22 Mayıs 2018

Applesodaa Art Craft #4

Selam Casperlar,

Hayırsız bir blog sahibesi olduğum su götürmez bir gerçek bilirsiniz. Buraları boş vermişken evde hobi işleri ile meşgul oluyordum.

Bakalım neler yapmışım..

Bu üzgün, yorgun, yılların silsilesini yemiş, bitmiş, tükenmiş sehpayı arkadaşım çöpte görmüş. Demiş bizim kız bunu kullanır almış bana getirmiş.

Görüyorsunuz çöp görenin aklına ben geliyorum. :)

Bu sehpacık işini bilmeyen katil kimselerce sprey boya ile boyanmıştı. Bendeniz güzelce bir zımparaladım. Burada zımparalanmış hali ile bakışmaktasınız.





Ahı gidip, vahı kalmış bir halde olduğundan
elini yüzünü toparlamak kolay olmadı.

Tastamam beş kat boya ile ancak elini yüzünü düzeltebildim. :)

Nitekim pek de yakışıklı oldu.







Beyaz mobilya görmekten hiç hoşlanmadığımdan
kendisine bir el edip renk vermek gerekiyordu.

Ben de tabiki her zaman favorim olan toprak renklerinden tercih ettim.

Alt kısım rengin kendisi, üst kısmı bir tık beyaz boya ile açarak boyadım.

İkişer kat renkli boyadan sonra boya badana işleri bitti nihayet. :)







Ikea peçeteleri gerçekten evimin herşeyi. :)

Diş fırçası kabından tutun da çerçeveye kadar bir çok şeyi Ikea peçeteleri ile göz zevkime göre yeniden tasarladım.

Burada da bir Ikea peçetesinin fayansmış gibi gelip sehpanın ortasına kurulmasına göz atıyoruz.

Peçete aplik medium ile (yani peçete tutkalı) bir güzel yapıştırdım.




Ta daa!!

Bu arada koltukları da ben kapladım tabiki ama onlar artık başka yazıya. :)

Sevgiler Applesodaa.
31 Mart 2018

52/11: "Ah, müzik! Burada yaptıklarımızın ötesinde bir sihir!"

demiş Albus Dumbledore.

Müzik listesi yapmak gibi bir huyum yok. Genelde bir şarkıya takılır, cıvığını
çıkarana kadar dinlerim.

Bunun yanı sıra bir türlü ayrılamadığım şarkılar mevcut. Sıklıkla dinlediğim zamansız şarkılarım.
Onlardan bir kaçını yüksek müsadelerinizle paylaşmak istiyorum.

Hakan Vreskala - Blocket
Azra Akın - Yağmur yağar Taş Üstüne
MFÖ - Gözyaşlarımızı Bitti Mi Sandın
Yeni Türkü - Yedi Kule
 Fırat Tanış - Mamak Türküsü
Besa Kokedhima - Ederlezi
Pinhani - Çok Aşık
Pink - Who Knew
Avril Lavigne - Nobody's Home
Beyonce - Halo
Nina Zilli - L'Amore E' Femmina

Artık bu müzik listesi de hakkımda ne anlatıyor size, hiç bilmiyorum. :)

Sevgilerle Applesodaa.

NOT: 52 haftalık çelıncın 11. hafta konusu şu andaki müzik listeniz idi.

52/10: Bakamıyorum.

Dünyada bakılacak bir şey kaldı mı artık hiç bilmiyorum.
Sırtımı döndüm herşeye sadece önüme, kendi içime bakıyorum.

NOT: 52 haftalık çelıncın 10. hafta konusu "Dünyaya bakış açınız nedir?" idi.
Ancak bu konu beni depresyona sokuyor, üzerine konuşmak istemiyorum.
Affınızla.
30 Mart 2018

Üşeniyorum öyleyse yarın...

  • O kadar çok şey oldu ki kalkıp da şuraya iki şey yazacak fırsat bulamadım. Amcamı kaybettik, ertesi gün vefat eden amcamın eşinin evi yandı. Eniştem kalp krizi geçirdi. Arkadaştan da ötem can dostum çok zor günler atlattı. Aklıma gelmeyen bir dolu şey var ama geçelim gitsin, yine ruhsal çöküntüye gireceğim yoksa.
  • 2018'e çok fecaatle girdiğimizi geçen gün babam da dile getirdi. Ama durdum dedim ki altı üstü dört rakam yahu onun ne suçu var ki...
  • Velev ki başımıza gelecek varmış, sıradan geliyorlar. Rabbim beterin beterinden esirgesin inşallah.
  • Kendimi kitap okumaya verdim bu aralar Zaman Çarkı serisinde sekizinci kitaba kadar geldim. Yolun yarısını geçtik yani gençler...
  • Hediye ettiğim havlulardan biri kargodan geri döndü, kısa süre sonra tekrar göndereceğim, bekleyenine duyurulur. Bu yoğun günlerde onu tekrar göndermeyi atlamışım, sahibesinden özür diliyorum.
  • Öyle bir gelip selam edeyim dedim. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim.
  • Saygılar Applesodaa.
27 Şubat 2018

52/9: Annemle babamın nikahına şahit olarak gittik...

Bu haftaki çelınç konumuzda bir çocukluk anımızı anlatmamız isteniyor.

Şöyle eteklerime toplaşın size güzel bir hikaye anlatayım.. :)

Benim çocukluktan hatırladığım en değişik anım annemle babamın nikahına kız kardeşim ile
beraber katılmamızdır.

Yıl 1996 ben altı yaşındayım, kız kardeşim dört yaşında.
Annem, babam ve iki komşumuzla beraber Üsküdar Evlendirme Dairesi'ne gittik.

Merasim başlamadan önce memur geldi. O sırada biz tabii anasının eteklerinden
ayrılmayan sıpa imajı çizmekle meşgulüz. "Anne anne" diye dolaşınca 
ortalıkta memur annemle babama dönerek "Sizin çocuklarınız mı?" diye sordu.

Bizimkiler de onaylayınca "Şahit niye getirdiniz o zaman? Sizin zaten
iki şahidiniz varmış." dedi.

Seneler sonra anlatılınca biz bu anıya gülüyoruz ama annemler o zaman
bir miktar da utanmıştır belki. :)

Bizimkilerin iki çocuktan sonra nikah kıyma sebebine gelirsek; evlendiklerinde Ordu'da nikah
işlemleri yapılmış. Tabi o zamanlar kağıtların askıya çıkması vs. gibi şimdi bilmediğimiz
bir sürü prosedür mevcutmuş. 

Nikahtan bir süre sonra evlilik cüzdanı veriliyormuş sanıyorum. Lakin arkasından
atlı kovalıyormuşçasına düğün gecesi yollara düşüp İstanbul'a gelince
bizimkiler, gidip de evraklarını alamamışlar,
aklı selim bir aile üyesi de gidip almayınca bizimkiler evli olduklarını 
ispatlayamaz olmuş.

Okula başlayacak bir garip kızçe olan bana kimlik çıkarılması hususu hasıl olunca da
gidip bir daha evlendiler.

Tabii bu onların bize anlattıkları hikaye, araya üç kağıt karıştırdıysalar hiç bilemiyorum.
:)

Sevgilerle, şahit Applesodaa.

52/8: Hepsi benim bebeğim...

Sekizinci haftanın konuğu hayatımızı etkilemiş bir kitap olacaktı lakin,
hepsini ayrı seviyorum. Nasıl seçeceğimi bilemedim??

Harry Potter serisi gönlümün ilk sultanı.. Kitaplarla yatıp, kitaplarla kalktığım
ilk zamanlar Harry ile tanışmamla başlamıştı.
 
Ölü Ozanlar Derneği ilk gençlik çağlarımın en etkileyici kitabıdır.
Filmini ayrı, kitabını ayrı sevdim.

Kral Katili Güncesi serisi fanstastik edebiyatta nutkumun tutulmasına sebep olandır.

Kuzgunun Gölgesi serisi, bitti diye yaslar tuttuğumdur.

Zaman Çarkı serisi "Allahtan ondört kitap var her biri de en az yediyüz sekizyüz sayfa..."
diye şükrettiğimdir.

Kitaplarla durumlarım böyle sizi nereden etkilerse orasından tutabilirsiniz.

Sevgilerle, Applesodaa.
14 Şubat 2018

Durumlar böyle...



  • Taşınırken aklıma geldi, bence nakliye işlerine kadınlar bir el atsın. Bu erkeklerin taşınmaktan da taşımaktan da haberi yok. Düşünsenize bir nakliye şirketinin başına bir kadın geçiyor. Her şey anne özeni ile sarılıp sarmalanır bir tek eşya bile çizilmez.
  • Yine taşınırken fark ettiğim husus resmen eşyanın kölesiyiz. Biz eşyaları kullanmıyoruz da, eşyalar tarafından kullanılıyoruz. Her bir eşyam bir yere çarptığında yüreğim ağzıma geldi resmen... Ama ne yapayım canım para verdik içim acıyor. :(
  • Sevgililer günü genelde bizim taşınmalara denk geldiği için karambole geliyor, ikimiz arasında da bir aksiyona sebep olmuyordu. Bugün kocam sürpriz yaparak bir kutu makaron yollamış, not olarak da "Ağzımızın tadı bozulmasın yazmış." çevremizde gördüğümüz bazı durumlar sebebiyle resmen kıymetimi anladı adam ne diyeyim. :D
  • Bende geçenlerde tiyatro bileti almıştım, bu hafta sonu gidip izleyeceğiz. Jestine jest yaptım daha ne olsun, durduk yerde de Valentine Day diye masrafa girmeyelim şimdi... Zaten yeni taşındık, borç borç üstüne..
  • Her bir ev değişiminde bir eşya sırra kadem basıyor. Geçen sefer mikserin elektrikli kısmı kaybolmuştu, geriye elimde 220 volt veremediğim aleti edevatı kaldı. Bu sefer de çaydanlığın kapağı kayboldu. Acaba internette sadece kapak satılıyor mudur?
  • Bir de set üstü ocak almam lazım ama resmen üşeniyorum. O nasıl bir üşenmektir hele hiç anlatamam, tam bakayım diyorum kollarımdan güçler çekiliyor. Taşındık diye bende iyice bir cimri oldum galiba...
  • Şimdilik bizde durumlar böyle, yarın çekilişin havlularını kargoya vereceğim. Yeni yeni havlulara bile başladım... Başlamak da bir şey değil siparişim bile var.. Tastamam yerleşmişim demekse...
  • Sevgilerle Applesodaa aklının odalarında kalanları sundu.

52/7: 3. Sayfa haberlerine bakamaz olduysam...

Canına yandığımın memleketinde ruhen ve bedenen sağlam bir birey olarak bir günü atlatmak
bile başlı başına bir mucizeyken, endişelenecek dertler saymakla biter mi?

Her gün bir kara haber... 
Gün geçmiyor ki; akla hayale gelmeyen, dimağımızın almadığı bir 
vahşet haberine uyanmayalım.

Hal böyleyken bakmamak, okumamak da çare değil ama ben dayanamıyorum...

Artık midem almıyor. Televizyonu es geçtim zaten haber saati hayatta açmam.
Ama şu gazetelerden kaçamıyorum. Ne kadar kaçınsam da bir
yerde elime geçiyor.

Dün annemlerde otururken bir baktım babam gazete alıp gelmiş.
Şöyle bir bakayım dedim ama üçüncü sayfadan öteye gidemedim. O gazeteler tüm
umudumu, insanlara olan inancımı, güvenimi, içimdeki yaşama hissini herşeyi alıp götürüyor benden.

Çaresi bu değil belki ama benim kendime bulduğum çözüm bu, bakmıyorum, okumuyorum.
Haberleri kesinlikle izlemiyorum. Yoksa bu olanlar kulaklarımdan kan getirecek
biliyorum..

Applesodaa.

Not: 52 haftalık çelıncın bu haftaki konusu "Sizi geren, endişelendiren bir şey." idi.

52/6: Taşındım...

Çok bekledim ev toplanıp da kendi kendine taşınsın diye ama olmadı.
En nihayetinde kendim toplanıp taşınmak zorunda kaldım.

Geçtiğimiz haftanın en güzel hadisesi de taşınmış olmam oldu.
Kahvaltıya anneme, akşam yemeğine de kayınvalideme gittim geldim, çok da güzel oldu.

Evde ocak yok ama bende bu analar oldukça ocağa da gerek yokmuş gibi hissediyorum. :)

Analarına komşu olup, tembelliği ayyuka çıkaran Applesodaa sundu.

:)

Not: 52 haftalık çelıncın bu haftaki konusu "haftanın en güzel hadisesi" idi.
5 Şubat 2018

Olaylar olaylar...


  • Durduk yerde bir taşınma işi çıkarıp en gündem gelin ben olayım dedim ve lakin ailenin öbür cephesinde durumlar çok farklı gelişince gündeme en sonundan bile giremedim... :D
  • İşin şakası bir yana ciddi bir aile meselesi mevcut ve nasıl çözeceğiz bilemediğimiz bir durumlar bir hallerdeyiz...
  • Ben şahıslar arasında ara buluculuk yapmak için bir ileri bir geri elçi olarak gönderildiğimden, ev kendi kendine toplanıp taşınacak diye umuyorum... o_O
  • Bir yanda koliler, eşyalar öbür tarafta bitmek bilmez yorgunluğum ve ben... Bu hafta sonu bu evi taşırsak çok büyük bir başarı olacak.
  • Yine de hayat devam ediyor elbette, kaşla göz arasında bir yerlerde hediye çekilişindeki havluların mesajlarını yazmayı başardım, sadece şiirli havlunun yazısı kaldı. Herkesin affına sığınıyorum ama hediyeleri haftaya göndereceğim, taşınma arası istediğim gibi hazırlayamam diye bir hafta erteliyorum.
  • Başım şu an hafiften zonkluyor, bir haber bekliyorum o sebeple de bu haftaki çelınç yazısını bir kaç gün geciktireceğim. Eğer o haberi alırsam haftanın en güzel haberi o olacak çünkü. :)
  • Daha da yazacaktım ama yazı zaten sıkıntı postası gibi oldu, aşırı yüklenme yapmayayım sonra geri gelirim.
  • Sevgilerle, Applesodaa.
1 Şubat 2018

Bohçalar sahiplerini buldu...



Bohçaların sahipleri belli oldu. :)

3. Mavera

Şefin Spesiyali

Her ihtimale karşı yedek kazananlarımız; Teyzelerin Teyzesi ve Ayşe Züngür.

O zaman bakalım havlular nasıl dile gelecek...

Sevgilerle, Bohçacısoda. :)
31 Ocak 2018

Evi kiraladım zannederken ben...

Gün 1, olay 1. :)

Dün naçizane evin camına asmak için kiralık ilanı çıktı alıyorum.
Fakat bakın ne yapmışım.

SAHİBİNDEN KİRALIK
0 555 55 55
E.... Ç...

Yani aslında ne yapmışım kocamı kiralığa çıkarmışım.
Yapmışım da, yaptığımdan bile haberim yok. :)

Sabah sabah kocam telefonda çemkirince mevzuya ayıldım.

Sonra baktım böyle olmayacak evi emlakçıya verdim.
Ömrümde ilk kez ev sahibi olmuşum; annemlerde ev yok, kayın validemlerde ev yok.
Ben nereden  bileyim nasıl kiraya veriliyor bu meret canım...

Aaaaa, gelmeyin üstüme.

İsyankar Applesodaa akşam bültenini sundu.
30 Ocak 2018

Deliyim, gözü kara deliyim!..

Bendeki bu deli cesareti nereden geliyor hiç bilmiyorum lakin yine bana gelenler geldi.
Taşınıyoruz a dostlar!...

2 yıl 4 aydır sürdürmekte olduğum evlilik hayatımda şu ev üçüncü evim olacak.
Bir bayılıp geliyorum.

Ailelerimiz Çengelköy'de oturduğundan, biz mecburi Tuzla'da ikamet ettiğimizden her hafta bir 
de aile görme mesaisi yapıp yeni yeni dertlere gark olduğumuzdan, 
kestik bitti, taşınıyoruz dedik. :)

İki hafta sonra taşınıyoruz.

Bu arada inşallah iflasa sürüklenmeyiz diye tırnaklarımı kemirip dua üstüne dua eder oldum. 
Kendi evimi de acilen kiraya vermem gerekiyor. 

Varsa Tuzla'da ev arayan ulaşsın bana. :)

Bana dua edin de iflas etmeyelim olur mu?
Gidip evi kiralığa çıkarayım.

Öperim gözlerinizden.

Sevgilerle, Delikız Applesodaa.
29 Ocak 2018

52/5: Ormanda yol ikiye ayrılıyordu. Ben az kullanılanı seçtim...

Bir gün Ölü Ozanlar Derneği diye bir film izledim.
Bir daha da unutamadım.

N. H. Kleinbaum'un aynı isimli kitabından uyarlanarak sinemaya kazandırılmış.
İzlediğim en iyi uyarlama filmlerden biriydi.

Bu dize bana farklı olduğumu hissettiriyor. Herkesin aynı yoldan gittiği bir hayatta
başka seçimler yapabileceğimi, başka tavırlar sergileyebileceğimi,
kendim olabileceğimi hissettiriyor.

Tam anlatamadım da işte hep hastalıktan bunlar ama öyle bir his işte...

Dizeler Robert Frost'un "Gidilmeyen Yol" şiirinden.

Sevgilerle Applesodaa.

Not: 52 haftalık çelınçın bu haftaki konusu "hayatınıza yön veren bir alıntı" idi.

52/4: Manzaraya daldım ses çıkarma...

Bütün hafta bekledim ki kar yağsın da size karlı bir pencere fotoğrafı sunayım diye.

Yağmadı kerata. :(

Hastalıktan öldüğümden kalkıp pencereye gitmeye de çok üşendim.
Tüm gün gördüğüm masanın resmini paylaşayım dedim.

Manzaram yok, özel sektör çalışanıyım ben.
Tüm gün ekran bana bakıyor, ben ona bakıyorum, karşılıklı bakışmalara doyamadık.

Sevgilerle Applesoda..

Not: 52 haftalık çelınçımızın bu haftasında konumuz "Şu anda pencerenizden görünen manzara nasıl?"

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.