25 Şubat 2022

Havalarım bulutlu...

 

Çınar'ın kreşten aldığı hastalığı bana satmasıyla beraber yeniden hasta oldum. Bu sene kaçıncı oldu bu ben sayamadım. Burun akıntısı ve halsizlik yoldaşlarım oldu, günü atlatmaya çalışıyorum.

Kreş maceramız sona erdi. Pazartesi kreşle görüşüp kaydımızı iptal edeceğim. Çok yıpratıcı ve de yorucu bir iki hafta oldu ancak şimdilik başka çözüm ile ilerlemeye karar verdik. Çocuğum iki haftada depresyona girdi desem yeridir. Bu kısmı belki sonra detaylıca anlatırım.

Şöyle rutin dümdüz hepsi birbirinin aynı olan günlere hasret kaldım. Bir gün olsun bir macera ile karşılaşmasam diyorum. Hatta diliyorum, azıcık rutin be, valla çok ihtiyacım var. Bugün elektrik kesintisi varmış. Planlı bir çalışma imiş ancak zahmet edip bir bildirimde bulunmadıkları için şak diye ortada kaldım işimin gücümün arasında, o kadar fatura ödüyoruz, gördüğümüz muamele içler acısı! Paramla rezil oluyorum resmen.

Ay bir de doğalgaz faturamız kesildi. Tam olarak 1057 Türk Lirası, yok yok vallahi evde hamam falan işletmiyorum. Bina eski, kombi eski, doğru düzgün yalıtım olmayınca resmen eziyet ya...

Kiramıza bayağı özel ve de güzel bir zam geldi. Bu doğalgaz mevzusu da üzerine tüy dikince kendi evimize Tuzla'ya geri dönmeye karar verdik. Yaz gelip geçsin, sonbaharda ufak bir tadilat sonrası yolcuyuz gibi duruyor. Kreş maceramıza da oraya gidince devam edeceğiz.

Bu arada daha önce beraber çalıştığımız ama sonra başka ekibe geçen bir arkadaş yakın zamanlarda bizim ekibimize geri döndü. Kendisini pek sevmem ama neticede iş işte, sevmek zorunda da değilim diye düşünüp kendimi avutuyordum ki bazı davranışları sinirimi bozmaya başladı. Bir kaç gündür kreş, Çınar'ın hastalığı falan derken işi biraz sallamak zorunda kaldım. Ekip liderim sağolsun her zaman anlayışlıdır ama bu diğer kişinin tavırları gerçekten sinirime kıymık kıymık saplanıyor. Beynimin arka planında bu olaya mana vermeye çalışıyordum heralde, önceki gün markette bir aydınlanma anı yaşadım. Adamın abuk dereceye varan bu tavırlarının sebebi benim küçük bir çocuk annesi olmam. Bu resmen ayrımcılıktır ama durum bu ya gerçekten, eğer çocuk yaptıysan evde oturup bakman gerektiğini düşünüyor. Herkes istediğini düşünebilir ama kalkıp bunun için bana tavır alamaz ve bu durum gerçekten sinirimi bozdu. Artık ya kendisi ile ya kendisinin üstü ile ama biri ile bunu görüşeceğim bakalım zaman ne gösterecek.

Durup durup sinirleniyorum. Tövbe estağfurullah ya..

İç dökme işlemi tamamladı, şöyle mutluluk saçan başka bir yazıda görüşelim isterim.

Sevgiler.

17 Şubat 2022

Güzel Havalar

Beni bu güzel havalar mahvetti,

Böyle havada istifa ettim

Evkaftaki memuriyetimden.

Tütüne böyle havada alıştım,

Böyle havada aşık oldum;

Eve ekmekle tuz götürmeyi

Böyle havalarda unuttum;

Şiir yazma hastalığım

Hep böyle havalarda nüksetti;

Beni bu güzel havalar mahvetti.

demiş Orhan Veli... 

Çok severim bu şiiri bugünde böyle içimden geldi güne şiirle başlayalım istedim.

Güzel bir gün dilerim, gökkuşağı tadında...

16 Şubat 2022

Asla iflah olmam ben...

 

Ayın başında itibaren evdeki eksik gediği bir türlü tamamlayamadım. Eskiden bir giderdik markete toplu alışveriş yapıp gelirdik. Şimdi herşey öyle zamlanmış ki oradan şuradan buradan bir sürü sipariş verdim. Yine de bir bulaşık makinesi tableti bulamadım istediğim fiyat aralığında...

Sonra işe mola vermiş internette bulaşık tableti ararken Amazon'da tahmin ettiğimden bile daha uygun bir fiyata buldum. Tam ona sevindirik olmuşken (ne hallere düştük yarebbim) dur bakayım başka neler indirimdeymiş dedim.

İşte bir baktım bu üç adet kitap da girmiş sepetime hayret bişey. :)

Amazon'da sağolsun kocaman kocaman kolilere koyup gönderiyor. Kocamın yüreğine indi ertesi gün paketler gelince, sitede ne varsa sipariş ettim diye. Neyse baktı ki bir kutu bulaşık tableti, bir paket bitki çayı, üç adet de kitap almışım. Demiştim ona oysa ki fuzuli bişey yok hepsi de ihtiyaç diye. :)

Fiyatlar öyle mertebelerdeki ucuza nerde kitap bulsam alıyorum, kitap konusunda asla iflah olmaz bir yapım var. Zamlardan önce kendimi sınırlandırıp elimde son kitap kalana kadar yenisini almazdım ama şimdi bugün var yarın yok bu fiyatlar...

Ne yapayım ben? 

Ne zamandır Murathan Mungan'ın "Yaz Geçer" kitabını alacağım unutuyordum. Diğer kitapların da benim olacağı varmış.

Siz bu aralar neler alıyorsunuz, yahut neleri alasınız var da elleriniz varmıyor?

Sevgilerle.

9 Şubat 2022

Ölü Ozanlar Derneği

 

Lise zamanlarımda Ölü Ozanlar Derneği'ni televizyonda izlemiştim. Yaşıtlarımla alakalı bir konu anlatıldığı için sanırım çok etkilenmiştim.

Bir iki sene sonra lise kütüphanesinde çalışırken kitabına denk geldim. O güne kadar kitaptan uyarlama olduğunu bilmiyordum. Kitabı okudum, çok etkileyiciydi ve izlediğim en iyi uyarlama olduğunu düşündüm. 

Aradan yıllar geçmişken geçenlerde tiyatroya uyarlandığını öğrendim ve gidip izlemeyi kafama koymuştum ki Üsküdar Belediyesi hizmeti ayağımıza getirdi.

Ayın etkinliği kapsamında Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde kızlarla gidip izledik.

Aynı akşam bir başka blogger arkadaşımız da oradaydı. "Birpembesever" de blogunda tiyatro hakkında bir yazı yazdı. Şuradan  okuyabilirsiniz.

Ölü Ozanlar Derneği'nin bende yeri çok ayrı, çok ama çok sevdiğim bir kitap ve de film benim için... Ama belki de hem kitaba hem filme bu kadar aşık olduğum için tiyatrosunu sevemedim.

Genç oyuncuların performansı bence Todd Anderson karakteri hariç çok yerindeydi. Todd Anderson çok ama çok sessiz bir karakter tiyatroda canlandıran arkadaş zaman zaman diğerlerinin temposuna takılıp sürüklendiği için ben başka bir Todd'a bakıyor gibi hissettim.

Okul müdürü Mr. Nolan'ı oynayan oyuncu Tayfun Yılmaz sanki okul müdürü olmak için yaratılmış gibiydi. En bayıldığım izleme performansı kendisinindi diyebilirim.

Ama John Keating'i canlandıran Hakan Altıner'de kesinlikle aradığımı bulamadım. TV'de de sıkça gördüğümüz bir yüz olduğundan sanırım kendisine fazla umut bağlamışım. 

Edebiyat öğretmenini canladırdığı halde okuduğu şiirlerin hiçbirini seyirciye geçirebildiğini çok düşünmüyorum. Çok hızlı okuyordu, kelimeleri yutuyor veya birbirine bağlıyordu. Şiir performansı kötüydü, ayrıca kendisi tam olarak John Keating rolüne girememiş gibiydi. Tabii benim dışardan bu kadar eleştirmem ne derece doğru bilemem. Ama kişisel olarak performansını beğenmediğimi söyleyebilirim.

En kilit rol olarak performansı bence çok yetersizdi.

Birde orjinal metinde yer alan "Captain, my captain." repliğinin sürekli olarak "Kaptan, kaptanım benim" olarak çevrilmesi beni rahatsız etti açıkçası. "Kaptan, kaptanım" olarak kullanılması naçizane kişisel görüşüme göre yerinde olabilirdi.

Kapanışta her oyucunun sürekli "Kaptan, kaptanım benim" diye peş peşe repliklerini sunduğu kısımda en azında "Kaptan, kaptanım" denilmesi daha etkileyici bir kapanış sağlardı diye düşünüyorum.

Gelgelelim güzel yanlarına derseniz müzikler çok ama çok iyiydi. Gençlerin performansları bana biraz umut ışığı oldu, hala güzel şeyler yapılabildiğine dair. Birde anısı kalmış oldu kızlarla bu güzel gecenin.

Eee ne diyorsunuz okudunuz mu? İzlediniz mi? Tiyatroda gidip görmeyi düşünür müydünüz?

Sevgiler.

6 Şubat 2022

2022 Ocak Ayı Okuma Raporu

 
Malum ben üşengeç bir insanım, o nedenle tek tek kitap tanıtım yazısı yazmıyorum. Ama aylık rapor olarak yapabilirim diye düşündüm. Öyleyse başlayalım. 

Ocak ayında 10 adet kitap okudum.

Güz Alacakaranlığı Ejderhaları: Instagramdan arkadaşım olan @kitapsokagi'nın online satışından aldığım bir seriydi. Annesinin favorisi olduğunu söyledi. Şahsen @kitapsokagi, annesi ve benim fantastik zevklerimiz çok benzeşiyor. O nedenle okumak istemiştim. Giriş kitabı olarak güzeldi, akıcı bir kitap ama kitabın kendi temposu var koşa koşa gitmiyor da hafif tempolu ilerliyor. Sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın kitap kendisini sakince okutuyor. Sevdim ve ikinci kitabını da bu ay içerisinde okumayı düşünüyorum.

Kestim Kara Saçlarımı: Üstteki kitabı okurken araya aldığım şiir kitabıydı. Gülten Akın severim ama bu kitabı o kadar da sevdim diyemem. İnce bir kitap olduğu şans verilebilir.

Kendime Notlar: @kitapsokagi'nın bana alışverişimin yanında hediye gönderdiği bir kitaptı, içeriği denemeler şeklinde. @kitapsokagi'nın bile tahmin ettiğinden daha çok sevdim. Yazarın anlattığı bir çok deneyim benimde başımdan geçtiği için sanırım kendisiyle çok kolay bağ kurdum. İçeriği sizi cezbederse mutlaka öneririm, su gibi akıp giden bir kitap.

Aşkımız Eski Bir Roman: Yine bir Nevzat Başkomser romanı. Üç ayrı hikayeye bölünmüştü kitap ve sevdim. Ahmet Ümit her zaman bir şekilde kendini okutmayı başarıyor.

Kim Bağışlayacak Beni: Birhan Keskin'e giriş kitabı diyebiliriz. Eskiden yayınlanan yanılmıyorsam üç kitabın (kontrol etmeye üşendi) toplanmış versiyonu. Bu kitabı da diğer kitapların aralarına alırım diye düşünerek başlamıştım. Ama gerçekten öyle sevdim ki, bazen sadece bu kitabı okudum. Bazen altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar okudum. Şiir seviyorsanız bir göz atmanızı öneririm.

Bizi Ayıran Herşey: Çoksatan romanlardan biri, günümü şenlendiririm diye almıştım. Ancak çok satmasının bir sebebi varmış. Kitap benim beklemediğim birçok noktaya gitti. En sonunda kitabı sevdim ve kitap beni çok şaşırttı diyebiliriz. Sadece kadın başkaraman esrarını korusun diye bazı bölümler fazla zorlama olarak yazılmış gibi geldi ama o kadar da kusuru olsun diyorum.

Olmamış Kahraman Emeklisi: Üstteki kitabı okurken araya alarak devam ettiğim bir kitaptı. Ali Lidar'ın öykülerini daha çok seviyorum. Genel olarak Ali Lidar tarzıydı diyebilirim. Zaman zaman bana keyif veren dingin bir anlatımı vardır Ali Lidar'ın. Ama bu kitap öykü değil şiir kitabıydı. Bayıldım diyemem ama altını çizdiğim yerler oldu.

Suçlu Hemde Çok Suçlu: Bu yazarın bir diğer kitabı "Big Little Lies" adıyla diziye uyarlanmıştı. O kitabı hala bekletiyorum, çünkü yazarın ilk kitabının Suçlu Hemde Çok Suçlu olduğunu öğrenince önce onu okumak istedim. Çok farklı karakterler barındıran bir kitaptı ve okurken karakterleri gözlemlemek hoşuma gitti. Akıcı, asla sıkmayan, temposu düşmeyen bir kitap, hafif gerilim tarzında seviyorsanız öneririm.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku: Kitabı sırf isminden dolayı merakımdan almıştım. Yazım tarzını takip etmesi gerçekten zor, bu tarz bir yazım şeklini en son Ağır Roman'da görmüştüm. Her ikisini de çok sevmedim diyebilirim ama her ikisi de kısa kitaplar olduğu için bir şans verilebilir. Bu kitaptaki çizimler ayrıca hoşuma gitti. Aman aman önerdiğim bir kitap değil belki de benim anlamaya yaşım ya da deneyimim yetmedi. Bir zaman sonra üstüne tekrar düşünmek istediğim bir kitap, ondan sonra kesin kararımı veririm.

Cemile: Aytmatov okumamış olmanın utancından kurtulmak için almıştım ve iyi ki de ayın kapanışını bu kitapla yaptım diyorum. Öyle güzel akıp giden bir anlatımı vardı ki, su gibi değil, ağır akan ırmaklar gibi... Okurken gözümde hep annemin, babamın, eşimin köyleri memleketleri canlandı. Gereksiz uzun uzun betimlemeler yapan kitapları sevmiyorum ve Aytmatov'un kısa ama kesinlikle etkili betimlemelerini çok sevdim. Sanırım zamanla tüm Aytmatov kitaplarını edineceğim. Cemile'yi çok sevdim ve kesinlikle öneririm.

Yıllık hedefin altıda birini bu ayda tamamladım vallahi. Verimli ve çeşitli kitaplar içeren bir okuma ayı oldu.

Sizde durumlar nasıl, bu sıralar neleri önerirsiniz?

Sevgiler.

5 Şubat 2022

Kreş seçmek, seçememek. İşte bütün mesele bu.

Gönül adamım üç yaşına gelince kendisini kreşe vermeyi düşünüyorduk. Malum kendisi bir pandemi bebesi, sosyalleşmesi açısından iyi olur diye vardı bir umudumuz.

Lakin evdeki hesaplar çarşıya uymadı. Babaanesi ve dedesi mart sonunda temelli memlekete dönüş yapmaya karar verince, kreş başlangıcını Eylül ayından Şubat ayına çektik ve de hummalı bir arayışa başladık.

Öncelikle görüştüğüm her kreşe mutlaka tavsiye ile gittim. Hepsinde tanıdığım bildiğim birinin çocuğunun olmasına ve dost tavsiyesi almaya özen gösterdim.

Çevrede kreş çok o yüzden bir liste yaptım. Önce telefon ile görüşerek hepsinden ön bilgi aldım. Sonra da yüz yüze görüşmelere Çınar'la beraber gittik.

Çınar'ın gittiğimiz ortama nasıl tepki vereceğini görmek istedik. Bir de kreş görüşmelerine başlamadan önce kendisine kreşe giden arkadaşlarımın çocuklarının videolarından biraz gösterdim. Okul nasıl bir yer anlattım.

Ara ara okula gitmek ister misin diye sorduk. Tepkilerini gözlemledik. Okulda arkadaşların olduğuna ve gitmek istediğine karar verdi. Bizde ilk görüşmeyi bundan sonra yaptık.

İlk görüşmeyi en iyi anlatacak kelimeyi bana sorarsanız. Tek bir cevabım olur "fiyasko". Çınar'ın eylül ayında geçirdiği ağır gripten sonra biraz hastane fobisi oluştu. Gittiğimiz kreşi beyaz önlüklü öğretmenler yüzünden hastane sandı. Ağlaya ağlaya bir hal oldu. Benim en büyük umudumu bağladığım kreş de yaşadığımız travma yüzünden liste dışı kaldı.

Bu süreçte; en beklemediğiniz yer çocuğunuz için en iyisi olabiliyor, ben yaşayarak gördüm. Sonraki tüm görüşmelerden önce Çınar'ın okulu hastane sandığından bahsettim ve ilk önce örnek sınıf görmek istediğimizi söyledim. Saatli olarak randevu aldım. Ama tek bir kreş dışında hiçbirinde herhangi bir özen göremedim. Hatta en pahalı olan kreş geleceğimizi bile unutmuştu. Bir tur da orayı hastane sanarak travmasal bir deneyim daha atlattık.

Bizim için çocuğumuzun iyi bakılması, pandemi şartlarına uygunluk, kreşin servisi olması çok önemliydi. Geleceğimizi unutmayan, hatta girişte yer alan yüksek raflardaki tüm dezenfektan vb. ürünleri kaldıran kreşi tercih ettik. Çünkü Çınar en çok orayı sevdi. Hatta hemen orada arkadaş bile edindi. Bu kreşin artısı genellikle 2-4 yaş arası çocuklarla çalışıyor olmasıydı. 

Bebeklere karşı diğer kreşlere göre daha hassastılar. Bu nedenle kreşin hemen girişinden çocukların göreceği şekilde dizayn edilen bir alıştırma odaları mevcuttu. Çocuğum orayı çok sevdi ve diğer kreş randevumuza yetişmek için oradan çıkartmaya çalışsak da başaramadık. Burada da kreş öğretmeni imdadımıza yetişti ve Çınar geldi. Anladım ki gerçekten işi bilene bırakmak lazım.

Ayrıca benim en istemediğim şey koca bir servis aracıyla çocuğumun saatlerce gezdirilmesiydi ki bu kreşte butik servis araçları ile çocuklar gönderiliyor ve maksimum serviste kalış süresi 20 dakikayı geçmiyor. Ayrıca servis hostesi kullanılmıyor. Çocuk asla okulla bağı olmayan kimseye teslim edilmiyor. Bu nedenle okuldan görevli getiriyor servisle çocuğunuzu.

Görüştüğümüz kreşlerin hepsi hasta çocuk kabul etmediğinden bahsetti. Biraz burnu bile aksa eve gönderiyoruz dediler. Bu kısmı garip bulmamıştım aslında, lakin anlaştığımız kreş bana yakındaki bir hastane ile anlaşmalarının olduğunu ve herhangi bir hastalık vs. durumunda da hastane yardımı aldıklarını söyleyince aklımda bir ampül yandı. Mesela diğer kreşlerde böyle bir durum yoktu ve oldu ya acil bir durum meydana geldi velisi gelip çocuğu alana kadar bekleyecekler miydi? Açıkçası sonradan düşününce diğer kreşlerin bu konu hakkında bana bilgi vermemesi garip geldi.

Benim ayrıca en irite olduğum durum en pahalı kurumun, olası müşterilere karşı özensiz yaklaşımı ve çevredeki diğer kreşlere karşı takındığı kötüleyici tavırdı.

Görüştüğüm diğer hiçbir kreşte böyle bir tavır görmedim. Ekstra olarak kırtasiye masrafı isteniyor ancak ekstra yemek parası da isteyen bir kurum vardı ki fiyatları çevre ortalamasının da üzerindeydi. Bu durumu da ayrıca acayip buldum.

Anlaştığımız kreşte pandemi nedeniyle dışardan branş öğretmeni kabul edilmiyor. O nedenle bu sene tüm eğitimleri okulun öğretmenleri veriyordu. Diğer kreşlerin tek artısı ekstra verdikleri eğitimlerdi, ancak hiçbirinde de burdaki özeni göremedim.

Yine anlaştığımız kurumun bu süreçte hiç covid vakası yaşamaması ve bu nedenle hiç kapanmaması da benim tercih nedenim oldu. Birçok arkadaşım kreşten eve covid getiren çocuğu nedeniyle zor zamanlar atlattı. Zaten bir kez covid atlatan çocuğum tekrar yakalansın da istemiyorum açıkçası.

Yani işin özeti, bütçenize uygun ve çocuğunuzun en iyi tepki verdiği kreşi seçebilirsiniz bence. Kreşlerin zaten çalışabilmesi için tüm belgelerinin mevcut olması gerekiyor. Belgeleri görmek isteyebilir, öğretmenlerin hepsinin ilkyardım eğitimi olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. Bu konular önemli.

Geriye kalan ek dersler vs. tamamen sizin bütçenize bağlı, çünkü ne kadar ek ders o kadar da ek masraf açıkçası. Kreşte olmayan ek eğitimlerden jimnastik için yakınlarda bir kurum var bende yazın bi kaç ay çocuğum için orayı değerlendirmeyi düşündüm. Böyle çözümler de oluşturabilirsiniz.

Umarım kafa karışıklığınıza, bir karışıklık da ben eklememişimdir.

Yeni kreş velisinden sevgilerle.

4 Şubat 2022

Cumalar candır, gerisi heyecan.

Günaydınlar,

Öncelikle çok rağbet gören Kaan'ın eskimo kulübesi yandaki gibidir. Uzun bir müddet erimedi, kapının önünden geçtikçe Çınar da girdi, çıktı herkese eğlence oldu.

Geçtiğimiz haftayı kreşler arasında mekik dokuyarak, geçirdik. Derya deniz bir dünya, kararsızlığımız tavan yaptı. En sonunda Çınar kendi istediğini seçti de olaya noktayı koyabildik.

Bu hafta işlerden başımı kaldıramadım. Neden bilmiyorum ama toplantılar arasında kayboluyorum. Bir günde bu kadar çok toplantı olmamalı bence, ne zaman iş yapacağız biz diye sorgulamaktayım.

Bir saatlik bir boşluk yaratabilsem, saç kestirmeye gideceğim ama henüz bunu yapmaya vakıf olamadım.

Geçenlerde ismini unuttuğum bir blog sayesinde webtoon okumaya başladım. O kadar hoşuma gitti ki siteden çıkmak istemiyorum. :)


Bizde durumlar şimdilik böyle, haftasonu gelse de iş dışında birşeyler yapsam diye beklemedeyim. 

Siz de ne var ne yok?

Sevgiler.

Applesoda.

25 Ocak 2022

Karlar düşer...

  • Camın kenarında oturup yağan karı izlemeyi çok seviyorum. Dışarı çıkıp çocuklar gibi kar peşinde koşan kocama katılma hevesim hiç mi hiç yok.
  • Geçen seneki kadar yağdı bizim buralarda, bakalım geçen seneki yağışlardan fazlasını görebilecek miyiz?
  • Aşağıda komşumuzun oğlu Kaan evin önüne eskimo kulübesi yapıyor. Geçen sene de yapmıştı. İçine de bir battaniye atıp, son kar tanesi de eriyene kadar orada takılacak. İlginçtir eskimo kulübesi tüm kar ortadan kalksa dahi kalıyor, erimiyor.
  • Bir yandan da sabah iş var küçük bebemi ne yapacağım diye düşünmüyor değilim ama neleri halletmedik ki bunu da hallederiz elbet.
  • Bir kaç gündür akşam mesailerindeyim kitap okuma işleri biraz sekteye uğradı.
  • Kar yağışıyla beraber bana da bir dinginlik çöktü sanki, yazının havası da uykuya beş dakika kalaya dönmüş gibi hissediyorum şu an.
  • Gerçi inanmazsınız geçen hafta kendi adıma bayağı aktiftim. Salı günü yıllardır görüşmediğim (kendisi üst sokakta oturuyor) arkadaşıma gittik Çınar'la. Çocuklar oynarken bizde biraz sohbet terapisindeydik.
  • Çarşamba günü kreşlere yaptığımız geziden sonra ne olacak bu fiyatların hali diye dertlenmek için İpek ve Ayşe ile dışarıda buluştuk. Anne yada eş olmadan sadece kendim olarak geçirdiğim o iki üç saat gerçekten çok iyi geldi.
  • Pazar günü de çocukları babaları ile oyun parkına yollayıp, bizde cilt bakımına gittik. Cilt bakımından hemen sonra yüzümde sivilce çıkması size ne kadar normal? Şahsen ben bilemedim.
  • Bu hafta için de var birtakım planlarım ama bakalım hava muhalefeti olmazsa inşaallah. :)
  • Bende durumlar böyle, sizde ne var ne yok? En çok kar nereye yağdı?

19 Ocak 2022

Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği (2022)

 

Hazır niyet etmişim evde ne varsa okumaya malum. 
Seri Kitapları Seri Okuyoruz Okuma Etkinliği'ne de katılayım dedim.

Evde herhangi bir serinin ürünü olan okunacak kitapları topladım.
Bunlara ek olarak Shelby Mahurin'in Kan Ve Bal kitabını da almıştım o kargoda hala gelmedi.

Bir de neymiş efenim bu furyanın sebebi diye anlamak için Sarah J. Maas kitaplarından
okumayı düşünüyorum. Tabi doğru kitap sıralamasına erişebilirsem.

#gazamızmübarekolsun

Var mı içlerinde merak ettikleriniz ya da okuduklarınız??

18 Ocak 2022

2022'nin İlk Kitap Alışverişi

 

Kuzenim doğum günüm için bir miktar para hibe edince bende soluğu kitap alışverişinde aldım.

Konuyu bilince niyeyse bir okuma motivasyonum oluyor. Gulyabani ve Aşk-ı Memnu'yu bakalım esasında olaylar neymiş öğreneyim diye aldım.

Hiç Aytmatov okumamanın utancından kurtulmak için Cemile ve Selvi Boylum Al Yazmalım'ı alıverdim.

Merakımdan Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku ve Şükrü Erbaş nasıl okumamışım diye hayıflandığım için de Bağbozumu Şarkılarını aldım.

Tolstoy hasretime kısa bir kitap olan İnsan Ne İle Yaşar? ile son vereyim dedim.

Popüler kitaplardan okuyayım da günüm şenlensin diye; Tanrı Tavşanken, Josh ve Hazel'in Sevgili Olmama Rehberi, Rakipler, İkinci İlk İzlenimler, Sevgiler Carter'ı aldım.

Fiyatı uygun olduğu, renkleri gönlümü açtığı ve konusu sakıncalı olmazsa okuduktan sonra 12 yaşındaki kitap okuma arkadaşıma hediye ederim diye de Şeftali serisini aldım.

Tabi ki aklım alamadığım on yüz bin milyon kitapta kaldı ama neyleyelim işte. :)

Bizde durumlar böyle, sizde ne var ne yok? Neler okunuyor bu sıralar?

14 Ocak 2022

Instagram mı anası?

Bir aralar instagram profilimdeki herkes ismi lazım değil bir markanın satışçısı olmuştu. Uygulamaya ne zaman girsem dört yanım ürün reklamı doluyordu.

Şimdi de profilimdeki herkes instamom olmaya karar verdi bu da bana eeeehhhh yetti artık.

Bir tanesi daha doğurmamış bile kalkmış bu ateş ölçeri öneriyorum (500 küsür TL). Şu anne bebek çantasını öneriyorum (750 TL) falan filan diye atıp tutuyor.

Valla karşıma alıp önce tuvalet terliği ile evire çevire dövüp sonra öner tabi öner de bakalım senin evladın o ateş ölçere ateş ölçtürmek isteyecek mi? Kaldı ki tek ateş ölçer yetecek mi? Analık evhamları ile "Ay bu da doğru ölçecek mi acaba?!" diye evde en az üç çeşit ateş ölçer bulundurmayan ana henüz görmedim. Hele o anne bebek çantaları lanet gelsin onlara, içine iki parça eşya koysan kaç kilo çekiyor haberin var mı diye kafasına kafasına vurasım geliyor.

Ötekisi ikinci bebesini doğurdu. İlkinde hiçbir evladını konu almalı ürün yerleştirme reklamı görmemiştim ki şimdi her gün bir ek gıda tarifi veriyor. Ona da şey demek istiyorum, tek sen mi biliyorsun bunları Allah aşkına? Biz bilmiyor muyuz üç gün kuralını? Hadi bilmiyoruz Google'a da mı soramazdık sanki! Dünden bugüne başımıza ek gıda profesörü kesildin, kaldı ki biz sana sorduk mu he sorduk mu diye çemkirmek istiyorum.

Yahu bu çocuğu ben dokuz ay karnımda taşımışım, ben bunu içimden çıkarmışım afedersiniz ama ne yer ne içer neye ihtiyacı var ben bilmez miyim? Hadi diyelim ki bilemedim -ki analık denilen modüller doğurur doğurmaz otomatik yükleniyor, itiraz eden var mı- annem de mi bilmez, kayın annem demi bilmez? Kesinlikle o yedirilmeli, bu yedirilmeli diye atıp tutmalar, yok herşey organik olacaklar...

Size ne kardeşim herkesin bütçesi herşeyin organiğine yetiyor mu? Herkes en mükemmel anne mi olmak zorunda? Kaldı ki mükemmel analık en organik gıda ile mi olunuyor, eline telefon vermeyince mi?

Ben çocuğum için en mükemmel anneyim, çünkü çok seviyorum. Herkesten herşeyden çok seviyorum, çocuğumun gözünde en mükemmel benim işte.

Evde ne yersek oğluma da onu yediriyorum, bizimle ev yemeği yiyor. Artık ne kadar organikse o kadar organik orası da beni ilgilendiriyor. Kat kat giydirmezsem üşümüyor, çünkü soğuğa alışkın. Anne bebek çantası değil, bir adet küçük çocuk çantası kullanıyorum. Yeri gelirse oğlum oynuyor, yeri gelirse ben takıyorum. Hem boyut-ağırlık bakımından da sırt ağrısı yapmıyor. Çoğunlukla atkı takmıyorum, hayır boğazları şişmiyor. O yünlü yelekleri giydirmiyorum, alerji yapıyor. 

Noldu şimdi en mükemmel olamadım mı?

Ben çocuğum iyi bir evlat olsun, saygı göstermeyi sevgi göstermeyi bilsin istiyorum. Erkek çocuğu demiyorum bebek alıyorum, mutfak alıyorum. Kadınlara saygı göstermeyi öğrensin, kimseden iş beklemesin her işini yapsın istiyorum. Çöplerini kendisi atıyor, kirli bezlerini kendisi atıyor. Sabah elinden geldiğince yorganını çırpıp çırpıp yatak topluyor. Sofra kurmaya, kaldırmaya yardım ediyor. Birşey soracaksa lütfen diyor, bakar mısın diyor. Emir cümlesi kullanmıyor.

Bu kadar analık da bana da ona da yetiyor. Yani demem o ki herkesin analığı kendine göre kalkıp kimse kimseye ahkam kesmesin. İki ürün reklamı, üç ek gıda tarifi ile de popüler instagram hesabı olunmuyor kanımca, önce samimiyet gerekiyor.

Ha bi de unutmadan, fotoğrafta da görüldüğü üzere asla telefona bakmasına izin vermiyorum, çünkü mükemmel analık bunu gerektirir. Bilmem anlatabildim mi?

13 Ocak 2022

Başım Hoşuma

 

Yıllar evvel Ezel Akay'ın Yedi Kocalı Hürmüz filmini izlediğimde çok sevmiştim.
Filmin müziklerinin de hepsi özenle hazırlanmıştı.

Sevgili Müge Zümrütbel'in sesinden Ejderi Derya'yı o kadar çok dinledim ki ezbere bilirim.
Geçen gece oğlum artık Gel Gör Beni'den sıkılınca söylediğim hiçbir şarkı hoşuna gitmedi.
En son Ejderi Derya'yı beğendirebildik.

Nasıl oldu bilmem ama bu şarkıyı kendi kafasında ikiye bölmüş, ilk kısmı "Ejderi Derya" olarak
adlandırıyor. Fakat "Başım Bir Hoş Oluyor" diye başlayan kısmı ayrı bir şarkı gibi düşünüyor.

Biraz Ejderi Derya söyletiyor bana sonra "başım hoşuma söyle anne başım hoşuma" diye tutturuyor.
Şarkının ikinci yarısını on bin kez baştan söyledikten sonra da uyuyor.

Minik gönül adamımdan sevgilerle.
Güne bu güzel şarkıyla başlayıp güzel bir gün geçirmenizi dilerim.

Siz bu filmi yada şarkıyı nasıl bilirdiniz? Bilir miydiniz?

12 Ocak 2022

Hastalıktan ölmedim ama bayılacağım.

  • Bir şekilde hasta olmayı başardım. Bana kalırsa artık bu tempoya dayanamayan vücudum iflas etti. Zorunlu bir mola verdik sanırım. Ama herkes "Covid misin?" diye beynimi yediği için gidip, test verdim. Sanırım test sonucu çıkana kadar covid bile olsam iyileşeceğim. Hastanelerde nasıl bir yığılma var anlatamam.
  • Ekip liderim haftalık iş planını yaparken test verdiğimden bahsettim. İnşallah negatif çıkar diye duaya durdu. Ama negatif bile çıksa gerçekten hastayım. Çalışacak enerjim yok ve bunu kimse görmek istemiyor.
  • Ekip liderimin bir altındaki pozisyonda yer alan arkadaş da beni aradı. Sesin iyi geliyor ama dedi. Şu anda biraz iyiyim ama özellikle sabahları çok ağrım oluyor diye söyledim. Çalışamayacak kadar mı kötüsün dedi bana.
  • İnsanlara laf anlatmaya mecalim kalmadı gerçekten. Evet o kadar kötüyüm. Bütün vücudum ağrılar içinde ölmedim ama bayılmama ramak var diye haykırasım var.
  • Siz siz olun asla ama asla işyerinizde herkesin muhtaç olduğu kişi konumunda olmayın. Ben istem dışı bu pozisyona düştüm. Aynı işi yapan üç kişiydik. Bir arkadaşımız bütçe kesintileri nedeniyle geçtiğimiz sene işten çıkarıldı, diğer arkadaşımız da Katar'a transfer oldu. Yeni gelen arkadaş afedersiniz ama Allaha emanet herkesin umutlarını yerle yeksan etti. Her bir şey dönüp dolaşıp gene bana geliyor. Alıp başımı gidesim var. Rakip firmanın takım lideri beni Linkedin'den eklemiş. Her an herşey olabilir, ben kendimi de bir hazırlayayım.
  • Aslında şöyle güzel özenle hazırlanmış bir yazı yazmak istiyorum lakin içim o kadar dolup taşıyor ki, burası da dert duvarına döndü.
  • İçinizi sıktıysam affola. Gidip bir kahvaltı edeyim bari ancak fırsat bulabildim.
Not: Kuzenim bana doğum günü hediyemi kendim alayım diye para attı ve bilin bakalım ben ne aldım. Bol bol kitap, artık üç beş on güne gelirlerse bir kitap alışverişi yazısı yazarım. :)

3 Ocak 2022

#Durum Raporu: 2022'ye Giriş

  • 2021'i kapatırken çok zorlandım. İş yerindeki yoğunluğun üzerine minnoş gönül adamıma bakma görevlerini de ben devralmak zorunda kaldım.
  • Gündüz oyun mesaisi, akşam iş mesaisi, azıcık uyku, gece otuz bin milyon kez hasta bebeme bakmak için kalkmalar derken, kendimi bu kargaşada bir yerlerde kaybettim.
  • Yılın kapanışı için şöyle afilli afilli yazılar yazmak isterdim lakin mecalim yok. 
  • Yıl içinde kendi adıma hedeflediğim tek şey haftada bir kitap bitirebilmekti. Artık nasıl bir gazı almışsam bir baktım hedefi çoktan geçmişim. Fakat şimdi şurada biz bizeyiz, açık konuşmak gerekirse; bu sene çok da şiir kitabı okudum. Bence o hedeften sonrakilerin hepsi şiir kitabı. :)
  • 2021'in çok kötü geçtiğinden bolca dem vuruldu. Ben kendi adıma iyi geçen yanlarını yazmak istiyorum. Pandemi ile ilgili vs. ne kadar kötü şey varsa bizde yaşadık elbet, ancak kişisel tarihimde de var birtakım başarılarım.
    • 2021 için elimde daha önce alıp bir miktar okuyup yarım bıraktığım tüm kitapları tamamlamak ve hediye gelen tüm kitapları okumak hedeflerime ulaştım.
    • Minnoş gönül adamıma emziği bıraktırdım.
    • Elimdeki kitaplar bitmeden yenisini almama kuralıma yılın son çeyreğine kadar başarı ile uydum ancak itiraf etmeliyim ki son indirimler beni baştan çıkardı. :)
    • İş yerinde hak ettiğimi düşündüğüm bazı hakları söke söke aldım.
    • Üstüne bir de terfi aldım.
    • Evliliğimizde altıncı, analıkta ikinci yılımı hakkı ile geride bıraktım.
  • Daha da ne yapayım a dostlar? Gidip biraz yatayım, aşı oldum halim harap.
  • Öperim gözlerinizden.

16 Aralık 2021

#Durum Raporu

  • Yıl sonu zamanları üzerime bir boğulma hissi geliyor. İş iş iş kafamı kaldıramıyorum.
  • Bir haftadır tek sayfa kitap okuyacak fırsat bulamadım, depresyona girmeme ramak kaldı. 
  • Hiç plan programı olmayan bir insanken bir anda cumadan cumartesiye dopdolu bir ajandam oldu, hayretlerdeyim. Aylar evvel bir gösteri bileti almıştım. Unutmuşum resmen hatırlatma gelmese herhalde biletim yanacaktı. 
  • Cumartesi de doğum günümü kutlayacağız neticede insan kaç kere 31 olabilir ki? Ay resmen orta yaşlı oldum. Bir saniye lütfen şu maddeye iki üç gözyaşımı akıtayım.
  • Doğum günü kutlaması falan da yapacak mecalim ruhen yoktu fakat kuzenimin de doğum günü orta yerde buluşalım dedi. Seni mi kıracağım deyip kendim kırıldım. Tarihe not düşelim, ah benim bu köpek ciğerim...
  • İlla kutlamak falan isterseniz diye doğum günüm yılbaşında onu da not düşeyim. :)
  • Pazar da yeni gelin evine yemeğe davetliyiz. Vallahi ne yalan söyleyeyim yemeği ben yapmak zorunda olmadığım müddetçe herşeye varım. Yemek çok kötü de olsa umrumda olmaz. Hep çağırsınlar yeter ki...
  • Aslında güzel yemek yaparım ama yapma isteğim yok.
  • Pandeminin üzerimdeki etkisi de böyle arkadaşlar, hiçbir şey yapmak istemiyorum. Öyle saksı gibi durasım var. Ne diyorsunuz bir baktırsak mı bana? Yoksa herkes böyle de haber mi vermiyorsunuz?
  • İşyerinde millete laf anlatmaya çalışmaktan sesim kısıldı. Ama asla konuşmayan halimi kabul etmeyen iki yaşında bir bebem var. Kart bir sesten "wheel on the bus" dinlediniz mi hiç? Canını seven kaçsın yani o derece kötü. 
  • Her hafta yeni bir şarkıya takıyor çocuğum öyleli tükendim ki "Gel Gör Beni" söylüyorum bu hafta (yine kart sesimle) burdaki kelimeleri çözene kadar bir hafta daha geçer bence. :) Aklımı seveyim. Varsa ilginç şarkı öneriniz repertuvarımızı genişletmeye açığız. Minik adamımın favorileri de şu şekilde; Eklemedir Koca Konak, Mavilim Mavişelim, Selvi Boylum Al Yazmalım, Hani Sevduğum Hani... Şöyle bir baktım resmen gönül adamı yetiştiriyorum.
  • Gidip biraz kendimle övüneyim bari, beş dakika falan.
  • Sevgiler Applesoda'dan. :)

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.