insanlar kötüydü kitaplara sığındım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insanlar kötüydü kitaplara sığındım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Aralık 2022

BKK Aralık 2022 Okuma Raporu

Selam canlarım,

Aralık ayı evsahibiniz geldi. BKK olarak dördüncü, aynı zamanda da yılın son ayını geride bırakmış olmamızın haklı gururu içerisindeyim.

E bir de tabii ben seçtim diye demiyorum ama iyi kitaptı. :) Önerilerine güvendiğim bookstagram hesaplardan birinde görüp not almıştım. BKK için önerirken okumaktan keyif alabileceğimiz birşey olsun istemiştim ama bu kadar çarpıcı ve de düşündürücü bir eser seçtiğimden de haberim yoktu.

Güncel olarak BKK üyelerinin Algernon'a Çiçekler hakkındaki yorumları aşağıdaki gibidir:
Kitabımız 27 dilde ve 30 ülkede yayımlanmış bir eser aynı zamanda Hugo ve Nebula ödüllerini de almış. Peki ben kitabı seçerken bunları biliyor muydum? Yoo hiç haberim yoktu. :)

Herşey düşük zeka seviyesine sahip bir birey olan Charlie Gordon'un zeka seviyesini artıracak deneysel bir ameliyat olmasıyla başlıyor. Hikayeyi Charlie'nin tuttuğu günlükler üzerinden okuyoruz.

İlk başlarda ne yalan söyleyeyim "Yav bu ne?!" oldum. Çünkü kitap yazım yanlışları ile doluydu ama sonradan anladım ki Charlie'nin günlüğü olduğu için ne kadar anlıyorsa o kadar aktarıyordu ki bu Charlie'yi anlamak yolunda da önemli bir adımdı.

Charlie ameliyatı oldu ve biz gelişimini günlükler üzerinden takip etmeye devam ettik. Nasıl anlatayım bilmiyorum ki; ilk başlarda o hafif hafif göstermeye başladığı zeka kıpırtıları ana yüreğime çok dokundu. Ama sonra durdurulamaz bir biçimde dahiliğe doğru yol almaya başladı.

Her ne kadar zekaya sahip olsa da artık, duygusal olarak yaşadığı travmaların izleri asla silinmedi. Bu duygusal travmalar onu çok farklı iç hesaplaşmalara sürükledi, hafifçe hisleri keskinleşmeye başladı. Acımasızlığa doğru hisleri bulanıklaşmaya başladı ama sonrasında deneyin aslında başarısız olduğunu anladı.

Çünkü Algernon -kitaba da ismini veren deney faresi, bu deneyin tek başarılı hayvan deneği- öldü. Charlie'nin de artık fazla zamanı yoktu...

Kitap beni duygudan duyguya sürükledi... Kah gülümsedim, kah gözlerim dolu dolu çevirdim sayfaları... Oldukça da düşündürücüydü; zaman zaman evlat, zaman zaman ana yüreğim dağlandı. Evlat olarak baktım; ailesiyle yaşadıkları... Korkunç! Hangi çocuk bunu hak eder...

Anne olarak baktım... Nasıl nasıl nasıl yapılır bütün bunlar?! 

Üzerine bir anne olarak yazmaya devam etsem herhalde yazının sonu gelmez. Fakat kıssadan hisse; duygusal anlamda doyurucu bir kitaptı. Uzun zamandır böyle düşünceden düşünceye sürüklenerek hislerim tavan yapmış şekilde okuduğum bir kitap olmamıştı.

Yılın kapanışını Algernon'a Çiçekler ile yaptığım için ben mutluyum. Okuyun, okutun...

Görüşmek üzere, çüs...
18 Aralık 2022

2022'de dokuzuncu tur kitap alışverişleri...

Herşey sevgili Oytunla Hayat'ın Şeref Motel hakkındaki yazısını okumamla vuku buldu. Bakayım ne kadarmış bu kitap derken kendimi İdefix'de buldum ve bir de baktım ki aldıkça alıyorum...

Sevgili Gül Akça beni Proust'a başlamak için yanlış kitabı aldığım konusunda bilgilendirmişti. O sırada doğru kitabı da hemen sepete attım. Reading Zindanı Baladı ince bir klasik olarak kendine yer buldu hatta okundu bile. Çakıcı'nın İlk Kurşunu'nu da sırf isminden ötürü aldım gitti.


Bu alışverişi yaptığım sıralarda Nohut Oda'yı okuyordum. Melisa Kesmez'in kalemini de sevince indirimde olan bu ikisini de aldım. Elimde olmayan tek kitabı Bazen Bahar, onu da bir ara mutlaka alırım.


Türk Edebiyatı Klasikleri'ni seveceğim kimin aklına gelirdi ki?? Şahsen benim değil Gulyabani'yi merak etmesem sanırım şu serinin keyfini asla bilemezdim. Artık bir Gürpınar fanı olduğumdan ötürü Meyhanede Hanımlar hemen sepete düştü. Diğer ikisini de rasgele aldım. :)


Retorik ve Poetika'yı cancağızım İngiliz Merve getirdi bana, merakından almış asla okumamış. Demiş bari birisi okusun. Her ikisi de ilgimi çekti, özellikle de Poetika.

Genç Werther'in Acıları'nı okumayan tek ben kaldığımdan alayım da çıksın aradan dedim. İvan İlyiç'in Ölümü de Tolstoy sevgimden ötürü sepete girdi. Mutlu Yaşam Üzerine ise Seneca ne tarz yazıyormuş acep diye merakımdan...


Bu ikisi de indirimin çıtır çerez kategorisinden ötürü benim oldu, hatta burada olmayan Kimya Dersleri var birde onu da İngiliz Merve okumak için aldı. :)

Güzel aldım fakat aklım hala Amazon'da sepetimde duran 23 kitapta, kendime bir sponsor bulsam çok iyi olacak... Bi gidip bakayım bana kimler doğum günü hediyesi almadı hala. :)

Ne diyorsunuz mükemmel almamış mıyım??

Görüşmek üzere...
16 Kasım 2022

2022'de sekizinci tur kitap alışverişleri...


Aslında ev okunmamış kitaplarla dolup taştığından ötürü - o kadar dolup taşıyor ki kız kardeşimden doğum günü hediyesi olarak kitaplık, kocamdan da kitaplığa yer açılması için portmantoyu söküp kaldırmasını istedim - bu ay kitap almayacaktım. Sonra bir anda kendimi İlkay'ın veda yazısından sonra 1Q84'ü sepete eklerken buldum. Böylece de kitap alışverişinin önü açılmış oldu. Bakalım daha neler neler sepete girmeye hak kazanabilmiş.


İthaki'nin Unutulmuş Klasikler serisinden bir kitap okumuştum, bir kitap da geçen aylarda almıştım. Baktım indirim yazılarını gören gözlerim kararmış iki kitap daha sepete girmiş. Seri zaten altı kitap olduğu için iflas bayrağı açmadan tamamlarım diye düşünüyorum. :)


Son dakika bir doğum günü paketi yapmam gerekince okumadığım Mutlu Olma Sanatı ve Bir Kedi, Bir Adam, Bir Kadın kitaplarını elden çıkarmam gerekmişti. Mecburen yerlerine yenisini aldım. Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltı'da parıldar isminden ötürü, Ateş Sönene Kadar Aylin Balboa'yı merakımdan, Kalk Yerine Yat ise ismini not almayı unuttuğum bir blogdan ötürü sepete düştü. 


Yıllardır beklediğim o günlerin geldiğini 32'ye yaklaşırken pek bir hissetiğimden ötürü de bu başyapıtlar benim oldu. Artık Proust'u okumanın vakti bence, anlamazsam on sene sonra bir daha okurum. Olur da anlamam diye tüm seriyi değil ilk kitabı aldım sadece. :) Martin Eden ise neden şimdiye kadar okumadığıma hayret ettiğim bir kitap, bakalım umutlarım büyük. 


Aşık Erkekler Gizli Görevde kitabının ilki bende mevcut olsa da henüz okumadım ama ikincisi indirime girince de kaçıramadım. Nevrotik Bir Gezegenden Notlar ise arkadaş arasındaki kitap kulübümüzün Matt Haig fanı olmasından ötürü sepete girdi. Bu kulübün kitap okuma işleyişi pek karışık artık hangi ay okunacak bilmiyorum ama yakın zamanda okurum.


Bunlar da "asla iflah olmam ben" özelliğimin kanıtı olarak sepete girebildiler. Ekim okuma raporunu gördüyseniz serinin zaman öldürmekten başka hiç birşey vaad etmediğini anlamışsınızdır. Okuduklarımdan sonra yine de elim varıp da aldım ya, işte insanlar böyle böyle çoksatan oluyorlar. Benim gibiler yüzünden. 

Allah affetsin. :)

Eveet, sekizinci turda da #fakatnealdıkbecanım ile #kitapalmakkitapokumaktanbağımsızbirbağımlılıktır etiketlerinin hakkını verdiğimi düşünüyorum.

Siz ne diyorsunuz iyi almış mıyım?
30 Eylül 2022

Kitaplarla ben...

 
Benim kitap sevdam annemin ilk kez eve elinde "Harry Potter ve Ateş Kadehi" ile geldiği gün başladı. Ama tabii ki bu hikayenin bir başlangıcı var... O zaman gidelim bakalım 2006 yılına!

Engin Abim ve Elmas Ablam'ın üç yaşında kızları vardı, Hilal. Engin Abim; Harry Potter ve Felsefe Taşı'nı o zamanın meşhur korsan filmcilerinden çocuk fimi diye almış, amaç Hilal ile beraber izlemek. Biz de sıklıkla kardeşlerimle Hilal'in yanına gideriz, hep birlikte büyüdük denebilir. 

İlk kez filmi izlediğimiz gün net olarak aklımda yok. Lakin filmi izlediğimiz bilmem kaç seferden kesik kesik görüntüler var ki beynim sanki onları kolaj yapmış. Bir değil, iki değil en az on keredir izliyorduk ki o sıralar annem bunun aslında bir kitaptan uyarlama olduğunu fark etmiş patronunun kitaplığında görünce...

Sonra da biz çok severiz diye kitabı alıp geldi bir akşam... Resmen büyülendim. O zaman ilk ve ikinci film yayınlanmış ama üçüncü henüz yok. Ama ben ve kızkardeşim dörtten devam ettik okumaya... Sonra beşinci kitap çıktı, tam bin sayfadan biraz fazlaydı o zamanki baskısı valla almaya paramız yetmedi. Derken altıncı çıktı, harçlıklarımızı biriktirip onu aldık sonra... 

O seri, o kitaplar o kadar kıymetliydi ki benim için ve o kitaplarla beraber içine girdiğim dünya yazarken bile gözlerim puslandı. Anlatılmaz yaşanır bir durum benim için...

Sonra içimde tutuşan okuma aşkını tabii ki beslemem gerekti. Okul kitaplığından Yüksek Ökçeler'i ve Sefiller'i okuduğumu hatırlıyorum. 

Yüksek Ökçeler ne arıyordu o kitaplıkta deseniz bilmem, o yaşa uygun muydu deseniz bence asla değildi. İşte o günden sonra Türk yazarlara karşı kırılması yıllar alacak bir önyargı geliştirdim. 

Sefiller de klasik kitaplar konusundaki travmamın sebebidir. İki ciltlik kitabı 200 sayfaya sadeleştirmişler, asıl eserden geriye ne kalmış belli değil. Kim nasıl sadeleştirmiş Allah bilir, bölük pörçük, bittiğinde "Ne okudum ben yahu?" diye düşündüren bir eser. Klasiklerin aslında ne kadar güzel kitaplar olduğunu da yıllar sonra anladım diyebilirim.

O zamanlar tabii çevremde çok okuyan yok, kitaplar konusunda yönlendirecek insan da yok. Zamanla güzel bir okuma zevki geliştirdim ve de besledim.

Tam lise çağlarımda kızkardeşim bir yandan okuyor, annem bir yandan... Okuduklarımızı konuşuyoruz, paylaşıyoruz. Birbirimize öneriyoruz. Çok güzel günlerdi. Şimdi kitaplar hakkında bu kadar çok konuşmaya ihtiyaç duymamın sebebi belki de o günlerin çok geride kalmış olmasıdır.

Herbirimiz farklı yönlere doğru okuma zevkimizi geliştirdik. Çok nadiren kesişiyoruz okuduğumuz kitaplarda... O yüzden bende beğendiğim her kitabı zorla birilerine okutmaya çalışıyorum ki üzerine iki çift laf edelim. İşte o kişilerin hepsi de temelli yurt dışına çıkınca; hislendim, baktım kimsem yok size geldim.

Yalnız yazının sonunu nasıl bağladım belli değil, kendi kendimi alkışlamak isterim. :)

Eee sizin kitaplarla olan hikayenizin arkasında neler yatıyor? 

Anlatsanıza, dinlesem biraz...

24 Eylül 2022

2022'de altıncı tur kitap alışverişleri...


BKK'nın eylül ayı için Şato'yu seçmesiyle bende gidip bir sipariş vereyim demiştim. Fakat indirimdi, diğer kitap kulübü için başka kitaptı derken bir bakmışım ki üç ya da dört kez -tam emin değilim- sipariş vermişim. En sonunda bu ay içinde aldıklarımın toplu bir yazısını bari yazayım dedim.

Ev'i aslında Kusursuz Kiracı'ya konu olan hikayeyi de barındırdığını duyduğumda almak istedim. Ne zamandır da Nermin Yıldırım okumak istiyordum bahanesi oldu, sonra da bu kitap BKK için seçildi, tam oldu. :)

Gece Yarısı Kütüphanesi'ni sevgili Şule'den görüp almıştım. Hasan Ali Toptaş da ne zamandır aklımda olanlardandı, ancak sıra geldi.


Barış Bıçakçı'yı Birceylan sürekli övdüğü için not almıştım. Melisa Kesmez'i de Ayın Aydınlık Yüzünde görüp not almıştım, ilk kitap olarak Nohut Oda'yı okuyacağım heyecanlıyım.

Diğer kitapları ya isminden ya kapağından seçtim. Ama özellikle Ve kitabının kapağı bir efsane, hele bir dokusu var ki anlatamam size. Instagramda paylaştığımda bir arkadaşım da sırf kapağı yüzünden aldım dedi, arkadaşlarımda aynı ben. :)


Bu aralar Yaşar Kemal'e sardım. Bu iki kitabı kocam da sever diye düşünüyorum hatta belki benden önce okur. Füruğ Ferruhzad ne zamandır aklımda olup da ancak indirimde bulabildiklerimdendi. Misafir Odası'nın kapağı çok güzeldi, konusu da ilgi çekici göründü.


Mahir Ünsal Eriş Sarıyaz'dan sonra tüm eserlerini merak ettiğim yazarlar kategorisine yükseldiğinden iki kitabı ile alışverişlerimde kendisine yer buldu.

Beş Sevim Apartmanı beş, altı ayrı yerde övüldüğünü görüp de not aldığım bir eser olduğundan almasam olmazdı. Marquez'e giriş olarak Kırmızı Pazartesi, safi merakımdan da Yekta Kopan'ın kitabı İki Şiirin Arasında da sepete girebildi.


Suat Derviş üzerine bir yazı okudum geçenlerde ama neden bende hiç kitabı yok derken Fosforlu Cevriye karşıma çıktı. İthaki'nin bu adını unuttuğum serisini tamamlamaya karar verdiğim için (nasıl bir kararsa bu evde sadece bir kitabı var) Sisler İçindeki Lut da benim oldu. 

Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor'u indirime girse de alsam diye beklemekten yıldığımdan aldım gitti. Adem ile Havva'nın Güncesi kapaktan, İnsanlığımı Yitirirken de indirimden dolayı bizim evin sınırlarından içeri girebildi.


Bunlar da kütükler kategorisinden, Sakat Göz; Işıkyaratan beşlemesinin üçüncü kitabı ve indirimdeydi tabi ki. :) En çok kitabını okuduğum (1000kitap öyle diyor) yazar olma ünvanını hala elinde bulunduran Armentrout'da Kan ve Kül serisinin ikinci kitabı ile okunmayı bekleyenlere girmeye hak kazandı. Bu kadının büyüsü güçlü kadın karakterler yazması sanıyorum, yoksa bu kadar kitabını nasıl okudum hala bilmiyorum. 

Bende alışverişler böyleydi, şimdi önümde alamadığım on bin beş yüz milyon kitaptan indirimde olanları kovalama ve BKK için eksikleri tamamlama alışverişleri var.

Gazam mübarek olsun.
Sevgiler.
24 Mayıs 2022

Siz kim oluyorsunuz da okuduğum kitapları yargılıyorsunuz?

Okuduğunuz kitapların yargılandığını hissettiniz mi hiç? Okuduğunuz kitaba dik dik bakanlar oldu mu? Bilirkişi edasıyla kitabın ismini görünce gözlerini deviren münasebetsizlere denk geldiniz mi?

Ben toplu taşıma araçlarında sıklıkla bu durumla karşılaşıyorum. Okuduğum kitabın ismine ve kapağına göre çeşitli tepkilerle karşı karşıya kalıyorum. 

Yargılayıcı bakışlarını ok gibi insanlara yönelten sevimsiz varlıklar yüzünden kitap kılıfı kullanan tandıklarım var benim.

Oysa ki; kime ne? Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum benim ne okuduğumdan sana ne diye! Kaldı ki genelde bu yargılayıcı bakışların sahiplerinin ellerinde de bir kitap olmuyor, artık kitabı geçtim gazete bile olmuyor.

Bazen insanlardan çok bunalıyorum, yılgın hissediyorum. Bazense öyle öfkeli ve yorgun oluyorum ki bakışlarımla patlıyorum. Sözel olarak patlamama ise ramak kaldı demedi demeyin.

Gene bir sinir harbinde miyim neyim? Neyse kaçtım ben.

Adios...

Not: Bu resimdeki kitaplağın eve geldiğindeki ilk hali ne kadar da düzenli ve şirinmiş. Şimdiki halini görmeyin kitaptan yıkıldı yıkılacak. 

14 Mayıs 2022

2022 Nisan Ayı Okuma Raporu

 

Nisan ayını geride bırakalı epey oldu ama okuma raporu için ancak fırsat bulabildim. Benim açımdan 10 kitapla verimli bir okuma ayı oldu, ne zamandır beklettiğim bazı kitapları okunmuşa havale etmenin rahatlığı var üstümde...

Körelten Hançer: Fantastik kitapları seviyorsanız tartışmasız öneririm. Bu kurguyu daha önce okumamış olmanın da güzelliği var tabi. Beşleme olarak yazılan serinin ikinci kitabı, tuğla kalınlığında ama nasıl bitirdiğinizi bile anlamayacaksınız. Bu hikayenin kurgusunun temelinde renkler var. Bazı renklere hükmedebilen kişilere ışıktar deniliyor ve tüm renklere hükmeden kişiye de Prizma deniliyor. Hikayenin tek bir kahramanının olmaması ve aynı anda devam eden yan hikayelerinin de olması nedeniyle gerçekten güzel yazılmış bir eser.

Yaz Geçer: Murathan Mungan'ın bu kitabındaki bir çok şiiri internet sağolsun zaten biliyordum ama yaz mevsimi yaklaşırken düştü aklıma bir okuma hevesi... Genel olarak çok güzel bir kitap, ben üstteki tuğlanın arasına alarak okudum.

Çengelköy Defteri: Bu kitabın bir hikayesi de yok, birşey anlatma derdi de... Ancak en çok sevdiğim Oruç Aruoba kitabı belki de bu oldu. Yazarın Çengelköy'de ikamet ettiği sırada tuttuğu not defterinden derlenmiş notlarını içeriyor. Yaşlılığın verdiği yalnızlığı, yalnızlığın düşündürdüklerini... Bir meşgale bulmak için olur olmaz şeylere kafayı takmayı anlatıyor. Ben çok sevdim. İlginizi çekerse öneririm.

Selvi Boylum Al Yazmalım: Öncelikle evet vallahi çekilen Türk filmi ile neredeyse birebir aynı diyebilirim. İkincisi neden esas kızın adının Asya değil de Asel olduğunu daha önce hiç duymadım bilmiyorum ama siz de eğer duymadıysanız benden duymuş olun. :) Aytmatov çok geç okumaya başladığım bir yazar olsa da çok sevdiğim bir yazar oldu. Belki de daha önce okusam bu kadar sevmezdim. Böyle çok sevince de sevgili Leylak Dalı'nın önerdiği bütün Aytmatov kitaplarını sipariş ettim. Maceralarımız devam edecek efenim. :)

Rakipler: Baştan uyarıyorum bu kitap 18 yaş üstü ve de önermiyorum. Vi Keeland'ın kitaplarının hepsini okudum. Çoğunu da severim fakat en az sevdiğim bu oldu diyebilirim. Ana konu güzeldi aslında ama artık "yok ben bu adamdan nefret ediyorum lakin cazibesine dayanamıyorum" çerçevesinde yazılan kitaplardan da bıktım. Yok illa okuyup bende biraz sinir olayım derseniz. Yorum bırakın bendeki kitap sizin olsun. :)

Soğuk Kazı: Elimdeki Birhan Keskin kitapları bir bir tükeniyor ve yazar yenisini de çıkarmıyor. Hafif depresifim bu hususta... Ah canım Birhan, yine çok güzeldi.

Şeftali Kokan Bir Aşk: Sonunda bu seriye noktayı koydum. Serinin bence en güzel kitabı ilk kitabıymış ama neyleyelim diğerlerini de okudum, yoksa merakımdan duramazdım. Çok fazla para vermediğim için üzgün değilim ve küçük kitap arkadaşıma göndereceğim için onun yaşı itibariyle kıymetini benden daha çok bileceğini düşünerek kendimi avutuyorum.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü: Bu ay ki kitap okuma rutinimde her telden çalmışım görüyorsunuz. Klasik olmadan olmazdı. Kitabı bloglardan birinde görüp not almıştım ama affola blogun ismini anımsayamadım. Bu kitabı çok sevdim ve sayfa sayısı itibariyle de yormadığı için bence merak eden herkes okumalı. Zaten konusu isminde aşikar olduğu için çok bir yoruma gerek yok bence.

Aşk-ı Memnu: Bildiğim hikayeleri okumak niyeyse ilgimi çektiğinden almıştım kitabı malumunuz. Bence bu kadar eski tarihte yazılmış bir kitabın dizi uyarlamasını yaparken muhteşem bir iş çıkarmışlar. (Gerçi diziyi de tastamam izlemiş değilim, annemler izlerken aralarda gördüğüm kadarıyla vâkıfım.) Diziyi izlediyseniz kitabı okumanıza gerek yok. Pek az olay, bolca ruhsal durum analizi barındırıyor. Bu tarz okumayı sevmediğim için beni okurken bayıltmasına ramak kaldı diyebilirim.

Tanrı Tavşanken: Sarah Winman ile geçen sene Teneke Adam kitabıyla tanıştım. İlginç bir dili var; çok akıcı, günlük dile çok yakın, çok yalın ve naif. Kendisini okumayı bu nedenle sevmiştim. Bu kitap da beni yanıltmadı. İki küçük arkadaşın çocukluğundan başlayıp günümüzde sona eriyor olay örgüsü. Sarah Winman kitapları biraz farklı değerlendirebilir sanırım çünkü "eh işte" diyecek kimse olmayacaktır diye düşünüyorum. Ya çok seveceksiniz, ya da hiç sevmeyeceksiniz. Arası yok hissi veriyor. Ben seven kısma dahil olduğumdan son kitabını da sepetime attım.

Bu ay okumalar böyleydi işte, biraz o türden biraz bu türden. 
Sizde nasıl durumlar? Neleri okudunuz?

Sevgiyle kalın.

10 Mart 2022

2022'de ikinci tur kitap alışverişleri...

 

Geçen gün çok sıkıcı bir toplantıda sıkıştım kaldım. Konuşmuyorum sadece dinleyiciyim aslında ama çıkamıyorum da toplantıdan... Böyle zamanlarda ne var ne yok diye kitap sitelerini gezmek alışkanlık oldu bende, yine gidip bir bakayım neler varmış derken baktım ki üç posta sipariş vermişim...

Elimin de ayarı yok, aldıkça alıyorum valla... Allah affetsin, kredi kartımın ekstresi affedilecek gibi değil...

Neyse şimdi maddiyatı bırakalım, bir daha mı geleceğiz bu dünyaya yahu. Resimde gördüğünüz sol taraf Amazon, sağ taraf İlknokta sitelerinden yaptığım alışverişler ilginç bir şekilde her iki sipariş de ertesi gün kapımdaydı. :)

Evelyn Hugo'nun Yedi Kocası ve Evelyn Hardcastle'nin Yedi Ölümü uzun süredir takibimde olan kitaplardı, Amazon'da fiyatları istediğim aralıklarda bulunca hiç kaçırmak istemedim. Yalnız bizde Hürmüz bunlarda Evelyn gibi bir düşünceye kapıldım, yedi sayısı da gözden kaçacak gibi değil.

Sağ tarafta ise sürekli bookstagram hesaplarında gördüğüm için merak ettiğim Erin Watt'ın Royal serisi var, çok bir beklentim yok çıtır çerez kafa yormayan okumalar yapmak için aldım. Yasak Aşkın Kanıtı indirimdeydi, kapağı da hoşuma gitti. Kargo parası ödemek yerine kitap alırım diye düşünerek de Mehmet Özkan Şüküran'ın şiir kitaplarından oluşan ikili bir setini aldım, yazarla ilk tanışmam olacak heyecanlıyım.


Evet, bu kısım da BKM alışverişim, Okuoku sitesi Kitapsepeti'ne satıldıktan sonra sadık yarim BKM oldu. Genelde siparişleri geç yolluyorlar ama üçüncü gün kapımdaydı bende şaşırdım. Martı Yayınları'nda ciddi bir indirim vardı.

Markus Zusak'ın üçlü setini 20 TL'ye, Ya Yarın Yoksa'yı da 35 TL'ye aldım. Geri kalan kitapların fiyatları 8 ila 12 TL arasında değişiyordu. Oldukça kârlı bir alışveriş oldu diyebilirim.

Genel olarak indirimde olanları gezdim, yorumlara va arka kapak yazılarına göre seçim yaptım. Umuyorum ki güzel vakitler geçireceğim her biri ile...

Eee içlerinde okuduklarınız, sevdikleriniz, sevmedikleriniz yahut merak ettikleriniz var mı?
Bu konunun bir kritiğini yapalım diyorum.

Sevgiler.
3 Mart 2022

2022 Şubat Ayı Okuma Raporu

 

Şubat ayında İngilizce çalışmalarına ağırlık verecektim sözde, sonra bir de baktım ki okuma çalışmalarına ağırlık vermişim.

12 kitap ile bir önceki ayı da geride bırakarak kendi rekorumu kırdım. İzninizle kendimi bir tebrik edeyim: "Ayy canım kendim, kalp." :)

Sevgiler, Carter: Klasik bir bestseller kitap , ben çok sevdim. Okurken hiç sıkılmadım ve ayrıca eğlenceliydi. Keyifli bir kaç saat geçirip üniversite yıllarınıza doğru uzanmak isterseniz öneririm.

Bağbozumu Şarkıları: Şükrü Erbaş'tan okuduğum ilk kitap, çok sevdim diyemem ama yazarı anlayabilmek için bir kaç kitabına daha baksam güzel olur diye düşünüyorum.

Dünya Üzerinde Sekiz Gün: Ne zaman BKM'den 5 TL'ye bir kitap alsam umduğumdan çok daha farklı yerlere çıkıyorum. Gençlik kitabı diyebiliriz ama anlatım tarzı, olayların gidişatı, hikayenin kendisini ben çok sevdim. 5 TL verip 30 TL'lik keyif aldım diyebilirim.

Kış Gecesi Ejderhaları: Ocak ayında okuduğum Güz Alacakaranlığı Ejderhalarının devam kitabıydı. İlk kitabın anlatımı oldukça yavaştı, bu kitapta ise hikaye aşırı ivme kazandı. Biter bitmez üçüncüye başlamamak için kendimi zor tuttum diyebilirim.

Deli Kızın Türküsü: Bu kitapla beraber Gülten Akın'ın zaten sevebileceğim bütün şiirlerini evvelden okuduğuma kanaat getirdim. Bir üstteki kitabı okurken araya alarak okumuştum. Öyle aman aman olmasa da altını çizdiğim yerler oldu. 

Chanel - Efsanesi ve Hayatı: Chanel kitabı BKM alışverişlerimden birinde hediye olarak gelmişti. Modaya işte kendim kadar ilgiliyim ama Coco Chanel'i duymayan yoktur tabi, benimde bir miktar ilgimi çekince bir ara okurum diyeli tam bir sene falan oldu sanırım. Ayın başından itibaren günde bir bölüm diye yola çıkmıştım ki, ayın ortalarına doğru bitirdim. Çünkü gerçekten kitap bir süre sonra çok ilgimi çekmeye başladı. Biyografi türü kitaplara ilginiz varsa öneririm. Ama demedi demeyin ilk bölüm boyunca dişinizi sıkmanız lazım. Şahsen kitabın en kötü yazılmış bölümü olduğunu düşünmekteyim.

de ki işte: Oruç Aruoba sevdiğimi düşünürdüm ama eseri bir bütün olarak okuyunca kendisine bayıldığımı anladım. Gerçekten çok keyifli bir okuma deneyimiydi, su misali alıp götürüyor kitap sizi. Biraz daha sindire sindire okuyabilmek için bir kaç bölümde bir başka kitaba geçiş yaptım.

Gulyabani: Ne umdum ne buldum a dostlar... Bir kere kitabın Gulyabani meselesi dışında film ile hiç bir benzerliği yok. Ana hikayeyi almışlar ve karakterlerin hepsini toptan değiştirmişler. Kitap ise gerçekten ama gerçekten enfes, bazen okurken gülmekten iki büklüm oldum. Kitabın başında Hüseyin Rahmi'ye yazılan bir mektup ve Hüseyin Rahmi'nin de cevabı var. Buradan anlıyoruz ki gelen mektuptaki ricaya istinaden Hüseyin Rahmi bu kitabı yazıyor. İyi ki de yazmış, filmi aklınızdan atın ve öyle başlayın eminim çok keyif alacaksınız.

Josh ve Hazel'in Sevgili Olmama Rehberi: Son çıkan kitaplara bakarken görüp aldıklarımdan biriydi ve yine bestseller bir eser olduğunu belirtmek isterim. Kitabı çok sevdim, hikayesi çok güzeldi. Okurken bir an bile sıkmadı beni... Kitaba dair en sevdiğim şeyse bambaşka, Hazel biraz egzantirik diyebileceğimiz karakterlerden, ağzının filtresi olmayan, nerede ne yapacağı belli olmayan bir karakter. Yazarın böyle bir karakter yaratmasını ve yaşadıklarına rağmen Hazel'in ben buyum değişmeyeceğim diye düşünmesini çok sevdim. Günümüzde insanlar karşımdaki ne düşünür diyerek şekilden şekile giriyor. Hazel'in olduğu gibi olması çok hoşuma gitti.

Ba: Birhan Keskin işte ne diyebilirim ki, çok seviyorum yazdıklarını... O çok meşhur "Dürtme içimdeki narı, üstümde beyaz gömlek" var dizeleri de bu kitaptaki bir şiirde yer alıyor. Kısacık ama keyiflice bir saat dilerseniz öneririm.

Şeftali Kokan Bir Yaz: Bu kitap bir üçlemenin ilki, seriyi BKM'nin bir kampanyasında 29 TL'ye almıştım. Daha çok bir gençlik serisi gibi duruyordu. Okumaya başlayınca anladım ki ben bu kitabı 21 belki 22 yaşımda iken Büyük Beşiktaş Çarşısı içindeki sahaftan almış ve okumuştum ama bu yeniden okumama engel olmadı tabi ki. Basım tarihlerini kontrol edince yeni basım olduğunu gördüm. Oldukça eski zamanlarda hatta daha cep telefonları bile yokken geçen bir gençlik hikayesi, samimi bir anlatımı var. Ben sadece ilk kitabı okumuştum, seri olduğunu ya da devamı olduğunu bilmiyordum. İşte sahaftan alınca da böyle oluyor, ne yapalım. :) Serinin devamında kızların büyümelerine, üniversite hayatlarına ve iş deneyimlerine tanıklık edecekmişiz. Devamını okumak için sabırsızlanıyorum.

İnsan Neyle Yaşar: Ayın kapanışını şöyle sakince, usulca yapayım diye düşünerek Tolstoy'u seçtim. İçinde 5 ya da 6 hikaye olan (kontrol etmeye üşendi)  bir kitap İnsan Neyle Yaşar. Tolstoy'a aşina iseniz zaten yalın anlatım şeklini bilirsiniz. İçinde sayfalarca betimleme barındırmayan, hikayeleri dupduru ama ilgi çekici bir şekilde yazılmış bir kitap, kitaplığınızda hala okunmadan duruyorsa ben kapağını açmanızı öneririm.

Şubatın sonunda, yıllık hedefime doğru emin adımlarla ilerlediğime dair bir his peydah oldu içimde diyebilirim. Sizde durumlar nasıl, verimli bir okuma ayı oldu mu? 

Şimdiden keyifli Mart okumaları diliyorum.

Sevgiler.
6 Şubat 2022

2022 Ocak Ayı Okuma Raporu

 
Malum ben üşengeç bir insanım, o nedenle tek tek kitap tanıtım yazısı yazmıyorum. Ama aylık rapor olarak yapabilirim diye düşündüm. Öyleyse başlayalım. 

Ocak ayında 10 adet kitap okudum.

Güz Alacakaranlığı Ejderhaları: Instagramdan arkadaşım olan @kitapsokagi'nın online satışından aldığım bir seriydi. Annesinin favorisi olduğunu söyledi. Şahsen @kitapsokagi, annesi ve benim fantastik zevklerimiz çok benzeşiyor. O nedenle okumak istemiştim. Giriş kitabı olarak güzeldi, akıcı bir kitap ama kitabın kendi temposu var koşa koşa gitmiyor da hafif tempolu ilerliyor. Sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın kitap kendisini sakince okutuyor. Sevdim ve ikinci kitabını da bu ay içerisinde okumayı düşünüyorum.

Kestim Kara Saçlarımı: Üstteki kitabı okurken araya aldığım şiir kitabıydı. Gülten Akın severim ama bu kitabı o kadar da sevdim diyemem. İnce bir kitap olduğu şans verilebilir.

Kendime Notlar: @kitapsokagi'nın bana alışverişimin yanında hediye gönderdiği bir kitaptı, içeriği denemeler şeklinde. @kitapsokagi'nın bile tahmin ettiğinden daha çok sevdim. Yazarın anlattığı bir çok deneyim benimde başımdan geçtiği için sanırım kendisiyle çok kolay bağ kurdum. İçeriği sizi cezbederse mutlaka öneririm, su gibi akıp giden bir kitap.

Aşkımız Eski Bir Roman: Yine bir Nevzat Başkomser romanı. Üç ayrı hikayeye bölünmüştü kitap ve sevdim. Ahmet Ümit her zaman bir şekilde kendini okutmayı başarıyor.

Kim Bağışlayacak Beni: Birhan Keskin'e giriş kitabı diyebiliriz. Eskiden yayınlanan yanılmıyorsam üç kitabın (kontrol etmeye üşendi) toplanmış versiyonu. Bu kitabı da diğer kitapların aralarına alırım diye düşünerek başlamıştım. Ama gerçekten öyle sevdim ki, bazen sadece bu kitabı okudum. Bazen altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar okudum. Şiir seviyorsanız bir göz atmanızı öneririm.

Bizi Ayıran Herşey: Çoksatan romanlardan biri, günümü şenlendiririm diye almıştım. Ancak çok satmasının bir sebebi varmış. Kitap benim beklemediğim birçok noktaya gitti. En sonunda kitabı sevdim ve kitap beni çok şaşırttı diyebiliriz. Sadece kadın başkaraman esrarını korusun diye bazı bölümler fazla zorlama olarak yazılmış gibi geldi ama o kadar da kusuru olsun diyorum.

Olmamış Kahraman Emeklisi: Üstteki kitabı okurken araya alarak devam ettiğim bir kitaptı. Ali Lidar'ın öykülerini daha çok seviyorum. Genel olarak Ali Lidar tarzıydı diyebilirim. Zaman zaman bana keyif veren dingin bir anlatımı vardır Ali Lidar'ın. Ama bu kitap öykü değil şiir kitabıydı. Bayıldım diyemem ama altını çizdiğim yerler oldu.

Suçlu Hemde Çok Suçlu: Bu yazarın bir diğer kitabı "Big Little Lies" adıyla diziye uyarlanmıştı. O kitabı hala bekletiyorum, çünkü yazarın ilk kitabının Suçlu Hemde Çok Suçlu olduğunu öğrenince önce onu okumak istedim. Çok farklı karakterler barındıran bir kitaptı ve okurken karakterleri gözlemlemek hoşuma gitti. Akıcı, asla sıkmayan, temposu düşmeyen bir kitap, hafif gerilim tarzında seviyorsanız öneririm.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku: Kitabı sırf isminden dolayı merakımdan almıştım. Yazım tarzını takip etmesi gerçekten zor, bu tarz bir yazım şeklini en son Ağır Roman'da görmüştüm. Her ikisini de çok sevmedim diyebilirim ama her ikisi de kısa kitaplar olduğu için bir şans verilebilir. Bu kitaptaki çizimler ayrıca hoşuma gitti. Aman aman önerdiğim bir kitap değil belki de benim anlamaya yaşım ya da deneyimim yetmedi. Bir zaman sonra üstüne tekrar düşünmek istediğim bir kitap, ondan sonra kesin kararımı veririm.

Cemile: Aytmatov okumamış olmanın utancından kurtulmak için almıştım ve iyi ki de ayın kapanışını bu kitapla yaptım diyorum. Öyle güzel akıp giden bir anlatımı vardı ki, su gibi değil, ağır akan ırmaklar gibi... Okurken gözümde hep annemin, babamın, eşimin köyleri memleketleri canlandı. Gereksiz uzun uzun betimlemeler yapan kitapları sevmiyorum ve Aytmatov'un kısa ama kesinlikle etkili betimlemelerini çok sevdim. Sanırım zamanla tüm Aytmatov kitaplarını edineceğim. Cemile'yi çok sevdim ve kesinlikle öneririm.

Yıllık hedefin altıda birini bu ayda tamamladım vallahi. Verimli ve çeşitli kitaplar içeren bir okuma ayı oldu.

Sizde durumlar nasıl, bu sıralar neleri önerirsiniz?

Sevgiler.

3 Ocak 2022

#Durum Raporu: 2022'ye Giriş

  • 2021'i kapatırken çok zorlandım. İş yerindeki yoğunluğun üzerine minnoş gönül adamıma bakma görevlerini de ben devralmak zorunda kaldım.
  • Gündüz oyun mesaisi, akşam iş mesaisi, azıcık uyku, gece otuz bin milyon kez hasta bebeme bakmak için kalkmalar derken, kendimi bu kargaşada bir yerlerde kaybettim.
  • Yılın kapanışı için şöyle afilli afilli yazılar yazmak isterdim lakin mecalim yok. 
  • Yıl içinde kendi adıma hedeflediğim tek şey haftada bir kitap bitirebilmekti. Artık nasıl bir gazı almışsam bir baktım hedefi çoktan geçmişim. Fakat şimdi şurada biz bizeyiz, açık konuşmak gerekirse; bu sene çok da şiir kitabı okudum. Bence o hedeften sonrakilerin hepsi şiir kitabı. :)
  • 2021'in çok kötü geçtiğinden bolca dem vuruldu. Ben kendi adıma iyi geçen yanlarını yazmak istiyorum. Pandemi ile ilgili vs. ne kadar kötü şey varsa bizde yaşadık elbet, ancak kişisel tarihimde de var birtakım başarılarım.
    • 2021 için elimde daha önce alıp bir miktar okuyup yarım bıraktığım tüm kitapları tamamlamak ve hediye gelen tüm kitapları okumak hedeflerime ulaştım.
    • Minnoş gönül adamıma emziği bıraktırdım.
    • Elimdeki kitaplar bitmeden yenisini almama kuralıma yılın son çeyreğine kadar başarı ile uydum ancak itiraf etmeliyim ki son indirimler beni baştan çıkardı. :)
    • İş yerinde hak ettiğimi düşündüğüm bazı hakları söke söke aldım.
    • Üstüne bir de terfi aldım.
    • Evliliğimizde altıncı, analıkta ikinci yılımı hakkı ile geride bıraktım.
  • Daha da ne yapayım a dostlar? Gidip biraz yatayım, aşı oldum halim harap.
  • Öperim gözlerinizden.

4 Aralık 2021

2021'de Son Kitap Alışverişim

Efendim öncelikle kendimi peşinen savunmak için aşağıya bir hashtag koymak isterim.

#kitapalmakkitapokumaktanbağımsızbirbağımlılıktır

Bu fikrime katılıyorsanız yorumlarda buluşalım. :)

Aslında kitap alışverişine tövbeli idim. Çünkü bendeniz bir posta yüklü miktarda kitap alıyorum, son kitaba gelmeden yeniden sipariş vermiyorum.

Ancak uzun zamandır peşinde olduğum Harry Potter serisinin resimli kitapları deli dehşet bir indirime girince onları almak istedim.

Evde okunmayı bekleyen tüm şiir kitaplarını temize havale ettiğim için biraz da şiir kitabı stoklayayım dedim.

Tabii öyle arada "Aaa bu da çok düşmüş, dur şu neymiş bakayım." dediklerim de sepete eklendi.

Velhasılı kelam asla pişman değilim. Malum gelecek zammı da duymuşsunuzdur. Tek pişmanlığım maddiyattan ötürü bir bu kadar daha alamamış olmam. :( 

Bunu yazarken aklıma geldi. Son zamanlarda neler okudum mu yoksa okunmayı bekleyenleri mi yazsam. Varsa istek peçete ile yoruma gönderin.

Gözlerinizden öperim.
Applesoda.
 

21 Ekim 2021

#2 Kitap Önerisi: Blog Savaşları

 Size dünyanın en iyi kitabını önermeye geldim sanıyorsanız yanılırsınız.

 Fakat kitap iyi kitap şimdi orası kesin, ben bizzat okudum beğendim. Fiyatı da çok makul ben alırken şurada 5 liraydı.

 Bu kitap satmadığından sanıyorum 5 liralık kitaplar kategorisine düştü. İşte bende bu kısma değinmek için bu kitabı seçtim.

 Şahsen kendime verdiğim bilir kişi payesi ile gözüme çarpan kusurlar aşağıdaki gibidir.

  • Korkunç kapak tasarımı: Gel de beni al diye bağıran bir yanı yok. Sanırım fuşya rengini o yüzden seçmişler ama koşarak uzaklaşma hissiyatı yarattı bende. Ayrıca '@' ve '#' işaretleri nedir Allah aşkına??
  • Hem orjinal ismine, hem de içeriğine uymayan isim: Kitabın orjinal ismi "Mummy Bloggers" o şurada bi dursun bakalım. İçerik ise blog yazarı üç annenin bir blog yarışmasını kazanmaya çalışması ile alakalı. Yani bence kitap isminden dolayı da sınıfta kaldı.
  • Kitap tasarımı ergen gençlere yönelik şekilde tasarlanmış, içerik ise tamamen ergen yaşları atlatmış aklı selim bireyler için.
Bakmayın o kadar gömdüğüme kitabı çok sevdim. Çok eğlenerek de okudum. Sosyal medyanın görünmeyen yüzünü çok iyi yansıtıyor. Çocuğu için evde kalmayı seçen anneler de çalışmayı seçen anneler de kendinden çok şey bulabilir.

Hatta en çok da o sosyal medyada gördüğümüz herşeye yetişen süper annelerin hayatlarının arka planlarında yaşananları (zaten tahmin ettiğimiz üzere) görmek eğlenceliydi.

Velhasıl-ı kelam; eğer bir anne iseniz, eğer karım bu çocuğa nasıl bakıyor ben bihaberim diyen bir baba iseniz, ya da herşeye yardımcı olan bir baba iseniz... Yani işte ebeveynseniz özellikle öneriyorum.

Son söz: Sevgili Hep Kitap rica edeceğim, içeriğe uygun kapak ve de isim seçin. Hayır bu şekilde istenilen hedef kitlesine ulaşamadığınız için de satamıyorsunuz zira ve biz de güzel kitapları kaçırıyoruz.

Peki siz sevgili arkadaşlarım? Bu kitabı kitapçıda görseydiniz ilginizi çeker miydi? Alır mıydınız? 

Öperim gözlerinizden, yorumlarda buluşalım.

27 Şubat 2018

52/8: Hepsi benim bebeğim...

Sekizinci haftanın konuğu hayatımızı etkilemiş bir kitap olacaktı lakin,
hepsini ayrı seviyorum. Nasıl seçeceğimi bilemedim??

Harry Potter serisi gönlümün ilk sultanı.. Kitaplarla yatıp, kitaplarla kalktığım
ilk zamanlar Harry ile tanışmamla başlamıştı.
 
Ölü Ozanlar Derneği ilk gençlik çağlarımın en etkileyici kitabıdır.
Filmini ayrı, kitabını ayrı sevdim.

Kral Katili Güncesi serisi fanstastik edebiyatta nutkumun tutulmasına sebep olandır.

Kuzgunun Gölgesi serisi, bitti diye yaslar tuttuğumdur.

Zaman Çarkı serisi "Allahtan ondört kitap var her biri de en az yediyüz sekizyüz sayfa..."
diye şükrettiğimdir.

Kitaplarla durumlarım böyle sizi nereden etkilerse orasından tutabilirsiniz.

Sevgilerle, Applesodaa.
10 Aralık 2017

52. Gün: Aynı anda birden fazla kitap okurum.


Tek bir kitap okuduğum görülmüş şey değil, genelde elimde en az iki kitap olur.

Kitapları; ev kitabım, iş yeri kitabım ve yol kitabım olarak gruplandırıyorum.

Evde okuduklarım genelde sayfa sayısı altıyüzü geçen kalın kitaplar
oluyor. Konforlu bir ortamda yayıla yayıla okumak
için özenle seçiyorum. :)

İş yerinde boş zamanlarımda okumak için e-kitap tercih ediyorum. 
Çok dikkat gerektirmeyen chick lit tarzı kitaplar ofiste okumak için çok uygunlar.
İş olduğunda okumam bölündüğünde bu kitapları bırakıp
işe başlamak bana daha kolay geliyor.

Yol kitaplarımı ise klasiklerden tercih ediyorum, çoğunlukla e-kitap olarak
okuyorum. Klasikleri af buyurunuz çoğunlukla sıkıcı bulduğumdan,
yolculuk ise daha da sıkıcı olduğundan mecbur kalıp
okumak amaçlı bu şekilde tercih ediyorum.

Bu sıralar okuduklarım ise; evde "Zaman Çarkı Serisi - Dünyanın Gözü" iş yerinde
"Uğultulu Tepeler",  yolda ise "İyiyim Oturuyorum".

İş kitabı ile yol kitabımı değiştirdim bu seferlik, çünkü "İyiyim Oturuyorum"
e-kitap olarak çıkmadı.

Sizde neler var, neler okuyorsunuz?

Sevgiler, Applesodaa'dan.
28 Kasım 2017

40. Gün: Kadınlarımız kitap okur, erkeklerimiz televizyon izler...


Kitap okuma alışkanlığı bize annemden geçti.
Annem iyi bir okuyucudur. Onu sürekli elinde kitaplarla gördüğümüzde aslında
bilmeden onu örnek alıyormuşuz.

Annemin bize asıl kitap okuma alışkanlığını kazandırdığı nokta ise Harry Potter'ı eve getirdiği
gündür. :)

O zamanlar küçücüğüz daha Harry Potter ve Felsefe Taşı filmi çıkmış, en az on kez izlemişiz
filmi ama tadına doyulmuyor. Annem aslında kitaptan uyarlama olduğunu
keşfedip de bizi kitaplarla tanıştırdığında, kitapların engin
dünyasına adım attık.

Annem de, bende, kız kardeşim de sıkı kitap okuyucusuyuzdur.
Ama babam ve erkek kardeşim okumaktan ziyade televizyon izlemeyi sever.

Kim bilir kaç akşam bizle beraber aynı filme gülmek, aynı sahnede ağlamak istemişlerdir.
Ama işte her istediğimiz olmuyor. :) Evde üç kadın elinde kitaplarla,
iki erkek televizyon önünde akşam oturmalarımız
böyle seyreder.

Şimdilerde kocam da televizyon geleneğini bozmayarak babamlara katılıyor.
Sayıyı üçe üç eşitledik. :)

Sevgiler, Applesodaa.
24 Kasım 2017

36. Gün: Kitaplarımı bağışlıyorum.


Eskiden kitaplarımı biriktirirdim. Kendi odamda bir kitaplığım yoktu ama
okunmuşlar ve okunacaklar olarak kuleler halinde dizmeye
bayılırdım.

Günlerden birinde, kitap kampanyası için bağış yapar mıyım diye sordular.
Yeni açılacak bir liseye kütüphane oluşturmaya
çalışıyorlardı.

Eve gelip düşündüm. Kitaplarımı öyle izlemeyi seviyorum.
Peki ikinci bir kez alıp elime okuyor muyum diye sordum kendime.
Bir kaç kitap haricinde cevap hayırdı.

Bir de "Aaa ben bunu alıyorum, bir okuyayım." diye alıp da geri getirmeyenler geldi
aklıma. Durdum bir an, dedim ki; "Ne yapıyorum ben?".

Okumak için alıp geri getirmeyene tamamım da bağışlamaya gelince öyle düşünüyorum.

Düşünecek hiç bir şey yoktu.
Kız kardeşimle beraber büyükçe bir koliye lise çağında okunabileceğini düşündüğümüz
tüm kitapları doldurduk ve gönderdik.

O günden beridir de nerede bir kitap bağış kampanyası olsa katılırım.
Kitaplığımda ya bağışlamaya içeriği uygun olmayan kitaplar vardır yada bağışladıktan
sonra aldığım kitaplar vardır.

Kitap okuma oranlarımız ülke olarak yerlerde, ama bir yerlerde okumak isteyip
de almaya gücü olmayan gençler varsa ve ben onlar için bir şey
yapabilmişsem benden mutlusu yok.

Sevgilerle, Applesodaa.

Günün notu: Öğretmenler günümüz kutlu olsun...
Yazının notu: Resimdeki benim kitaplığım. :)
22 Ekim 2017

3. Gün: Çok sevdiğim bir kitabı herkese zorla okutmaya çalışırım.

 Bir kitap okuyup da çok sevmişsem, benden koşarak uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. :)

 Kitaplarla aramda anlatamayacağım bir bağ var. Her bir kitabı okumuyor da kapağını açtığım andan kapattığım ana kadar içinde yaşıyor sayılırım.

 Hal böyle olunca beni derinden etkileyen, uç noktalarda şaşırtan, daha önce okumadığım bir konuya parmak basan bir kitap bulduğumda çevremdeki herkesi o kitabı okuması için yoğun telkin seanslarına maruz bırakıyorum.

İnstagramda fotoğraf yorumları, facebookta duvar yazıları, twitterda trend topic konuları okumaktan kitap okumaya sıra gelmediği için de çevremdekiler kitaba yeterince ilgi göstermezse bende kitabı baştan sonra anlatıyorum.

Evet öyle de kötü bir insanım.

Saygılar Applesodaa.
2 Ocak 2017

İnsanlar Kötüydü Kitaplara Sığındım... #2016


Bu sene ilk kez okuduğum kitapların bir listesini tuttum.
Ne kadar kitap okuduğumun hem bir çetelesi olsun istedim, hemde çok okumaktan
bazen bazı kitapları hatırlamadığımı fark ettiğim için elimde güvenilir bir
kaynak olsun istedim. Öyleyse başlayalım mı?

  • Jet / Dövmeli Adamlar Serisi - Jay Corowner
  • Ölüm Tuzağı / Eve Dallas Serisi 8 - Nora Roberts
  • Ölümüne Sadakat / Eve Dallas Serisi 9 - Nora Roberts
  • Marslı - Andy Weir
  • Telepati - Leonardo Patrignani
  • Kimi Öptüğüne Dikkat Et - J. L. Armentrout
  • Kalbi Kırık - Amelia Kahaney
  • Umutsuz - Colleen Hower
  • Oyunbozan - Jaci Burton
  • Kuralsız Oyun - Jaci Burton
  • Şeytan Marka Giyer - Lauren Weisberger
  • Prenses ve Kraliçe / Siyahlar ve Yeşiller - G. R. R. Martin
  • Sonsuza Kadar Benim - Heidi McLaughlin
  • Kime Dokunduğuna Dikkat Et - J. L. Armentrout
  • Sağdıç /Gamble Kardeşler Serisi 1 - J. L. Armentrout
  • Eksik Parça - Michelle Hodkin
  • Karşı Konulmaz Fırtına - Samantha Towle
  • Kan Şarkısı / Kuzgunun Gölgesi 1 - Anthony Ryan
  • Kule Efendisi / Kuzgunun Gölgesi 2 - Anthony Ryan
  • Sen Benimsin - Tessa Bailey
  • Gözde Bekar - Inara Scott
  • Tehlikeli İçgüdü - Abbi Glines
  • Sevgili John - Nicholas Sparks
  • Herşey Bizim İçin / Kötü Çocuklar - M. Leighton
  • Beklenmedik Bir Anda / Landry Serisi 2 - Abigail Strom
  • Yerdeniz Büyücüsü - Ursula K. Le Guin
  • Atuan Mezarları - Ursula K. Le Guin
  • En Uzak Sahil - Ursula K. Le Guin
  • Tenahu - Ursula K. Le Guin
  • Yerdeniz Öyküleri - Ursula K. Le Guin
  • Öteki Rüzgar - Ursula K. Le Guin
  • Benimsin / Brand Clan Serisi 2 - Maureen Smith
  • Sende Tutuklu Kaldım - Slyvia Day
  • Muz Sesleri - Ece Temelkuran
  • Yanlış Anne - Sophie Hannah
  • Kum Şehri / Eve Serisi 2 - Anna Carey
  • Füreya - Ayşe Kulin
  • Gölgedeki Işığım - A. Meredith Walters
  • Rome / Dövmeli Adamlar Serisi - Jay Corowner
  • Kimi Seçtiğine Dikkat Et - J. L. Armentrout
  • Tam İsabet - Alice Clayton
  • Çevrimiçi Kız Turnede - Zoe Sugg
  • Rockstar Sevgilim - Eleanor Wood
  • Paramparça - Anna Todd
  • Çarpışma - Gail McHugh
  • Trendeki Kız - Paula Hawkins
  • Rhett - J. S. Cooper
  • Oyuncu / Gamble Kardeşler Serisi 2 - J. L. Armentrout
  • Hayalet Çocuk - Martin Pistorius
  • Külkedisi Uyurken - Kristina Ohlsson
  • Küçük Bir Yalan - K. A. Tucker
  • Harika Sürtük - Christina Lauren
  • Aşkın Melodisi - Kylie Scott
  • Marslı - Andy Weir
  • Delice - Hande Altaylı
  • Kızım - Jane Shemilt
  • Görünmez - Andrea Cremer & David Levithan
  • Toza Sor - John Fante
  • Vegasta Olan Vegasta Kalır - Elle Casey
  • Nabız / Çarpışma Serisi 2 - Gail McHugh
  • İlik - Tarryn Fisher
  • Alice Hakkındaki Gerçek - Jennifer Mathieu
  • Geri Dönüş / Titan 1 - J. L. Armentrout
  • Geceyarısı Leydisi / Karanlık Sanatlar 1 - Cassandra Clare
  • Kemikler Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 1 - Cassandra Clare
  • Küller Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 2 - Cassandra Clare
  • Camlar Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 3 - Cassandra Clare
  • Düşmüş Melekler Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 4 - Cassandra Clare
  • Bodyguard / Gamble Kardeşler Serisi 3 - J. L. Armentrout
  • Savaşçı - Melissa Landers
  • Kayıp Ruhlar Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 5 - Cassandra Clare
  • Hızlı Kız - Suzy Favor Hamilton & Sarah Tomlimson
  • Düzenbaz Prens - G. R. R. Martin
  • Cennet Ateşi Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 6 - Cassandra Clare
  • Bane Günlükleri - Cassandra Clare & Sarah Rees Brennan & Maureen Johnson
  • Sınırları Zorlamak - Katie McGarry
  • Taç / Seçim 5 - Kiera Cass
  • Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları / Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları 1 - Ransom Riggs
  • Gölge Şehir / Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları 2 - Ransom Riggs
  • Ruhlar Kütüphanesi / Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları 3 - Ransom Riggs
  • Sığ Sularda Kaybolan / Into The Deep Serisi 2 - Samantha Young
  • Ölümüne Sadakat / Eve Dallas Serisi 9 - Nora Roberts
  • Ölüm Tanığı / Eve Dallas Serisi 10 - Nora Roberts
  • Ölüm Yargısı / Eve Dallas Serisi 11 - Nora Roberts
  • Harry Potter ve Felsefe Taşı - J. K. Rowling
  • Harry Potter ve Sırlar Odası - J. K. Rowling

Notlar: 
  • Bu yıl ilk kez kitap listesi tuttum, kendi adıma ne kadar okuyormuşum görmek istedim.
  • Ölümüne Sadakat kitabını bu yıl iki kere okumuş oldum yılın en başında ve sonunda olmak üzere... Eve Dallas zaman zaman geri dönüp okuduğum sadık yarim kategorisinde tuttuğum bir seri olduğundan genelde çoğu kitabını iki kere okumuşumdur. 2017'de Türkçe'ye çevrilmiş olan tüm kitaplarını okuyabilmek dileğiyle...
  • Marslı'yı çok beğenmeme mütevellit yıl içinde iki kere okumuş oldum.
  • Ölümcül Oyuncaklar serisini son kitap hariç okumuştum aslında ama son kitaba başlamadan önce bir daha okumak istedim.
  • Yerdeniz ve Kuzgunun Gölgesi serilerini bayılarak okudum.
  • Külkedisi Uyurken ve Kızım ilginç kitaplardı, sevdim.
  • Hızlıca bir karar vererek Harry Potter serisini bir kez daha en baştan okumaya karar verdim. 2017'nin açılışını da Harry Potter ile yapmış oldum. :)
  • Bu yıl toplamda 86 kitap okumuş oldum. 2017'de daha fazlasını okuyabilmek dileğiyle... 
  • Sevgiler, Applesodaa.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.