Bakü'ye gitme işi ansızın çıktı ve bir baktım ki yoldayım.
Yurtdışında yaşamak gibi bir isteğim yoktu daha önce hiç, Bakü'yü görünce
aslında dedim ben burada ne güzel yaşarım.
Şehrin sessiz sakin oluşu, insanların saygısı çok hoşuma gitti. Gerçi iki günde ne kadar
görmüş olabilirim kısmı da ayrı birşey ama Bakü'yü çok sevdim.
Burada çok çalışıp da alamadığımız projelerin bitmiş hallerini seyrediyorum. :)
Burası İçeri Şeher - Eski Bakü, içerde gezilecek güzel yerler vardı. Hediyelik eşya dükkanına
dönüştürülmüş bir hamam gezdik, oraya bayılmıştım ama fotoğrafını çekmemişim.
Burada böyle eserler sergiliyorlarmış ve sürekli eserler değişiyormuş.
Burası Qız Qalası (Kız Kulesi) imiş. Hikayesini bilmiyorum ama bir kız kulesinin de burada
olması beni şaşırtmadı değil. Burası İçeri Şeher'in hemen girişinde kalıyor.
İçeri Şeher'den görünümler.
Adalet Sarayı gibi hukuksal bir bina idi ama tam neydi unutmuşum. Şehrin genelinde bu mimari
tarzını korumuşlar. Eski binalar ve yeni binalar çoğunlukla uyum içinde.
Ayrıca tabela kalabalığı da yok, yasakmış.
Solda kocamın istediği Azeri paraları -biz oradayken 1 manat 10 ₺ idi-, sağda ise kaldığım
otelin beyin yakan asansör sistemi.
Şehre havadan bir bakış, şehir merkezinde binaların nasıl uyumlu durduğunu burada görebilirsiniz.
Hazar Denizi.
Komik ama uçakta sabaha karşı bir uyandım; denizin üstündeyiz lakin irtifa kaybediyoruz.
Ay dedim başımıza bişey geldi galiba. Azerbaycan'ın Hazar Denizi'ne kıyısı olduğundan haberim bile
yok çünkü. :)
Bu arada bizde deniz tuz kokar, orada petrol kokuyor. İlginç ve iç yakan bir kokusu var.
Burası da dönmeden önce akşam yemeği yediğimiz restoran Marivanna.
Bir restoran ne kadar çok sevilebilirse ilk görüşte öyle çok sevdim. Yemekleri sağlıklı,
çeşitleri çok bol, fiyatları manata göre makul.
En müthiş yanı ise dekorasyon muazzam.
Restorandan görünümler. Solda masalardaki standart sunumu görüyorsunuz, geldiğinizde masanız
bu şekilde oluyor. Sağda ise restoranın içerisinden bir kısma bakıyoruz, içerisi
farklı farklı bir çok alana sahip.
Restoranın lavabosu da restoranın kendisi kadar muazzamdı. Sağdaki resim
lavaboya girince sizi karşılayan alan, içeride her tuvaletin farklı bir dekorasyonu var.
Solda ise tabii ki benim en beğendiğim tuvaleti görüyoruz. :)
"Elveda Bakü, dünya gözümle seni bir kez daha görmek isterim."
diyerek şehirle vedalaşırken...
Hoşçakalın.