"Dubai'de eğitim var bizden birinin gitmesi lazım ne düşünürsün bu konuda?" diye sorduklarında çok da rahatça "Olur ya, deneyim olur." dedim.
Ama sonra da gerim gerim gerildim. Bir kere tam seçim günü akşam gidiyor olmak beni bir strese soktu.
İkincisi ilk kez iş için tek başıma seyahat edecektim hem de daha önce hiç gitmediğim bir ülkeye bu da beni bir germedi desem yalan olur yani.
Neyse ki sorunsuz vardım, sorunsuzca bir uber bulup kendimi otele atabildim.
Kapalı alanlarda aşırı soğuk, açık alanlarda aşırı sıcak ayarsız bir memleket olduğunu söylemem lazım. Havalimanından çıkıp taksi beklediğim on dakikada sırılsıklam oldum terden.
Takside kırk dakika yolculuk yapsam da orada durumu tam anlamamışım demek ki, otele girdim odaya yerleşiyorum ama popomda bir üşüme size anlatamam, oda zaten buz gibi...
Meğerse bir tarafımdan akan terler donma evresine geçmeye başlamış o sıra. :)
Neyse gelelim gezi detaylarına eğitim genelde akşamın köründe bittiğinden bir iki restoran dışında pek bir yer görmedim. Burası da Dubai Mall'ın içinde bir kat aslında.
Solda eğitim boyunca sadık yarim olan defterim, sağda Hint restoranına götürülme şoku yaşayan bünyem...
Solda Burj Khalifa, sağda ise uçaktan çektiğim bir fotoğraf var.
Dubai'deyken kendimi Cassandra Clare'in Ölümcül Oyuncaklar serisinde anlattığı Alicante şehrinde
gibi hissetim hep. Işıklar şehri olarak tanımladığı bu şehre ilham olabilecek kapasitede
ışıklı bir şehir diyebilirim.
Dubai'den bize ne getireceksin sorularına verdiğim tek cevap hurma idi.
Bol bol da hurma aldım. Mesela siz seyahat ederken ne alırsınız? Ben genelde o şehrin abur cubur
kültürünü görmek amaçlı sürekli marketlere giriyorum.
Her ne kadar sağlıksız şeyleri bıraksam da Dubai'den aldığım hurmalar sağlıklı olduğundan
hepsinden de yedim. :)
Gerisi de annemin zevkine göre olan çikolatalar ve Çınar'a bir oyuncak tabi ki...
Ay aslında size Burj Khalifa'nın videosunu da atacaktım ama nedense yüklenmiyor.
Ne yapalım kısmet değilmiş demek ki...