27 Ocak 2016

Ne izledik be canım...


Age Ending in Nine Boy
Another Parting
Blood
Cheese In The Trap
Coffee Prince
Cunning Single Lady
Dating Agency: Cyrano
Descendants Of The Sun
Doctor Stranger
Dr. Ian
Empress Ki
Exo Next Door
Fated To Love You
Flower Boy Next Door
Healer
Heartstrings - You've Fallen For Me
Hyde Jekyll and Me
I Hear Your Voice
It's Okay That's Love
Kill Me Heal Me
King Of A High Scholl
Lie To Me
Marry Him If You Dare
One Sunny Day
Personal Taste
Pinocchio
Producer
Protect To Boss
Remember You - Hello Monster
Reply 1994 - Answer Me 1994
Reply 1997 - Answer Me 1997
Reply 1988 - Answer Me 1988
Rooftop Prince
Sassy Go Go
Secret Garden
She Was Pretty
Sungkyunkwan Scandal
The Heirs
The Master's Sun
The Time We Were Not In Love
You Came From Stars
You're All Surrounded
You're Beautiful

NOT: Listenin en güncel halidir, izledikçe ekliyorum.
Healer kalbbimde bir yara, ahh en sevdiğim...
Cunning Single Lady nasıl bir diziydi Yarabbim ruhuma daral geldi izlerken.
Şimdilerde Sungkyunkwan Scandal'ı izliyorum.
Fikir alışı, verişi, öneri, eleştiri, detaylı bilgi için casperlar azıcık tuşlara tıklamayı göze alın ve yorum bırakın...

Sevgiler Applesodaa.
21 Ocak 2016

Bugünlerde ben...

Bu hafta her sabah; çok kar varsa işe gitmeyeceğim diye kalktım.
Kar yoktu, işe gitmek zorunda kaldım.

Beynimde her sabah "Olamaz yine sabah oldu, yine kar yok!" çığlıkları yankılanıyor.
Tükenmişlik sendromuna yakalandım galiba, tatil istiyorum!!!

Bu hafta sonu sevdiceğim çalışacağından, bendeniz mâbadımı itina ile koltuklara yayacağım.
Biraz dizi izlerim, biraz örgü örerim.

Casperlarım size söylemeyi unuttum, her kış bir hobiye merak sardığımı iyi bilirsiniz.
Bu kış yeni bişey denemek istemedim. Örgüye geri döndüm.
Bir kaç çeşit ip aldım, çok tatlılar, rengarenk. :)

Şimdi sarhoş yolunu şaşırdı modelinden bir atkı yapıyorum kendime. :)

Bir ara da izlediğim kore dizilerini yazayım diye düşünüyorum.
Artık listesini bir tutayım bence. :)

Gözlerinizden öper, çalışmaya giderim.

Applesodaa.
Koşuyolu'ndan bildirdi.
Saygılar.
15 Ocak 2016

Denizin Delisi

Unutmak mı, delisin, 
Gitmesem de bekler orada deniz. 
Gelirsem, bilmelisin 
Benim beklememdir burada deniz. 
Gitmek gibi geleceğim 
Denizin delisine. 
Delinin denizi gibi 
O ne kadar giderse.

Özdemir ASAF

Oldu en sonunda oldu!


Çok ama çok uzun zamandır istemiş olduğum sinemaya gitme işini
nihayet dün gerçekleştirebildik. :)

Lakin hafta içi gitmesek daha iyi olabilirmiş sanırım. Zira sabah kendimi yataktan
sürükleyerek kaldırdım...

O sefil sürüklenme halimin üzerine
44 km. yol gitmiş olsam da, şu anda sizlere gözüm kapalı yazıyorum canlarım.

Bu arada üç haftadır evde temizlik yapamadım. Her yer toz içinde...
Benim içimse sıkıntılar içinde bu durumdan ötürü.

Lakin bu hafta da cumartesi çalıştığımdan, pazar da annemlerle gün toplantısı olduğundan
(hangi akla hizmet girdimse ben o güne) temizlik işini bir başka bahara
bırakmak durumunda kalacağım sanırım.

Bir ara diyorum casperlar toplanıp gelseniz de benim evi bir temizlesek mi? Ne dersiniz?

Applesodaa sabah haberlerini sundu.
Saygılar.
12 Ocak 2016

Seni Sevdim

Bir hayal kahvesinde
Oturup ömür çayından içiyoruz.
Her seferinde biraz daha az yanıyor dudaklarımız.
Her seferinde biraz daha soğuk çayımız.
Kahvede yıkılmak üzere zaten…
Gelenler aynı, gidenler aynı…
Çıkalım mı artık bu kahveden?
Bir yudum daha mı? Neden???
Yanmadı mı dudakların hala?
Seni sevdim!
Seni birden bire değil
Usul usul sevdim.
“Uyandım bir sabah” gibi değil,
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara…
Seni sevdim
Artık tek mümkünüm sensin

Gülten AKIN
4 Ocak 2016

2016'ya zengin girdim!

   Selamlar, tatlı casperlarım,

   Yeni yılınızın hayırlı, uğurlu, kutlu, mutlu, çokça huzurlu, sağlıklı, sıhhatli, cüzdan taşıran bollukta, arttıkça artan berekette, her yeni günü yeni bir heyecan olan güzellikte olmasını taa içimden diliyorum.

   Yeni yıla evimde huzurla girdim çok şükür. :) Bu günleri de görebilecekmişim. Geçen yıl bu zamanlar evlilik stresi ile boğuşuyordum. Allah biliyor ya o günleri hiç de özlemiyorum.

 Yeni yılla beraber çok mu radyo spikeri kıvamına geçtim ne??

   Yeni yılın ilk günü aynı zamanda benim de doğum günüm. Yılın belli başlı dönemlerinde bunu hatırlatmayı bir görev bildiğimden, doğum günümü ilk kez duyuyorsanız, yenisiniz demektir. Hoşgeldiniz. :)

   Ayy aman Allahım yeni yılda çok sevgi kelebeği oldum galiba. Doğum günü rehavetini hala atamadıysam demek. Canlarım 3 koca gün evde sadece ve sadece tembellik yaptığımı gururla duyururum. :)

   Gelelim ganimetlerime, o bileklik sonunda benim oldu! Oldu en sonunda oldu, bim bam bom!!! :) Devam edelim, kahverengi çanta ve cüzdan, iki adet misler gibi pijamam, bolca şekerim jelibonum ve de bir kitabım oldu.

   Kocam ben hala bir hediye seçemediğimden orkide almıştı bana, o da evin baş köşesinde yerini aldı, adını da Şazi koydum. :)

   Bir de devasa bir düğün fotoğrafım oldu. Düğün günü çekimlerimin mimarı Gamzeciğim. Kumaşa kocaman resmimizi bastırmıştı. Yakınca inşaallah çerçeveye gerdirip, asacağım. :)

   Henüz hala yolda olan hediyelerimde yok değil hani. :) Ah bir de kocamdan ne isteyeceğimi bulsam. Neyse acele etmeyeyim, elbet birşey bulurum.

   Kucak dolusu yeni yıl sevgisi yollar, öğle yemeğine doğru giderim.

   Applesodaa yeni yılın ilk gününden sundu. :)
31 Aralık 2015

Happy New Year :)


Yılın en sevdiğim gününden hepinize kucak dolusu selamlar...

Karlı bir sabaha uyanmanın en güzel yanı işe
gitmemek diye düşünmüştüm.
Lakin baktım kar, işe gitmeyi engelleyecek seviyede değildi. :(

En nihayetinde kalktım geldim. :)

Canım Gamzem'in doğum günü hediyeleri de böylece
bu sabah elime ulaşmış oldu. 

Doğum günü ganimetleri ile ilgili bir yazı sonra yazacağım.

Şimdi yılın son gününün tadını çıkaralım birlikte. :)

Bugün bu yılın son günü,
bugün yaptığımız herşey ertesi gün geçmiş bir yıla ait olacak.
Bunu iyi değerlendirmeliyiz bence.

Applesodaa yılın son gününden canlı bildirdi.
Bol karlı günleriniz olsun.
Sevgilerle...
28 Aralık 2015

Pazartesileri hiç sevmem...


Depresyonik bir pazartesiden merhabalar canlarım.

Ne kadar da bahtsız şu pazartesi.
Her hafta binlerce insan verip veriştiriyor, halbuki günün suçu ne?
Haftanın ilk günü olmayı da o seçmedi ya...

Lakin işte Fatmagül'ün de suçu yoktu neticede ama olanlar ortada...

Sabahın kör bir vaktinde uyanmaktan gram memnun olmayan bünyem şu anda
sağlıklı şeyler yazamıyor canlarım. Aklımı başıma
toplayamadım henüz.

Sizlere Kaan Tangöze'den "Bekle Dedi Gitti"yi armağan edip,
çalışmaya gidiyorum.

Applesodaa hepinize güzel bir gün diliyor.

Not: Kendinden 3. tekil şahıs olarak bahsetmek hangi hastalığın belirtisi acep?
23 Aralık 2015

Bir mumdur, iki mumdur, ev yansın haberim yoktur...

Mum yakmayı, ev yakmakla karıştırmış da olabilirim.

Bendeki her sevdanın sonunda başıma bir dert açılıyor illa ki...
Elimi attığım kül oluyor a dostlar.

Gelelim başıma gelenlere, vallahi "kendim ettim kendim buldum"
cümlesinin ayaklı kanıtı gibiyim.

Resimde üstte yer alan minik mumlukları geçenki Mudo ziyaretimizde Müdürem
bana hediye etti. Alttaki tatlılıkları da ben balayında
Muğla-Dalyan'dan almıştım.

Bir mum ve mumluk sevdasına kapılmamla beraber bulduğumu zulaladığım doğrudur.
Zula yapmakla da kalmadım ara ara yakıp denemeler de yapıyorum.
En son Mudo ganimetlerimi yakayım bir dedim ki....
Zaten ne olduysa, orada oldu.

Ben mumlukları yaktım bir güzel.
Sonra çamaşır makinesinin bitiş sinyalini duyunca arkada odaya çamaşır asmaya gittim.
İşim bitince de şu mumlukları da söndüreyim de yatayım diye düşündüm.
Mumluğun yanına vardım ki az daha tv ünitesini yakıyormuşum.

Minicik mumluk, o resimde gördüğünüz yerde beş dakika yanarak,
o üniteyi nasıl ısıtmış belli değil.
Azıcık geç kalsam hakikaten yanacakmışız.
:(

Demek ki neymiş; beni evde tek başıma bırakmak maddi-manevi
her türlü zararlıymış.

Bu sırada kocam koltukta mışıl mışıl uyuyordu.
Evle beraber yanacaktı garibim, dünyadan habersiz...

Allah bana akıl fikir ihsan eylesin.

Sevgilerle.
Applesodaa yemek öncesi bültenini sundu.

Kendime not: Ateşle oynama!

Balkabaklı Pastalar Aşkına

Bir "balkabaklı pasta" yaparım, yanağını dayar uyursun 
demek isterdim lakin diyemedim.

Eee ne de olsa bir Cafe Fernando değilim canım.

Neyse buraları geçelim şimdi. Ben bir balkabaklı pasta yaptım canlarım.
Fena da olmamıştı hani, gayet güzeldi, afiyetle yedik.

Öncelikle "Neden balkabaklı pasta?" diye soranlara cevap vereyim.
Sevgili eski iş arkadaşım Cerenciğim daha önce Hacıbozan'da yemiş, ve de aylarca 
anlata anlata bitirememişti.
Biz de Ceren'in evlenmesine müteakip ev ziyaretine gideceğimizden,
ay dedim yapayım, arkadaşımın gönlü şenlensin.

Nasıl da mükemmel bir arkadaşım yalnız. :) Evet evet gene üzerimden mütevazilik akıyor.

Gelelim Balkabağı'nın güzelliğine; yani nasıl yaptım?
Hafta içi yapacak olduğumdan üzerimde fil kadar bir üşengeçlik vardı.
Bende herşeyi hazır kullandım. :)

Kabakları marketten hazır doğranmış aldım.
Yıkadım. Tencereye attım, bir kase şeker koyup 3 saat kadar beklettim.
Sonra da kısık ateşte pişirip tatlı yaptım.

Bu canım güzelim tatlıdan azıcık yiyip, kalanını çatalla ezdim.
(Mikserden geçirmedim, çünkü koyu kıvamlı birşey olsun istedim.)

Pasta keki olarak Uno kullandım.
Keki azıcık sütle ıslatıp, Dr. Oetker pasta kremasını üzerine sürdüm.
Sonra üzerine balkabağını yaydım. Krema ve sütle ıslanmış kekle kapanışı yaptım.

Üzerini canınız nasıl isterse süsleyebilirsiniz.
Biz bir gece dinlenmiş halini tattık, çok beğendik.

Applesodaa gururla sundu.

Adeta bir Emine Beder değilsem vursunlar beni. :)

Gözlerinizden öperim.
Saygılar.
12 Aralık 2015

Sing for you...


Müzik söylenemeyen ve hakkında sessiz kalmanın imkansız olduğu şeyleri ifade eder.
Victor Hugo

Cumartesi sabahı siz yatağınızın sıcaklığında keyif yaparken,
ben geldim çalışıyorum Casperlar.

Güzel bir cumartesi olması dileğiyle.
Applesodaa
11 Aralık 2015

#şiirsokakta


Öyleyse iyi geceler...

Güzdüz iş kadını, akşam ev hanımı...



Malumunuz bir süre önce evlendim.
Henüz 2,5 ay olsa da ben 2,5 yıldır evli gibi hissediyorum kendimi....
İlk haftalarda neyi ne zaman yapacağımı şaşırsam da şimdilerde
biraz aklıma da kendime de sahip olabiliyorum. :)

EKBS 1: Bu akşam ne pişireceğim?
Evlendim evleneli şu yemek mevzusunu bir çözemedim gitti.
Yemek yapmayı bilirim, iyi de bilirim, lakin akşam olup da evin yoluna düşünce
"Ay Allahım Allahım, ben pişireceğim bu akşam!" diye düşünmekten
menapozlu kadınlar gibi ter basıyor beni.
Sanki bütün yemek tarifleri aklımda uçup gidiyor.

EKBS 2: Pişirsem bir, pişirmesem bin dert!
Yemek pişirmesem; aç kalacağız. Pişirsem; ziyan olacak.
Beş kişilik evden, iki kişilik eve transfer olunca
yemeklerin ayarını da tutturamaz oldum.
Azıcık pişirme konusunu çözemedim; bazen artıyor, bazen yetmiyor. :(
Sevdiceğim de her akşam yemekte evde olmadığından, kalınca kalıyor.
Hal böyleyken ne yapsam olmuyor, olmuyor.

EKBS 3: Yıkanarak çoğalan çamaşırlar!
Ödeye ödeye bitiremediğim borç çilesinden sonra şimdi başım çamaşırlarla belada!
Yıkandıkça çoğalıyor sanki kirli sepetinin nüfusu.. :(
"İki kişinin nasıl bu kadar çamaşırı olur?" sorusunun cevabı hala meçhul.

EKBS 3.1: Bir nevresim seremonisi.
Bu madde üst maddenin içeriğine dahil olmakla beraber
problemin yarısını oluşturuyor da olabilir.
Gelen-giden-kalanlara müteakip nevresimler çıkarılıp kirli sepetine atılıyor.
Sonra kirli sepetinin hali perişan, ben perişan, kimse yok iki mandal uzatan...
O nevresimlerse beni benden aldılar. 
Bütün takımlarımın çarşafları farklı renk, başlayacağım böyle estetik görünüşe...
Bir nevresim iki postada yıkanıyor bu durumda.
Gerisini uzatmaya gerek yok, siz beni anlarsınız canlarım.

EKBS 4: Temizlemeli mi temizlememeli mi?
Evi ne zaman temizlesem misafir geliyor.
O saatten sonra evin temiz olmasının bir anlamı zaten kalmıyor.
Evi temizlememe işini denedim geçenlerde, iki hafta geçti ne gelen ne giden...
Dedim bir temizlik yapayım artık, pisliğe karışacağız.
Temizliği yaptım, ertesi sabah (sabah namazından da önce hatta) kapıda misafir.
Bu işte de bir Murphy seziyorum lakin, kanıtım yok. :(

EKBS 4: Evlilik, bir çözemediğim olaylar silsilesi...

EKBS 4.1: Vaka 1 - Turşunun iyisi pet şişeye yapılmayandır.
Tam temizliği-yemeği yapmış, huzura ermiş, kocamı beklerken
dedim bir turşu çıkarayım. Ah demez olaydım!
İlk kez pet şişeden turşu çıkaracağımdan olayın mevzuatını da bilmiyorum.
Kapağını açarak işe girişeyim dedim ki....
Kapağı azıcık çevirmemle birlikte kapak tavandan sekti,
turşu suyu boyumu geçti, duvarda biber yaprakları...
Tam "perişanım şimdi" anı.
Sonrası...
Sonrası yer sil, duvar sil falan filan....

EKBS 4.2: Vaka 2 - Buzdolabımın etiketi alıp başını gitti mi?
Evde mevlüt okuttum. Yeni evliyim ya evimin bereketi olsun dedim.
Başıma ne geldiyse şu iyi niyetimden zaten...
Mevlüt sonrası buzdolabının etiketinin yarısının yerinde yeller estiğini fark ettim.
Ya etiket alıp başını gitti.
Yahut bir insafsız amaçsızca söktü.
Bilemedim.

EKBS 4.3: Vaka 3 - Maşallah dediğim üç gün yaşamıyorsa...
Birde sevdiceğimin traş köpüğünün nedensiz patlaması var.
Tam bir önceki gün banyoyu düzenlemiş, herşeyi yerli yerine koymuşum,
sonra kapıdan banyoya bakıp ne güzel oldu diye düşünmüşüm.
Sonraki gün traş köpüğü patlasın...

İki buçuk ayda ev hanımı olmaya dair yaşadıklarım bunlar.
Lakin iyi yaptığım şeyler de var canım.
Mesela geçen akşam ilk kez kabak tatlısı yaptım.
Yiyen memnun, yiyemeyen bin pişman. :)

Gündüzleri iş dertleri, akşamları ev dertleri...
Hem çalışıp, hem evli olmak sürekli iş yapmayı gerektiriyor kanımca.
Ben gene iyiyim hem çalışan, hem anne olanlara
Allahtan sabır ve enerji diliyorum.

Applesodaa evlilik yolunda son gelişmeleri bildirdi.

Acemi ev hanımı yanımdan sevgilerle...

Not: "EKBS" - Evli kadının başlıca sorunu manasında yapılan bir kısaltmadır.
Notun notu: Pet şişeye kurulan turşu öyle pat diye açılmaz, önce kıyısına kenarına bir delik
açılarak gazı alınır.
Tavsiye: Nevresimleri tek renk alın, sonra çok ağlarsınız.




Ziyadesiyle yorgunum...

9 Aralık 2015

İlandır.


25 yaşında, yeni evli, çalışan bir bayanım.
Arada bir gidilip-gelinecek komşu aranıyor.

Not: İkram şart değildir.
Notun notu: Konum veriyorum "Tuzla Kiptaş 2. Etap".

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.