21 Temmuz 2022

2022 Haziran Ayı Okuma Raporu


Malumunuz tatildi, bayramdı derken neredeyse temmuzun sonuna geldik ama ben haziran raporunu ancak yazabiliyorum. Bu ayın hasılatı da on kitap efenim, yılın yarısını geçtiğimize göre iyi bir okuma hızı yakalayabildiğim aylarda ortalamamın on kitap olduğunu söyleyebiliriz.

Bakalım neler okumuşum.

Haşhaş Savaşı: Bu kitabı gerçekten çok merak ediyordum, geçtiğimiz yılın sonunda çıkan güncel bir fantastik romandır kendisi. Ben ilk kitabı okuyana kadar ikincisi de çıktı bu arada, alacaksanız aklınızda olsun. Yazarın güzel ve akıcı bir dili var, kurgusu ilginç, ana tema savaş üzerinden ilerlese de okurken insanı sıkmıyor. Haşhaş tüketiminin yasak olduğu bir evrendeyiz, bundan önce çıkan büyük çaplı savaşlar da hep haşhaş yüzünden çıkmış. Şimdi yeni bir savaş kapıya dayanıyor ve bizde bu noktadan itibaren hikayeye dahil oluyoruz. Hikayenin ana karakteri bir kadın ve güçlü kadın hikayelerini okumaya bayılıyorum, sırf bu sebepten bile öneririm. Lakin siz beklentiyi çok da yukarıda tutmayın bir Zaman Çarkı da değil yani.

Gül Rengini: Küçük bir şiir kitabı Gül Rengini, İlknokta'dan yaptığım alışverişlerden birinde kargo parası ödemek yerine kitap alayım diyerek yazarın ikili kitabını sepete atmıştım. Dili bana çok hitap etmedi açıkçası, zaman zaman ne okuyorum ben diye düşüncelere daldım. Ama yok illa merak ediyorum derseniz de ben engel olmayayım.

Yürümek: Can Yayınları'nın İnce Klasikler Serisinden bir kitap Yürümek, ayrıca benim ilk Thoreau okumamdı. Güzeldi, ince olması nispeten okunuşunu kolaylaştırıyor. Doğa ile alakalı Thoreau'nun düşünceleri üzerinden ilerleyen bir kitaptı, sevdim.

Vahşi Kızlar: Kapağına aldanıp geçen sene indirimde aldığım kitaplardan biriydi. Ara ara Allahım ben ne okuyorum demedim değil. Sevdim mi, sevmedim mi, vallahi öyle kararsızım ki... Distopya desem değil, ütopya desem değil, değişik bir kurgu idi. Bir nevi Truman Show'un korkunçumsu versiyonu denilebilir. Dili akıcı en azından okurken yormuyor ama ben ne alın derim ne almayın. Nasıl bilirseniz öyle yapın. :)

Keşke Koleksiyoncusu: Ayşegül Kocabıçak üç sene önce Run Gülüzar Run kitabı ile keşfettiğim bir yazardı. O günden beridir de kitaplarını sırası ile okuyorum, Ayşegül Hanım için bir tık gözünü budaktan sakınmayan bir yazar diyebiliriz. Bizi ilk bakışta rahatsız eden olayları bile her yönü ile alıp düşünmeye sevkedebiliyor. Bu kitapta kızımız asla sevdiğine açılamamış. Sevdiği ise siz kardeş gibi büyüdünüz laflarını eliyle öteye itemeyip, annesinin bulduğu uygun kız ile evlenmiş. Ama yine de ikisinin de içinde sevda bağı kopmamış körelmemiş, üç senenin ardından yeniden bir araya gelmelerini okuyoruz. Dediğim gibi her yönüyle ele alınmış bir hikayeydi, ben sevdim. Bu kitap konusu itibariyle sizi açmayabilir belki ama Run Gülüzar Run kitabını mutlaka öneririm.

Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk: Bir çırpıda okunabilen, çok sevilesi, çok düşündürücü bir kitap. Çokça sevdim, iyi ki görüp almışım. Bir masal havasında okunuyor; ana karakterimiz bir yumurta tavuğu, oysa hep özgürce yaşamak ve bir bebeğe sahip olmak istiyor. Bir gün kaçma fırsatı bulunca olaylar gelişiyor. Anne oluyor ama işler pek de umulduğu gibi gitmiyor. Gerçekten mutlaka ama mutlaka bir şans vermenizi istediğim bir kitap, aklınızda olsun.

Yerçekimi Melodisi: Bu kitaba dair fikirlerim sürekli ama sürekli değişti. Önce indirimde görüp kafa dağıtmalık ergen kitabı diye aldım. Sonra uzun müddet kitaplıkta bekleyince bir yordu beni daha okumadan ay niye aldım ki dedim. Kitaba başlayınca hikaye kahramanlarımızın erken yaşlarında başladığı için off çocuk kitabı mı bu dedim. Daha sonra gözümü bile kırpmadan okumaya başladığımı fark ettim, tuvalete bile elimde kitapla gittim. Çok severek de bitirdim konuyu kapattım. Şuraya kadar yazdıklarım dönüp okuyunca fikren bir daha yordu beni, eğer şu an bu cümleyi okuyorsanız vallahi iyi dayandınız buraya kadar canlarım.

Konusuna gelirsek Isaac Newton'un hayatı üzerinden bir kurgu okuyoruz. Paralel evrenler de işin içine giriyor. Yüzyıllar öncesinde yaşayan Isaac'ın günümüzde yaşayan Alex'le olan aşkıyla başlayan hikaye bir çok dönemeçten geçse de ikinci erkek adamı da harcamadan bittiği için benim kalbimi kazanıyor.

Küçük Ama Büyük Yalanlar: Bu kitap HBO tarafından Big Little Lies adıyla dizi olarak da çekilmişti. Bakınız yerli versiyonu da Ufak Tefek Cinayetler... Tastamam ne eksik ne fazla Ufak Tefek Cinayetler havasında bir kitaptı. Eğer seviyorsanız öneririm. Yazarın dili zaten çok akıcı, gereksiz detaylar ve betimlemeler vermeden kitabın sonuna kadar götürüyor bizi. Ve çok önemli bir not katili tahmin edemedim arkadaşlar, bu demektir ki bu kitap okunur. :)

Suya Düşen Hayalleri Kurtarma Rehberi: Kapağına bakıp yazın güzel okunur diye aldığım kitabın, tanıtım yazısını okuyunca sıkıcı olacak gibi diye düşünmüştüm. Oysa çok güzel ve farklı bir hikayeydi. Semtlerinde kapanmakta olan bir havuz yaşlı bir kadını ve genç bir gazeteciyi bir araya getiriyor. Sonrasında olanlar pek tahmin edebileceğiniz cinsten değil. Hikaye çok nahif bir şekilde ilerleyip, tatlı bir sona bağlanıyor.

Aynada Yürüyen Sesler: Gün Rengini kitabının yazarı Mehmet Özkan Şüküran'ın ikinci kitabı, yine ne okudum ben yahu düşünceleri ile nihayete erdirdiğim bir kitaptı. Bu kitaplara dair beğendiğim iki şey var; isimleri ve kapak tasarımları, içeriği anlamaya vakıf olamadım maalesef.

Evet bende durumlar böyleydi. Temmuz ayı için de şimdiden uyarayım vallahi işler kesat, ayın yarısında evde olmayınca okumalarım pek verimsiz geçecek gibi duruyor, neyse bitmedik aydan umudumu kesmeyeyim yine de...

Aylık okuma raporu toplantımız bitmiştir arkadaşlar.

Dağılalım.

22 yorum:

  1. Ve çok önemli bir not katili tahmin edemedim arkadaşlar, bu demektir ki bu kitap okunur. :) Evet, o zaman okunur :)

    YanıtlaSil
  2. Maşallah Fazlasıyla beni solda sıfır bırakmışsınız Bu ay pek okuyamadım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun ya bende bu ay pek okuyamadım, yazdan mıdır tatilden midir, kağnı hızıyla ilerliyorum.

      Sil
    2. Bu senin kağnı hızınsa normal hızını düşünemiyorum :) Maşallah maşallah :)

      Sil
  3. bu okumaların yaz nedeniyle yumuşakmış biraz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay inan bana okurken psikolojik olarak çok ağır geldiler en az bir senedir okunmayı bekleyen kitapları eritmeye çalıştığım için psikolojim zorlanıyor. :)

      Sil
  4. Ayda iki kitap bitirebileceği için sevinen ben şuan sokta.. neyse ki okuduklarım var içlerinde yazınız beni motive etti :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında kitap okurken sayısı değil de içeriği daha önemli ama kendimle anlamsız bir yarış içerisinde gibiyim. Sizin okumaları da önümüzdeki ay üç yaparız mesela, neden kendi kendiyle yarışan tek insan ben olayım ki değil mi? :D

      Sil
  5. Yürümek, Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk, Yer Çekimi Melodisi, Suya Düşen Hayalleri Kurtarma Rehberi tarafımdan not alındı. :)) Alkışlıyorum seni <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Sevgili Momentos alkışlar için kocaman teşekkürler ediyorum. Altı çizili olmaları seni rahatsız etmezse (çizdim mi çizmedim mi emin değilim ama bazen çiziyorum) ben sana içlerinden iki tanesini göndermek isterim.

      Sil
    2. Ah gerçekten mi? :)) yok bilakis dokunulmuş kitapları severim. Aynı şekilde geri gönderirim sana ben yine.. :)) <3

      Sil
    3. Hiç geri göndermene gerek yok, ben zaten düzenli olarak kitaplarımı bağışlıyorum. O yüzden sende okumak isteyen bir başkasına verirsin, çok da güzel olur. huriye.koc91@gmail.com bu adresten bana mail ile iletişim bilgilerini gönderebilirsen bende kargoyu yola revan ederim. :)

      Sil
  6. Ne güzel bir sürü kitap okumuşsun. Yürümek kitabını merak ettim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yürümek güzel bir kitaptı, doğru tanımlama mı emin değilim ama biraz pastoral bir havası var.

      Sil
  7. Yürümek sana çok hitap eder gibi geldi bana senin yazılarını da göz önünde bulundurunca. :)

    Ursula'nın Vahşi Kızları bu Vahşi Kızlar'ı on kere sollar. O çok iyiydi.

    Suya Düşen Hayalleri Kurtarma Rehberi için yorumun bana ışık oldu resmen, gerçekten film olsa daha çok güzel olurdu ama belki de yakında keşfedilir. Kim bilir değil mi?

    YanıtlaSil
  8. Ne güzel bir ay geçirmişsiniz kitaplarla dolu:))) Haşhaş Savaşı'nı çok merak ediyorum:))) Bu kitaplardan okuduğum yok henüz:) Ben bu ay hızlı başlamıştım okumaya ama sonrasında biraz işlerim olduğu için istediğim gibi olmadı:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Olsun canım önümüzdeki aylara bakarız. Haşhaş Savaşı güzel bri fantastikti, gerçi türünün en iyi örneği denemez ama okutuyor kendisini.

      Sil
  9. Haşhaş Savaşı'nın konusunu okurken hemen gidip Zaman Çarkı'nın yeni sezonu ne durumda diye baktım :) Hareket yok!
    Ayşe Koçbıyık'ın tavsiye ettiğin kitabı Run Gülüzar Run isim olarak bana Run Rabbit Run şarkısını bir de Run Lola Run filmini anımsattı. Bu kitabın içeriğini merak ettim. Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk'u not aldım. Genelde merak ettiğim kitapları benim kitapçıda bulamam ama bu sefer varmış hayret ettim ;)) Haziran ayı iyi geçmiş darısı Temmuz ayının son haftasının başına diyelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Off ya Zaman Çarkı'nda hareket olması için bayağı bir zaman daha lazım bence, Mat'in ikinci sezonda değiştiğini biliyor muydun??
      Run Gülüzar Run bence çok güzeldi, beni çocukluğuma götürdü. Çocukluğumda ben ve çevremdeki bir çok çocuktan esintiler vardı.
      Temmuzun son haftasından umudum büyük ama hadi bakalım. :)

      Sil
  10. Temmuz ayında ben de hiç okuyamadım. İşin kötüsü ben gezmedim de. Ne yaptığımı bilmiyorum :-)

    Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk'u not ettim. Mutlaka okuyacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şule'nin kayıp temmuzu aranıyor... :) Zaman işte su misali bi bakmışsın ayın başındasın bi bakmışsın sonu, bence Adana sıcağı senin aklını başından aldı. :)

      Sil

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.