1 Nisan 2016

Cumalar candır, gerisi heyecan!!!

Mübarek cumanın tam orta yerinden bildiriyorum;
mesainin bitmesine az kala sizlere bir selam etmeden gidesim gelmedi.

Kendi kendimi enerjik olmaya telkin ediyorum.
Zira yarın akşama misafirim var.
Bu da demektir ki sabahtan kalkılıp ev dip köşe temizlenecek, çamaşırlar yıkanıp-kurutulacak.
Üç çeşit yemek yapılacak.

Misafir gelmeden önce ev temizliği yapmanın gerekliliğini hiç anlayamamıştım,
taa ki evlenip, evimin hanımı olana kadar (sadece akşamları da olsa ev hanımı, ev hanımıdır).
Ne de olsa misafir gidince ev daha beter olacağından,
annemin evinde söylene söylene iş yapmayı
görev edinmiştim.

Lakin artık bende biliyorum ki; misafir gelecek ise o ev temizlenecek.
Türk kızı olmaktan mıdır, hamurumuzu annelerimiz böyle yoğurduğundan mıdır?
Yoksa bu toprakların havasından suyundan mıdır bilmem??
Artık bildiğim şey misafir geleceği zaman ev temiz değilse,
yüreğimin orta yerinin sıkıntılara gark olduğudur.

Misafirler arada bir teşrif ettiğinden, bizleri temiz pak hatırlasınlar isteriz.
Annelerimizden böyle gördüğümüzü bilsinler, 
gönül rahatlığı ile ikramlarımızı yiyip, içsinler isteriz.

Maddeleri çoğaltmak mümkün olmakla beraber,
annem gibi olmayacağım dediğim tüm zamanların üzerine
şimdi tam annem gibi oldum. :)

Türk kızı olmak kolay değil vesselam, misafire hürmet ve hazırlık etmek 
genlerimize işlenmiş bir kere azizim. :)

Öyleyse ben bir koşu evime gideyim.
Bu akşam dinlenip güç toplayayım, yarın ölümüne yorulacağım. :)

En piri pak yanımdan kocaman sevgilerle..
Bol misafirli hafta sonlarınız olsun...
(Ben misafiri tek başıma ağırlayacak değilim ya... Sizde çalışın..)
:)

Applesoda, en hamarat ev hanımı cuma haberlerini sundu...

Not: "Annemin evi"... Dikkat ettiyseniz eğer söylemesini geçtim, dilime değmese dahi yazması bile kalbimi sızlatıyor.

28 Mart 2016

Pazartesileri hiç sevmem, sevemem!

Kasvetli bir pazartesi sabahından sizlere kocaman bir günaydın sunarım casperlar.

Şu pazartesiyle yıldızım hiç barışmayacak sanırım. Yataktan kalkması bir dert, işe gelmesi bir dert, ayılması ayrı bir dert ve hepsi haftanın ilk günü olması neticesi ile bugün iki katı zor geliyor. İki mi dedim? On olsun o.

Hafta sonu yine şehirler arası kalmalı annelere ziyaret seyahati yaptığımızdan, bünyem baş aşağı dönmüş durumda. (Evimde yatamayınca ayarlarım bozuluyor benim.)

Pazar günü sürprizi olarak İzmit'e halama gittik. Plansız bir anda "haydi, kalkın gidelim" durumları bence en güzelleri, hayat spontane gelişince güzel. :)

Dönüşte kocamı işe bıraktık, beni de evime bırakacaklardı ki; tam ben ev alma sevdasından elimi eteğimi çekmişken, kısmetimize satılık bir eve bakmak da düştü.

Şimdi büyük konuşmuşluklarıma bir gelelim. Amerikan mutfaklı ev mi? Mümkün değil olmaz oturamam ben öyle derken, bu ev Amerikan mutfak olmasına rağmen bana kendini sevdirdi. Değişik bir şey var evde içine giren çok seviyor. Halbuki küçük aslında, benim şimdiki eşyalarım ile de birazcık sıkışık olabilir ama belki de kısmetimdir, ondan ısınmışımdır eve.. İnanın bende bilemedim.

Kafamdaki karışıklık bir yana, insanların küçük, amerikan mutfak, yarın öbür gün sıkılırsın demeleri de beynimi yedi. Bir kimse de iyi bir şey dese ölür mü ki?? İnsanların hep kötü yorumlar yapmaları olağan bir durum gerçi, lakin işte mevzu ev olunca kızıyorum. Bende çok daha iyilerini isterdim lakin pazar alışverişi gibi değil ki, biraz daha fazla para verip iyisini alasın. Azıcık daha iyisine niyet etsen 30.000-50.000 TL artış oluyor.

Ay daha dün evi gördüm, geceden beri nasıl taşınacağım diye düşünmekten beynim lapaya döndü. Evlilik zormuş casperlar. Annem "Kocanın, koca koca dertleri olur." derdi. Kocayı geçtim de evliliğin öyle vesselam.

Neyse sizi sıkıntılarımla yeterince boğduğuma göre, gidip biraz daha çalışabilirim.
Gözlerinizden öperim.

Applesoda


NOT: Dua edin de ev işim hayırlısı ise olsun casperlar.
25 Mart 2016

Nerelerdeydim?

   Uzunca bir zamandır buralara gelemedim. Her gün blogun kontrol panelini açıp, kimler uğramış diye baktıysam da yazamadım.

 Yoğunluktan olduğu zaten aşikar, lakin gelemediğim bu sürelerde yazmanın benim için ne ifade ettiğini de sıkça düşündüm.

 Dün akşamüzeri metroya yürürken en sonunda kararımı verdim. Yazmak; insanın kendini ifade etme biçimlerinden biri olsa da benim için yazmak,  aynı zamanda paylaşmak demek. Bir de yazmanın taşırma hali var içerimde, biriktirip biriktirip de artık içimde tutamadığım o anlarda taşırıyorum içimdeki dünyayı yazarak.  

  Bunca yoğunluk bana yaramadı. Çok felsefi konuşmaya başladım. :)

 Onca yıldır buralara içimi döküp, ruhumu saçıp, kendimden bahsettiğimden kimi zaman neyi yazıp, neyi yazmadığımı anımsayamıyorum. 

   Bu girişin gelişmesi de şu ki; bahsettim mi bilemedim ama şu anda çalıştığım firmada satış ekibinde yer almaktayım. Yeni yıla müteakip satışlarımız çok şükür elhamdülillah tavan yaptı. Satmak iyi güzel ve hoşta, sattıktan sonra başlayan bir dökümantasyon işi var ki, evlerden ırak casperlar. Şu sıra sattığımız tüm işler için ofisçe oturmuş kırtasiye işi yapmaktayız. :)

   Bu arada en sonunda aradığımı buldum galiba, bu şirket dördüncü iş yerim olmakla beraber şimdiye kadar en mutlu olduğum yer ve de beni en tatmin eden iş de burada yaptığım. Bilgisayar programcılığı okuğumu şimdi bir hatırlayalım. Buna rağmen ilk işim çağrı merkezi idi. Sonrasında yazılım şirketine geçsem de, onlar bendeki çene potansiyelini farkedince marketing işleri de bana kalmıştı. Sonrasında dünyanın en basit işini yapayım, asistan olayım dedim. Dedim ama kime dedim? Bir kere hiç basit bir iş değilmiş. İkincisi de kendimi yine satışta bulmuştum. Son olarak anladık ki satış benim işim! :) Bu yılın ilk iki projesini satmama müteakip göğsümü gere gere yürümeye başladığım doğrudur. :)

   Neticede gelemediğim şu vakitlerde gündüzleri iş kadını, akşamları ev hanımı olmak ile meşguldüm. Şimdi bir yığın iş dağ olmuş beklese de, yazmanın taşırma halindeyim şu an... Bir gelip içimi dökmem gerekiyordu canlarım.

   Tekrardan gelene kadar beni özleyin.
   Applesoda iş dünyasından son gelişmeleri bildirdi.
   Sevgilerle.

   Not: Büyüdüm de iş kadını bile oldum. :) Zaman ilginç bir kavram....
22 Şubat 2016

Taking to long way home.


Oldu en sonunda oldu bim bam bom!!!
Gün bitti casperlar ve ben eve doğru yola koyuluyorum.
Uzun uzak yollarda oturmak da varmış.
44 km'lik seyahatim için bana iyi yolculuklar dileyin...
Eve varınca hep birlikte durup, içeri girmeden önce bir anlığına gülümseyelim mi casperlar?
Bugün de çok şükür eve geldik diye gülümseyeceğiz.
Kendimiz için.
Neden böyle bir şey yapıyoruz diye sormayın.
İçimden geldi.

Öpüldünüz casperlar.
Yarına kadar iyice dinlenin.
Sevgiler.
Applesodaa

İyi demiş...


Deliler ve çocuklar her zaman doğruyu söylerler.

demiş Umberto Eco.

Pazartesileri hiç sevmem, yoksa sevsem mi??


  • Good morning casperlarım!!!
  • Bir hafta sonunu daha başarıyla yitirdikten sonra; sizlere güneşli pazartesi sabahından, ofisteki rahatsız koltuğumdan, cama yansıyan bilgisayar ekranımdan, az önce ettiğim kahvaltının ardından sesleniyorum...
  • Pazartesi ile olan karmaşık ilişkimiz devam etmekte, genellikle kendisinden ölümüne nefret etsem de bu yıl ikinci bir kez daha pazartesiye kavuştuğuma sevindim, size de kendime de yalan söylemeyeceğim.
  • Evlendiğimi hatırlarsınız casperlar, eskiden Çengelköy'de ikamet ettiğimde malum. Evliliğe müteakip Kocaeli il sınırına vardım, Tuzla'ya yerleştim. İşte bu noktada işler karıştı. Şimdilerde şehirler arası oturduğumu düşünürsek ne zaman annemlere gelecek olsak kalmak zorunda kalıyoruz.
  • Bu kalma merasimleri beni benden alıyor artık... Haftalardır evimde temizlik yapamadığıma mı yanayım? Hafta sonu evimde sere serpe yatamadığıma mı yanayım? Yoksa 24 yıl yaşadığım ev dahi olsa, artık rahat edemediğime mi yanayım? Oy ben nerelere gideyim??
  • En iyisi akşam olsun da eve gideyim, evim evim güzel evim...
  • Bu arada bu hafta sonu iki doğum gününe katıldık ve ben bu işin çok masraflı olduğuna karar verdim... Hayat çok pahalılaşmış be canım.
  • Applesodaa size ofisten ev hasretiyle bildirdi. Sevgiler, saygılar...
15 Şubat 2016

Pazartesileri hiç sevmem!


  • Önceki hafta cuma akşamı ağır bir ateşlenme ile eve vardım, cumartesi sabahı soluğu hastanede aldım. Gribal enfeksiyonumu kabullenip, 5 gün bilfiil yattım.
  • Nasıl bir bahtsızım bilemedim?? Bu enfeksiyonu nasıl kaptım, nereden edindim hiç bir fikrim yok lakin tüm şirkete benden bulaştığı kesin bilgi...
  • Benim hasta olup, inzivaya çekilmeme müteakip peşimden tüm şirket hastalanmış. Ben döndüğümde deyim yerindeyse ofiste in cin top oynuyordu.
  • Şimdi her ne kadar azıcık sıhhatim yerine gelmiş olsa da, üzerimde bir isteksiz çalışma hali... Ay nerelere gideyim neler edeyim...
  • Bu arada sattım Casperlar, sattım!!! Yeni yılın açılışını yaptım, iki proje birden sattım! :) Hadi gene iyiyim. :)
  • Sevdiceğime sevgililer günü sürprizi yapıp ceket alayım dedim, bu yoğunlukta bir haftayı bulur gelmesi deyip sipariş ettiğim ceket ertesi gün geldi. Benim de sevgililer günü sürprizim yalan oldu, eve gider gitmez hediyemi takdim ettim. (Takdim etmekten kastım; masanın üzerine bıraktım gelince bulsun diye zira o sıra yüksek ateşle cebelleşiyordum.)
  • Bana bir sevgililer günü hediyesi ise henüz gelmedi, büyük bir şey gelecekmiş, haydi hayırlısı dedim bekliyorum.
  • Bu arada sevgililer gününde bir değişiklik yapmak istedim, ailelerimizi kahvaltıya çağırdım, gayet de güzel vakit geçirdik. :)
  • Çok fazla hastalıklı ve sevgili kelimesi içeren bu yazı için affınıza sığınır, henüz tam atlatamadığım hastalığımı bahane ederim.
  • Applesodaa geçtiğimiz iki haftanın özetini sundu, saygılar.
27 Ocak 2016

Ne izledik be canım...


Age Ending in Nine Boy
Another Parting
Blood
Cheese In The Trap
Coffee Prince
Cunning Single Lady
Dating Agency: Cyrano
Descendants Of The Sun
Doctor Stranger
Dr. Ian
Empress Ki
Exo Next Door
Fated To Love You
Flower Boy Next Door
Healer
Heartstrings - You've Fallen For Me
Hyde Jekyll and Me
I Hear Your Voice
It's Okay That's Love
Kill Me Heal Me
King Of A High Scholl
Lie To Me
Marry Him If You Dare
One Sunny Day
Personal Taste
Pinocchio
Producer
Protect To Boss
Remember You - Hello Monster
Reply 1994 - Answer Me 1994
Reply 1997 - Answer Me 1997
Reply 1988 - Answer Me 1988
Rooftop Prince
Sassy Go Go
Secret Garden
She Was Pretty
Sungkyunkwan Scandal
The Heirs
The Master's Sun
The Time We Were Not In Love
You Came From Stars
You're All Surrounded
You're Beautiful

NOT: Listenin en güncel halidir, izledikçe ekliyorum.
Healer kalbbimde bir yara, ahh en sevdiğim...
Cunning Single Lady nasıl bir diziydi Yarabbim ruhuma daral geldi izlerken.
Şimdilerde Sungkyunkwan Scandal'ı izliyorum.
Fikir alışı, verişi, öneri, eleştiri, detaylı bilgi için casperlar azıcık tuşlara tıklamayı göze alın ve yorum bırakın...

Sevgiler Applesodaa.
21 Ocak 2016

Bugünlerde ben...

Bu hafta her sabah; çok kar varsa işe gitmeyeceğim diye kalktım.
Kar yoktu, işe gitmek zorunda kaldım.

Beynimde her sabah "Olamaz yine sabah oldu, yine kar yok!" çığlıkları yankılanıyor.
Tükenmişlik sendromuna yakalandım galiba, tatil istiyorum!!!

Bu hafta sonu sevdiceğim çalışacağından, bendeniz mâbadımı itina ile koltuklara yayacağım.
Biraz dizi izlerim, biraz örgü örerim.

Casperlarım size söylemeyi unuttum, her kış bir hobiye merak sardığımı iyi bilirsiniz.
Bu kış yeni bişey denemek istemedim. Örgüye geri döndüm.
Bir kaç çeşit ip aldım, çok tatlılar, rengarenk. :)

Şimdi sarhoş yolunu şaşırdı modelinden bir atkı yapıyorum kendime. :)

Bir ara da izlediğim kore dizilerini yazayım diye düşünüyorum.
Artık listesini bir tutayım bence. :)

Gözlerinizden öper, çalışmaya giderim.

Applesodaa.
Koşuyolu'ndan bildirdi.
Saygılar.
15 Ocak 2016

Denizin Delisi

Unutmak mı, delisin, 
Gitmesem de bekler orada deniz. 
Gelirsem, bilmelisin 
Benim beklememdir burada deniz. 
Gitmek gibi geleceğim 
Denizin delisine. 
Delinin denizi gibi 
O ne kadar giderse.

Özdemir ASAF

Oldu en sonunda oldu!


Çok ama çok uzun zamandır istemiş olduğum sinemaya gitme işini
nihayet dün gerçekleştirebildik. :)

Lakin hafta içi gitmesek daha iyi olabilirmiş sanırım. Zira sabah kendimi yataktan
sürükleyerek kaldırdım...

O sefil sürüklenme halimin üzerine
44 km. yol gitmiş olsam da, şu anda sizlere gözüm kapalı yazıyorum canlarım.

Bu arada üç haftadır evde temizlik yapamadım. Her yer toz içinde...
Benim içimse sıkıntılar içinde bu durumdan ötürü.

Lakin bu hafta da cumartesi çalıştığımdan, pazar da annemlerle gün toplantısı olduğundan
(hangi akla hizmet girdimse ben o güne) temizlik işini bir başka bahara
bırakmak durumunda kalacağım sanırım.

Bir ara diyorum casperlar toplanıp gelseniz de benim evi bir temizlesek mi? Ne dersiniz?

Applesodaa sabah haberlerini sundu.
Saygılar.
12 Ocak 2016

Seni Sevdim

Bir hayal kahvesinde
Oturup ömür çayından içiyoruz.
Her seferinde biraz daha az yanıyor dudaklarımız.
Her seferinde biraz daha soğuk çayımız.
Kahvede yıkılmak üzere zaten…
Gelenler aynı, gidenler aynı…
Çıkalım mı artık bu kahveden?
Bir yudum daha mı? Neden???
Yanmadı mı dudakların hala?
Seni sevdim!
Seni birden bire değil
Usul usul sevdim.
“Uyandım bir sabah” gibi değil,
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara…
Seni sevdim
Artık tek mümkünüm sensin

Gülten AKIN
4 Ocak 2016

2016'ya zengin girdim!

   Selamlar, tatlı casperlarım,

   Yeni yılınızın hayırlı, uğurlu, kutlu, mutlu, çokça huzurlu, sağlıklı, sıhhatli, cüzdan taşıran bollukta, arttıkça artan berekette, her yeni günü yeni bir heyecan olan güzellikte olmasını taa içimden diliyorum.

   Yeni yıla evimde huzurla girdim çok şükür. :) Bu günleri de görebilecekmişim. Geçen yıl bu zamanlar evlilik stresi ile boğuşuyordum. Allah biliyor ya o günleri hiç de özlemiyorum.

 Yeni yılla beraber çok mu radyo spikeri kıvamına geçtim ne??

   Yeni yılın ilk günü aynı zamanda benim de doğum günüm. Yılın belli başlı dönemlerinde bunu hatırlatmayı bir görev bildiğimden, doğum günümü ilk kez duyuyorsanız, yenisiniz demektir. Hoşgeldiniz. :)

   Ayy aman Allahım yeni yılda çok sevgi kelebeği oldum galiba. Doğum günü rehavetini hala atamadıysam demek. Canlarım 3 koca gün evde sadece ve sadece tembellik yaptığımı gururla duyururum. :)

   Gelelim ganimetlerime, o bileklik sonunda benim oldu! Oldu en sonunda oldu, bim bam bom!!! :) Devam edelim, kahverengi çanta ve cüzdan, iki adet misler gibi pijamam, bolca şekerim jelibonum ve de bir kitabım oldu.

   Kocam ben hala bir hediye seçemediğimden orkide almıştı bana, o da evin baş köşesinde yerini aldı, adını da Şazi koydum. :)

   Bir de devasa bir düğün fotoğrafım oldu. Düğün günü çekimlerimin mimarı Gamzeciğim. Kumaşa kocaman resmimizi bastırmıştı. Yakınca inşaallah çerçeveye gerdirip, asacağım. :)

   Henüz hala yolda olan hediyelerimde yok değil hani. :) Ah bir de kocamdan ne isteyeceğimi bulsam. Neyse acele etmeyeyim, elbet birşey bulurum.

   Kucak dolusu yeni yıl sevgisi yollar, öğle yemeğine doğru giderim.

   Applesodaa yeni yılın ilk gününden sundu. :)

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.