31 Ağustos 2023

2023 Temmuz Ayı Okuma Raporu

Yılın en verimli ayı olan temmuza hepiniz hoşgeldiniz. Okudukça okuduğum bir aydı diyebilirim. O zaman sonuçları görelim.

Evvel Zaman: Bir Zamanlar Anadolu'da yı hiç izlememiş olmama rağmen neden bilmem kitabın senaryodan çekime uzanan sürecini anlatan bu kitap aşırı ilgimi çekti. Bu hikayenin Ercan Kesal'ın doktor olarak görev yaptığı ilk senelerden başından geçen gerçek bir hikayeye dayandığını da hiç bilmiyordum açıkçası. Güzel bir kitaptı, meraklısına öneririm.

Beyindeki Aşk: Yazarın basılan son kitabını da okunmuşa havale ettim. Kesinlikle oldukça keyifli bir okuma oldu diyebilirim. Yine arka planda NASA vardı ve niyeyse bu beni pek mutlu etti. :)

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç: Hüseyin Rahmi'nin en az keyif aldığım bu kitabını ofisteki kitap kulübü için ben seçmiş bulundum ve pek de keyifli olmadı diyebilirim. Ben önermiyorum ama siz bilirsiniz.

Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam: Fournier bu aralar bookstagramlarda pek popüler olunca bir şans vereyim dedim ama ciğerim söküldü desem yeridir. Minicik bir kitap ama etkileri günlerce geçmiyor. Çok çarpıcı, mutlaka okuyun.

Kağıtlar: Bu kitap ile niyet ettim Nilgün Marmara ne yazmışsa okumaya... Nilgün Marmara etkileyici ama anlaşılması güç bir kadın... Kitabı edebi anlamda yorumlamak için birşey diyemem lakin ödediğim paranın hakkını vermişler diyebilirim. Dehşet güzel bir basımı vardı.

Gözler Kanatlar Çiçekler Kuyruklar: Şu ana kadar okuduğum en başarılı yerli fantastik bu kitaptı. Eğer fantastik kitap seviyorsanız Deniz Gezgin'e bir şans verin pişman olmayacaksınız.

Sevgi Duvarı: Can Yücel için ne diyebilirim ki... Ayın şiir kitabı kontejanında bu ay Can Baba ile mutlu anlar yaşadım, size de öneririm.

İlk Bakışta Aşkın İstatistiksel Olasılığı: İsmini söylemesi pek zor olan bu kitabı Netflix tutmuş film yapmış, fragmana denk gelince kırk yılda bir merakım celb olundu onda da yayın tarihine çok vardı. Bende tuttum kitabı aldım. Ama siz almayın bekleyin ve izleyin. Çünkü fragmandan aldığım hisse dayanarak diyorum ki galiba filmi daha güzel...

İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi: Kitabın ismi o kadar dikkat çekiciydi ki kayıtsız kalamadım. Kayıtsız kalmamam da güzel olmuş çünkü okurken çok keyif aldım. Bitince ne olsa beğenirsiniz? Meğerse kitap seriymiş, gittim mecbur diğer kitaplarını da sipariş ettim. (Buraya gözünü kapatan maymun emojisi gelecek.) Gençlik kitabı sevenlere öneriyorum, bir bakın.

Şimdilik: Kelebeğin Rüyası filminde geçen yazarları hep merak etmiştim. Muzaffer Tayyip Uslu'nun tek kitabını da alarak merakıma bir son vereyim dedim. Kısa ve keyifli bir okuma oldu ama şiirleri seveceğinize garanti veremem.

Temmuzu da kapattık, ağustosta görüşürüz.
Çav.
25 Ağustos 2023

2023 Haziran Ayı Okuma Raporu


Haziran ayında okuma kulübü kısa bir mola verdiği için tüm kitaplarımı kendim seçtim.

Nevrotik Bir Gezegenden Notlar: Matt Haig'in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını çok sevmiştim. Bu kitabını da Melike alalım dediği için almıştık. Kendisi yaşadığı psikolojik rahatsızlıklar (panik atak vs.) üzerinden yola çıkara çok güzel bir deneme derlemesi oluşturmuş. Okurken asla sıkılmadım ve bilmediğim bir çok şey öğrendim. Denk gelirseniz bir göz atmadan geçmeyin.

Bu Hikaye Senden Uzun Osman: Aylin Balboa yeni kuşak yazarlar arasında öne çıkan isimlerden biri olunca bende kayıtsız kalamadım. Bu hikaye hakikaten de senden uzundu Osman... Çünkü bir kadının Osman'a yazdığı mektuplarla bir ilişkiye başlaması, bitirmesi ve kendi kendinin farkına varmasının hikayesiydi bu. Çok sevdim, mutlaka bir şans verin.

Karşı Penceremdeki Bela: Çok satan listelerine bir zaafım olduğu kesin, gençlik tarzında bu eserin sepetime nasıl girdiğini başka türlü açıklayamam çünkü. Yine de okurken oldukça keyif veren bir kitaptı, sığ bir eser değildi, yer yer çok güzel noktalara parmak bastı. Keyif aldım mı aldım. Ama o kadar para eder mi derseniz eğer siz bilirsiniz derim. :)

Dünyanın Kıyısındaki Kafe: Bu hikayenin gerçekten yaşandığını söylüyor yazar... Ama yazarın anlatım tarzı bir tık ütopik olduğundan mıdır nedir ben ikna olmadım. Kendi içinde güzel bir eser, ama ooo vaov aydınlandım olamayız. Çünkü zaten bir çoğu aslında bildiğimiz şeyler... Ama kitabın PR çalışmasını yapanı alnından öpmek lazım o ayrı...

Varamayan: Bundan böyle Ahmet Büke benim sadık yarimdir ve Varamayan nasıl kalp deşen bir hikayedir... Kitabın içerisinde birden fazla hikaye mevcut, hepsi de birbirinden sıcak hikayeler olsa da Varamayan beni benden aldı. Mutlaka alın, okuyun, çok seveceksiniz.

Bu ayı da böylece kapattık, temmuz raporunda görüşmek üzere...
Adios.
18 Ağustos 2023

2023 Mayıs Ayı Okuma Raporu

Mayıs ayının kazananları ile tanışmaya hazır mıyız? :)

Boş Dolaplar: Ofis içerisindeki kitap klubü için Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux'dan bir kitap seçtik. Kitap iyi hoştu da bittiğinde tek düşüncem; "Birisi bana saatler boyunca tüm dertlerini anlattı, ama asla benim fikrimi sormadı." idi. Bilinç akışı tekniği ile yazıldığı için kitap bitirdiğimde üzerimden silindir geçmiş gibiydi. Bende üzerine oturup tüm hissettiklerimi birine anlatma ihtiyacı duydum. 

Avucumda Çimen İzi: Sadece isminden ötürü aldığım kitap çok tatlış bir hikaye kitabı çıktı. Dilek Türker'e bir şans verin pişman olmazsınız.

Nikah Sarhoşluğu: Ofis içerisindeki kitap klubünün Mayıs ayı kitabıydı. Bu kitabı çok sevdim diyemem ama sonrasında yaptığımız kitap değerlendirme toplantısına yazarı da online olarak katıldı ve yazara sorular sorarak değerlendirmek gerçekten çok keyifliydi.

Aşk Çıkmazı: Bir çeşit mini seri olan üçlemenin ikincisine hoşgeldiniz. Bu kitabı da yine çok sevdim. Yaklaşık 120 sayfa uzunluğunda olan bu kitaplar insanı hiç yormadan sona ulaştırıyor ve zeki kadın karakterler de okuma deneyimine keyif katıyor.

Beş Sevim Apartmanı: İlk kez bir Mine Söğüt romanı okudum ve oldukça ilginç bir deneyimdi diyebilirim. Bu kitabı nasıl anlatsam bilemiyorum ama mutlaka okuyun diyorum. Mine Söğüt'ün kalemi ile herkes mutlaka tanışmalı.

Portakallar: Can Yayınları'nın İnce Klasikler serisinden kapağı ve ismi için aldığım bir kitaptı. İsmindeki tatlışlık içinde yok diyebilirim. Sıkıcı bir öykü kitabı, önermiyorum.

Sıfırın Altında: Mini serimizin sonuncu kitabı ve benim serideki en sevdiğim... Çünkü arka planda NASA var. :) Bu tarz okumalar yapmayı seviyorsanız öneririm.

Görüşmek üzere.
Çav.
15 Ağustos 2023

Akışına bıraktım.


Hello,

Bu sabah taksi ücretlerine neredeyse %100 zam geldiğini fark ettiğim için taksi kullanmaya son vermeye karar verdim. 

İki haftadır bir sebepten ofise geliyorum ve hava yağmurlu oluyor. Bende stabil görüntümü bozmamak için -çünkü şimdi anlatamayacağım sebeplerden ötürü görüntüm mühim- ofise taksi ile geliyorum. Astarı yüzünü geçen bir durumdayım.

Geçen hafta o kadar stres yaptım ki ama nasıl anlatamam biraz daha zorlasam stresten bayılacağım bir yere, tam o noktadayım. Sonra işimiz ertelendi, bende saldım. Ne stres yapacağım beh dedim. Akışına bıraktım ve akışına bırakmanın da bir güzelliği varmış a dostlar. Hele ki böyle hafif de leyla bir moddayım. Değişik ama güzel ve ihtiyacım olan da stres değil bence buydu.

Kızkardeşim geldi ve de gitti. Bir ay o kadar hızlı geçti ki.... Bir vardı, bir yoktu sanki... Kavuşmalar güzel de ayrılıklara nasıl alışıyor insan??

Bu cuma yine yollara düşüyoruz. Bu sefer istikamet bilmem kaç yıldır görmediğim memleketim Ordu. Bavul toplama perileri acil bizim eve gelsinler, görev var.

Bütün okuma raporlarını yazıp otomatik yayına koydum. Ben buralarda yokken de varmışım efekti yaratmayı severim çünkü. :) Gitmeden fırsat bulabilirsem kitap alışverişlerini de fotoğraflayıp, yazısını yazarım.

Şimdilik böyle stresli durumum öğleden sonra 13:30 itibari ile başlayacak sonrasında ruh halime göre gelir bir durum güncellemesi yaparım belki.

Sevgiyle.
Applesodaa
11 Ağustos 2023

2023 Nisan Ayı Okuma Raporu

Nisan ayı mart ayına göre daha verimli geçmişti, bakalım neler okumuşum...

İnsanlığımı Yitirirken: Ofis içindeki kitap klubümüz için okuduğumuz bu kitabı aslında uzun zamandır merak ediyordum. Yazarın kendi hayatını anlattığı yönünde iddialara da sahip bir kitap. Çarpıcı, okuması kolay ama sindirmesi zor diyebilirim.

Sevgili Taş Kalbim: Bu kitabı indirimden almıştım. İsmi ve kapağı ile de şöyle iki saatte okunacak bir havası var gibiydi. Ama iki haftada zor bitirdim. Kitap esasen bir kadının kendi içindeki gücü bulma yolculuğu olsa da çeviri kaynaklı sanıyorum okurken pek akıcı değildi ama sevdim.

Aynı Çatı Altında: Chick lit kategorisinde yeni favori yazarım Ali Hazelwood. Kitaplarındaki tüm kadın karakterlerin aşırı zeki olması beni çok eğlendiriyor ve hikayeleri arka plan seçme konusunda oldukça başarılı bir yazar. Bu kısa seri aslında bir üçleme, her kitapta üç arkadaştan birinin aşka uzanan yolculuğunu okuyoruz. Bir mühendis olan baş karakterimiz oldukça eğlenceliydi.

Aşık Erkekler Kitap Klubü: Sırf isminden ötürü sipariş ettiğim bir çok satan olan bu kitabı oldukça sevdim. Bir yandan evliliği sorunlu ama eşine aşık ve evliliğini kurtarmaya çalışan bir adamın hikayesini okurken arka planda eşlerinin gönlünü hoş tutabilmek için aşk içerikli kitaplar okuyan bir erkek kitap kulübünün içinde buluyoruz kendimizi. :) Erkeklerin romantik kitaplar hakkındaki yorumlamaları çok eğlenceliydi.

Mutlu Yaşam Üzerine - Yaşamın Kısalığı Üzerine: Sırf merakımdan aldığım ince bir klasikti. Felsefi olarak kitabın temeline çok hakim olmasam da altını çizdiğim bir çok yer oldu. Kitabın kısa olması da yorulmadan bitirmeye oldukça imkan sağlıyor.

Annelik Her Zaman Toz Pembe Değil:  Bu kitabın yazarı belki de çoğunuzun bildiği "BlogcuAnne" Elif Doğan. Bu kitap da Elif'in annelik üzerine yazdığı yazılardan oluşuyor. Anneliğin instagramda yansıtıldığı gibi olmadığını o kadar güzel ve eğlenceli bir şekilde ortaya koyuyor ki. Keyifle okudum ve herkese öneririm.

Durumlar böyleydi, mayısı da yakında yayınlarım inşallah. 
Gözlerinizden öperim çüs...
24 Temmuz 2023

2023 Side

Tatil malumunuz pek de iyi sonlanmadı ama yine de bir iki fotoğraflık anısı varmış...
Solda otelin içinde bir oturma alanını görünüyorsunuz, akşamları kızlarla burada keyifli sohbetler ettik.
Sağda ise Çınar'ın getirdiği çiçekler (kendisi kibar bir bey demiştim size)...


Tatilin keyfini sırf bu paşam çıkarsın diye gidiyoruz. Bizde işte elimizde güneş kremleri,
yedek havlular, kolluklar vs. peşinde perişan perişan
gezinerek normalden daha da çok stres ve yorgunlukla tatili kapatıyoruz.


Side'ye girerken yol kenarından bir görünüş.
Sanırım benim şu ana kadar gördüğüm antik yerleşim yerleri içinde en büyüğü Side idi.
Pek de turistik bir yer haline getirmişler, uzun uzun gezilip incelenecek bir yer
ancak biz pek uzun kalamadık.


Apollon Tapınağı'nın farklı açılardan görünüşleri ve dertli dertli tapınağı izleyen çocuğum. :)


Sol üstte denize gittiğimiz günden bir görüntü (otelin plajı güzel olmadığı için başka bir yere gittik),
sol altta Side'den bir dükkan. Bu dükkan çok güzeldi ya gezecek vaktim olmadığından
pek aklımda kaldı.

Sağda da antik Side limanı... Bu fotoğraf çok güzel çıkmış ben çok sevdim.

Bir gezi yazısının daha sonuna geldik.
Bir sonraki seyahatimde görüşmek üzere, çüs...
21 Temmuz 2023

Applesodaa Art Craft #7

 Selam size çiçeklerim böceklerim,

Durdum durdum duramadım bakın ne yaptım.

Bizim evde bir adet kalp kalbe çiçeği vardı ve uzadıkça uzayıp yerlerde sürünüyordu.

Sonra instagramda gezerken bir fikir gördüm ve dedim ki ben neden yapmayayım.

Önce çiçeğin durduğu askılığı değiştirip salon salomanje bir genişlik sağladım kendisine...

Aradım taradım bir tel bulamayınca evdeki askılığa kıydım.

Gücümün kuvvetimin yettiğince eğip büktüm.

Ve taa daaa....

Baya da güzel oldu. Do it yourself deyince de ben canım. :)

Kapanışta da kem gözlüleri tehdit etmeyi unutmuyoruz.

O zaman alırım bi maşallahınızı.

Adios.

17 Temmuz 2023

2023 Dubai

 
"Dubai'de eğitim var bizden birinin gitmesi lazım ne düşünürsün bu konuda?" diye sorduklarında çok da rahatça "Olur ya, deneyim olur." dedim.

Ama sonra da gerim gerim gerildim. Bir kere tam seçim günü akşam gidiyor olmak beni bir strese soktu.

İkincisi ilk kez iş için tek başıma seyahat edecektim hem de daha önce hiç gitmediğim bir ülkeye bu da beni bir germedi desem yalan olur yani.

Neyse ki sorunsuz vardım, sorunsuzca bir uber bulup kendimi otele atabildim.

Kapalı alanlarda aşırı soğuk, açık alanlarda aşırı sıcak ayarsız bir memleket olduğunu söylemem lazım. Havalimanından çıkıp taksi beklediğim on dakikada sırılsıklam oldum terden.

Takside kırk dakika yolculuk yapsam da orada durumu tam anlamamışım demek ki, otele girdim odaya yerleşiyorum ama popomda bir üşüme size anlatamam, oda zaten buz gibi...

Meğerse bir tarafımdan akan terler donma evresine geçmeye başlamış o sıra. :)

Neyse gelelim gezi detaylarına eğitim genelde akşamın köründe bittiğinden bir iki restoran dışında pek bir yer görmedim. Burası da Dubai Mall'ın içinde bir kat aslında.

Solda eğitim boyunca sadık yarim olan defterim, sağda Hint restoranına götürülme şoku yaşayan bünyem...


Solda Burj Khalifa, sağda ise uçaktan çektiğim bir fotoğraf var.
Dubai'deyken kendimi Cassandra Clare'in Ölümcül Oyuncaklar serisinde anlattığı Alicante şehrinde
gibi hissetim hep. Işıklar şehri olarak tanımladığı bu şehre ilham olabilecek kapasitede
ışıklı bir şehir diyebilirim.


Dubai'den bize ne getireceksin sorularına verdiğim tek cevap hurma idi.
Bol bol da hurma aldım. Mesela siz seyahat ederken ne alırsınız? Ben genelde o şehrin abur cubur
kültürünü görmek amaçlı sürekli marketlere giriyorum.

Her ne kadar sağlıksız şeyleri bıraksam da Dubai'den aldığım hurmalar sağlıklı olduğundan
hepsinden de yedim. :)

Gerisi de annemin zevkine göre olan çikolatalar ve Çınar'a bir oyuncak tabi ki...

Ay aslında size Burj Khalifa'nın videosunu da atacaktım ama nedense yüklenmiyor.

Ne yapalım kısmet değilmiş demek ki...
14 Temmuz 2023

Influence olmak ya da olmamak?...

Bugün influencerlık meselesine bakış açımızı tartışalım istiyorum... 

Mesela karşı mısınız bu müesseseye? Yoksa desteklemeye yakın mı hissediyorsunuz kendinizi? Influence olmaktan hoşlanır mısınız?

Ben kendi özelimde belli bir ölçüde destekliyorum. Benim bu hayatta en çok kıymet verdiğim şey zamandır. Zaman harcıyorlar o linkler, o koleksiyonlar için; o nedenle de bunun üzerinden para kazanıyorlarsa tamam bence.

Mesela ben kıyafet seçerken artık aşırı zorlanmaya başladım. Ürün çeşitliliği malum bir pantolon alacağım, pantolon diye filtrelesem bile milyon sonuç çıkıyor ve ben o deryada kaybolduğumu hissediyorum.

Boyu boyuma, tarzı tarzıma, ekonomisi ekonomime uygun bir kaç influencerı takip etmeye başladım ve bişey alacağım zaman onların koleksiyonlarına bir göz atıyorum çoğunlukla da hızla çözüyorum işimi. :)

Bu bana aşırı zaman kazandırıyor. Ayrıca hobi işleri için de takip ettiğim bir kaç hesap var. Birşey lazım olduğunda onların koleksiyonlarını kontrol ediyorum gidip milyon tane ürün arasında kaybolmadan önce.

Sadece para aldığı için hiç denemediği bir ürünü ve markayı pazarlayan hesaplara ise karşıyım ve bu tarz hesapları takip etmiyor üzerimden de para kazanmasına izin vermiyorum. 

Tabii güvendiğim dağlar (influencerlar) da beni bazen olmadık yerlere savurabiliyor. Misalen çöp kovası önerse alacak kadar güvendiğim bir hesap dehşet bir indirim kampanyası paylaştı ve akşam çocuğu uyutma sarmalında sıkıntıdan helak olmuşken "aaa ne iyiymiş" diyerekten pıt diye aldım. Sonra dedim ki ya ben bu parfümleri hiç kullanmıyorum ki, yani neyime gerek bu kadar da markalı pahalı bir parfüm, gelince de iade ettim. Allahtan ki iade diye birşey var. :)

Velhasılı karşı değilim bu müesseye, ama gereksiz kişileri desteklememeye de çaba sarf ediyorum kendi özelimde. Influence olmak seviyorum sanırım, bazen kendime yakışacağını asla düşünmediğim şeyleri bile beğendiriyorlar bana. :)

Geldik sona işte bütün mesele buydu, yorumlarda fikir belirtmeyi unutmayın.

Öperim gözlerinizden...
1 Temmuz 2023

2023 Yalova

Ramazan Bayramı'nın ikinci günü müstakbel gelinimizin ailesi ile tanışmaya Yalova'ya gitmiştik.
Hem tanıştık, hem bayramlaştık, hemde kaynaştık.

Bir taşa kuş sürüsü indirdik desem yeridir. :)


Gelinimizin ailesinin kaldığı evin çevresi ve bahçesi o kadar güzel ki...
Çok güzel bir gün geçirdik hemde gözümüz gönlümüz açıldı.

Buradaki mor sümbüller mükemmeldi.
Çocuğumu da saldık kırlara o kadar mutluydu ki anlatamam.
Yine bir Çınar klasiği olarak anasına çiçek toplayıp getirdi yavrum, valla çok kibar
bir bey yetiştiriyorum bence. :)


Dönüşü de feribotla yaptık, denize nazır püfür püfür...
Gelin görmeye gidip, ruh şenliğiyle döndük.

Artık bir ayağımız Yalova'da sayılır, mütemadiyen gider havamızı alırız diye
var bir umudum. :)
29 Haziran 2023

2023 Mart Ayı Okuma Raporu

Hello,

Mart ayında sürekli direksiyon sınavlarından kalmakla meşgul olduğumdan ancak bu kadar okuyabildim. (Utanç içindeyimin simgesi olarak burada gözlerini kapatan maymun emojisi varmış gibi hayal edelim.)

Yeryüzüne Dayanabilmek İçin: Tezer Özlü itiraf etmeliyim ki bayıldığım bir yazar değil, bu kitabı görünce de hay allah diye içimden bir geçirmiştim ama denemelerden oluştuğu için çabuk okurum gibi gelmişti. Şubatta başlayıp martta ancak bitirdim. Sinema ve edebiyata ilgili iseniz bir göz atabilirsiniz ama oldukça uzun zaman öncesine ait yazılar var içinde demedi demeyin.

Uygarlıkların Batışı: Bu kitap yine ofis içinde okuduğumuz bir kitaptı. İlk Amin Maalouf deneyimim olarak beğendim. Benim açımdan değişik bir okuma oldu, Lübnan'ın yakın geçmişine ışık tutuyor diyebiliriz. Aslında bir üçlemenin son durağı imiş ama tek başına da gayet anlaşılır. Yakın geçmişe ilgili iseniz öneririm.

Felaketzedeler Evi: Bu kitap da Küba'dan Miami'ye göç eden bir adamın hikayesi, aslında bir miktar da yazarın kendi hayatından esinlenilen noktalar mevcut. Çarpıcı, rahatsız edici, düşündürücü bir eser.  Jaguar Kitap'ın olayı neymiş diye aldığım fakat sonrasında sevdiğim bir kitap oldu. Yine de araştırmadan almayın derim.

Martta durumlar böyleydi, ülkeler arası bir geziye çıkmışım resmen... 

Nisan ayının okuma raporunda görüşmek üzere.

Çav.
27 Haziran 2023

2023 Edirne

Bazen içinizden birşey geçirirsiniz, çok anlıktır aslında ama hayatın eşref saatine mi denk geliyor bilinmez bir zaman sonra gelir vuku bulur.

Bloglardan birinde Edirne gezisi okumuş ve içimden öyle bir gitmek hissi geçirmiştim. Erkek kardeşimin askerliği bitince onu almaya gitmek nasip oldu, gitmişken de bir miktar gezdik.

Burada Karaağaç Tren İstasyonu'na girerken Çınar'ı ve sağda da istasyon bahçesinde görünce bayıldığım o tatlı bankı görüyorsunuz.

Burası hem eski tren istasyonu hemde aslında üniversitenin bahçesi oluyor. 
Solda eski trende poz vermeye çalışan ben, ortada yine aynı bahçede yer alan Lozan Anıtı, sağda ise öyle eski bir kapı...

Yine aynı bahçede Heykel Atölyesi gibi birşey vardı. Çınar heykellere bayıldı, tek tek hepsini inceledi, detaylarına hakim olmadan hiçbirini bırakmadı. 

Sanatın ve sanatın destekçisi olarak yetiştiriyorum çocuğumu. :)


Anlatmaya gerek yok karışınızda Meriç...

Soldaki resim arabayı park ettiğimiz yerden, sokak ortasında böyle bir ayna vardı ve ben bayıldım.
Sağ üstte Meriç önünde aybalamla poz verdik.
Sağ altta ise gene bir eski kapı. :)


Burası Selimiye Camii'nin bahçesinin dışındaydı. Belki yirmi kere gitmişimdir Selimiye'ye
lakin burayı ilk kez farkettim ya da yeni çıkarıldı meydana.

Halam Edirne'de ikamet ettiği için aslında Edirne'ye çok gittim ama Selimiye dışında
hiçbiryerini gezmeye fırsatım olmamıştı.

Bu sefer akrabalara görünmeden gezip geldik.
Güzel oldu.

Not: Selimiye'de restorasyon çalışması vardı ondan sebep girmedik.
25 Haziran 2023

2023 Şubat Ayı Okuma Raporu

Şubat ayında kendimi okumaya verdim denilebilir. Deprem gündeminden uzakta kalmak için kitaplara bir miktar daha fazla zaman ayırdığım bir aydı.

İspanyol Aşk Aldatmacası: Kızlar arasındaki kitap kulübü için son okuduğum kitaptı. (Bu kitaptan sonra kulüp sessizliğe gömüldü, aktif olarak okuduğumuz birşey kalmadı.) Klasik bir chick lit olsa da sevdiğim yerler de oldu, sevmediğim yerler de... Ama alanında çok daha güzel örnekleri var, indirimde değilse yanından geçip gidebilirsiniz.

Vişne Bahçesi: Ofiste kurduğumuz "Reading Interest Club" için okuduğumuz ilk kitaptı, akabinde de tiyatrosuna gidecektik ama deprem nedeniyle çok uzun bir süre ertelendi. Sonrasında da benim takvimime uymadığı için gidemedim. Kitap kısa ve hoştu ama yine bir klasik olarak Ruslara sormak istiyorum sizin derdiniz ne kardeşim ya, bu isimlendirme problemi beni bitirdi...

Rüzgar Bizi Götürecek: Çeviriden kaynaklı sanıyorum Furuğ şiirleri bana çok tat vermedi. Halbuki Makbule Aras Eivazi'nin "Başa Dönemeyiz" kitabı ne güzel anlatıyordu Furuğ'u... Şiir kitabını da Makbule Hanım çevirmiş ama dil değişimi kaynaklı bir eksiklik hissediliyor kitapta...

Unutma Beni Apartmanı: Hep Kitap'ın kullandığı yazı karakteri ayrı Nermin Hanım'ın yarattığı kurgu karakterleri ayrı baydı beni... Yine neden bu kadar çok övüldüğünü anlamadığım bir hikayenin içinde buldum kendimi. Editörü ben olsam en az yüz sayfa daha kısaltırdım bu kitabı, bazı yerlerde gerçekten çok çok gereksiz uzatmalara girilmişti. Kitap dallı budaklı bir ağaç gibi, bir dalı takip ediyorsunuz ama bir yere varmıyor aslında ordan hop ana hikayeye geri dönüp beş sayfa okuyor sonra başka bir dala gereksiz uzanıyor, sonra yine geri dönüyorsunuz... Elimde bir de son kitabı var yazarın sanırım aradakileri pas geçeceğim.

Çatlak Krallık: Amaçsız olarak okuduğum adını bile anımsamadığım serinin son kitabıydı. Paranıza yazık etmeyin kardeşim, almayın...

Ermiş: Her bir öyküsü bir günde okunsa çok tat verecek kitabı ben zırt diye bir gecede okuduğum için aldığım haz biraz alt seviyede kaldı. Siz sindire sindire okuyun.

Uçurtmayı Vurmasınlar: Çok ama çok çocukken televizyonda filmini izlediğimi anımsıyorum. Sonra çok aklıma geldi ama bir daha izlemedim. O ilk izlediğim andaki haliyle kalsın istedim zihnimde ama okuması keyifliydi. Öneririm.

Sevgiyle kalın.
23 Haziran 2023

O son kusura bakarım...

Selam çiçeklerim,

Atarlı giderli bir başlangıç oldu gibi duruyor ama ben masumum. Bu fotoğrafı çekmiştim balkonda çiçekleri sularken, başlık da böyle çıkıverdi bir anda elimden. :)

Ofiste üç başımıza takılıyoruz. Kimse yok ve sessizlik çok güzel...

Bayram öncesi bu kadar çalışacağım aklıma gelmezdi ama sözleşme imzalamak üzereyiz o yüzden bu hafta sürekli acil atraksiyonlar peşindeyim.

Üzerine bir de durduk yerde hem annemin hem babamın ameliyatı çıktı. Bayram sonrası hastanelerde onlaynım.

Bayrama da Amasya'ya gidiyoruz bir klasik olarak. Tek bir bavulun kapağını açmış değilim daha.... Elimin de gönlümün de açası yok.

Üşengeçlikte yeni bir levele yükseldim. Mesela bence bavul toplamak bir meslek olmalı. Bildiğin zanaat ya... Neden ben dertleneyim kardeşim? Ödeyelim makul ücretini gelsin işin erbabı birisi toplasın bavulları... Hayır herkes bavul toplama yeteğine sahip değil yani, bu skill bana yüklenmemiş.

Bunu bir değerlendirelim bakın, bu fikrimi araya kaynatmayın. Önemli mevzu.

Çiçek bakım işinde gittikçe kendimi geliştiriyorum. Evdeki çiçeklerimden kuzenime kökledim üç çeşit, birisini dün götürdü. Ötekileri de ben bir saksılarsam götürecek. Bu günlere geleceğime kimse ihtimal vermezdi sanırım, kocam hala çiçek bakım işindeki yetkinliğime her gün şaşırıyor. :)

Bazen ben bile gösterdiğim gelişime şaşırmıyor değilim ama her yeni gün yeni bir ben... Değişim içimizde...

Şöyle gitmeden bir selam vereyim demiştim.

Öperim gözlerinizden.

15 Haziran 2023

2023 Bakü


Bakü'ye gitme işi ansızın çıktı ve bir baktım ki yoldayım.
Yurtdışında yaşamak gibi bir isteğim yoktu daha önce hiç, Bakü'yü görünce
aslında dedim ben burada ne güzel yaşarım.

Şehrin sessiz sakin oluşu, insanların saygısı çok hoşuma gitti. Gerçi iki günde ne kadar
görmüş olabilirim kısmı da ayrı birşey ama Bakü'yü çok sevdim.

Burada çok çalışıp da alamadığımız projelerin bitmiş hallerini seyrediyorum. :)


Burası İçeri Şeher - Eski Bakü, içerde gezilecek güzel yerler vardı. Hediyelik eşya dükkanına
dönüştürülmüş bir hamam gezdik, oraya bayılmıştım ama fotoğrafını çekmemişim.

Burada böyle eserler sergiliyorlarmış ve sürekli eserler değişiyormuş.


Burası Qız Qalası (Kız Kulesi) imiş. Hikayesini bilmiyorum ama bir kız kulesinin de burada 
olması beni şaşırtmadı değil. Burası İçeri Şeher'in hemen girişinde kalıyor.


İçeri Şeher'den görünümler.


Adalet Sarayı gibi hukuksal bir bina idi ama tam neydi unutmuşum. Şehrin genelinde bu mimari
tarzını korumuşlar. Eski binalar ve yeni binalar çoğunlukla uyum içinde.

Ayrıca tabela kalabalığı da yok, yasakmış.


Solda kocamın istediği Azeri paraları -biz oradayken 1 manat 10 ₺ idi-, sağda ise kaldığım
otelin beyin yakan asansör sistemi.


Şehre havadan bir bakış, şehir merkezinde binaların nasıl uyumlu durduğunu burada görebilirsiniz.


Hazar Denizi.

Komik ama uçakta sabaha karşı bir uyandım; denizin üstündeyiz lakin irtifa kaybediyoruz.
Ay dedim başımıza bişey geldi galiba. Azerbaycan'ın Hazar Denizi'ne kıyısı olduğundan haberim bile
yok çünkü. :)

Bu arada bizde deniz tuz kokar, orada petrol kokuyor. İlginç ve iç yakan bir kokusu var.


Burası da dönmeden önce akşam yemeği yediğimiz restoran Marivanna.
Bir restoran ne kadar çok sevilebilirse ilk görüşte öyle çok sevdim. Yemekleri sağlıklı,
çeşitleri çok bol, fiyatları manata göre makul. 

En müthiş yanı ise dekorasyon muazzam. 


Restorandan görünümler. Solda masalardaki standart sunumu görüyorsunuz, geldiğinizde masanız
bu şekilde oluyor. Sağda ise restoranın içerisinden bir kısma bakıyoruz, içerisi
farklı farklı bir çok alana sahip.


Restoranın lavabosu da restoranın kendisi kadar muazzamdı. Sağdaki resim
lavaboya girince sizi karşılayan alan, içeride her tuvaletin farklı bir dekorasyonu var.
Solda ise tabii ki benim en beğendiğim tuvaleti görüyoruz. :)


"Elveda Bakü, dünya gözümle seni bir kez daha görmek isterim."
diyerek şehirle vedalaşırken...

Hoşçakalın.

Search

About

Bendenizle ilgili bilgiler için "Kim Bu Kız" sayfasına gidiniz lütfen.