12 Mayıs 2017

Israrcı bir misafir durumu söz konusu...

   Bugünlerde bizim evin misafir potansiyeli çok yüksek. 

   Sürekli birilerinin bir gelmek isteme durumu var. (Bu da nasıl bir cümle olduysa.. Neyse idare ediverin.)

   Kendi evimize geçtiğimizden beri zaten insanlar "Ay, bir gelip göremedik." minvalinde cümleler kuruyorlar.

Ah be ablacım be.. Gelme ne olacak. Bütün hafta iş yerinde tuvalete gidecek vakit bile bulamadan çalıştığımı biliyor musun? Haftada en az iki kere mesaiye kaldığımdan haberin var mı? Mesaiye kalamadığım zamanlarda da bilgisayarı eve taşıyıp akşamı mail kutusunun başında geçirmeme ne diyorsun?

   Ben bu kadar canımdan bıkmışken, kocama güler yüz gösterecek halim kalmamışken, akşamları depresyonlardan depresyon beğenirken kusura bakmayın ama fırını bile olmayan şu evimde misafir ağırlamak istemiyorum.

   Tabii bunları yüksek sesle dile getirsem gelinlerin yüz karası ilan edilip, toplumdan dışlanırım. Bende bu sebeple dişimi sıka sıka "Buyurun!" diyorum. "Buyurun, buyurmaz mısınız?"

   Hal böyleyken bir şahıs arayıp "Canım yarın sana ikindi çayına gelelim." diyor. O bahsettiği tarih 1 mayıs, işçi ve emekçi bayramımız 1 mayıs... Resmi tatil ya ben evdeyim, hiç bir işim de olamaz zaten o günü bulmuşken aman gelin.

   Ben dişçi randevum olduğu için sabah kahvaltısına gelin, öğleden sonra evde değilim dedim. Ne oldu peki, gece birde aldığım bilgilere göre iptal oldu gelmediler.

  Bir hafta sonra bir cuma akşamı sana çaya geliyoruz diye tekrar aradılar. Bir takım hazırlıklar yapıp, oturup bekledik. Aradılar iptal ettiler.

  Bir hafta sonra bir salı günü arayıp "Akşam evdeysen sana çaya gelelim, ama hazırlık filan yapma, gerek yok." dediler. Tam o anda tepemin tası attı ve "Siz kimsiniz?" dedim. O da bana kafileyi saydı.

  İçimden bir "Ya sabır!" çekip, "Peki." dedim, "PEKİ!"...

  Akşamüzeri arayıp tekrar iptal ettiler.

  Şimdi soruyorum size, yeterince sabırlı davranmamış mıyım? Allahın verdiği üç hakkı da tükettiklerine göre, bir sonraki aramalarına "Lanet olsun, gelmeyin ulan gelmeyin. Sayenizde bana geldiler zaten!" deme hakkım yok mu?

   Bu yaptıklarını çok normal bir davranış gibi görmelerine mi kızayım? Her buldukları fırsatta bizim eve damlamak istemelerine mı kızayım?

   Yorgun ruhuma, bitkin bedenime, 26 yaşımda hayatımdan bezdiğime mi yanayım.

   Ne yapayım?
6 Nisan 2017

Erkektir yapar!

Erkektir karısını döver, çoluğunu çocuğunu döver. Erkektir laf atar. Erkektir taciz eder. Erkektir tecavüz eder. Erkektir öldürür, öldürmezse hayatı zindan eder, süründürür. Erkektir söver. Erkektir içer. Erkektir aldatır. Ve yine erkektir; otobüste bir yaşlıya, bir hamileye, bir çocuklu insana yer vermemek için uyuyor numarası yapar. Erkek adamdır yapar.

 Bilmem anlatabildim mi?
8 Mart 2017

Buse Terim'in ikinci el tokasının 50 TL'ye satışa sunulduğu ve de satın alındığı bir dünyada yaşamak istemiyorum.

Bazen diyorum ki hayat gerçekten kozmik bir şaka...

Bugün mail kutuma alışveriş yapmayı seneler önce bıraktığım bir site olan Lidyana'dan mail düştü.

Konusu: "Buse'nin İkinci El Pazarı"


Sırf hasetliğimden ve de merakımdan ve dahi zenginin malı benim gibilerin çenesini yorduğundan olsa gerek bakmak için sayfaya girdim.

Sonra öyle bir şoka girdim ki, çıkamadım.

50 TL'ye o utanmamış satıyor da, alan kişi sana naçizane sormak istiyorum.
Herhangi bir yerden bunun sıfır kilometresini taş çatlasa 5 TL'ye alabilecekken neden,
neden bunu aldın???

Cevap beklemiyorum. Soru retoriktir.

Bir yaşıma daha girdim.
Öyleyse sonra görüşelim canlarım.

Applesodaa.

NOT: Arkadaşıma yolladım. "Orjinaldir o." dedi. Neyin orjinali be anacım ya??
NOTUN NOTU: Dikkat ettim ayakkabıların numaraları da yazmıyor. Ya herkes kızın ayak numarasını biliyor, bir ben cahilim. Yahut "Amaaaan Buse giymiş nolursa olsun alayım vitrinimde dursun!" minvalinde bir sapıklık türedi. 
EN SON NOT: Kızcağıza kişisel bir gıcıklığım yoktur. Biline.

6 Mart 2017

Kıbleyi bulma meselesi...

Ev alacağımız dönemde evleri gezerken elimde "güya" akıllı telefon, telefonda açık bir kıble bulma uygulaması...

Onun tuvaleti kıbleye bakıyor, bunun lavabosu kıbleye dönüyor diye diye ev beğenemedim.

Sonra evi beğendim, aldık. Eşyalar geliyor; "Ablacım yatağı nereye kuralım?" dediler. Kafamdan hızlı bir hesap yaptım ayağımız kıbleye gelmesin diye "Şu tarafa." dedim, geçtim.

O tarafa da yatak sığdı komodinler sığmadı. Efendim benim yatağın başı biraz enteresan, komodinlerin de arkalığı var. Yatakla beraber boydan boya set  oluyorlar. Sığmayınca komodinlerin birini ayrı bir köşeye koyduk, garip garip bakınıyor. Ama ne yapalım kıbleye mi dönelim canım?

Ben bu komodinlere takmış, arkalarını sökmeye karar vermişken (çünkü sökersem sığacaktı, ölçtüm vesselam) yan komşum beni kahveye çağırdı.

İlk tanışmamız vuku bulduğundan evini de gezdirdi. "Ah dedim komşum, ben yatağı böyle koyamadım kıbleye bakıyor."

O da bana evin ön cephesini göstererek "Kıble burası." dedi. Kim yanlış biliyor diye düşünedurduk, yöneticiyi cami dönüşü yakaladık sorduk.

Efendim meğerse ben kıbleye dönmeyeyim diye verdiğim bütün uğraşlara rağmen, iki aydır ayağım kıbleye bakar vaziyette yatıyormuşum...

Şimdi yatağı döndürdük. Tam sığıyor. Ancak eski yerleşime göre aldığım halı elimizde kaldı, yetmezmiş gibi şimdiki yerleşime göre de iki yeni halı ihtiyacı çıktı.

Neyse tek derdimiz halı olsun diyor ve  o uygulamalara güvenmemenizi salık veriyorum.

Gerçi belki de ben bakmayı becerememişimdir. Belki bakmış da görmeyi bilememişimdir.

Bu da böyle bir kıbleyi bulma meselesiydi işte.

Saygılar canlarım.

Applesoda evden durum bildirdi.
31 Ocak 2017

Evmanya ile başım belada...

Online alışveriş çıktı mertlik bozuldu yiğidim...

İnternetten alışveriş yapmanın benim gibi çalışan bayanlar için hayatın en büyük kolaylıklarından
biri olduğunu söylesem yalan söylemiş olmam.
Hele ki ben; çorabımdan kazağıma, hediyelere, ev eşyalarına varana kadar her şeyi
internetten alıyorum.

Online alışverişin alıp yürüdüğü bu dünyada memnun olamadığım tek firma Evim.net idi.
Ki zaten kendileri nitelikli dolandırıcı bir firmaydı.

Şimdi de Evmanya'dan muzdaribim çiçeğim...
Yıllar önce siteden ilk alışverişimi bir çerçeve alarak yapmıştım.

Çerçeveyi aldım yirmi gün geçti ne gelen var ne giden...
Şikayetimi belirttiğimde Sevgililer Günü nedeniyle yoğunluk olduğunu bilgisine ulaşabilmiştim.

Evlenirken 2 adet halı sipariş etmiştim.
(Gafletimden olsa gerek...) Ürünlerin gelmesinin günler sürmesi yetmediği gibi,
üstelik bir de ürünler yanlış çıkmıştı. :(

Aradan bir buçuk yıl daha geçmişken ve almak istediğim banyo dolabı indirim
üzerine indirime girmişken bir kez daha şansımı deneyeyim dedim.

Demez olsaymışım...
Ürün geldi lakin üzerinde yapılan tüm işaretlemeler yanlış.
İşaretli yere takamıyorum bile dolap kapağını çünkü gelişigüzel işaretleme yapıldığından
işaretler çok ama çok içeride kalıyor.

Bu da böyle bir derdimdi işte... Allah başka dert keder vermesin.

Kendime Not: Bildiğin siteden şaşma..

Bilmeyenlere Not: İnternetten alınan dolap vs. ürünler üzerinde tüm vidaların takılacağı delikler,
menteşe delikleri, dübel delikleri işaretli olarak geliyor.
27 Ocak 2017

Taşınma için püf noktalar...

       Her ne kadar konunu uzmanı olmasam da ben çektim siz çekmeyin, hepsi kamu yararına buyurun püf noktalara...

  • Mutfak eşyalarınızı yerleştirirken tüm plastik mutfak kaplarını koli diplerine koyup, içine bardakları sarıp koyunuz. Aynı uygulama tencereler içinde geçerli olabilir. 
  • Kaşık çatal ve bıçakların hepsini atın bir çelik tencerenin içine kapağını da kapatın oldu da bitti maşallah.
  • Tabakları üst üste kule gibi dizmek yerine bulaşık yıkadıktan sonra koyarmışsınız gibi (gözünüzde canladı biliyorum) koli diplerine koyduğunuz eşyaların üzerine doğru kapayın.
  • Eşyaları sarıp sarmalamak yerine birbirlerine temas ettikleri noktalara destek yapın. Ben gazete kağıtlarına sarmak yerine, eşimin hastaneden getirdiği steril mavi bezleri kesip biçip kullandım. Bende mavi bez yok derseniz; dışarıdan baloncuklu naylon almanızı tavsiye ederim, yahut bir milyoncu dediğimiz dükkanlarda bulunan dolap içlerine sermelik ürünler var, onların yumuşak olanlarını tercih edebilirsiniz. Böylece kolileriniz de temizse götürdüğünüz eşyaları yıkama derdiyle uğraşmazsınız.
  • Özellikle mutfak ürünlerini koyduğunuz kolileri tepeleme doldurmayınız. Mutfak eşyaları çok ağır oluyor koliler taşınırken patlayabilir.
  • Kolilere sol ve sağ taraflardan bir el girecek kadar kesik açarsanız iki kişinin taşıması daha kolay olacaktır.
  • Ev eşyalarınızı odalara ve türlere göre gruplayınız mesela salona ait olan eşyaların çoğunu (koltuk örtüleri, salondaki dolaplarınızda duran örtüler vs.) tek koli yaparsanız kolileri açıp yerleştirirken daha kolay halledersiniz. Bir koli açıp üç oda gezmezsiniz.
  • Evde bulunan mutfak erzağı, deterjan vs. ürünleri gruplayarak kolileyebilirsiniz. Evde bulunan kavanozlarda sakladığınız ürünleriniz için çöp kovanız, çamaşır sepetiniz, kirli sepetiniz en iyi taşıma aracı olacaktır.
  • Tüm tamir için gerekli alet edevatı ayrıca paketleyip yanınıza alınız. Gözünüzün önünden ayırmayınız. Çünkü eşiniz, babanız, kayın babanız o nerede bu nerede diye sizi çıldırtabilir.
  • Kıyafetlerinizi varsa valizlere doldurunuz. Yoksa kolilerin içine temiz torbalara koyarak doldurunuz. Kirlenme vs. olmaz bu şekilde. Eşinize ayrı, kendinize ayrı, çocuklarınıza ayrı koli yapınız. Açarken rahat edersiniz.
  • Yastık, yorgan vs. gibi yükte hafif hacimde büyük eşyalarınızı battal boy kalın çöp torbalarına doldurarak paketleyebilirsiniz. Koli yapmaktan daha kolay olacaktır.
  • Evde bulunan dekorasyon eşyalarının tümünü tek bir koliye toplayınız. Evi yerleştirdiniz bitti, ondan sonra bu koliyi açıp gönül rahatlığı ile neyi nereye koysam güzel durur diye düşünebilirsiniz. Eğer farklı farklı kolilere koyarsanız oradan bir parça buradan başka bir parça çıkarak sizi deliliğe sürükleyebilir.
  • Tüm kolilerin üzerine içerisinde ne olduğunu belirtecek bir kaç kelimeyi asetatlı kalemlerle yazarsanız, açarken gözü kapalı bir işe girişmemiş olursunuz.

Naçizane aklıma gelenler böyleydi.
Sevgiyle.
Applesodaa. 

Nakliye firması nasıl seçilir?

Türk toplumunun kanayan yarası olmayan bir konu kaldı mı bilemiyorum.
Ancak nakliye kesinlikle şarıl şarıl kanayan bir yaramız imiş anladım.

Benim gibi yeni evli iseniz ve hiç taşınmadıysanız nakliye firmaları ile de hiç haşır neşir
olmamışsınızdır.

O zaman ben çektim siz çekmeyin konulu maddeler aşağıda buyrunuz lütfen.

* Oturduğunuz bölge ve civarında bulunan nakliye firmalarını seçin. Başka bir bölgeden çağırdığınız araç geldiği yolun parasını da sizden alacaktır.

*Eşyalarınızın bir listesini yapın. Her konuştuğunuz firmaya bu listeyi belirtin. Ben sadece mobilya ve beyaz eşyalarımı taşıttım. Geri kalan ıvır zıvır her şeyi kendim paketledim, eşim götürdü. Bu uygulama bütçenizi önemli ölçüde rahatlatacaktır. Ben güvenmediğimden firmaya emanet etmedim. Siz kendiniz durumunuza uygun olarak karar verebilirsiniz.

*Oturduğunuz ev kaç oda? Eviniz kaçıncı katta asansörü var mı? Taşınacağınız ev kaçıncı katta asansörü var mı? Bu bilgileri nakliyeci firma sormayabilir. Siz mutlaka belirtin. Giriş kattan giriş kata taşınmak, üst katlara taşınmaktan çok daha ucuz olacak çünkü. Oda sayısı arttıkça da taşınma ücreti artıyor.

*Firmalarla genel olarak mail yolu ile haberleşmenizi tavsiye ederim. Biz telefonla görüşüp, anlaştık en nihayetinde adamlar sokak serserisinden hallice, kurumsallık hak getire bir halde karşımıza çıktılar.

*Yazılı görüşmelerinizde mutlaka sigorta konusunu belirtin. Eşyalarınızı taşınma esnasında olabilecek kazalara karşı sigortalatın. Bizim anlaştığımız firma yemek masamın açılır kapanır kısmını düşürdü ve oradaki kaplama attı, bozuldu. Adamlar buna istinaden bana "Abla seninde çok eşyan var ama hemde bu paraya taşıdık yani..." dediler. Bu konuşma benim adamları evden kovmamla sonuçlandı. Mağdur olmamak adına her şeyi yazılı olarak beyan edin, yazılı olarak firmadan beyanat alın.

*Mutlaka ve mutlaka pazarlık yapın. Pazarlık yapılacağını düşünerek fiyatları yüksek belirtiyorlar. Pazarlıktan hiç hoşlanmıyorsanız eğer benim gibi, isteksizce konuşup "Başka firmalar da var arayacağım, değerlendirip döneceğim." demeniz kafi fiyat hemen aşağı inecektir.

*Taşınma süresince gözünüzü nakliyeci firmanın elemanlarından ayırmayın. Ben şahin gibi gözlesem de her tak tuk sesinde içim ezildi. Yüreğiniz dayanmıyorsa eşinize devredin bu görevi, gözünüz üstlerinde olmazsa çok daha hoyrat taşıyorlar eşyaları.

Benim yaşadıklarımdan ders alarak söyleyebileceklerim bunlar...
Her firma kesinlikle aynı değildir lakin siz yine de tedbiri elden bırakmayın.

Eğer taşınıyorsanız Allah yar ve yardımcınız olsun.

Applesodaa sundu.
26 Ocak 2017

Ne izledik be canım! #2016



Diziler:
  • Descendants Of The Sun *****
  • Empress Ki *****
  • Fated To Love You **
  • Healer **********
  • Hyde Jekyll And Me *****
  • I Hear Your Voice *****
  • Producer ***
  • Reply 1988 - Answer Me 1988 **** 
  • She Was Pretty ****
  • The Time We Were Not In Love *****
  • You're All Surrounded *****
  • Blood ****
  • One Sunny Day **
  • Doctor Stranger ***
  • King Of A High School **
  • Cheese In The Trap ****
  • Cunning Single Lady **
  • Sassy Go Go ****
  • Sungkyunkwan Scandal **
  • Uncontrollably Fond *****
  • Doctors *****
  • W *****
  • Neighborhood Hero **
  • K2 ***

Filmler:
  • Ejderhanı Nasıl Eğitirsin? *****
  • Mulan *****
  • Marslı ***
  • Kungfu Panda 1-2 *****
  • Water Diviner ***
  • The Technicians *****
  • No Breathing ***
  • The Classic ****
  • The Beauty Inside ****
  • Penny Pinchers *****
  • A Werewolf Boy ****
  • Love 911 Banchangkko ****
  • Twenty ****
  • İftarlık Gazoz ***
  • Kardeşim Benim ***
  • Hot Young Bodys ***
  • Coinlocker Girl *****
  • Love Today ***
  • Uzaklarda Arama **
  • Delibal **
  • Bir Baba Hindu **
  • Ekşi Elmalar **
  • My PS Partner*****
  • Danish Girl *****
  • Carol **

Notlar: 
  • Reply 1998'den benim istediğim adamı seçmedi diye puan kırdığım doğrudur. 
  • İzlediğim iki Kore yapımı filmi not almayı unutmuşum yazamadım.
  • Yıldızlar beşe kadar. Beş en sevdiklerimi gösteriyor.
  • Kore filmleri genelde bitmeden hemen önce konuyu iyice uzattığından o anlarda dikkatimin dağıldığı filmlere dört verdim ama genelde iyiler izlenebilir.
  • Coinlocker Girl ve Danish Girl bu yıl en beğendiklerim oldu.
  • Healer gözbebeğim, on yıldız verdim. :)

Döndüm...

Applesoda is back... Sevgiler, saygılar canlarım, ciğerlerim.

Taşındım!

Bomba haberi patlattığıma göre sizleri sürecin detayları ile sıkmak isterim.
Ay benim canım zaten burnumda derseniz, lütfen okumayınız zira içinize fenalık gelebilir.
Hatta böğrünüze öküz bile oturabilir.

Evi alma kısmından daha önce bahsetmiştim.
Ama alt detaylara inersek eğer bayağı sancılı oldu süreç.
Stresten sivilcelerim buradan Ankara'ya yol oldu. :( 
Bankalarla işlerimizi hallettikten sonra eşim tapuya gitti ve kalan işlemleri halletti.

İş değişikliği yaptığım sırada arada bir gün boşluğum olduğundan krediyi ben çekemedim eşim çekti.
Kredi kimin adınaysa ev de onun adına oluyormuş.
Benim resmin o tapunun üstünde olacaktı ama ahhh ahhh...

Neyse kanayan yaramı geçip, toplumun kanayan yarası nakliye şirketlerine gelelim.
İnternetten bir dünya nakliye şirketi buldum. Hepsini tek tek aradım.
Eşyalarımı tek tek saydım, Nereden nereye gidecek evler kaçıncı katlarda hepsini belirttim.

Gelen fiyatlar arasında uçurumlar vardı.
Yani nasıl o kadar alakasız teklifler verebiliyorlar hiçbir şekilde akıl sır erdirebilmiş değilim.
Orta halli bir şirketle anlaştık.

Yüreğim ağzımda taşınma gününe geldik.
(Nakliye şirketi seçmenin inceliklerini sizlere başka bir yazıda detaylı olarak anlatacağım.)
Ve de kış günü yağmur çamur taşındık.

Bir an hiç bitmeyecek. Bir daha hiç gün yüzü göremeyeceğim zannettim.
Akşam on gibi annem ve kayın annemin de yardımıyla büyük kısmını hallettik.

Ama işte sanmayın ki bitti...
Günlerce doğalgaz işlemlerini bekledik. Elektrikli ısıtıcı ile ısındık.
Su kaynatıp da kovalara koyup yıkandık.

Medeniyetin ortasında çekmediğimiz eziyet kalmadı. :)
Şimdi güldüğüme bakmayın, yaşarken çok sinir bozucuydu.
İleride çocuklarıma "Biz bu eve taşındığımızda daha gazı yoktu gazı!..." diyeceğimi
düşünerek kendimi avutuyorum.

:)

Nakliye şirketi seçmenin incelikleri, taşınmanın püf noktaları ve yeni ev dekorasyonumu (artık ne zaman biterse) başka yazılarda yayınlayacağım.

Esen kalın.

Applesodaa.

Not: Resimdeki yastık benim bu durumumu çok iyi ifade ettiği için onu görsel olarak kullandım.
Nereden alabilirim derseniz şöyle buyurun. => Tıkla bana!

Notun Notu: Bana bu yastığı ev hediyesi olarak almak isterseniz hiç itiraz etmem aklınızda bulunsun.
2 Ocak 2017

İnsanlar Kötüydü Kitaplara Sığındım... #2016


Bu sene ilk kez okuduğum kitapların bir listesini tuttum.
Ne kadar kitap okuduğumun hem bir çetelesi olsun istedim, hemde çok okumaktan
bazen bazı kitapları hatırlamadığımı fark ettiğim için elimde güvenilir bir
kaynak olsun istedim. Öyleyse başlayalım mı?

  • Jet / Dövmeli Adamlar Serisi - Jay Corowner
  • Ölüm Tuzağı / Eve Dallas Serisi 8 - Nora Roberts
  • Ölümüne Sadakat / Eve Dallas Serisi 9 - Nora Roberts
  • Marslı - Andy Weir
  • Telepati - Leonardo Patrignani
  • Kimi Öptüğüne Dikkat Et - J. L. Armentrout
  • Kalbi Kırık - Amelia Kahaney
  • Umutsuz - Colleen Hower
  • Oyunbozan - Jaci Burton
  • Kuralsız Oyun - Jaci Burton
  • Şeytan Marka Giyer - Lauren Weisberger
  • Prenses ve Kraliçe / Siyahlar ve Yeşiller - G. R. R. Martin
  • Sonsuza Kadar Benim - Heidi McLaughlin
  • Kime Dokunduğuna Dikkat Et - J. L. Armentrout
  • Sağdıç /Gamble Kardeşler Serisi 1 - J. L. Armentrout
  • Eksik Parça - Michelle Hodkin
  • Karşı Konulmaz Fırtına - Samantha Towle
  • Kan Şarkısı / Kuzgunun Gölgesi 1 - Anthony Ryan
  • Kule Efendisi / Kuzgunun Gölgesi 2 - Anthony Ryan
  • Sen Benimsin - Tessa Bailey
  • Gözde Bekar - Inara Scott
  • Tehlikeli İçgüdü - Abbi Glines
  • Sevgili John - Nicholas Sparks
  • Herşey Bizim İçin / Kötü Çocuklar - M. Leighton
  • Beklenmedik Bir Anda / Landry Serisi 2 - Abigail Strom
  • Yerdeniz Büyücüsü - Ursula K. Le Guin
  • Atuan Mezarları - Ursula K. Le Guin
  • En Uzak Sahil - Ursula K. Le Guin
  • Tenahu - Ursula K. Le Guin
  • Yerdeniz Öyküleri - Ursula K. Le Guin
  • Öteki Rüzgar - Ursula K. Le Guin
  • Benimsin / Brand Clan Serisi 2 - Maureen Smith
  • Sende Tutuklu Kaldım - Slyvia Day
  • Muz Sesleri - Ece Temelkuran
  • Yanlış Anne - Sophie Hannah
  • Kum Şehri / Eve Serisi 2 - Anna Carey
  • Füreya - Ayşe Kulin
  • Gölgedeki Işığım - A. Meredith Walters
  • Rome / Dövmeli Adamlar Serisi - Jay Corowner
  • Kimi Seçtiğine Dikkat Et - J. L. Armentrout
  • Tam İsabet - Alice Clayton
  • Çevrimiçi Kız Turnede - Zoe Sugg
  • Rockstar Sevgilim - Eleanor Wood
  • Paramparça - Anna Todd
  • Çarpışma - Gail McHugh
  • Trendeki Kız - Paula Hawkins
  • Rhett - J. S. Cooper
  • Oyuncu / Gamble Kardeşler Serisi 2 - J. L. Armentrout
  • Hayalet Çocuk - Martin Pistorius
  • Külkedisi Uyurken - Kristina Ohlsson
  • Küçük Bir Yalan - K. A. Tucker
  • Harika Sürtük - Christina Lauren
  • Aşkın Melodisi - Kylie Scott
  • Marslı - Andy Weir
  • Delice - Hande Altaylı
  • Kızım - Jane Shemilt
  • Görünmez - Andrea Cremer & David Levithan
  • Toza Sor - John Fante
  • Vegasta Olan Vegasta Kalır - Elle Casey
  • Nabız / Çarpışma Serisi 2 - Gail McHugh
  • İlik - Tarryn Fisher
  • Alice Hakkındaki Gerçek - Jennifer Mathieu
  • Geri Dönüş / Titan 1 - J. L. Armentrout
  • Geceyarısı Leydisi / Karanlık Sanatlar 1 - Cassandra Clare
  • Kemikler Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 1 - Cassandra Clare
  • Küller Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 2 - Cassandra Clare
  • Camlar Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 3 - Cassandra Clare
  • Düşmüş Melekler Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 4 - Cassandra Clare
  • Bodyguard / Gamble Kardeşler Serisi 3 - J. L. Armentrout
  • Savaşçı - Melissa Landers
  • Kayıp Ruhlar Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 5 - Cassandra Clare
  • Hızlı Kız - Suzy Favor Hamilton & Sarah Tomlimson
  • Düzenbaz Prens - G. R. R. Martin
  • Cennet Ateşi Şehri / Ölümcül Oyuncaklar 6 - Cassandra Clare
  • Bane Günlükleri - Cassandra Clare & Sarah Rees Brennan & Maureen Johnson
  • Sınırları Zorlamak - Katie McGarry
  • Taç / Seçim 5 - Kiera Cass
  • Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları / Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları 1 - Ransom Riggs
  • Gölge Şehir / Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları 2 - Ransom Riggs
  • Ruhlar Kütüphanesi / Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları 3 - Ransom Riggs
  • Sığ Sularda Kaybolan / Into The Deep Serisi 2 - Samantha Young
  • Ölümüne Sadakat / Eve Dallas Serisi 9 - Nora Roberts
  • Ölüm Tanığı / Eve Dallas Serisi 10 - Nora Roberts
  • Ölüm Yargısı / Eve Dallas Serisi 11 - Nora Roberts
  • Harry Potter ve Felsefe Taşı - J. K. Rowling
  • Harry Potter ve Sırlar Odası - J. K. Rowling

Notlar: 
  • Bu yıl ilk kez kitap listesi tuttum, kendi adıma ne kadar okuyormuşum görmek istedim.
  • Ölümüne Sadakat kitabını bu yıl iki kere okumuş oldum yılın en başında ve sonunda olmak üzere... Eve Dallas zaman zaman geri dönüp okuduğum sadık yarim kategorisinde tuttuğum bir seri olduğundan genelde çoğu kitabını iki kere okumuşumdur. 2017'de Türkçe'ye çevrilmiş olan tüm kitaplarını okuyabilmek dileğiyle...
  • Marslı'yı çok beğenmeme mütevellit yıl içinde iki kere okumuş oldum.
  • Ölümcül Oyuncaklar serisini son kitap hariç okumuştum aslında ama son kitaba başlamadan önce bir daha okumak istedim.
  • Yerdeniz ve Kuzgunun Gölgesi serilerini bayılarak okudum.
  • Külkedisi Uyurken ve Kızım ilginç kitaplardı, sevdim.
  • Hızlıca bir karar vererek Harry Potter serisini bir kez daha en baştan okumaya karar verdim. 2017'nin açılışını da Harry Potter ile yapmış oldum. :)
  • Bu yıl toplamda 86 kitap okumuş oldum. 2017'de daha fazlasını okuyabilmek dileğiyle... 
  • Sevgiler, Applesodaa.

7 Aralık 2016

Kapadokya'dan neler aldım...

Kapadokya gezimiz boyunca hediyelik eşyalar da aldık tabi...

Ben hepsini fotoğraflamamışım ama zaten iki göz bebeğimi göstermek istiyorum sizlere.

Bu solda görmüş olduğunuz narlar ikinci göz bebeğim aslında.. :) Bunları aldırmak için bayağı bir sızlanmış olabilirim. 

Ne zamandır nar almak istiyordum, lakin değişik bir yanı olsun istediğimden kaç kere denk gelsem de almadan geçmiştim. Kısmet tatileymiş demekse...

Bu narları gördüğüm anda almam lazım diye düşündüm eşimi ikna etmem bayağı bir sürdü tabi.. :) Aslında bu üçlü paket 20 TL'ye satılmakta ama öncesinde ben ne kadar ıvır zıvır varsa aldığımdan bunlar için biraz savaş vermem gerekti. Çok şükür kavuştuk. :)


İlk göz bebeğimse sağda görmüş olduğunuz bu kırmızı takım, içine ne konulur ne için yapılmıştır hiçbir fikrim yok... 


İlk gün Zelve'den Göreme'ye doğru giderken yol üstünde görüp uğradığımız Çavuşin Kilisesi'nin hediyelik eşya dükkanından aldık. 

Dükkandan içeri girer girmez gördüğüm ilk şey üzerindeki ibrik benzeri nesneydi. Ay benim evime de ne yakışır derken etiketine bir bakarım ki 125 TL... :( 

Ben tabi oracıkta vazgeçtim. Sonra baktım set halinde satılıyormuş. Ancak fiyatı yüksek olduğundan "neyse, sağlık olsun" dedim. Buna müteakip bardaklarının tek başına satıldığını görünce iki tane alayım kahve yanı bardağı yaparım dedim. Tanesi 30 TL. O sırada sezon bittiğinden her şey yarı yarıya indirimdeydi. 

Satıcılar seti 100 TL dediler. Eşimde üç aşağı beş yukarı derken 90 TL'ye aldık. :) Bu güzellik de evimizde yerini aldı. Hayatta bir nesneye böyle bağlanmamak lazım lakin yine de baktıkça mutlu oluyorum vesselam. :)

Bunların dışında aldıklarımız da var tabi.. İş yerinde arkadaşımın doğum günü olduğundan kendisine bir kupa almıştım. Bolca buz dolabı süsü taşıdık. Annemlere 2 adet küçük peri bacası biblosu aldım. Bu biblolar iki adedi 1 TL şeklinde satılıyor. :)

Mustafapaşa Köyü'nde Marika'nın hikayesini anlatan Cavit Amca'nın dükkanından gördüğüm anda bayıldığım balon desenli masa örtüsünü aldım. :)

Siz siz olun pazarlığınızı yapın. Yüksek fiyat verdikleri nesnelerde mutlaka fiyatları aşağı çekiyorlar. Onun dışında da her yerde hemen hemen aynı şeyler olduğundan fiyatları iyice öğrenmeden almayın. :)

Neler oluyor hayatımda?


  • İçimdeki yazma aşkı nerelere gitti bilmiyorum... Bu sıralar hep bir koşturmaca, telaş içinde olduğumdan belki de yazamıyorumdur.
  • Gelelim hayatımdaki karmaşaya...
  • Öncelikle bunalmaktan helak olduğum bir dönemde, habersizce çıkıp gelen destursuz misafirler de canıma tak etmişken "diren kızım" dedim kendime, tatil ufukta...
  • Nitekim sonunda önceden alıp, plan programını yaptığımız üç günlük "hayata mola" tatilimize de sıra geldi.
  • Üç gün boyunca dere, tepe, dağ, taş demeden gezdik. Ayaklarımıza ağrılar girene kadar gezdik. Öyle ki akşam sekizde otele geldiğimizde tek kelam etmeden sızıp kalıyorduk... :)
  • Tatil bitip de geri dönünce yeniden mutsuzluk kozama geri döndüm. Bizi bu şehir mutsuz ediyor, demedi demeyin... Ah oralar öyle güzeldi ki; geri dönmek gelmedi içimizden, oralardan ev alsak fırsat buldukça kaçsak dedik...
  • Nitekim burada hali hazırda bir ev aldığımızdan, oradan alamadık. :( Buradan aldığımız evde de umduğumuzu bulamadık...
  • Ev git gide küçülmekle beraber, oradan buradan çıkan kolanlarla hevesimi kursağımda bırakmışken, bir de üzerine tuvaleti kapı ağzına üstelik kıbleye bakar şekilde koymaları canıma yetti. Ustayı ben getireyim, yerini biz değiştirtelim dememe rağmen adamlar bu işe yanaşmadı. Eh bende kıbleye dönerekten hacet gideremeyeceğimize kanaat getirip bize başka ev gösterin dedim.
  • Ellerinde mevcutta bitmiş olan bir evi alıp, adamlardan da kurtulalım gitsin dedik. Ama tabi ellerindeki evler bizim aldığımızdan biraz daha pahalıydı. :(
  • Onlar da bu işin kurdu üstelik, bankadan şu kadardan fazla kredi çekemezsiniz dediler. Onların dediği miktara konut kredisi olarak başvurduk. O krediyi alabileceğimize dair bilgi gelince, işlemler devam ederken arada kalan tutar için de ihtiyaç kredisine başvurduk.
  • Şimdi ihtiyaç kredisi onaylanacak mı diye bekliyoruz... Günlerdir süren bu banka bekleyişleri beni de eşimi de gerim gerim gerdi. Midemde ağrılar çöreklendi...
  • Rabbim hayırlısıyla yol göstersin diyorum ve sizlere veda ediyorum. Bu konulara gelince yine bütün enerjim çekildi... :(
  • Applesodaa, sevgiler.
15 Kasım 2016

Bu bir gezi yazısıdır: Kapadokya!

Göreme Açık Hava Müzesi
  • Bu cumartesi sabahın köründe Kayseri uçağına binmemize müteakip seyahatimiz başladı sevgili Casperlar. Arkadaşımızın ailesini de ziyaret edeceğimizden yolculuğumuzun başlangıç ve bitiş güzergahı Kayseri oldu.
  • Develi'ye geçip kahvaltı ziyaretimizi yaptıktan sonra, yolculuk için bir araba alarak Ürgüp'e doğru yola çıktık. Kapadokya'yı gezmek için olmazsa olmazlarınız bir araba, bir müze kart ve bir harita olacaktır aklınızda bulunsun derim.
  • Ürgüp Tepe'yi ziyaret ederek manzaraya hayran olduktan sonra rotamızı Zelve'ye çevirdik. Zelve'den sonra Çavuşin Kilisesi, Göreme Açık Hava Müzesi, Nazar Ağacı ve Uçhisar'a rotamızı çevirdik.
  • Çavuşin'de kiliseden ziyade seramik mağazası beni benden aldı. Bir 90 TL bırakıp, öylece çıktık oradan...
  • Göreme Açık Hava Müzesi'nde biz üç saat kadar kaldık. Ancak bir bütün gün kalınsa sindire sindire ancak gezilir sanıyorum. Müze'ye giriş ücreti 40 TL, içeride istediğiniz kadar kalabilirsiniz. 
  • Nazar Ağacı; müzeden çıkışta yol üstünde sağda kalıyor. Nazar Ağacı ve Testili Ağaç'da fotoğraf çekilmek ücretsiz, nazar boncuğu asmak isterseniz 1 TL. Biz Nazar Ağacı'nda hatıra fotoğrafımızı çekildikten ve nazar boncuklarımızı da astıktan sonra yolumuza devam ettik. 
  • Uçhisar Kalesi'nin muazzam güzelliğine ancak yerden bakabildik. Ziyaret saati kapandığı için yukarı çıkamadık. Ekibimizdeki arkadaşlardan birinin yükseklik korkusu olması nedeniyle belki de çıkamazdık, ama siz giderseniz mutlaka çıkın, bana da resim atın... Uçhisar Kalesi'ne çıkış ücreti 7 TL.
  • İlk günü böylece tamamladık. Bir öğleden sonrası için iyi gezmişiz diye düşünüyorum. :)
Çavuşin Kilisesi
  • İkinci gün rotamızda Aynalı Kilise, Ortahisar Kalesi, Üçgüzeller, Avanos Sallanan Köprü, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Derinkuyu Yeraltı Şehri ve Ihlara Vadisi vardı.
  • Kapadokya'da hiç gezmediğimiz kadar kilise gezdik. Eski yerleşimlerin çoğunu Rumlar oluşturduğundan her yer kiliseydi diyebilirim. Bir süre sonra bütün kiliselerin birbirine benzemeye başladığını düşünmeye başladım. Aynalı Kilise'de de farklı bir durum yoktu. Yukarı çıkmak için 5 TL ödemek gerekiyordu. Biz sadece ücretsiz kısımlarını gezdik.
  • Ortahisar Kalesi, Uçhisar kadar yüksek olmasa da görülmesi gereken yerlerden, giriş ücreti 2 TL. Henüz kalenin tamamı açılmamış, biz yarı kısma kadar çıkabildik. Üst kısımlar önümüzdeki sezon gezmek üzere açılacakmış. 
  • Üçgüzeller meşhur Kapadokya'nın yan yana duran üç peri bacası.. Ben manzaraya bakmakla yetindim. Bileğim burkulduğu için aşağıya kadar inmedim. 
  • Üçgüzeller ile vedalaştıktan sonra Avanos istikametine döndük. Avanos'da nehrin üzerinde ahşap bir köprü var ve köprü gerçekten de sallanıyor. Üzerindeki insan yoğunluğu arttıkça köprünün salınımı da o oranda artıyor. Sallanan Köprü'ye çıkıp ördekleri izleyebilir veya besleyebilirsiniz.
  • Yer üstünde gezmek bu kadar yeter dedik ve yeraltı şehirlerine gitmeye karar verdik. Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı şehirlerini gezik. Derinkuyu Yeraltı Şehri Kaymaklı'ya göre daha derli topluydu. Ancak inmek için 204 geriye çıkmak içinde bir 204 basamak daha çıkacağınızı söylemem gerek. Yeraltı şehirlerine giriş ücretleri 25'er TL.
  • Yer altını da fethettikten sonra yönümüzü Ihlara'ya çevirdik. Ihlara Vadisi, Derinkuyu'ya 40 dk. mesafedeydi. Vadiye giriş ücreti 20 TL, güzeller güzeli manzaraya ulaşmak için ineceğiniz merdiven sayısı 350. Ihlara Vadisi 14 km boyunca uzanıyor. Vadi içerisinde bolca kilise mevcut, eskiden konumu nedeniyle rahipler gelip yerleştiğinden, en sonunda Ihlara bir din merkezine dönüşmüş. Kiliselerin çeşitliliği de bundan mütevellit. Biz sadece Ağaçaltı Kilisesi'ni gezdik. Vardığımız saat nedeniyle kiliseler çoktan kapatılmıştı. Vadi boyunca yürüyüş yaptık, ve vadi içerisinde yer alan suyun üzerine kurulmuş küçük çay bahçesinde mola verip bir yorgunluk çayı içtik. Sonrasında otele dönüp yorgunluktan bayıldık diyebilirim. :)
Göreme Açık Hava Müzesi
  • Üçüncü gün geri aynı zamanda geri dönüş yapacağımız gündü. Rotamızda Asmalı Konak, Kapadokya Sanat Tarihi Müzesi ve Marika'nın Hikayesi vardı.
  • Asmalı Konak'ın etrafından iki kez geçmemize rağmen ancak üçüncü gün sabahı içine girip gezebildik. Giriş ücreti 2 TL, içerisinde Bahar ile Seymen'in odası, mutfak ve avluyu gezebilir; takı mağazasından alışveriş yapabilirsiniz. (Takıların dehşet ötesi pahalı olduğunu belirtmem gerek, biz sadece bakarak çıktık.)
  • Kapadokya Sanat Tarihi Müzesi; eski adıyla Sinassos yeni adıyla Mustafapaşa Köyü'nde yer almaktadır. Kiliseyi bulmak için epey bir çaba sarf ettik ancak tavsiye üzerine gittiğimizden bulmak için kararlıydık. :) Müzeye giriş ücreti 12 TL, içerisinde Sibel Radiye Gül'ün yapmış olduğu kitre bebek kompozisyonları yer alıyor. Keloğlan ile Cankız'dan Osmanlı Padişahlarına, Nasreddin Hoca'dan, Hanım Sultanlara kadar geniş bir çeşitlilik yer almakta, müzede ayrıca konaklama yapabileceğiniz odalar da mevcut. Biz müzeyi gezerken gerçekten çok keyif aldık, iyi ki görmeden gitmemişiz dedik.
  • Mustafapaşa Köyü'nde Aşk ve Mavi dizisinin çekimlerine de denk geldik. Çekimleri pas geçip asıl dinlemeye geldiğimiz hikaye için Cavit Amca'yı bulmak üzere köyün girişine doğru yürüdük. Cavit Amca'dan Marika'nın Hikayesini dinledik ve yola revan olup dönüşe geçtik.
Kapı üzerinde yer alan söz Marika'nın el yazması. "Sabır büyük bir ilaçtır, kullanmasını bilene" yazıyor. Marika bu yazıyı 1914 yılında yazmış.
  • Üç günde dolu dolu bir tatil yaptık. Kapadokya'ya aşık olduk, oralardan ev alma hayalleri kurduk. Yine gitmek üzere içimize niyet tohumları ektik. Belki bir on sefer daha da gitsek gezmekle bitiremeyiz görülecek yerleri.. "Taşı toprağı altın memleket bizimkisi..." sözünün doğruluğuna bir kere daha kanaat getirdik.
  • Göreme Açık Hava Müzesi, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Derinkuyu Yeraltı Şehri'nde müze kart geçiyor. Kapadokya Sanat Tarihi Müzesi özel bir müze olduğundan müze kart geçmiyor. Zelve ve Sallanan Köprü ücret ödemeden gezebileceğiniz noktalar.
  • Sevgiyle gezgin Applesodaa..
Not: Bütün resimler telefonumda olmadığından resimlerde çeşitlilik mevcut olamadı maalesef. :(
7 Kasım 2016

Pazartesileri de sevebilirim...

   Yine bir hafta sonu faciasının ardından pazartesinin kutsallığı ile aşk yaşıyorum sevgili Casperlarım...

   Nasıl bir faciaydı diye sorarsanız eğer canlarım (ki sormasanız da anlatacağım) anlatılmaz yaşanır tarzında feci ötesi kötü bir olaydı vuku bulan... (Allah yaşatmasın sizlere.)

   Bu hafta sonu bize çok yakın bir lokasyonda eşimin akrabalarından birinin düğünü olacaktı. Buna müteakip bize yatılı gelecek bir çift misafirimiz vardı. (Misafirimizin aile içindeki statüsünü bildirmek istemiyorum, aile büyüklerinden diyelim sadece.) Ben de evde oturmuş hazırlıklar ile meşguldüm ki, aklıma geldi arayayım bakayım kaç gibi gelirlermiş dedim.

   Feci haberin bir kısmını da böylece aldım. Biz şimdi bilmemkim-deyiz, burada şuşular da var onları da alıp akşama geleceğiz dedi. (Bilmemkim ve şuşular hikayenin devamında yer alacağından kod ad olarak kullanılmıştır.)

   Ben tabi telefonu kapattım sakince lakin sonrasında bir dumur üstüne de binbir sinir hali... O sinirle eşimi aradım ve sakince sordum akşama gelecek olan misafirler şuşuları da alıp geleceklermiş haberin var mı diye. O da şok içinde "Yoo" diyebildi.

   Ben sinirden köpürerek ve tabii söylenerek hazırlıkları tamamladım. Bizim usul, adap bilmeyen misafirlerimiz de başka misafirleri de alarak geldiler. -Burada beni en çok kızdıran noktayı netleştirmek istiyorum: Yahu sen misafirsin zaten, bana sormadan nasıl başka misafiri getirirsin. Tabii ki sorsa hayır demezdim lakin kimse de sormadı. Komik tarafı ben aramasam beni kimsenin de aramaya niyetinin olması..- Ay gene sinirlendim!

   Neyse bana sormaya lüzum olmadığından zaten geldiler. Bende yedirdim, doyurdum. Tam oturdum ki; "Bilmemkimler de gelmek istediler ama yer olmaz diye gelmediler (lütfetmişler), onlar da kahvaltıya gelecekler."
   
   İçimden geçenler;

  • Höööö!
  • Oha!
  • Bu hafta sonunu bir atlatayım da ben yapacağımı biliyorum.
  • (Ve tabii kocam için) Bittin sen!
   Dışımdan; Buyursunlar...

   Bilmemkimler de kahvaltıya geldiler efendim, tam olduk...

   Bütün olaylardan sonra:
  • En kızdığım nokta, kimsenin bana danışmaması idi. Yahu ben ev sahibiyim, ev sahibi!!
  • Eşime de içimde kalmasın diye bütün sinirimi boşalttım. Yapacak birşey yok bana giren bunca sinir bir yerden çıkacaktı artık.
  • Bütün hafta sonu yüzümde sinirden stresten sivilceler fink attılar.
  • Ben şimdi bana yapılanların aynılarını karşı tarafa yapmak için uygun organizasyonu bekliyorum.
  • Çok pis kin tutarım.
  • Bir de bana bir daha yatıya gelme olayını rüyalarında görecekler. Önümüzdeki bir milyon yıl boyunca müsait olmayacağım.
  • Allahım sabır ver.
  • Yazarak bile rahatlayamadım.
   Applesodaa bir sinirle bildirdi.


 

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.