamayıp duvara toslamak vs. vs.)
  • Hâl böyle olunca, hafta sonu kocasının çalışmak zorunda olduğunu duyan taze ev hanımı Applesodaa'nın yüreği bayram etti. :)
  • Dinlenmek, dinlenmek ve dinlenmek üzerine olan planların hayatta yapılabilecek en güzel planlar olduğuna kanaat getirdim Casperlar.
  • Aslında evimde bir bahar temizliği yapılması lazım. Zira perdelerim karardı, camlar da toz duman, ama ne yapayım yahu.. Temizle temizle nereye kadar? Bahar temizliğini önümüzdeki aya bırakayım en iyisi ben, bir nisan yağmuru falan vurur sonra camlarıma emeklerim boşa gider. (Biliyorum çok inandırıcı bir bahane değil ama yüzüme vurmayın canım.)
  • Dinlenme işini de her şeyi abarttığım gibi abarttım ve kocama dedim "Hayatım yemek de yapamam şimdi dinlenmekten, öyle güzel şeyler bekleme karnımızı doyuracak bir şeylerle geçiştiririz hafta sonunu." dedim.
  • Allah affetsin. :)
  • Bugün mesai saatinin sonunu gördüm mü, hafta sonu kutlamalarına başlıyorum demektir. Siz de bu hafta sonu kendinize vakit ayırın, hep istediğiniz ama ertelediğiniz bir şey yapın. 
  • Kocaman sevgilerle, Applesodaa mübarek cumadan bildirdi.
28 Mart 2016

Pazartesileri hiç sevmem, sevemem!

Kasvetli bir pazartesi sabahından sizlere kocaman bir günaydın sunarım casperlar.

Şu pazartesiyle yıldızım hiç barışmayacak sanırım. Yataktan kalkması bir dert, işe gelmesi bir dert, ayılması ayrı bir dert ve hepsi haftanın ilk günü olması neticesi ile bugün iki katı zor geliyor. İki mi dedim? On olsun o.

Hafta sonu yine şehirler arası kalmalı annelere ziyaret seyahati yaptığımızdan, bünyem baş aşağı dönmüş durumda. (Evimde yatamayınca ayarlarım bozuluyor benim.)

Pazar günü sürprizi olarak İzmit'e halama gittik. Plansız bir anda "haydi, kalkın gidelim" durumları bence en güzelleri, hayat spontane gelişince güzel. :)

Dönüşte kocamı işe bıraktık, beni de evime bırakacaklardı ki; tam ben ev alma sevdasından elimi eteğimi çekmişken, kısmetimize satılık bir eve bakmak da düştü.

Şimdi büyük konuşmuşluklarıma bir gelelim. Amerikan mutfaklı ev mi? Mümkün değil olmaz oturamam ben öyle derken, bu ev Amerikan mutfak olmasına rağmen bana kendini sevdirdi. Değişik bir şey var evde içine giren çok seviyor. Halbuki küçük aslında, benim şimdiki eşyalarım ile de birazcık sıkışık olabilir ama belki de kısmetimdir, ondan ısınmışımdır eve.. İnanın bende bilemedim.

Kafamdaki karışıklık bir yana, insanların küçük, amerikan mutfak, yarın öbür gün sıkılırsın demeleri de beynimi yedi. Bir kimse de iyi bir şey dese ölür mü ki?? İnsanların hep kötü yorumlar yapmaları olağan bir durum gerçi, lakin işte mevzu ev olunca kızıyorum. Bende çok daha iyilerini isterdim lakin pazar alışverişi gibi değil ki, biraz daha fazla para verip iyisini alasın. Azıcık daha iyisine niyet etsen 30.000-50.000 TL artış oluyor.

Ay daha dün evi gördüm, geceden beri nasıl taşınacağım diye düşünmekten beynim lapaya döndü. Evlilik zormuş casperlar. Annem "Kocanın, koca koca dertleri olur." derdi. Kocayı geçtim de evliliğin öyle vesselam.

Neyse sizi sıkıntılarımla yeterince boğduğuma göre, gidip biraz daha çalışabilirim.
Gözlerinizden öperim.

Applesoda


NOT: Dua edin de ev işim hayırlısı ise olsun casperlar.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.