amasya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amasya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Temmuz 2022

Sonunda dönebildik yaylalardan...

Selamlar,

Bir tatilin daha sonuna geldik. Tüm valizler boşaltıldı, tüm çamaşırlar yıkandı. Herşey dönüp dolaşıp ait olduğu yerlere yerleşti. Hatta beni bütün bunlar kesmedi, tatilden bir gün erken döndüğümüz için boşa çıkan son günümü de değerlendirip cam, pencere ne varsa sildim, pakladım.

Vallahi nasıl bir rahatladım, anlatamam.
Evet gelelim tatilimize; tatil boyunca Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde yer alan Kızılca Köy Yaylasında kaldık. Genel olarak Kabaoğuz Yaylaları diye de adlandırılıyor.

Burası da bizim yayla evinin balkonundan görünen manzara, her sabah manzaraya nazır serin havada kahvaltı etmenin bir başka keyfi var. Bu arada istisnasız her gün, her odada mutlaka soba yakıldı. Yaylalar köylere oranla daha soğuktu ama köylerde de hava serindi. İstanbul sıcağı bize dönüşte bayağı bir sürpriz oldu.
Balkondaki soba ısınmaktan ziyade yemek pişirmek için hergün mutlaka yakılıyor. Sabahları kızartmalar hep sobada yapıldı. Şu sağdaki afili köfte yemeğini de ben yaptım, sanmayın ki yaylalarda yan gelip yatmışım. :)
İnanmazsınız ama köyde de park bulduk, okulun bahçesinde park da varmış meğerse... Ben daha önce çocuklu olmadığım için midir nedir hiç fark etmemişim, resmen algıda seçicilik. Ortadaki salıncak yaylada kurulu canı isteyen biniyor. Sağda da traktörden indiremediğim sıpam mevcut. Sırf Çınar istiyor diye traktör tepesinde gezmekten içimiz dışımıza çıktı.


Burası da Samsun'un Vezirköprü ilçesinde yer alan Şahinkaya Kanyonu. Biz Amasya'nın Çorum'a yakın kısmında kaldığımız için Amasya Merkez'e gitmek ile Samsun'a gitmek bizim için aynı oluyor süre bakımından, o sebeple mutlaka Samsun kısmında da gezilecek yerlere uğruyoruz.

Kanyon deprem sonrası oluşmuş, bir kaç sene önce de turizme açılmış. Kanyon girişinde tekneler mevcut, bir saatlik bir tura çıkılıyor. Kanyonun içinden geçilerek en son kısma kadar gidilip geri dönülüyor. Püfür püfür bir gezi, tatilin belki de en keyif aldığım kısmıydı.
Burası da yine Samsun'un Ladik ilçesinde yer alan Ambarköy Açık Hava Müzesi, Samsun'un köylerinden toplanan ambarlardan oluşturulmuş. Ben daha önce açılmak üzereyken de gidip gezmiştim. Bu sefer arkadaşları götürdüm. Çocuklarla gezmek için çok güzel bir yer, salın ve keyfinize bakın. İçerisinde köprüsünden, değirmenine, çocuk parkından, kafesine herşey mevcut. 
Bu sene Amasya Merkez'de kaleye çıkmaya üşendik. Çocuklarla insanın gözü almıyor gerçekten. Harşena Kalesi'ne arabayla çıkılabiliyor aslında ama arabaları park ettiğimiz yerden çıkarıp sonra geri götürmeye çok üşendik. Pontus Kral Kaya Mezarlarına ise bir dünya merdiven ile çıkılıyor. Çocuklar kucak isteyeceği, merdivenler de yağ gibi kaygan olduğu için vazgeçtik ve kültür turumuza müzelerle devam ettik. 

En üstteki resim Amasya Arkeoloji Müzesi, büyük bir mumya ailesine de ev sahipliği yapan müzeden gerçekten çok keyif aldık. Sol altta Şehzadeler Müzesi görülüyor. Burada Amasya'da görev almış olan tüm şehzadelerin balmumu heykelleri sergileniyor. Çok küçük bir müze ancak ücreti 10 TL olduğu için bence şans verilebilir. Ortada Amasya Yeşil Irmak Kenarı'nda yer alan konaklar, sağda ise Hazeranlar Konağı var. Burada müze kart geçiyor, içerisi Amasya'da ev yaşamının eskiden nasıl olduğuna dair fikir edinmek için gerçekten çok güzeldi.

Eee hergün şehir merkezine inmedik tabi, burası bizim yayladan iki ilerideki Gürcü Yaylası. Evet kendimizinki kesmedi, milletin yaylasına da musallat olduk. Ama dümdüz çimenleri, içerisinden akan derenin sesi ve kocaman çam ağaçları ile adeta gelin burada piknik yapın diye bizi çağırıyordu.  Gitmişken sobada çıra niyetine kullanmak için bir çuval kozalak da topladık, ee yaylada böyle herşeyin etinden sütünden faydalanılıyor.
Biz çay keyfinde çimenlere serilmiş yatarken, bu iki veledi de dereden çıkaramadık tabi. Bu tatilin keyfini en çok bu ikisi çıkardı diyebilirim. Kuzencilik kazanacak.


Burası da kuşbakışı Amasya, gezmekten yorulduğumuz bir sırada hadi Vadipark'a gidelim diyen eltime uyduk ve gerçekten de çok güzel, keyifli bir yerdi. Girişinde çocuk parkı olmasa daha iyi olabilirdi tabii. Ordan çocukları çıkarıp içeri geçmemiz yarım saat sürdü. Tatil boyunca içtiğim en lezzetli çayı burada içtim. İçeride meşhur göğe kurulan salıncaklardan da var, ama emniyeti hiç yok. Sadece fotoğraf çekilmek için ayağınız yere basarken binmek en iyisi olabilir.


Bir iş için Amasya'ya giden eşimin kardeşinin peşine takıldık ve ikinci bir Amasya turu gerçekleştirdik. İlk resim İçeri Çarşı, aşağı doğru devam ederseniz dükkanlar ve restoranlar da önünüze çıkmaya başlıyor. İkinci resim Neyyire Artizan Lezzetler'in manzarası, burası eski bir konak ve gün boyu kahvaltı servis ediyor. Karadeniz mutfağından, Amasya mutfağına menüsünde yok yoktu. Biz karnımız tok olduğu için kahvaltı etmedik. Çocuklar patates yediler sadece, bir sonraki gidişimde buranın kahvaltısını deneyeceğim. Sağda ise Minyatür Amasya Müzesi var. Giriş ücreti 10 TL olan özel bir müze, Amasya'nın 1914 yılındaki halini minyatür olarak düzenlemişler. İçerdeki minyatür kocaman ama bence en güzel yanı rehberin anlattığı kısım, bir de ışıklı bir gösteri yapılıyor içeride, yarım saatte gezilecek bir yer.


Vee son. İnanır mısınız bilmem ama eve dönmek gibisi yok. Tatilin uzunundan ziyade kısası daha makbulmüş, evdeki çamaşır yığınına bakarken ona kanaat getirdim.

Sizde benimle gezmiş kadar olun istedim. Umarım ki öyle hissetmişsinizdir.
Eee anlatın bakalım neler oldu yokluğumda.

Sevgiler.
23 Mayıs 2022

"Hava ne kadar hiddetli olursa olsun, yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, deyimin aksine gök asla delinmez."


demiş Zeynep Selvili Çarmıklı "Pembe Fili Düşünme" isimli kitabında.

Aslında bu sözü geçtiğimiz çarşamba tam yağmur başlamışken paylaşacaktım ama konuyla alakalı
fotoğraf bulamadım. Malum telefonumun heryeri bebe fotosu dolu...

Bu çok aradığım fotoğraf ise Amasya Boraboy Gölünden... 
Oraya gittiğimizde aniden her yeri sis kaplayıp birden yağmur bastırmıştı sonrasında...
4 Ocak 2018

17'yle 17

Cağnım Saçaklı ve Sonik Hanım bir mim oluşturmuşlar.
Saçaklı kendi sırasını savınca, araya kaynak yapmaya karar verdim. 
Karşınızda 17 fotoğrafla 2017...

Ben fotoğrafları kolajlamaya da tini mini boyutlarda düzenlemeye de pek üşendiğimden
orjinal boyutları saldım üzerinize gitti. :)

Dikkat ettim her yerde kendimi fotoğraflamışım, şu on yedi fotoğrafı bulana kadar
on yedi sene yaşlandım. Seneye çevreme daha çok dikkat etmeye karar verdim.
Bu da bana ders olsundu. 

Keyifli seyirler. :) 

- Yılın ilk haftası annemlere giderken yoldan bir görünüş. -

- Bu senenin ilk ve tek nişan şekeri siparişleri. -

- Kızılca Köy'de bir haşhaş tarlası. -

- Kuş bakışı Amasya. -

- Annemin evinde bir akşamüstü. - 

- Bakmaya doyamadığım Yason Burnu. -

- Köy yolunda gördüğümüz tilki yavrusu. -

- Kızılcıklar oldu, avuçlarıma doldu. -

- Anneannemin penceresinden. -

- Ordu, Saraycık. -

- Bir teleferik macerası. - 

- Gölcük'te günü batırmak. - 

- Çanakkale yolunda havadar bir umumi tuvalet. -

- Assos Antik Tiyatro. -

- Assos Antik Kenti. -

-Assos kıyısında.-

- Yılın son hobi çalışması. -

Bu sene düğünlerden ne çekmişim yahu, nereye gittimse bir düğüne sebep gittim. :)
Bitti sandıysanız, bitmedi. Sıra size geldi. Yorumlarda sizleri darlamak için
bende Saçaklı'ya yardımcı olacağım.

Ben çektim, siz çekmeden olmaz. Öyle de paylaşımcı bir insanım. :)
Sevgilerle Applesodaa!

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.