22 Ocak 2011

Hazmedemiyorum...

   İnsanları çok seviyorum. Ama onlar beni öyle sevmiyorlar belli ki... Ben ne yapsam yaranamıyorum ki. Kazandıklarımdan çok kaybettiklerim oluyor hep. Sürekli birilerini uğurluyorum hayatımdan.. 


   Evet alıştım bu duruma ama yine de hazmedemiyorum. Yeniden kaybetmek demek en başa dönmek demek. Kaybetmekten çok korkuyorum.. Değer verince kaybetmek istemiyorum. Her biri yeni bir acı getiriyor. Yeni bir yangın... Her biri yeni bir şey öğretiyor.. 


   Bir tanıdığı kaybettim.. Her hata yapanı affettim ama hatam affedilemezmiş öğrendim.. Bir diğeriyle tartıştım. Herkese değer vermemeliymiş, karşındakinin ederi ne önce ona bakmalıymışsın öğrendim.. Bir çok acı yaşattınız bana. Acıyı hissetmemeyi öğrendim.. Yüzümü güldürmektense, gözyaşlarımı seçtiniz. Acımla başa çıkmayı öğrendim.. Hep beni değil, karşımda duranı seçtiniz. Arkada kalmayı öğrendim.. Sonra gelip yine yüzüme baktınız. İnsanın bakışlarından riyakarlığı okumayı öğrendim.. Sırtımı sıvazlayan değil, arkamdan bıçaklayan oldunuz. Yaramdan kan boşalsa da ayakta kalmayı öğrendim..


   Her birinize veda ettim. Her biriniz için ayrı yas tuttum. Sonra her birinizi unuttum, hiç varolmamışsınız gibi... Sakın geri gelmeyin kaybetmekten daha çok korktuğum birşey varsa o da sizi yeniden bulmak... 


   Acıttınız çok ve yeterince zarar verdiniz! Ama öldüremediniz... Nefes aldığım her an beni öldürmeyen şey beni güçlendiriyor artık! Hepinize veda ediyorum benim kişisel hayaletlerim. Acımla hapsediyordum sizi... Ama artık gitme vaktiniz geldi. Size acı çektirmek için bile sizi istemiyorum! Değmiyorsunuz yaptığım hiçbirşeye! Kendi başınalığımla mutluyum, sadece yok olun hayatımdan! Çünkü artık size tahammül bile edemiyorum...


                                                                                                                      *to forget the pain
                                                                                                                           my sassy girl


P.S: 'Nefes aldığım her an' sevgili dostum E m R'den yapılmış bi alıntı. Devamında gelen 'Beni öldürmeyen şey beni güçlendir.' sözü ise Nietzsche'den yapılmış bir alıntıdır.

5 yorum:

  1. şuna emin ol insanlar seni çok seviyor...

    YanıtlaSil
  2. :) ablan olmaktan çok mutluyum. Sevgili dostum E m R evet kısa zamanda tanıştık ve kaynaştık ama sende bilemediğim bişey var çok eğleniyorum seninle senin kaybettiklerimden olacağını sanmıyorum çünkü ikimizde dostluğumuzu korumayı istiyoruz. Bu yazı bir tanıdığa ve bir arkadaşa yazıldı. Blogun en başında canımı çok acıttığından bahsettiğim şahıs da yok bunların içinde onu da sildim hiç varolmamış gibi... sen ve ben dostuz, kardeşimsin :)

    YanıtlaSil
  3. bebişimm katie'm benim sen beni seviyorsun biliyorum... bende seni çook seviyorumm!!!

    YanıtlaSil
  4. Bütün kelimelerim, tüm söyleneceklerim ve söylenmemişlerim suskunluğa bürünüyor karşında. İstesem de konuşamıyorum seninle. Susmaktan başka da bir şey de gelmiyor elimden. Susup gülümsemekten başka.. İçimde çığlığa dönüşmüşken söylenememişlerim, susturmak öylesine zor ki.. Bu sessizliğimde de anlarmısın beni yine?

    Bugün yine geldim sana.. Yine konuşamadım. Oysa boğazımda düğümlenen ertelenmiş bütün sözcüklerim "keşke" lere sebep olacaklar, biliyorum. Günlerdir böyle oluyor zaten.. Tam dökülmek üzere iken kelimeler dilimden, susuyorum. Ardıma bakmadan hızlı adımlarla uzaklaşıp gidiyorum.. Ya da uzaklaştığımı zannediyorum. Belki ardımda bıraktığım sen, en yakınım, en iyi bilenim, anlayanımsın.

    Ne vakit seninle ilgili, bu çaresiz gidişinle ilgili bir şeyler düşse aklıma, kovalıyorum beynimin içinden. Hiç bir sesi dinlemiyorum. Ya da ürkekçe bir yerlere saklanıp, gizleniyorum. Gelip beni gizlendiğim yerlerden bulacağını bile bile..

    Sen ardımda kalıyorsun ben yürüyorum. Hep geride kalanlar yalnızlığa mahkum olmuyor. Ben kendi yalnızlığıma, kendi yokluğuma, hiçliğime yürüyorum.

    Artık kulaklarım sesleri duymaktan daha da yoksun artık hangi kelimeye atsam elimi, hepsi birbirinden kırık, birbirinden yarım. Gözlerimse denizi, gökyüzünü eskisi kadar mavi görmüyor. Hani ne yapsan çıkmazdı denizin lekesi?

    Hiç bir şey eskisi gibi değil. Her yeni gün birşeyler daha eksiliyor. Sen de gideceksin, sen de eksileceksin.. Ne bir dost doldurabilecek dünyamdaki yokluğunu, ne de bir sevda.. Issız kaldığımda kimselere sığınamayacağım. Korkularımdan daha bir korkar oldum. Sen de gidince ya unutursam gülmeyi? En büyük korkum da bu ya..

    Sen gideceksin, ben yine susacağım. İçimdeki ses çığlık atarken ben yine bastıracağım. Son sözcüklerimi sen yine duymayacaksın. Sonra pişman olacağım "keşke" diyeceğim, "keşke söyleseydim"... "Belki anlayabilirdi beni, belki tanımlayamadıklarımı tanımlayabilirdi"..

    Bütün sırlarımı, yaşanmışlıklarımı yarım kalmışlıklarımı hiç düşünmeden paylaştım seninle. En umutsuz anlarımda bile sığındığım oldun. Küçük şımarık bir kız çocuğu gibi ufacık bir yara alsam sana şikayet ettim. Söylesene şimdi seni kime şikayet edeceğim?

    Hiç sevmedim suskunlukları, biliyorsun..
    Ama susmak zamanıdır şimdi.
    Bazı şeyler var ki, dillenmiyor, söylenmiyor.. Söylenemiyor.
    Sana gülümserken bile bir bulut çöküyor yüzüme adeta...
    Farkediyorum ki, susmak en büyük yalnızlık..




    sana gelsin küçük meleğimm :))

    YanıtlaSil
  5. benim kıvırcık meleğimmmm... :) çok seviyorum seni gülen gözlerini... :) teşekkür ederim bitanem her gittiğim yere seni de götüreceğim çünkü yüreğimde öyle derin izin var... Asla unutmayacaklarımdansın...

    YanıtlaSil

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.