bana bu yaptığın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bana bu yaptığın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Aralık 2017

59. Gün: "Ay elalem ne der?!" lafını ciddiye alamıyorum.

Annelerimizin diline pelesenk olmuş laflardan biridir "Elalem ne der?"
Hele bir de kız evlatsanız bu cümleyi duymadan bir gün geçiremeyebilirsiniz...

Benim ailem oldukça rahattı, annem bizim üstümüzde "Elalem ne der?" baskısı kurmasa
da kendisini bu konuda oldukça acımasızca yargılardı.

Renkli kadındır annem, beyaz eteğin üzerine turuncu gömlek giyerdi. Ama yine de kapıdan
çıkmadan bir düşünürdü "Ne derler?" diye.

Ya genetiğimde fazlasıyla umursamazlık olduğundan, yahut kim ne söylerse söylesin aldırmamam
gerektiğini her zaman için bildiğimden bu sözü asla ciddiye alamıyorum.

Bir de hep merak ederim, neden en kötüyü düşünüyoruz.
Misalen kısa etek giyiyorsun, hemen geliyor oradan biri "Ay elalem ne der? Kısacık etekle sokağa
çıkmış derler." Yahu belki de "Bacak boyu uzunmuş, yakışmış." diyecekler.

Elalemin de işi zor anacığım düşünsenize ne deseler olmuyor.
İyi dese olmuyor, kötü dese olmuyor, vallahi hayat zor.

Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle, Applesodaa.



7 Temmuz 2017

Şu başıma gelenler...



Evlilik denilen müessesesinin kendisi mi ilginç olaylar mıknatısı yoksa sorun bende mi bilemiyorum.
Buyurun analiz edelim. :)

Geçtiğimiz yıl evimi nereden geldiği ve de nereye gittiği belli olmayan karıncalar işgal ettiler. Sanırsınız benim ev onların göç yoluna kondurulmuş. Mutfaktan girip yatak odası istikametine doğru seyahat ediyorlar. Ne kadar istemesek de göremediğimiz anlar oluyor eziyoruz, veyahut açtığım her kapağın altından çıkıveriyorlar diye tırlatma noktasına gelmiştim ki 
kendileri ile yollarımız ayrıldı. 
Öylece ne olduğumu da anlayamadan bir karınca sürüsü geldi ve de geçti.

Bir gün kapıyı sabah kilitleyip çıktım. Akşam geldim eve giremiyorum.
Sanki başkasının anahtarıyla açmaya çalışıyormuşum gibi kapıda sarsılmaz bir duruş var ki
görmeyin. Kocam da hastanede nöbette olduğundan öylece bakakaldım kapıya.
Neyse ki internet var da en yakın çilingiri imdada çağırdım.
Babam yaşındaki çilingir bana "Kilidin dili düşmüş abla." diyerek açıklamayı yaptı ve de kapıyı açtı.
Dedim ki kapıya" Be hey insafsız, sabah bir şeyciğin yoktu da akşama ne oldu sana?"
Cevap vermeyerek sarsılmaz duruşunu korumaya devam etti.

Karıncalarla yaşadıklarımız da yetmemiş göreceğim varmış ki,
bu sene de sinek istilasına uğradık. Lakin öyle böyle değil her odada, her yerde, tavanlarda
benek benek duruyorlar küçük sinekçikler. Mide bulantısını falan da geçtim de nereden geliyor bu
mahlukların kaynağı diyerek ardiyesinden kilerine bütün evi taradım ve ne göreyim; banyodaki su giderini istila etmişler. (Oysa ki ben bir mercimek paketi falan sineklenmiştir diye kendimi avutuyordum.) Her yeri pir-ü pak temizlesem de evi sineklerle paylaşma olayımıza bir son veremedik. Yazıktır günahtır diye bir şişe fısfıs alıp üstlerine de sıkamadım.
Öyle geçinip gidiyoruz şimdilik.

Applesoda evden bildirdi.


4 Temmuz 2017

Hoş görmeyi unuttuk biz...

Gün geçtikçe kaybettiğimiz insanlığımızın bir parçasına daha veda ettiğimizi idrak ettim bugünlerde...

Yaklaşık bir yıl kadar evvel ani bir kararla saçlarımı turuncuya boyattım.
Benim tercihim, benim kararımdı. Saç benim, boya benimdi.
Velakin herkes üzerine laf söylemeyi haddi bildi.
Hepsine kulaklarımı tıkasam da kuzenimin eşi, eniştemin davranışı o günlerde beni üzmüştü.
Beni görünce "Bu ne saçmalık böyle." diye verdiği ilk tepkisini, gördüğü yerde
"cık cık" diye söylenmeler ve sırt çevirip giderek, konuşmamalar aldı.

Altı üstü saçımı boyattım ben yahu bu nasıl bir tavır dedimse de kime anlatıyorsun değil mi?
Böyle tepki veren bir insanın dediklerimi anlamasını beklemek mucizevi bir olay
olurdu.

Aylar sonra bir başka kuzenim (erkek) de evlenmeye karar verdi. Tebrik ettik, düğününe gittik. Velakin kuzenim bizi tebrik etmedi. El sıkışmadı, öyle bir ötelenerek geçtik önünden.
Sonradan öğrendik ki gelinimiz inancı gereği eşinin bayanlarla sarılması veyahut el sıkışmasına müsaade etmiyormuş.

Herkesin inancı kendine neticede ayıplayacak veya bir şey söyleyecek değildik.
Ancak bunu düğün günü elimiz kolumuz havada iken öğrenmesek önceden öğrensek iyiydi.
Velakin biz "neyse" deyip geçmişken, olayı büyütüp laf üstüne laf söyleyenler
had safhadaydı.

Bu bayramda ise bayramlaşma turları esnasında uzun zamandır görüşemediğimiz bir ablamla
denk geldik. Sarıldık kucaklaştık. Eşinin inancı gereği bayanlarla tokalaşmadığını
bildiğimden bir baş selamı ile "İyi bayramlar, enişte." dedim.
Lakin bendeniz açık bir hanımefendi olduğumdan bir baş selamını bile alamadım.

Herkesin inancı, inancını yaşayış biçimi kendisine.
Ancak bu bizlere ne başı açık olanlara ne de kapalı olanlara laf söyleme veyahut
kıracak bir davranışta bulunma hakkını vermiyor.

Hoşgörü diye bir erdem vardı, ülkemizi anlatırken eskiden sıkça sıfat olarak kullanılan, onu hatırlayalım. Hoş gördükçe, hoş görüldükçe mutluluğumuz katlanacak.

Hoş görülebilmek dileğiyle.
Applesodaa...


7 Kasım 2016

Pazartesileri de sevebilirim...

   Yine bir hafta sonu faciasının ardından pazartesinin kutsallığı ile aşk yaşıyorum sevgili Casperlarım...

   Nasıl bir faciaydı diye sorarsanız eğer canlarım (ki sormasanız da anlatacağım) anlatılmaz yaşanır tarzında feci ötesi kötü bir olaydı vuku bulan... (Allah yaşatmasın sizlere.)

   Bu hafta sonu bize çok yakın bir lokasyonda eşimin akrabalarından birinin düğünü olacaktı. Buna müteakip bize yatılı gelecek bir çift misafirimiz vardı. (Misafirimizin aile içindeki statüsünü bildirmek istemiyorum, aile büyüklerinden diyelim sadece.) Ben de evde oturmuş hazırlıklar ile meşguldüm ki, aklıma geldi arayayım bakayım kaç gibi gelirlermiş dedim.

   Feci haberin bir kısmını da böylece aldım. Biz şimdi bilmemkim-deyiz, burada şuşular da var onları da alıp akşama geleceğiz dedi. (Bilmemkim ve şuşular hikayenin devamında yer alacağından kod ad olarak kullanılmıştır.)

   Ben tabi telefonu kapattım sakince lakin sonrasında bir dumur üstüne de binbir sinir hali... O sinirle eşimi aradım ve sakince sordum akşama gelecek olan misafirler şuşuları da alıp geleceklermiş haberin var mı diye. O da şok içinde "Yoo" diyebildi.

   Ben sinirden köpürerek ve tabii söylenerek hazırlıkları tamamladım. Bizim usul, adap bilmeyen misafirlerimiz de başka misafirleri de alarak geldiler. -Burada beni en çok kızdıran noktayı netleştirmek istiyorum: Yahu sen misafirsin zaten, bana sormadan nasıl başka misafiri getirirsin. Tabii ki sorsa hayır demezdim lakin kimse de sormadı. Komik tarafı ben aramasam beni kimsenin de aramaya niyetinin olması..- Ay gene sinirlendim!

   Neyse bana sormaya lüzum olmadığından zaten geldiler. Bende yedirdim, doyurdum. Tam oturdum ki; "Bilmemkimler de gelmek istediler ama yer olmaz diye gelmediler (lütfetmişler), onlar da kahvaltıya gelecekler."
   
   İçimden geçenler;

  • Höööö!
  • Oha!
  • Bu hafta sonunu bir atlatayım da ben yapacağımı biliyorum.
  • (Ve tabii kocam için) Bittin sen!
   Dışımdan; Buyursunlar...

   Bilmemkimler de kahvaltıya geldiler efendim, tam olduk...

   Bütün olaylardan sonra:
  • En kızdığım nokta, kimsenin bana danışmaması idi. Yahu ben ev sahibiyim, ev sahibi!!
  • Eşime de içimde kalmasın diye bütün sinirimi boşalttım. Yapacak birşey yok bana giren bunca sinir bir yerden çıkacaktı artık.
  • Bütün hafta sonu yüzümde sinirden stresten sivilceler fink attılar.
  • Ben şimdi bana yapılanların aynılarını karşı tarafa yapmak için uygun organizasyonu bekliyorum.
  • Çok pis kin tutarım.
  • Bir de bana bir daha yatıya gelme olayını rüyalarında görecekler. Önümüzdeki bir milyon yıl boyunca müsait olmayacağım.
  • Allahım sabır ver.
  • Yazarak bile rahatlayamadım.
   Applesodaa bir sinirle bildirdi.


 
3 Ekim 2016

Cadılar meclisi, kasıntılar ve diğerleri...

Hellö world.

İş değiştirdiğim malumunuz zat-ı şahanelerim, şimdi yeni iş yerimdeki mütevazi insan profillerini inceleyeceğiz. (Yazar burada "mütevazi" kelimesi ile kinaye sanatına başvurmaktadır.)

Bu iş yerine geldikten sonra "İnsan Kaynakları" departmanının toptan gereksiz olduğuna karar verdim muhteremler.

Cadılar meclisi buradaki İnsan Kaynakları departmanının kod adı bundan sonra. :)

Ben buraya geçene kadar, geçiş sürecini bana dar eden İK ekibi, buraya geldikten sonra da bir gün beni adam yerine koydu diyemem. Suratlar beş karış, tatlım biz adam seçeriz modunda pis bakışlar, zeka yetmezliğinin vermiş olduğu özgüven ve küçük küçük dağları ben yaratttım tavrının verdiği had bilmezlik... İyilik namına hiç bir şeye sahip olmamakla beraber, topu kişilik yoksunu aynı zamanda...

Allah ıslah etsin diyor ve diğer maddeye geçiyoruz. İnsan kaynakları dışında bir çok insan profili mevcut olsa da ben İnsan Kaynaklarına gösterdiğim önemi diğerlerine gösteremeyeceğim. Hepsine toptan kasıntılar dedim gitti. İsmiyle müsemma bir grup olmakla beraber, kendilerini anlayamadığım da kayıtlara geçilsin. Şöyle uzaktan bakınarak kendilerinden uzak durmakla yetiniyorum.

Gelelim bana... Öyle sudan çıkmış balık misali, başımı bir o yana bir bu yana döndürüp duruyorum. Herkesi incelenecek bir psikolojik vaka olarak değerlendirdiğim de doğrudur. :) Allahım ben buraya nasıl düştüm diye düşünerek günlerimi nihayete erdirip, her sabah ay hayır gene mi iş diye söylenerek kendimi yataktan kazıyorum.

Bende durumlar böyle.. Sizde neler var neler yok?

NOT: Bloguma Polonyalılar dadanmış... Korkmalı mıyım? :S
8 Eylül 2016

Derdim çoktur hangisine yanayım??


  • Aslında bugün çok da dertli değilim sevgili Casperlar. Bu yazıyı dün yazsaydım derdin biri bin paraydı o ayrı...
  • Ev aldığımızı, evin sadece temelinin olduğunu, sonunda nasıl bir evimiz olacağını bilmediğimi burada sizlere daha önce belirtmiştim.
  • Zamanın hiç yerinde durmayışının da etkisiyle, ev gitgide görünür hale gelmeye başlamıştı. En son baktığımızda tuğlalar da gelmişti artık yavaş yavaş evimiz şekil alacaktı...
  • Benim nev-i şahsına münhasır kocam da dün sabah nöbet dönüşü eve bir bakayım deyince olanlar oldu. Aradı beni ve "Ev olmamış, burası çok küçük, bizim hiçbir eşyamız sığmaz." dedi. 
  • Ben yandım, tutuştum ve de bittim. Akşamı zor edip, bir endişe içerisinde koşarak gittim ve ne göreyim. Ev olmuş, iyi de olmuş. Bayağı da olmuş yani.
  • Anladım ki benim kocamda göz bozukluğu falan var. :)
  • Ev tabi ki küçük ( büyük ev mi kaldı artık) olmakla beraber, kullanışlı da. Tabii birtakım çözümler üretmemiz gerekmedi değil. Küçük tuvalet olarak planlanan alanı biz ardiye olarak yeniden yaptırmaya karar verdik ama o kadar kusur kadı kızında da olur canım...
  • Şimdi evin iç kısmına yavaş yavaş geçileceğinden yeni yeni dertlere gark oldum canlarım. Fayans, banyo dolabı, gömme dolap, ankastre fırın vs. arayışlarına kendimi verdim.
  • Resimde gördükleriniz de inşallah Rabbim nasip ederse benim mutfak fayanslarım olacaklar. :)
  • Eskiden tüm paramı giyim kuşama yatırırdım. Evlenirken kendimi ev eşyalarına verdim. Evlendikten sonra tabak çanak sevdasına düştüm. Şimdi de fayans, kale-bodur, dolap vs...
  • Hayatımda tecrübe etmediğim alış veriş kalmadı. :)
  • Demek ki neymiş "Her yeni gün yeni bir deneyimmiş." :) (Tırnak işareti içerisinde olan kısmı şarkı gibi uzata uzata söyleyiniz.)
  • Kocaman sevgiler gönderir. Banyo dolapları ile aşk yaşamaya giderim.
  • Applesoda günün son haberlerini sundu.
  • Saygılar.
15 Haziran 2016

Bana bu yaptığın???


  • Bazı insanlara "Oldu mu şimdi senin bu yaptığın?!" diye böğüresim var velakin yaşı büyüktür hürmet etmek gerek deyip susuyorum.
  • Susuyorum da ne oluyor sanki? Onu da bilmiyorum işte, tıp sustum.
  • Ay tamam, biliyorum espri yeteneğim de yok benim. :(
  • Çok mutsuzum!
  • Casperlar olarak istikrarınız yine tam kararında ne yorum var ne başka bir şey...
  • Peki ben ne yaptım?
  • Baktım yazmaya teşvik edenim de yok. Özledik gel yaz diyenim de yok. Aman dedim yatayım ben. Boş bulduğum vakitlerde yattım, dinlendim. Bazen misafir vardı ölesiye yoruldum. İftardı, sahurdu derken işte... Baktım geçiyor günler...
  • Özlesenize beni.. Siz beni hiç sevmiyorsunuz... :(
  • Neyse depresyonik ruh hallerimin bir yansımasıydı okuduğunuz, açlıktandır diyerek affınıza sığınıyorum.
  • Yazmasanız da, özlemeseniz de siz benim Casperlarımsınız hepinize mutlu bir gün diliyorum.
  • Öpüldünüz, Applesodaa.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.