17 Kasım 2021

#10 Neyi nasıl boyamalı?

Baktım boya badana konusu bayağı bir ilgi çekiyor. Bende dedim naçizane tecrübelerimden bir demet şuraya atayım. Eğer konu sizi açıyorsa toplaşın bakayım eteklerime. 

Öncelikle boyayacağımız nesnenin temizliğini yapmamız gerekiyor. Tozdan kirden arındırılmış, tertemiz bir hale gelince boyayabiliriz.

Peki "Her şeyi boyayabilir miyiz?" derseniz, eee o da artık sizin gözü karalığınıza kalmış. Boyalı nesne kullanmanın da bazı riskleri var tabi. Sürekli kullanılan masa gibi nesnelerde işlemler doğru yapılmazsa boya atabilir. (Belli başlı noktalarda dökülme gibi.) Size açık bir şekilde şunu söylemek isterim ki bu konuda profesyonel olmadığımız için herşeyi doğru da yapsak boya atabilir. E bu hususta anlaştıysak başlayalım.

Bir çerçeve boyayacaksak zımpara yapmasak da olur. Gün içerisinde elden ele gezmediği için boya atması problemi yaşamaz. Ama masa gibi gün içerisinde sıklıkla kullanılacak nesnelere güzel de bir zımpara atmak gerekir ki boya tutunsun.

Ahşap ürünler için akrilik boya kullanılıyordu, ancak son yıllarda hibrit multi surface özellikli akrilik boyalar daha yaygın kullanılıyor.

Ben hibrit multi surface boyalar ile hem metal hemde ahşap yüzeyler boyadım ve herhangi bir sorun yaşamadım. Cadence ve Rich markaları kullandım ancak son yıllarda sadece Cadence'e gidiyor elim nedense...

Boyada ilk kat astar sayılır. Eğer tastamam bir astar atmak istiyorum derseniz. Birebir ölçü (misalen 1 bardak boya + 1 bardak su) karıştırıp inceltilmiş bir boya elde ederek astarı atabilirsiniz. Ancak doğrudan boyanın kendisi ile ilk katı uygulamak da yaygın bir uygulama, ben boya yaparkenki ruh halime göre karar veriyorum.

Astar sonrası 24 saat bekliyoruz. Sonrasında her boya katı arasında 6 saat bekleme süresi öneriliyor. Eğer yaz mevsiminde bu işe giriştiyseniz tamam ama kış mevsiminde boya yapıyorsanız her kattan sonra 24 saat beklemenizi öneririm.

Koyu bir nesneyi açık renge dönüştürmek için beş veya altı kat boya gerekebiliyor. O yüzden boya alırken büyüklüğüne dikkat edin.

Boyadığımız nesne gözümüze hoş gelince artık vernik işine geçebiliriz.
Ben bir sürü vernik denedim ama en çok Cadence taş vernikten memnun kaldım. Eğer büyük ölçekte bir boyama işine giriştiyseniz Hemel parke verniği öneririm ama küçük uygulamalar için pahalı kalacaktır, zira kendisi kova ile satılıyordu en son...

Vernik işi giderek daha alengirli bir hale geldi. Öncelikle vernikler parlak, yarı mat ve mat olarak çeşit çeşittir. Alırken dikkat edin, sonra vay efendim ben böyle parıl parıl birşey istememiştim derseniz de oradan geri dönmek çok zor olur. Her vernik katı için de boya ile aynı sürelerde bekliyoruz. Yukarıda yazdıklarımın hepsi bu kısım içinde geçerlidir.

Genelde üç kat vernik uygulaması önerilir. Ben çerçeve gibi ürünleri verniklemiyorum. Kullanım durumuna göre boya atması riski gördüğüm masa, sehpa gibi ürünleri vernikliyorum. Malum vernik aslında boyayı korumak için atılıyor.

Şimdilerde kendinden vernikli boyalar çıktı ancak renk seçenekleri henüz oldukça kısıtlı yine de açık renk severleri memnun edecektir. Hem boyaya hem verniğe ayrı vaktim yok diyorsanız ben size vernikli boya öneririm.

Ama benim beğendiğim rengin vernikli boyası yok diyorsanız o zaman da birebir ölçü ile kendi vernikli boyanızı yapabilirsiniz. (Misalen 120 ml boya + 120 ml vernik kola kuvvet karıştırılmak sureti ile.)

Eee herşey tamam şahtık şahbaz olmak için ne yapmalı derseniz geçelim dekor kısmına.
Allah sizi inandırsın yosun efektten, beton efekte kadar yok yok bir derya burası.

Bendeniz sıklıkla parmak yaldız kullanıyorum.
Adından da anlaşılacağı gibi gerekli gördüğümüz yere parmağımızı kullanmak sureti ile sürüştürüyoruz. Madame Coco'nun taş çerçeveleri üzerinde çok güzel etkiler sağlıyor. Gerisi artık sizin yaratıcılığınıza kalmış.

Bir de son zamanların gözdesi mermer efekt spreyi var.
Boyadan hemen sonra, vernikten hemen önce göz kararı istediğimiz kadar spreyliyoruz. Kullanım talimatları üzerinde yazıyor ve sprey boya kullanmak kadar kolay aslında. Lakin renk seçenekleri oldukça kısıtlı. Niçin istediğim yere mor mermer efekti veremiyorum hala anlamış değilim. (E üretmiyorlar. Hmm tamam.)

Bir de beton efekt var ki söylemeden geçmek istemedim. Aslında orjinal ürün gri olarak satılıyor. O benim ne işime yarasın ben bilemedim. İstediğim renk beton efekti elde etmek için boyaya canımın istediği ölçüde karbonat katmak sureti ile beton efekti elde ediyorum.


Buradaki şişeler gönlümün sultanı karbonat ile beton efektlendi. Madame Coco çerçeve demişken göstermeden geçmek istemedim. Gök mavisi çerçevenin kahverengiye boyanıp yaldızlanmış hali de buradaki gibidir.

E ben bu kadar nefes tüketmişken artık boyadıkça bana da resim atarsınız diye umuyorum.
Ne dersiniz? 

Varsa aklınıza takılan bir konu soruverin onları da biliyorsam eğer yazarım.

Sevgiler, uykulusoda.

NOTLAR
*Boya işlerinde kadife rulo ya da sünger rulo kullanımı yaygın ben sünger rulo ile daha rahat ediyorum.
*Çok mükemmel bir boyama işlemi yapmak isterim derseniz; boya katları arası ince zımpara yapmanız gerekir, aklınızda olsun. 
*Bir de plastik yüzeylere de yukarıda adı geçen boyalardan uyguladım ancak yüzeyin kayganlığı sebebi ile tutunması çok zor oluyor. Büyük boyutta plastik nesne boyamanızı önermem. Ama çerçeve gibi küçük ürünlerde sorun olmaz, sadece sizi biraz uğraştırır bir kaç kat boyamak gerekir. Yada çakma beton efekt yapabilirsiniz, boya yüzeye daha kolay tutunur.
*Bu konular ilgimi çekti derseniz; dekupaj, eskitme kremi, hazır transfer gibi uygulamaları da anlatırım. 
*Yukarıda bahsettiğim ürünlerin hepsi denediğim markalar, alternatif birçok marka var ama kullanmadığım için zikretmek istemedim.
*Buraya kadar okuduysanız vallahi tebrikler, gözlerinizden öperim.
15 Kasım 2021

#9 Boyuyorum abilerim ablalarım.

 Şöyle "dur durduğun yerde rahatça" derler ya hani. Duramıyorum, duramadım. İlla ki birşey batıyor bana, hiçbirşey olmazsa bile rahat batıyor galiba. İşte öyle rahat duramadığım zamanlarda evde ne var ne yoksa boyadım gitti.

Bakalım neler yapmışım.

Öncelikle evdeki envai çeşit çerçevelerden başladım. Yaş almaktan mıdır, nedir bilemedim ama biraz daha sade, tekdüze şeyler görmek istedim artık. Ne akla hizmet gökkuşağı gibi almışım onları da bilemedim ama neyse.


Eskiden dekor olsun diye aldığım çiçekli mdf tablolar odaya giren aşırı günışığından dolayı solmuştu. Bende onları Çınar'ın odasındaki dekora göre uyarladım.


Balkondaki mermerler artık öyle yıpranmış durumdaydi ki üzerine ne dökülse temizlemesi bir eziyet oluyordu. Eh, onları da boyamayacak değildik ya. Hatta efekt bile verdim gitti. :)

Annem atmasın tüm genç kızlığımın hatırası diye oradaki odamdan alıp getirdiğim çiçekli kanvas tablo bizim evde hiçbir yere uymuyordu. Ona bir el attım tabii ki.

Bir evin olmazsa olmazı olan zigon sehpalar da benden nasibini aldı.

Hepsi iyi hoş oldu da o sıralarda çelik kapı gözüme bir batmaya başladı.

Yok artık o kadar da değil demeden önce bir de yemek masasına bakalım mı? Yemek masası konusunda o kadar aceleciydim ki eski halini çekmemişim bile. Üst resimde masanın bacağı azıcık görünüyor, o kısmı dikkate alabilirsiniz, "ney di ki ne oldu" demek için. :)

Ne diyorsunuz işsiz kalırsam, kariyerime mobilya boyacısı olarak devam edebilir miyim?
Sevgiler Hobicisodadan.

Not: Resimlere tıklayıp büyük haline bakabilirsiniz.
İkinci resimdeki "Home Sweet Home", " Kün fe yekün" ve "ciğerpare" etamindir, eskiden boş zamanım çoktu işte o sıralar yapmıştım. Tüm ebrular canım arkadaşım "Ayşe"min hediyesidir. 
12 Kasım 2021

#8 Kilitli Kapılar Açılsa

 

Selam millet,

Güzel, sıcak kahveli, bol aydınlıklı bir gün diliyorum herkese.

Evde kendime ofis yapıyorum, o nedenle biraz yoğunum.

Melike Şahin sever misiniz bilmem ama şu eklediğim şarkısını bir dinleyin diyorum.

Sevgiler.


4 Kasım 2021

#7 Kutla!

Selamlar olsun,

Bir kaç gündür gelememiştim ama oğlumun doğum günü, misafirler derken yoğun geçti. Sosyal yoğunluğun yanı sıra iş de hiç peşimi bırakmıyor diye bahsetmiştim.

İşin peşimi bırakmaması ile ilgili de bir gelişme oldu. Öyle birdenbire, durduk yerde terfi aldım. :)

Hak etmedim anlamında demiyorum. Allah sizi inandırsın akşamları çocuğu uyutup uyutup iş yetiştirmenin peşinde koştum.

Peki nasıl durduk yerde? İşte ne bileyim hiç anlamadım, sezmedim. Yoğunluktan böyle haberlerin peşinde koşamadım galiba. Sonra bir gün ekip liderim "Henüz söylemeye yetkin yok ama herşey çok güzel olacak." dedi.

Böyle gizemleri de hiç sevmem. Varsa bana bir süpriziniz direkt yapın efendim. Neden böyle merak içinde bırakırsınız ki insanı.

Zaten ben yoğunluktan çok da merak edemedim. Aynı akşam çalışırken bir yandan da Deniz'le (iş arkadaşım) online sohbet ediyorduk. Ona anlattım.

Kendisi iflah olmaz bir stalker olarak bu işin peşine düşmüş. Organizasyon şemalarından, şirketin kariyer sitesindeki profilime kadar karıştırmış ve terfi aldığımı belgelemiş. Sabaha güzel haberlere açtım gözümü.

Tabi kendi çevremde kimle paylaşsam "ooo zam da almışsındır sen şimdi" yorumları yapıldı. Yahu alırım almam sana nesi? Senin cebine girecek değil ya benim param!

Ben orada ne kadar çok çalışmışım da emeğim görülüp, karşılıksız bırakılmamış diye seviniyorum. İnsanlar da işte böyle...

Sonra düşündüm. Neden kimsenin mutluluğuna ortak olamıyoruz? Birisi güzel bir şey yaşayınca onunla neden kutlayamıyoruz? Sevinme hissinden önce kıskançlık hissi neden geliyor?

İşte baktım adabıyla sevincime ortak olacak kimse yok. Bende kalktım size geldim. Beraber kutlayalım istedim.

Sevgiler, Applesoda'dan.

Güzel bir gün dilerim.

28 Ekim 2021

#6 Zaman Zaman

 

Aşırı bir yoğunluk oldu işlerde şu sıra, akşama kadar çalışıyorum.
Akşam çocuğu uyutup gene çalışıyorum.
Çalışmakla mı varoluyorum, yoksa işim bensiz mi kalamıyor?
Hiç bilmiyorum.

Size bir şarkı bırakıp kaçıyorum.

"Bir gün olsun unutunca dışımda kalıyorsun

Oysa seni düşününce içime sığmıyorsun"

Şu dizeleri de sevgili bloguma armağan ettim.

Sağlıcakla.

Not: Şarkıyı biliyor muydunuz? Yoksa bilmiyor muydunuz? Meraktayım. :)

26 Ekim 2021

#5 His

Vedalaşma hakkında yazıyı yayınladıktan hemen sonra oğlum ağlaya ağlaya uyandı.

Ne yapsam kabul ettiremedim, kucağıma gelmek istedi. Başını omzuma koydu ve evin içinde bebekken çok dinlediği için onu çabucak sakinleştiren "Selvi Boylu Al Yazmalım"ı söyleyerek dolandık bir müddet.

Şarkıyı ilk kez söylemeyi bitirdiğimde çoktan uykuya dalmıştı aslında ama ben biraz daha sarıp sarmalamak istedim. Bir kaç kez daha söylerek Çınar kucağımda ben pencerenin önünde öyle durduk.

Bazen bazı anlara nasıl baktığımız çok önemli diye düşünüyorum. Evet her zaman gecenin köründe kalktığımda böyle tahammülkar olamayabiliyorum.

Ama büyüdükçe bize duyduğu ihtiyaç öyle azalıyor ki... Eskiden her gece yaptığımız gezme rutinlerimiz artık arada bir sıklıklarına düştü.

Böyle olunca insan eskiden söylendiği durumun şimdi nasıl da "dur keyfini çıkartayım" anlarına dönüştüğünü algılayabiliyor.

Anda kalabilmek, anı yaşayabilmek, anın keyfini çıkarabilmek dileğiyle.

Öperim gözlerinizden...

Not: Resimdeki Çınar ve kankası Meryem (Çınar'ın deyimi ile Meryen).

24 Ekim 2021

#4 Vedalaşmalar Adına

 

Bu aralar dört yanım olmuş ayrılık...

Ayrılık, ah ayrılık...

Kendi memleketimde gurbetlik çeker oldum dostlar. Pandemi öncesi henüz doğurmamıştım ki çok sevdiğim arkadaşım Cansu dil okulu için İrlanda'ya gitmeye karar verdi.

Güle oynaya yolladık. Sekiz ay sonra kavuşacaktık neticede ama pandemi patlayınca kız orada mahsur kaldı. Oldu iki sene tabii ülke kolaylık sağladı bir şekilde kaldı orada şimdilik. Ama biz böyle uzun bir ayrılık için vedalaşmamıştık ki... 

Hadi Cansu'nun yokluğu ile bir şekilde idare ediyordum ki, iş yerindeki en yakın arkadaşım Deniz'e Katar ofisi için transfer teklifi geldi. Deniz de uygun buldu kabul etti. Yıllardır şu şirketteyim. Lakin böyle jet hızı ile gerçekleşen transfer ilk kez gördüm. Bir ay içinde kızı Katar'a aldılar. Biz tabi home office bir yandan, Deniz'in halletmesi gereken yığınla evrak işleri bir yandan derken uygun vakit olmadığı için görüşemedik. Öyle bir sarılamadan, bir hoşçakal diyemeden... Bir sabah buradaydı, sonraki sabah yok...

Deniz'e alışamamıştım ki, bir sabah da Merve'nin İngiltere'ye aynı hafta gideceğinin haberi geldi. Merve benim fahri kızkardeşimdir. Aslında kızkardeşimin üniversiteden arkadaşı ancak yıllar içerisinde öyle içimize işledi ki, evimizin bir kızı o da bizim. Şansıma işte kız doktoraya kabul aldı alalı yurtdışından sinek bile girmesine izin vermeyen İngiltere'nin kapılarını açacağı tuttu. Mervem de bir hafta içinde kuş oldu gitti. Vedalaşmaları pek sevmediği için alel acele geldiğim şirket yemeğinden sonra kapıyı açtım, evime yığılmış olan kargo paketlerini verdim. Bir kucaklayamadan bile Merve gitti. Çocuğum Çınar da arkasından "Meyğve gitmeee." deyince Merve ağlaya ağlaya gitti.

Ama ben her gidenin arkasından bir parça daha eksildim. Eksilen yanlarıma yama bile yapamadım. Öyle sökük dökük, yarım yamalak kaldım. Durdum durdum ağladım. Ağladıkça da anladım. 

Anladım ki benim doyasıya vedalaşmaya ihtiyacım var. Belki salya sümük, belki sımsıkı sarılmalı ama beni böyle vedalaşmalardan alıkoymayın. Eksik bırakmayın. Oturup ağlatmayın...

Off ne dolmuşum be.

Buraya kadar gelebildiyseniz vallahi tebrik ettim. Peki sizce vedalaşmalı mı yoksa çok da abartmamalı mı?

Not: Bu arada gidenlerin en çabuk geri gelecek olanının en iyi ihtimalle beş senesi var. Kimisi de temelli... Ah ciğerim... Bir de olurya  Merve'nin kargolarının sizde ne işi var diye düşünen olursa bir hafta içinde gideceği belli olunca, bir sürü eksik gedik şey sipariş ettik. Gelenler Merve ile gider, gelmeyenleri ben iade ederim diye.


22 Ekim 2021

#3 Seramik sevdam...

   Şöyle bir huyum var ki; bir şeye tutuldum mu ayarsızca tutuluyorum. Allah affetsin ama bende böyleyim işte arkadaşlar.
  Pandemi döneminde evde olduğumdan kıyafet ihtiyacım falan da yok. Sosyal harcamalarımın hepsi sıfıra indi.

   Kitaplar da sürüyle birikmiş, kendime söz verdim son kitabı elime almadan yenisini almayacağım diye, e para da bende kaşıntı yapıyor. İlla harcamam lazım. :)

   Çok severek takip ettiğim bir seramik hesabı vardı. Hediye alırım birilerine güzel fikir diye takibe almıştım. İşte bende baktım durduğum yerde duramıyorum gelmiş gene üstüme bir delilik hali kendime hediye aldım.

   O kadar sevdim ki sonra işte orda affınıza sığınıyorum ama .... çıktı olayın. Artık heryer seramik bardak oldu evde. 

   Kızkardeşim "Artık koyacak yer de kalmamış bence bardak işine burada bir son ver." dedi geçen gün, bende "Şu bardağın verdiği mutluluğu veremeyen insanlar var kardeşim." dedim.

   Özellikle şu dönemde, beni bardaklarım ve de kitaplarım mutlu ediyor. Yine de koyacak yer olmaması bir sıkıntı tabi...

   Var mı sizde böyle delilik halleri, gelin dertleşelim.

   Not: Bu resimdekiler son alışverişimden, bugün itibariyle toplamda 23 bardak var evde...



21 Ekim 2021

#2 Kitap Önerisi: Blog Savaşları

 Size dünyanın en iyi kitabını önermeye geldim sanıyorsanız yanılırsınız.

 Fakat kitap iyi kitap şimdi orası kesin, ben bizzat okudum beğendim. Fiyatı da çok makul ben alırken şurada 5 liraydı.

 Bu kitap satmadığından sanıyorum 5 liralık kitaplar kategorisine düştü. İşte bende bu kısma değinmek için bu kitabı seçtim.

 Şahsen kendime verdiğim bilir kişi payesi ile gözüme çarpan kusurlar aşağıdaki gibidir.

  • Korkunç kapak tasarımı: Gel de beni al diye bağıran bir yanı yok. Sanırım fuşya rengini o yüzden seçmişler ama koşarak uzaklaşma hissiyatı yarattı bende. Ayrıca '@' ve '#' işaretleri nedir Allah aşkına??
  • Hem orjinal ismine, hem de içeriğine uymayan isim: Kitabın orjinal ismi "Mummy Bloggers" o şurada bi dursun bakalım. İçerik ise blog yazarı üç annenin bir blog yarışmasını kazanmaya çalışması ile alakalı. Yani bence kitap isminden dolayı da sınıfta kaldı.
  • Kitap tasarımı ergen gençlere yönelik şekilde tasarlanmış, içerik ise tamamen ergen yaşları atlatmış aklı selim bireyler için.
Bakmayın o kadar gömdüğüme kitabı çok sevdim. Çok eğlenerek de okudum. Sosyal medyanın görünmeyen yüzünü çok iyi yansıtıyor. Çocuğu için evde kalmayı seçen anneler de çalışmayı seçen anneler de kendinden çok şey bulabilir.

Hatta en çok da o sosyal medyada gördüğümüz herşeye yetişen süper annelerin hayatlarının arka planlarında yaşananları (zaten tahmin ettiğimiz üzere) görmek eğlenceliydi.

Velhasıl-ı kelam; eğer bir anne iseniz, eğer karım bu çocuğa nasıl bakıyor ben bihaberim diyen bir baba iseniz, ya da herşeye yardımcı olan bir baba iseniz... Yani işte ebeveynseniz özellikle öneriyorum.

Son söz: Sevgili Hep Kitap rica edeceğim, içeriğe uygun kapak ve de isim seçin. Hayır bu şekilde istenilen hedef kitlesine ulaşamadığınız için de satamıyorsunuz zira ve biz de güzel kitapları kaçırıyoruz.

Peki siz sevgili arkadaşlarım? Bu kitabı kitapçıda görseydiniz ilginizi çeker miydi? Alır mıydınız? 

Öperim gözlerinizden, yorumlarda buluşalım.

20 Ekim 2021

#1 Git burdan hastalık...

  • Balboncuğum hastaydı bir kaç haftadır. Bir türlü iyileşemedi derken dün kullandığı ilaç alerji yaptı. Öğlen gittiğimiz hastaneden akşam zor çıktık.
  • Gündüz tabi işi gücü bırakınca akşamları çalışmam gerekti. İki akşamdır Çınar'ı uyutup iş başına oturuyorum.
  • Az uyku, çok iş derken şuralara bayılmama ramak kaldı.
  • İki senedir doğru dürüst hasta olmayan çocuğum (covid hariç) bir grip oldu, bir türlü kurtulamadık.
  • Geçtiğimiz Nisan ayında covid olmuştu Çınar, ilginç bir şekilde bize bulaşmadı. Sadece Çınar yakalandı hastalığa...
  • Covidden çekmedik gripten çekdiğimiz kadar diye dolanıyor eşim ortalıkta....
  • Temiz tükendim dostlar.
  • Herkese iyi geceler.

19 Ekim 2021

Hello World!

  • Öyle uzun zamandır yokum ki buralarda... Nerelerdeydim size kısa bir özet geçmek isterim. 
  • Hamileliğim bulduğum her yere kusmalı, ayılmalı bayılmalı geçti. Oraları sonra detaylıca anlatırım. :)
  • Analığın üçüncü ayı on yedinci günü itibariyle doğum iznim bitti, bende kalktım işe gittim.
  • İşe alışma, bulduğum boş vakitlerde süt sağma derken iki hafta olmadan pandemi patladı.
  • Türkiye'de çıkan ilk vakayla beraber şirket beni evde küçük bebeğim olduğu için eve yolladı. O gün bugündür home officedeyim arkadaşlar.
  • Geçen sene bir ara dönüşümlü olarak ofise gitmeyi de denedik. Ancak o kadar çok saha personelimiz var ki, onların her yere girip çıkmak zorunda olması durumu Amerikalıları biraz korkuttu. Sonrada ofis komple kapatıldı hatta izin almadan gidersen içeri de almıyorlar. 
  • Çocuğu da o arada büyüttük valla. Şimdilik babaannesine emanet ancak baharda eşimin ailesi temelli olarak memlekete yerleşmeye karar verdi. Bizede işte kreşin yolları göründü. :)
  • Hislendim, baktım kimsem yok gene kalktım buraya geldim.
  • Bazen insanın elleri karıncalanıyor. Bazen de böyle bir iç dökme hali gelip vuruyor. Yazmak bana hep iyi gelmiştir. Evde hapislikten kurtulamayınca bana iyi gelen birşeye geri dönmek istedim. Eh artık çocuk da malum abileri ablaları büyüdü sayılır. 
  • Benide böylece sahalara dönmüş sayın.
  • Kendi kendime bir challenge yapmaya karar verdim. Malum bendeniz tembelliği ile nam salmış bir kızçeyim, hele şimdi analıkla beraber tükendim a dostlar. İşte bende bugün itibari ile önümüzdeki ay aynı güne kadar, her gün bir paylaşım yapacağım. Öyle uzun uzun yazmayacağım korkmayın. Bir kaç küçük satır bir de günümün içinden bir fotoğraf...
  • Ne dersiniz?
  • Sevgiyle uzaktan kucaklarım.

22 Nisan 2019

Bu aralar...

  • Uzun zamandır yoktum. Nerelerdeydin diye sorarsanız eğer, hep buralardaydım ama yazma isteğim yoktu. Dönem dönem böyle bir yazamama hissiyatı gelip tüm benliğimi ele geçiriyor. Fıtrat olarak da zaten tembel bir insanım, ondan sonra bu parmaklar bu tuşlara nasıl bassın? Hep bir üşenme hali...
  • Bir de galiba şirketin hemen hemen tüm blogları engellemesi nedeniyle yazdıklarınızı takip edemez olduğumdan, okuyamayınca yazamadım sanırım.
  • Günlerimi ofis işleri ve de tembellikle bir boşvermişlik halinde geçirirken de şubat ayının sonunda bir haber aldık. Artık yolumuza üç kişi devam edeceğiz. Minik bir sıpamız olacak.
  • Tabii müjdeli haberi ilk aldığımızda çok sevindik, gözlerimizden kalpler fışkırdı. Bi kaç gün sonra bitmek bilmeyen kusmalar ve hastane kapısını aşındırmalar başlayınca ben, ben olmaktan çıktım...
  • Ondan sonrası bende bulanık, yeni yeni hafifleyen kusmaların sonrasında henüz kendime gelebilmiş bile değilim.
  • Ben hamileliği hayal ederken bunlar hiç aklıma gelmemişti. Gecenin körü karpuz isteyip keyfime bakacağım derken, yemek görmekten tiksinir hale geldim. E Allah'ın da sopası yok işte...
  • Evin tüm muhtelif yerlerine üç ila beş defa kustum. İki kez toptan hastanelik oldum. Günlerce ofise gidemedim evde yattım, ekmek ve türevleri ile beslendim.
  • Hala evimin mutfağına girmeyi midem kaldırmıyor. Çamaşırlardaki deterjan kokusu beni benden aldığından, çamaşırları kocam asıyor. 
  • Bir de on tanecik mide bulantı hapına 108 TL veriyorum. Hepsinden çok bana bu koyuyor galiba, 108 TL yahu içine bi onbeş-yirmi tane falan koysaydınız bari...
  •  Peki bütün bunları niye yazdım? Evde sürekli beni "Kucağına alınca hepsini unutursun." ana sözü ile teskin etmeye çalıştıkları için, tüm çektiklerimi bir yere yazayım da ikinciye üçüncüye temkinli yaklaşayım diye.
  • Bende durumlar böyle, hala biraz keyifsiz, halsiz ve yorgunum... Bir miktar da balık etli...
  • Sizde durumlar nasıl..?
8 Ocak 2019

Ne izledik be canım... #2018


2018 yılı dizi ve film izlemek açısında verimli bir yıl oldu. Bir önceki yılın rehavetini bayağı bit attım üstümden. :)
Diziler
  • Peaky Blinders 1.2.3. Sezonlar
  • While You Were Sleeping
  • Gülizar 1-10. Bölümler 
  • La Casa De Papel 1.2. Sezonlar
  • Aslan Ailem 1-31. Bölümler
  • Yasak Elma 1. Sezon
  • Kalp Atışı 10 -28. Bölümler
  • Riverdale 1. Sezon
  • Sen Anlat Karadeniz 1- 36. Bölümler
  • 4N1K - İlk Aşk
  • Erkenci Kuş 1-15. Bölümler
  • Darısı Başımıza
  • What's Wrong With Secretary Kim
  • Violet Evergarden (Anime) 
  • Fight For My Way
  • Acil Aşk Aranıyor 1-24. Bölümler
  • The King 2 Hearts
  • Descendants Of The Sun
  • Oh My Venus
  • The Smile Has Left Your Eyes 
  • Beautiful Gong Shim
  • D-Day
  • Remember
  • Suspicious Partner
  • I'm Not A Robot
Filmler
  • Vezir Parmağı
  • Arif V 216
  • Deliha 2
  • What Happened To Monday
  • Pitch Perfect 2
  • My Annoying Brother
  • Coco
  • Fabricated City
  • Fantastik Canavarlar Nelerdir? Nerede Bulunurlar? 
  • Mutluluk Zamanı
  • The Duff
  • No Kiss List 
  • 4N1K
  • Remember The Titans
  • Görümce
  • Ocean's Eight
  • Ocean's Eleven
  • Müslüm
  • Hedefim Sensin 
  • Bizim İçin Şampiyon
Tiyatro
  • Şekerpare
  • Karmakarışık 
Etkinlik
  • İbrahim Sadri Şiir Dinletisi
7 Ocak 2019

İnsanlar kötüydü kitaplara sığındım... #2018




Applesodaa 2018 yılının hasılatını gururla sunar...
  • Bitmeyen Senfoni - Lucy Robinson
  • Az Biraz Mutlu - Adam Silvera
  • Büyük Av / Zaman Çarkı Serisi 2 - Robert Jordan
  • Yenidendoğan Ejder / Zaman Çarkı Serisi 3 - Robert Jordan
  • Gölge Yükseliyor / Zaman Çarkı Serisi 4 - Robert Jordan
  • Göğün Ateşleri / Zaman Çarkı Serisi 5 - Robert Jordan
  • Kaos Lordu / Zaman Çarkı Serisi 6 - Robert Jordan 
  • Kılıçtan Taç / Zaman Çarkı Serisi 7 - Robert Jordan
  • Hançer Yolu / Zaman Çarkı Serisi 8 - Robert Jordan
  • Kışın Yüreği / Zaman Çarkı Serisi 9 - Robert Jordan
  • Alacakaranlık Kavşağı / Zaman Çarkı Serisi 10 - Robert Jordan
  • Düş Hançeri / Zaman Çarkı Serisi 11 - Robert Jordan
  • Fırtına Toplanıyor / Zaman Çarkı Serisi 12 - Robert Jordan & Brandon Sanderson
  • Geceyarısı Kuleleri / Zaman Çarkı Serisi 13 - Robert Jordan & Brandon Sanderson
  • Işığın Anısı / Zaman Çarkı Serisi 14 - Robert Jordan & Brandon Sanderson 
  • Mutluluk / After Serisi 4 - Anna Todd 
  • Mücadele /  Titan Serisi 3 - Jennifer L. Armentrout
  • Ölmek İçin 13 Sebep - Jay Asher 
  • Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız / Millenium Serisi 5 - David Lagercrantz 
  • Evimdeki Yabancı - Gayle Callen 
  • Sarai / Katiller Çetesi 1 - J. A. Redmerski
  • İzabel / Katiller Çetesi 2 - J. A. Redmerski
  • Kuğu ve Çakal / Katiller Çetesi 3 - J. A. Redmerski
  • Kötülük Tohumları / Katiller Çetesi 4 - J. A. Redmerski
  • Kara Kurt / Katiller Çetesi 5 - J. A. Redmerski 
  • 4N1K - Büşra Yılmaz 
  • Artemis - Andy Weir 
  • Kurtlara Söyle Eve Döndüm - Carol Rifka Brunt
  • 4N1K / On İkiden Sonra - Büşra Yılmaz
  • Alengirli Şiirler - Ali Lidar
  • Otuz Buçuk Mazeret / Rose Gardner Mystery Serisi 3 - Denise Grover Swank
  • İntikam Marka Giyer - Lauren Weisberger
  • İyiyim Oturuyorum - Ceylan Taş
  • Savaş Sanatı - Sun Tzu 
  • Grapon Kağıtları - Didem Madak
  • Üstü Kalsın - Cemal Süreya
  • Run Gülüzar Run - Ayşegül Kocabıçak
  • Fahrenheit 451 - Ray Bradbury 
  • Locke Lamora'nın Yalanları / Centilmen Piç 1 - Scott Lynch 
  • Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler / Centilmen Piç 2 - Scott Lynch
  • Hırsızlar Cumhuriyeti / Centilmen Piç 3 - Scott Lynch 
  • Uzaktan Kumandalı Kız - James Tiptree Jr
  • Gelinler ve Nedimeler - Jane Costello
  • Kiralık Eş - Christine Bell
  • Cesaretin Var Mı? - Megan Abbott
  • İlişkiler - Rainbow Rowell
  • Not: Seni Hala Seviyorum / Sevdiğim Tüm Erkeklere Serisi 2 - Jenny Han
  • Sensiz Yaz Olmaz / Summer Serisi 2 - Jenny Han 
  • Andrew Brawley'nin Sıradışı Hikayesi - Shaun David Hutchinson
  • Illuminae - Amie Kaufman & Jay Kristoff  
  • Yetim Kraliçe / Yetim Kraliçe Serisi 1 - Jodi Meadows
  • Ayna Kral / Yetim Kraliçe Serisi 2 - Jodi Meadows 
  • Yıldız Yağmuru / Starflight Serisi 2 - Melissa Landers
  • Ejderhalar İçin Evcil İnsan Bakım Kılavuzu - Laurence Yep & Joanne Ryder 
  • Kaçınılmaz / Öngörü Serisi 1 - Amy A. Bartol
  • Sezgi / Öngörü Serisi 2 - Amy A. Bartol
  • Minnettar / Öngörü Serisi 3 - Amy A. Bartol
  • Keder / Öngörü Serisi 4 - Amy A. Bartol
  • Kefaret / Öngörü Serisi 5 - Amy. A. Bartol
  • So Ji Sub'ın Yolu
  • Otuz Bir Buçuk Pişmanlık/ Rose Gardner Mystery Serisi 4 - Denise Grover Swank
  • Kumral Ada Mavi Tuna - Buket Uzuner 
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig 
  • Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig
  • Narsist - Vi Keeland & Penelope Ward
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 0 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart 
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 1 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart 
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 2 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart  
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 3 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart 
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 4 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart  
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 5 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart 
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 6 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart  
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 7 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart 
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 8 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart  
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 9 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart 
  • Dövüş Kulübü 2: Sayı 10 -Chuck Palahniuk & Cameron Stewart
  • Asla Asla / Never Never Serisi 1 - Colleen Hoover & Tarryn Fisher
  • Tuhaf Masallar - Ransom Riggs
  • Uyku - Haruki Murakami
  • Tuhaf Kütüphane - Haruki Murakami
  • Mutlu Prens - Oscar Wilde
  • Travma Sonrası Aşk Çarpması - Anne Eliot
  • Sosyopat - Anna Snoekstra
  • O Sen Olmalısın - Jill Sharvis
  • Kuşlar Da Gitti - Yaşar Kemal
  • Birimiz Yalan Söylüyor - Karen M. McManus
  • Sessizliğin Müziği - Patrick Rothfuss
  • İyi Geceler Bayım - Mevlâna İdris Zengin 
  • Bir Kuzey Macerası - Jack London
  • Martı Jonathan Livingston - Richard Bach
  • Zacharius Usta - Jules Verne
  • Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
Bu yılın toplam hasılatı rakamla 92 oldu. Her ne kadar hedefim 105 olsa da,
gerçekleştirememiş olmama üzülmedim. Hedefi belirlerken Zaman Çarkı
Serisini okumanın bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştim.
Bir sonraki yıl için hedefim 100 kitap.
Sevgiler Applesodaa. :)
10 Aralık 2018

Baktım olmuyooo...

Uzun zamandır gelip iki kelam edemiyorum.
Şu şarkıyı dinlerken sizlere derdimi yazmak geldi içimden...

İki dakikalığına işe ara verdim.

Yıl sonu mağduruyuz a dostlar, bazen tuvalete gidecek vaktim olmuyor.
Bu bilgiyi iletirken saatin üç olduğunu ve son bir saattir tuvalete gitmeyi unuttuğumu 
fark etmiş bulundum.

Şirket blogları engellemiş bir de... Açıp okuyamıyorum. Blogger panele erişebiliyorum.
Ama bloglara gidemiyorum. :(

Hal böyle olunca hepinizden habersiz kaldım.

Bu şarkıyı armağan eder. Gözlerinizden öperim.

"Dinle dinle, baktın olmuyo bu şarkıyı söyle. Bi gülümseme kondursun yüzüne... Sen hiç üzülme, asla ziyan olmazsın. Ziyan olmazsın sen..."

Sevgiler Applesodaa.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.