15 Kasım 2012

Birşeyler var biliyorum...

  • Dün günü iş görüşmelerinde geçirdim. Sonuç; hala işsizim.. Ama biliyorum orada birşeyler var bana göre de.. 
  • Sabrın sonu selamet dediler bekliyoruz..
  • Bir yorgunum, bir yorgunum ki anlatamam. Geçen haftadan beri kendimi bir türlü toplayamadım. Sabahları kalkasım gelmiyor. Akşamları erkenden yatıyorum tavuk gibiyim.. Bana neler oluyor Tahsin??
  • İETT ömrümü yedi! Otobüsler sabahları ve akşamları "iş saati" deyip de normal saydığımız ama aslında hiçte normal olmayan bir yoğunlukta oluyor. Hal böyleyken milletin hayatını daha da nasıl zorlaştırabilirim diye düşünen İETT'nin otobüslerinin %98'nin kapıları içeri açılıyor. O dolulukta oradaki insanlar ezilip, büzülüyor veya elleri, kolları sıkışıyor. İETT aman sakın doğru birşey yapıp da şaşırtma bizi.. 
  •  Yeni bir iş demek de bir sürü karışıklık demek... Of anam of. Gerçi bende bir ayrı komiğim sanki işi buldum da sıkıntısını çekmesi kaldı..
  • Böyle mi olacaktı diyerek.. İki kişinin kaldığı ıssız ofisten bildiriyor Applesoda...
13 Kasım 2012

Yeni bir gün daha...

Artık işsizim, işsizim diye geziniyorum ortalıkta.. Tabii boş durmadım hemen başvurdum bir sürü işe.. Bakalım artık ne olacak bilmiyorum. Yarın da bir görüşmem olacak hatta..
İş aramak falan çok zor ya... Ne yapalım ama el mahkum arayacağız artık birşeyler..
Bu akşam sevdiğimi görme ihtimalim var. Resmi de ona armağan ediyorum..
O bu değilde dün sabah bu ofiste çalışan herkes iş güç sahibi insanlardık hepimiz...

Akşam sevdiceğimle konuşuyorum. Konuşma aynen şu şekilde gerçekleşti:

Eray: Hayatım ne yapıyorsun?
Ben: Oturuyorum aşkım sen?
Eray: Bende ara verdim. Sen gündüz bana bişey diyordun ne diyordun?
Ben: Hatırlamıyor musun sen hiçbirini?
Eray: Yok. Uyumuşum sonra unuttum o ara.
Ben: İşten ayrılıyoruz. Şirket kapanıyor aşkım.
Eray: Hayırlısı olsun artık.
Ben: Ne yapalım öyle olsun.
Eray: Neyse ben işe döneyim.
Ben: Dön dön. Birimizden birinin çalışması lazım sonuçta..
Eray: :)

Ben işten ayrılıyorum ama sevdiceğim işte gülüyor. :) Beni de güldürüyor. O olmasa ne yapardım bilmem. Üzülmeme bile izin vermiyor. :)
12 Kasım 2012

Herşey çok sıradandı aslında bu sabah...

  • Güzel bir güne uyandım. Sandım. Sonra işe geldim ve ofisin kapanacağını öğrendim.. Bu ay sonunda işsizim. Artık iş için birilerini arayan varsa bana haber eylesin..
  • İşsizliğe çok üzülmedim şimdi yukarda Allah var yalan söylemek istemiyorum. Çünkü haftasonu çok güzel olaylar gelişti. Sevdiceğimin annesi ve teyzesi bize gelecekti ama günün ilerleyen saatlerinde babası da geldi. Herkes tanıştı, kaynaştı.. :) Her karanlığın sonu da bir aydınlık işte..
  • İçim kıpır kıpır o kadar mutluyum ki... Bozulacak diye de çok korkuyorum.. Allah'ım sen koru yarabbim..
  • İş arıyorum. Eleman arıyorsanız bana gelin.. :)
9 Kasım 2012

Sevmek...

“Bir kadın tanıdım adımı anınca içimde kuşlarım dansa başlardı...”

Not: "Sesindeki müziği özledim." ya da buna benzer birşey diyor resim işte. :)
8 Kasım 2012

Ah bu türkülerin...

   Eskiden aşklar bir başkaymış.. Derler hep böyle belki de siz inanmazsınız.. Ama eskiden türküler bile bir saygılıymış. "Gece bizde kalsanna.."lar yokmuş o zamanlar. "Bastımda kırıldı iğdenin dalı" varmış.. Sevda varmış, hasret varmış...
   Türkülerde sevgilinin güzelliğini anlatmak için kimi zaman, kimi zamansa konuyu birbirine bağlamak için meyveler kullanılmış. Türkülerin bir başka tadı var işte belki de bu yüzden...



 İçinde meyve ismi geçipte sıkça duyduğumuz şarkıların başını "Ayva Çiçek Açmış" çeker..

Kendisi ilkokulda müzik dersinde öğrendiğim ilk şarkı olarak bende ayrı bir yere sahiptir.





"Bir Dalda İki Kiraz"ı duymayan bilmeyen olduğunu da pek sanmıyorum. Vatan-ı şahanemizin güzide türkülerinden birisidir.

Bu türküde en sevdiğim kısım ise "Bir dalda iki elma. Birin al birin alma. Kurban olduğum Allah. Canım al yarim alma." :) Var mı böyle aşklar??



Keşan yöresinin muhteşem türküsü "Kızılcıklar oldu mu?"...

Bu türküyü sevmemin nedeni ise rahmetli dedemin bahçesindeki kızılcık ağacından ısırgan otlarının arasına düşüşümü unutamayışımdır.




Rahmetli türkü üstadı Neşet Ertaş'ın sevdirdiği Kırşehir yöresine ait bir türkü "Nar danesi"..

Düğünlerde bu şarkı eşliğinde oynamayan yoktur şimdi itiraf etmek gerekirse...


Gelirsek konunun sonuna; eskiden aşklar bir başkaymış. Sevgiliye "nar tanesi" diye hitap etmenin bile bir manası varmış. Şimdi desen sende benim karpuzumsun diye bir cevap gelmezse ben bu işi bilmiyorum derim... Ayrıca eskiden şarkılar, türküler bambaşka güzelmiş... Bu aynı tadı hangi pop şarkısı verebilir ki şimdi bize??

Not: 31 türküde elma, 19 türküde üzüm, 11 türküde kestane, 11 türküde kiraz, 10 türküde ayva, 10 türküde ceviz, 7 türküde fındık, 7 türküde armut, 6 türküde erik, 7 türküde nar, 5 türküde dut, 4 türküde karpuz, 4 türküde portakal, 4 türküde hurma, 3 türküde iğde, 3 türküde badem, 3 türküde vişne, 3 türküde kayısı, 3 türküde zerdali, 3 türküde zeytin, 2 türküde limon, 2 türküde mısır, 2 türküde turunç, 2 türküde şeftali, 1 türküde kızılcık, 1 türküde fıstık ayrıca 8 türküde de meyve kelimelerinin geçtiğini biliyor muydunuz?


Notun Notu: Meyveli türkülerle ilgili kaynak için buraya..



Süprizli sabah :)

  • Sonunda sevdiceğimi de kendime benzettim. O da benim gibi süprizlerin insanı artık. Sevdiceğimle çok güzel bir süpriz hazırladık ama şimdi yazamam buraya ne olduğunu okursa öğrenir o şahıslar. :) Süprizin postu yarın akşam inşaallah. :)
  • Hayat çok garip oluyor zaman zaman değil mi? Evet, oluyor. Ama olsun. Herkes eninde sonunda mutlu olmanın bir yolunu buluyor. Kimi çalışıyor, kimi gülüyor, kimi koşuyor, kimi şarkı söylüyor, kimi müzik dinliyor. Demem o ki hayat kısa ve üzüldüğümüze de değmiyor. Mutlu olmak için birilerinin veya birşeylerin gelmesini bekleme sen git. Mutlu olmak için elinden geleni yapmalısın dostum..
  • Ergenliğe yeniden girdiğimi hissediyorum 22 yaşıma 1 ay 22 gün kala.. Nedir bu suratımda çıkan şeylerin çözümü yahu birisi bir el uzatsın.. Alnım taşlı tarla yollarına döndü... :(
  • Evimizin salonunda yeni dekorasyon yapıyor annem. Annem zaten hep birşeyler yapıyor ama.. Ama işte... Bizde ailenin geri kalanı olarak Ivana Sert stili uyguluyoruz. Olmamış şekerim, bizimla değilsin.. :D Sonuç olarak; annem nasıl isterse öyle oluyor be canım..
  • Bizde kızlarla burası bizim odamız, bizim kararımız dedik ve duvarlarımızı baştan aşağı resimlerle kapladık. Eski usül bir milyoncu şimdilerde çok milyoncularda görebileceğiniz ahşap üzerine basılmış resimlerle süsledik duvarlarımızı. Tabii kız kardeşimin arkadaşlarının büyük katkısı oldu belirtmeden geçemiyciim.
  • Annem erkek kardeşimi sıkıştırıyor evde; "Levent sen eve biz yokken kız mı alıyorsun? Odan hep saç kılı dolu.". Erkek kardeşimden ibretlik cevap; "Özel hayatıma karışmaz mısın lütfen anne.." Yaa zamanında hanginiz bunu söyleyebildi annenize?? Ben yapamazdım yani şahsen..
  • Çok nev-i şahsına münhasır bir kişilik olan bir arkadaşım vardı eskiden. Şimdi kendisiyle yollarımızı ayırmamıza rağmen annesiyle görüşürüm hala.. Bayramda yoğun ısrarlar üzerine annesine gittiğimde kendisini de görmüş bulundum. Zaman hakikaten herşeyi değiştiriyor. Orada ona baktığımda eski arkaşımdan hiçbirşey kalmamıştı sanki.. Sahi hepimiz bu kadar değiştik mi??
  • Bugünlerde postlara ne kadar neşeli başlarsam başlayayım sonu yine bana hasret yine bana hüsran tarzı bitiyor. Çok fazla hüzünlü dizi izliyorum sanırım. One Tree Hill'e bir ara vereyim ben..
  • Applesodaa. Yemek molasına 4 dakika kala ofisten canlı bildirdi.
7 Kasım 2012

Benim yerim senin yanınsa..

Seni herkesten, herşeyden çok seviyorum güzel adam.
Hem dur daha, kokun sinecek üzerime.
Gözlerini içeceğim uzun uzun... 

Sevdiğime...

Not: Resim "Ben sadece neredeysen orada olmak istiyorum." gibi birşey anlatmaya çalışıyor. 

Bugün...

  • Oldukça kan kaybettiğimi biliyorum en azından. Fatma Abla üşümelerimi ve halsizliklerimi kansızlığa bağladı çünkü bugün. Ve eminim biliyorsunuzdur her Türk kadınında doğuştan birazcık doktorluk potansiyeli vardır. Bir bakışta neyin olduğunu ve neye ihtiyacın olduğunu bilirler çünkü onlar. :)
  • Kız kardeşceğizim evde bulduğu her şeyi okula götürüyor. Ortada birşey bırakmaya görün pat kayboluyor. Bu sabah da babamın kuruyemişlerini araklıyordu. Ay bir de yüzsüz ki görmeyin "Ama sen hep bunu yapıyorsun baba. Hep ortada bırakıyorsun bunları." diyor utanmadan. :)
  • Annem eve misafir gelecek olması dolayısı ile evde terör estiriyor. "Heryer silinecek, temizlenecek. Eksik olan herşey alınacak. Herşey mükemmel olacak..." Klasik Türk kadını... Yok değil klasik Nazi subayı... :(
  • Zaman zaman insanlarla anlaşamıyorum. Nedenini bilmiyorum da. Herşeyi doğru yaptığımı düşünsem de yanlışlar da çıkıyor demekki arada. Ya da herşeyi doğru yapıyor olman önemli değil. Önemli olan bu yaptıklarının karşı tarafa nasıl göründüğü.. Anlatabiliyor muyum?? Hayır ben bile okuyunca birşey anlamadım ama asıl nokta da bu zaten bazen sebepsiz anlaşamazsınız. Herşeyi mükemmel yapsanız bile..
  • Birgün gerçekten yazdıklarım insanlar için birşey ifade edecek. Biliyorum birileri bunları okurken gülümseyecek. Birileri bu sayfalar arasında dolaşırken kendini görecek yazıklarımda.. Birileri sevecek yazdıklarımı. Birileri eleştirecek. Birileri küfredecek. Anlıyorsunuz değil mi?? Neredeyse üç yıldır yazıyorum ama birileri eninde sonunda bir tepki verecek.. Okuduklarını bileceğim..
  • İnsanlara yardım etmek istiyorum. Bir yardımım dokunsun, bir izim kalsın geride istiyorum.. Bugün ne kaybettiğimi bilmiyorum ama kendimi kaybetmeden elimden geleni yapmak istiyorum..
Not: Resimde "Bugün ne kaybettiğimi bilmek istiyorum." diyor. Loves Charlie.
6 Kasım 2012

Doğruysa...

Doğru söze sadece "Canımı yakıyorsun!" denir.

Not: "Seni seviyorum. Çok basit çok doğru çok acı verici."

Good girl came back.

  • Haftasonundan sonra pek yazmak gelmedi içimden. Hem zaten mutlu olduğum zamanlarda sadece saçmalıyorum. Üzgün olduğum zamanlarda ise gerçekten yazıyorum...
  • Bu hafta misafir ağırlamanın telaşı var üzerimde. Ayrıca annem var baş edemediğim. Sevgilim var son günlerde yıldızımın hiç barışmadığı. Bu akşam katılmam gereken bir program ve oldukça da baş ağrım var. Görüyorsunuz ya iç yalnız değilim.
  • Zaten ben genelde hiç yalnız olmam. Sadece kalabalıklar içerisinde yalnız hissediyorum. Bu benim en başarılı olduğum konulardan birisi..
  • Bir yerlerde yanlış yaptığımı biliyorum ama nerde bilemiyorum. O yüzden en baştan başlamaya karar verdim bende. İş, hayat tarzı... Aklınıza gelen ne varsa hepsine en baştan başlayacağım..
  • Bazen bu ben değilim diyorum. Bu yaptığım iş hiç beni yansıtmıyor. Yaptıklarım insanlara birşeyler ifade etsin istiyorum.. İfade ediyor mu? Orda kimse var mı? Birisi beni duyuyor mu??
Not: Resimde "En büyük hayalin nedir? Cevap: Birilerinin ilk seçeneği olmak." diyor.
2 Kasım 2012

Güzel bir şarkı..

Bilen var mı okuyanlar arasında bilemiyorum ama ben One Tree Hill izliyorum.
Uzun yıllar sonra yeniden başladım diziyi izlemeye.
Gilmore Girls ve One Tree Hill çocukluğumun dizileriydi ve ikisini de bir ayrı severim hala.
Bu şarkı da One Tree Hill'in üçüncü sezonundan.
Dinleyin seveceksiniz.
1 Kasım 2012

Hayatı Yaşa!

Carpe Diem sözü benim özellikle çok sevdiğim bir kitap olan N. H. Kleinbaum'un "Ölü Ozanlar Derneği"nde geçer. 
Carpe Diem Latince'de anı yaşa, günün kıymetini bil vs. gibi bir anlam ifade eder. 
Yani işin özünü Hayyam usulü açıklarsak "Aldığın her nefesi fırsat bil, ot değilsin ya yeniden bitmezsin." manasını da çıkarabiliriz. 

Ölü Ozanlar Derneği'nin film versiyonu da bulunmaktadır. 
Robin Williams tarafında olanağüstü bir performansla "John Keating" rolü canlandırılmıştır. Filmdeki çocuklar da oldukça yakışıklıdır. 
Ayrıca gördüğüm en iyi kitap uyarlaması filmdir. 
Filmle kitap arasında sadece bir yarım sayfacık kadar fark var geriye ne kaldıysa kelimesi kelimesine aynı ki beni asıl vuran da bu olmuştu. 
İsterseniz okuyun, isterseniz izleyin ama bence Ölü Ozanlar Derneği nedir bilin.
 Boş bakmayın lütfen. 
Ayrıca filmde ve kitapta çok güzel şiirler bulunmaktadır. 
Henry David Thoreau ile de böylece tanışmıştım..

Yazının şarkısı: Duman - Hayatı Yaşa

Allahım....

  • Bir tane daha İngilizce evrak görürsem kusiciim. İngilizcem bu kadar kötü diye mi yapıyorsun bunu Allahım?? Tamam hikmetinden sual olunmaz ama daraldım bende..
  • Şimdi iş güç bitince Küboş'cumlan Mado'ya gideceğiz. Hoş bu soğukta orada ne yiyeceğiz hiç bilemiyorum ama neyse hava alalım da o yeter. :)
  • Böyle bir daraldım bir bunaldım.. Yerimde duramıyorum. Hem stresli çalışma bana göre değil hiç bir büyük hoşbeş ve büyük boy susamlı çubuk krakeri tek başıma yedim. Biliyorum fil midesi var bende. :) Hayır baksanız hepi topu minnak bir kızım aslında ama içerde alan nasıl genişse demek ki... Ye Allah ye.. :D
  • Küboşla ben bir değişiğiz böyle. Ben buluşalım diyince "Ayy nasıl özlemişsin beni." diye havalara giriyor. O bana bugün güzel olmuşşsun dese bende kendimi Adriana Lima sanıyorum. Nasıl bir egoysa bizdeki.. :D
  • Böyle içimde bir şişkinlik var ki yediklerimden olsa gerek. Neyse eritirim yürürken.
  • Applesodaa iş çıkışından bildiriyor saygıdeğer okurlarım. :)
Not: Resimde "Lütfen Tanrım yarını daha iyi yap." diyor. 

Adam biliyor...

Bir film için tüm ihtiyacınız; bir silah ve bir kız. 
Demiş "Jean-Luc Godard". :) 
Kendisi kim bilmiyorum ama yalansa yalan deyin. :) 

Rüyalara daldım...

  • Günaydınlar herkese. :)
  • Günlerdir çok enteresan rüyalar görmekteyim. Bu gecekine bir ayrı bayıldım zaten. Sevdiceğimle söz mü nişan mı tam anlamadım ama işte birini yapıyorduk. Hazırlıkları falan gördüm.. Çok güzeldi. Hadi yapalım. :)
  • İş yerinde iki gündür İngilizce zımbırtılarla uğraşıyorum içime fenalıklar geldi artık. 
  • Resim "Bugün iyi görünüyorsun." diyor. :) Bana diyor. :)
  • Sizlere iyi günler dileyip, zımbırtılarıma geri dönüyorum. :)

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.